İNSANOKUR.ORG

İlhan Berk’in 1986 tarihli BBC'deki söyleşisi

1986 yılında Londra'daki BBC stüdyolarına konuk olan Türkiye edebiyatının en önemli isimlerinden İlhan Berk'le yapılan söyleşi BBC Türkçe tarafından yeniden ...

devamını okumak için tıklayınız

Bertrand Russell’ın bundan 1000 yıl sonra yaşayan insanlara mesajı

20. yüzyılın önemli isimlerinden ünlü İngiliz filozof ve toplumsal eleştirmen Bertrand Russell‘ın 1959 yılında katıldığı Face-to-Face (Yüz Yüze) adlı bir ...

devamını okumak için tıklayınız

1 Mayıs Marşı (Timur Selçuk, Grup Yorum, Cem Karaca, Edip Akbayram)

1 MAYIS MARŞI Günlerin bugün getirdiği baskı zulüm ve kandır Ancak bu böyle gitmez sömürü devam etmez Yepyeni bir hayat gelir ...

devamını okumak için tıklayınız

1 Mayıs Taksim yasağı Penguen'de

Penguen, İstanbul Valiliği’nin 1 Mayıs İşçi Bayramı etkinlikleri için Taksim Meydanı’nın kullanılmasına izin vermemesini ve güvenlik önlemleri almasını bu haftaki ...

devamını okumak için tıklayınız

Nazım Hikmet'in kendi sesinden 1 Mayıs kutlaması / Türkiye işçi sınıfına selâm!

ONLAR Onlar ki toprakta karınca, suda balık, havada kuş kadar çokturlar; korkak, cesur, cahil hakim ve çocukturlar ve kahreden yaratan ki onlardır, destanımızda yalnız onların maceraları vardır. Onlar ki uyup hainin igvasına sancaklarını elden ...

devamını okumak için tıklayınız

Ülkemizin ilk 1 Mayıs şiiri...

Türkiye'de işçi sınıfının birlik, dayanışma ve mücadele günü olan 1 Mayıs'la ilgili ilk şiir emekçi kadın şair Yaşar Nezihe Bükülmez ...

devamını okumak için tıklayınız

İşçiler marş söyleyerek sahneye girerler. 1 Mayıs Marşı / Şiiri - Sarper Özsan

Rutkay Aziz: "Dilden dile dolaşan ve nakaratı ile miting meydanlarını coşturmayı başaran ünlü 1 Mayıs marşı, özellikle 1970'li yılları yaşamayan ...

devamını okumak için tıklayınız

Ahmed Arif 'e dair - Cemal Süreya

«Bir şair: Ahmed Arif Toplar dağların rüzgârlarını Dağıtır çocuklara erken» «Hasretinden Prangalar Eskittim» kitabıyla Ahmed Arif'in şiiri de gün ışığına çıktı. Böylece Ahmed ...

devamını okumak için tıklayınız

Halk Çağının Şairi Ali Yüce - Müslüm Kabadayı

Emekçi halkın özgürlük ve bağımsızlığı için şiirini sömürgenlerin beynine saplayan “Mürselekli Kadınlar”ın şairi Ali Yüce ışıklı yolculuğuna çıktı. “Salkım Saçak ...

devamını okumak için tıklayınız

“Halk Çağı”nın şairi Ali Yüce öldü

1928’de Hatay Yayladağı’na bağlı Hisarcık (Asarcık) köyünde doğan Ali Yüce, 29 Nisan 2015’te yaşama gözlerini yumdu. Düziçi Köy Enstitüsü’nü bitirdikten ...

devamını okumak için tıklayınız

Golyan Devrimi’ni Okumanın Sırası - Sadık Güvenç

Tahsin Yücel’in Can Yayınları’ndan 2008’de çıkan öykü kitabı Golyan Devrimi, on dört öyküden oluşuyor. Öykülerde ele alınan kişiler ve olaylar ...

