Osmanlı İmparatorluğu’nun vampirlere karşı verdiği mücadele

drakulaVampir kültü de kanı merkez alan efsanelerden biridir.Vampir hikâyeleri dünyanın birçok yerinde yaygın olmakla birlikte esas olarak Slav-Macar kökenlidir. Özellikle 18. yüzyılda o bölgede çok sayıda vampir efsanesi ortaya çıkmıştır. Ancak vampirlerin gerçek bir kült haline dönüşmesi için İrlanda asıllı Bram Stoker’in 1897 yılında Dracula adlı romanını yazması gerekecektir. Bram Stoker, gerçek bir kişilikten yola çıkarak Dracula’yı yaratmıştır. Bu kişilik Kazıklı Voyvoda olarak adlandırılan, acımasız bir tiran olan Eflak Prensi Vlad Tepeş’den başkası değildir. 

Yaşamı boyunca binlerce insanı kazığa geçirmiş, toplu olarak yakmış, akla hayale sığmayacak en korkunç işkenceleri uygulamıştı. Üstelik bu vahşetten büyük bir zevk almıştır. Kendisi de Romen olan Radu R. Florescu Drakula ya da Kazıklı Voyvoda adlı kitabında bu durumu çok iyi anlatmaktadır. Köyleri, şatoları ve kasabaları yakıp yıkar, halkı açlık tehlikesiyle karşı karşıya bırakmak için ekinleri ateşe verir. İlerledikçe önüne çıkın erkekleri, kadın ve çocukları kılıçtan geçirir… Yakalayabildiklerini tutsak eder, hepsini enlemesine ve boylamasına kazığa geçirir.

Yorum yapın

Daha fazla Foto Galeri, Tarih
Hastalıklı korkuların pençesinde Burjuva Sultan Abdülhamid

Kapat