Sesli şiir

Yaşıyoruz – Rıfat Ilgaz (kendi sesinden)

Sesli şiir

Ben sana mecburum – Attilâ İlhan (kendi sesinden)

Sesli şiir

Bir Garip Orhan Veli Şiirleri (Müşfik Kenter’in Sesinden)

Sesli şiir

Yağmur Çiseliyor – Nazım Hikmet (Seslendiren: Tuncel Kurtiz)

Sesli şiir

Hayatta Ben En Çok Babamı Sevdim – Can Yücel (kendi sesinden)

Makaleler

Gogol’ün Palto’sundan Kafka’ya bakmak

Dostoyevski, “Tüm Rus gerçekçileri Gogol’ün “Palto’sunun altından çıkmıştır” diyerek Gogol’ü gerçekçilik akımının başladığı yere oturtur. Oysa tam anlamıyla doğru değildir bu. Gogol’den önce Jukovski ve öğrencisi Puşkin tarafından gerçekçiliğin ilk adımları çoktan atılmıştır. 1809?da Ukrayna’da orta halli toprak sahibi bir ailenin oğlu olarak dünyaya gelen Gogol’ün öne çıkmasını sağlayan, kendisine kadar ulaşmış tüm tarihsel birikimi sindirerek çağına “humor’la bakmasıdır. İroni dolu bir bakıştır bu. DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

Sesli şiir

Okumuş Bir İşçi Soruyor – Bertolt Brecht (seslendiren: Genco Erkal)

Biyografi Kitapları Makaleler Yazarlarımızın son çalışmaları

Vurulduk ey halkım, unutma bizi! – Öznur Özkaya

24 Ocak 1993’te 12 yaşındaydım. Ailecek güle oynaya başladığımız bir gündü. Sonra öğlen haberleri damgasını vurdu yıllarca sızlayacak sol yanımıza. Uğur Mumcu’nun katledilmesinin farkına vardığım ilk cinayetlerden olması tevellüt hesabıyla anlaşılabilir, yavaş yavaş öğrenecektim nerdeyse her güne bir yas koyduğumuzu; katillerinin ortak, sahiplerinin ayrık olduğunu. Zamanla anlayacaktım bu ülkede insanların mecazı bilmediklerini, “kanı yerde kalmayacak” sözünün klişeye dönüştüğünü, kan dediğiniz şeyin yerden kalkması için biraz suyun bir de çalı süpürgesinin yeterli geldiğini, denk getirebilirseniz karın da bu görevi üstlenebileceğini, hatta adı “Karlı Sokak” olursa bir de mekânın şansınızın pek yaver gittiğini.

DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

İnceleme Kitapları

Kritik – Mehmet Konuk

Kritik, tiyatro eleştirmeni ve uzman psikolojik danışman Mehmet Konuk’un tiyatro eleştirileri yazılarından bir seçkiden oluşmaktadır. Oyunlarını sanatsal bir açıdan ele almanın yanı sıra psikolojik, sosyolojik, fikri ve siyasi yönden de değerlendiren Konuk’un yazılarının her biri tiyatro dünyasına bir not bırakmanın yanında, toplumsal ve bireysel sorunların analizlerini de içermektedir.

DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

Politika Sosyoloji

Canavar ve Ölü (Burke, Marx, Faşizm) – Mark Neocleous

canavarlarınız ve ölüleriniz politiktir…
Ölülerle ilgili en basit politik varsayım, onları geçmişin bir parçası olarak göstermek ve böylelikle “geleneğe,” özellikle de milliyetçi [ulusal] geleneğe bağlamaktır. Fakat bu, ölüleri gelenekle en yakın bağı olan politik öğretiye, yani muhafazakârlığa teslim etmektir. “Salt” gelenek olmaktan kurtulduklarında ölüler, genelde geçmiş hakkında, özelde de ulusal geçmiş hakkında konuşup durmaktan pek hoşlanan başka bir ana politik ideoloji tarafından, faşizm tarafından evlat edinilme tehlikesiyle karşı karşıya kalırlar.

DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

Bilim farkettiren yazılar

Işığın hızı yavaşlatıldı

farkettiren yazılar Makaleler

Nazım Hikmet olmasaydı Necip Fazıl komünist olurdu

15 Ocak, Nazım Hikmet’in doğum günüydü; 113 yaşına bastı. Bu vesileyle Nazım Hikmet’in bugünün moda ismi Necip Fazıl Kısakürek ile ilişkisini yazmak istiyorum. Yıldızları neden hiç barışmadı? Necip Fazıl’ın soldan sağa savrulmasının keskin bir sol düşmanlığının sebebi Nazım Hikmet kıskançlığı mıydı? Tesadüflerle dolu benzerliklerine şaşıracaksınız…

DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