devamını okumak için tıklayınız

“Bekleme Odası”: Tarih – Yasin Karaman

Isadore Twersky, Harry Austryn Wolfson’un 1974’deki ölümünün ardından onun hakkında yayınladığı bir yazısında, bu ünlü felsefe tarihçisinin yorulmak bilmez çalışkanlığını ve mesleki titizliğini vurgulamak isterken, onun “modası geçmiş bir gaon”u andırdığını söyler. 7. ve 13. yüzyıllar arasında Talmud araştırmacılarına ilişkin dini ve toplumsal bir onurlandırma nişanesi olan gaon, İbranicede aşağı yukarı “hazret, üstat” anlamına gelir. Bu üstatlık payesini tüm dini imalarından yalıtıp, 1900’lerin başlarında yaşamış Alman entelektüellerin mesleklerine olan saygılarını ve kılı kırk yarma arzularını öne çıkaracak biçimde seküler bir bağlamda kullanırsak, farklı düşünsel alanlarda özgün ürünler vermiş, çok yönlü bir entelektüel olan Siegfried Kracauer’in da bu hızlı üretme ve tüketme çağında “modası geçmiş” ve artık kendilerinden “-di”li geçmiş zaman kipiyle bahsedilmesi gereken bir geonim (gaon’un çoğulu) nesline mensup olduğu söylenebilir.

TÜBİTAK’ın beğenmediği proje, dünya birincisi oldu

Hazırladığı fizik projesiyle TÜBİTAK yarışmasına katılan ancak dereceye giremeyen lise öğrencisi, katıldığı “First Step to Nobel Prize in Physics” yarışmasında dünya birincisi oldu.

İstanbul’da özel bir lisede okuyan 12. sınıf öğrencisi İlayda Şamlıgil’in TÜBİTAK yarışmasında dereceye giremeyen projesi, “First Step to Nobel Prize in Physics” (Nobel Fizik Ödülü’ne Doğru İlk Adım) adlı yarışmada birinci oldu. Bu yıl 22.’si düzenlenen yarışmaya, 70’e yakın ülkeden 5 bin projenin katıldı.

Laz, Ermeni, Gürcü, Hemşinli aydınlardan Kobanê’ye destek

Açıklamada şöyle denildi:

“İktidarın, halkların protestolarına karşı da başından beri olduğu gibi IŞİD’in yanında olduğu aşikardır.
Susan dilsiz şeytandır!
Tarafsızım demek ezenlerden, katillerden, IŞİD’den taraf olmaktır!
Egemenlere, IŞİD’e, iktidarın yalan dolu kanlı politikalarına karşı herkes halkların kardeşliği temelinde saf tutmalıdır.
Biz bu topraklarda yaşayan; Lazlar, Aleviler, Ermeniler, Gürcüler, Hemşinler, Adigeler, Abhazlar, Osetler, Çeçenler, Azeriler, Türkmenler, Araplar, Rumlar, Süryaniler, Ezidiler, Çingeneler, Pontuslar, Pomaklar, Zazalar, Kürtler, Boşnaklar, Müslümanlar, Hıristiyanlar, Yahudiler… Bölgemizin tüm halkları, Kobane direnişinin tüm bölge halklarının direnişi olduğunu ve bölgemize barışın, adalet, özgürlük ve eşitlik temelinde halkların kardeşliği ile geleceğini biliyor ve Kobane direnişinin yanında olduğumuzu belirtiyoruz.”

Kadınların Tarihi – Melike Uzun

“Her zaman meçhul askerden daha meçhul birisi vardır. Meçhul askerin karısı.” Komünist Manifesto’dan beri tarihsel bilgi üretiminin yalancı bir iktidar edimi olduğunun farkına varıldı. Tarih generallerin ve kralların başarı ve başarısızlık hikâyelerinden değil, cephede savaşan erlerin, yapıya taş taşıyan kölelerin, kendilerini savaşa sürükleyenle, köleleştirenle mücadelesinden oluşuyordu. Böylece er ve kölelerin hikâyeleri anlatılmaya değer bulunmaya başlandı. Ama anlatılan yine erkeklerdi. Meçhul askerin karısı yok sayılmaya devam edildi, en fazla bir lütuf olarak askerin, erkeğin arkasında bir süs, renklendirici olarak yer edindi kendine.

Tarih Öğretimi Kimin Hizmetinde? – Zerrin Yılmaz

Kimliğimiz üzerine düşünmeyiz. Kimliğimiz üzerine düşündüğümüzde ya kimliğimizden dolayı ötekileştirilmişizdir ya da ötekiyle karşılaşmışızdır. Kierkegaard’ı hatırlatır biçimde birey, kimliğinden dolayı tekinsizliğe kapıldığında ya da kaygıya düştüğünde neliği üzerine düşünmeye başlar. Türkiye’de yaşayan bireyler için “kimlik problemleri” aslında çok tanıdıktır. Türkiye’de bireyler, birçok etiketlemeyle ve ötekileştirmeyle yaşar.

Kimliği kategorize etme ve tanımlama çabası, kendi içinde anlamlı bir bütün oluşturmakla birlikte, modern bir çelişkiyi de ifade etmektedir. Kimliğin tanımlamasının kendi içindeki açmazı, kavramın insandan bağımsız bir biçimde kavramsallaştırılma çabasından kaynaklanmaktadır.

Birgün’den Cumhuriyet’e, soL’dan Aydınlık’a 20 Maddede Sol Sansür Sarmalı – Kaan Arslanoğlu

Kaan Arslanoğlu’ndan bir tartışma önerisi.

Bir süredir, yöneticilerinden biri olduğu İnsanbu sitesinde yazan Kaan Arslanoğlu, yine rahatsız edici ama üstüne gitmek gereken bir konuda yazdı:

Birgün’den Cumhuriyet’e, soL’dan Aydınlık’a 20 Maddede Sol Sansür Sarmalı

1- Sol sansür genel olarak sansürde olduğu gibi sadece bizlerin, yazarların sorunu değildir değerli okur. Yazarlar, düşünce insanları, sanatçılar sansürden çok çekiyorlar, ama bizler onu aşmanın bir şekilde yolunu buluyoruz. 10 kişiye ulaşabilecekken 1 kişiye ulaşıyoruz, yine ulaşıyoruz. Asıl mağdur sensin.

Roman Kahramanları Dergisi’nin 20.sayısı çıktı

Roman Kahramanları Dergisi’nin 20.sayısı çıktı

İçindekiler
Batı Ermeni Edebiyatı

Halit Ziya Uşaklıgil
Tutunamayan Kırık Hayatlar.Halit Ziya’nın Kahramanları
Mâi ve Siyah’ın Ahmet Cemil’i
Bihter:Günaha Arzu
Sınıfsal Çatışma Bağlamında Hacer’in Ölümü

Yağmurla Gelen – Yaşar Kemal

Çocuk gözleri neler neler biriktirir şu hayatta? Yaşar Kemal’den: Yağmurla Gelen. Yağmurla Gelen, açlığın, kimsesizliğin, korkunun, kâbusların koynundan çıkmanın, direnmenin, inat etmenin, sokakların diliyle yoğrulan bir çocuğun hayatını anlatıyor… Dünyaya bir kez Muhterem Yoğuntaş’ın gözlerinden baktıktan sonra, o dünya bir daha asla eskisi gibi olmayacak…

Yağmurla Gelen, Türkiye edebiyatının büyük ustası Yaşar Kemal’den hayata tutunmak, kök salmak isteyen bir çocuğun, Muhterem Yoğuntaş’ın belleklerden silinmeyecek hikâyesi… Daha önce, Çocuklar İnsandır kitabında yayımlanan bu hikâye, şimdi de YKY’nin Doğan Kardeş dizisinden Mustafa Delioğlu’nun resimleriyle yayımlanıyor.

IŞİD, Erdoğan ve Davutoğlu sınırda! LeMan’dan ‘savaşa hayır’ kapağı!

Haftalık mizah dergisinin yeni sayısının kapağında, AKP ‘girişimleri’ eleştiriliyor ve ‘savaşa hayır’ sloganı kullanılıyor.

İşte kapak:

Obama, Davutoğlu’na ‘yeni Türkiye’yi gösteriyor! Gırgır’ın kapağında

Amerikan askerlerine Türkiye topraklarını açan IŞİD karşıtı tezkerenin kabul edilmesine, Gırgır’ın yeni sayısının kapağında yer veriliyor.

İşte kapak: