Marka, Takva, Tuğra (AKP Döneminde Kültür ve Politika)

marka_takva_tuğraEvrensel Basım Yayın’dan çıkan “Marka Takva Tuğra”; tek başına iktidarda kaldığı 13 yıl boyunca hakim kültürel referans sistemini değiştirmeyi başaran AKP hükümetinin bilançosunu çıkarmaya çalışıyor. Hazırlığı bir yıl önce başlayan kitabın, bu devrin kapandığının işaretlerinin alındığı 7 Haziran seçimlerinden hemen sonra yayımlanabilmesi bilanço tespiti bakımından olduğu gibi, bakiyeyi belirleme bakımından da iyi bir zamanlama. Çünkü AKP hükümetleri döneminin etkisi bir sayfanın kapanmasıyla bıçakla kesilir gibi silinebilecek nitelikte değil.

Sarsıcı eserler, dokunaklı bir hayat: Nietzsche

nietzsche_julian_youngSarsıcı eserler, dokunaklı bir hayat
Filozof biyografileri her zaman başarılı metinler olmaz. Bunun birinci nedeni Kant, Schopenhauer gibi birçok filozofun hayatı, düşüncelerinin aksine, ilginç değildir. İkinci neden ise bazı biyografi yazarları, düşünürlerin fikirlerini basit psikolojik olaylarla açıklamaya çalışırlar. Örneğin, çocukluğunda yaşadığı bir incinmeyi bütün kuramlarının temelinde görme eğilimi ya da ailesindeki bir hastalığın izini felsefesine aramak gibi.

Kısa Kesilmişler 2015 – M. Şehmus Güzel

Kimi zaman bir konudan, bir haberden, bir cümleden yola çıkarak bir makale bir deneme yazılabilir. Bir öykü, bir roman, bir senaryo da yazmak mümkün elbette işini bilenlerce kesinlikle. Kimi zaman ise alınan not not olarak kalır, ne büyür ne küçülür. İşte bu tür notlardan seçtiklerimi “kısa kesilmişler” adıyla toparlayıp burada sunuyorum. Önce futboldan başlıyorum: Kim demiş futbol siyaset değildir? İşte birkaç örnek:

Çukurova’da yeni kültür sanat harmanı: Çardak – Bağlaç Dergisi

bağlaçOsmaniye’nin yanı başında Amanos Dağları eteklerinde kültür-sanata beşiklik eden bir köy Çardak. Bu köyden yetişmiş devrimci aydın İbrahim Çenet’in başkanlığında bir araya gelenler, 2004’te Anadolu Halkbilimleri ve Kültür Derneği’ni kurarlar. Amaçlarını şöyle belirler: “Anadolu’da, kırsal bir alanda, Osmaniye’nin Çardak adlı bir köyünde kuruluyuz. Hem bilimsel hem otantik bir derneğiz. En yerelden başlayarak halk kültürünü araştırmak,bunu uygulayım içinde olmak, yorumlamak, insanlara sunmak amaçlarımızdandır. Ayrıca evrensel, modern kültürü de unutmadan insanlara sunmak, böylece geçmiş ve gelecek arasındaki bağı, kurguyu ve ilişkiyi sağlamak da amaçlarımızdandır.”

Yazı Yazmanın Bir Erdemi Olmalıdır – Müslüm Üzülmez

Aptal insanların çoğu şahsi menfaatlerinin ötesini düşünmeleri çok zor olduğundan kolayca kepazeliklere imza atarlar.

Tigris Haber (Diyarbakır) gazetesinde, yayına başladığı günden beri imkân buldukça bana ayrılan köşede yazılar yazıyorum. Gazeteyi İstanbul’da olmam nedeniyle ancak internet ortamından, gazetenin Web sitesinden takip edebiliyorum.

Bu dünyadan bir Vakur Kayador geçti… – Elif Şahin Hamidi

sıradışı_uyumsuz_muhalifÇokça okuyan, araştıran, yazan, düşünen; düşündüklerini her daim dile getiren, eleştirilerini hiç sakınmayan gerçek bir aydındı Vakur Kayador… Sıradışı bir insandı, uyumsuz ve çokça muhalifti… Ayrıksı bir duruştu; hep vakur, hep yalnız ve hep devrimciydi… Bir üslup ve dil ustasıydı; yazarak var olanlardan… İnsanın kulaklarından silinmesi asla mümkün olmayan o etkileyici sesiyle Türkçeyi kusursuz bir şekilde kullanıyordu ve öğrencilerden de bunu bekliyordu… Ve radyo; en büyük tutkusuydu elbet, derin bir aşk… TRT mikrofonlarında yıllarca sesi yankılanıp durmuştu… Şu yeryüzünde cereyan eden olaylara, siyasal sorunlara karşı müthiş duyarlıydı. Toplumcuydu, idealistti… Ama ne ki hep yalnızdı; insanı hüzne gark eden bir yalnızlığın kuytusundaydı…

Shakespeare’in Titremesi Orwell’in Öksürüğü – John J. Ross

shakespearein_titremesi_orwell’in_ÖksürüğüJack London’ın inişli çıkışlı hayatı, Swift’in saplantılı temizlik düşkünlüğü, Joyce’un sayısız göz ameliyatı…

Büyük yazarların hastalıkları ve tedavi süreçleri yapıtlarına nasıl yansıdı? Shakespeare frengiden mi mustaripti? Peki antibiyotiğin bilinmediği bir çağda nasıl tedavi ediliyordu? Oyunlarında ve şiirlerinde cinselliğe göndermelerin bunca çok olması, üstelik yaşamının sonlarına doğru giderek artması nasıl açıklanabilir?

İnsan Vücudunun Öyküsü: Sağlık Hastalık ve Evrim – Daniel E. Lieberman

İnsan_vücudunun_ÖyküsüUzaylı evrim biyologları dünyadaki yaşamı incelemek için gelseler, ilgilerini en çok çekecek tür büyük ihtimalle insan olurdu. Harvard Üniversitesi’nde profesör olan Daniel E. Lieberman da tıpkı uzaylı bir biyolog gibi insanın evrimini inceliyor. Yedi milyon yıl önce Doğu Afrika’da başlayan bu öyküyü aktaran Profesör Lieberman, günümüze kadar olan süreçte insan vücudundaki değişimin izlerini sürüyor.

Tarih Nasıl Yazılır?, Tarih ve Yerel Tarihçi – Müslüm Üzülmez

tarih_nasil_yazilirTarih Nasıl Yazılır?, Tarih ve Yerel Tarihçi (Tarihle İlgili Okuduğum Kitaplar 1)

Tarih, yerel ve sözlü tarih, tarihyazımı konularında daha önce birkaç kez değindiğim gibi değişik zamanlarda Diyarbakır ve çevre ilçelerden, köylerden mektuplar, iletiler alıyorum. Gelen mektup ve iletilerin çoğunda aileleri, aşiretleri, köyleri, ilçeleri veya geçmişte yaşanmış önemli mekân ya da olaylar hakkında sorular sorulmakta; bazen de yapacakları araştırmayla ilgili bilgi belge konusunda yardımcı olmam ya da yol-yöntem hususunda bilgi istenmekte. Ayrıca çeşitli üniversitelerin tarih bölümlerinde okuyan öğrenciler bitirme ödev ya da tez çalışmalarıyla ilgili benzeri sorular sormaktalar.

“Dağ Kokusu” veya “Kalbini Arayan Kavmin Öyküleri” – Adil Okay

dagkokusu“Tıpkı bakışların gibi o ıssız gecede, uçurum kenarında sevginin seline uğradık.
İşte sırf bu yüzden bile, bizi masal sanacaklar…” Seyit Oktay

“Hapishane Edebiyatı” kavramı tartışmalıdır. Zira biz zindandaki tutsaklardan hep ve sadece “içeriyi” anlatmalarını bekleriz. Ya da içeriden bir gözle “dışarının” anlatılmasını. Oysa politik tutsaklar anı bohçalarını asıl olarak dışarıda doldurmuşlardır.

Yoksulluktan, pislikten ve sefil bir huzurdan ibaret değil mi ki ruhunuz? Friedrich Nietzsche

nietzscheBir zamanlar ruh aşağılayarak bakıyordu bedene: ve o zamanlar bu aşağılama yücelerin yücesiydi:
bedenin zayıf, iğrenç, açlıktan ölmek üzere olmasını isterdi ruh. Böylece bedenden ve yeryüzünden kurtulabileceğini düşünürdü.
Ah, bu ruhun kendisi de hâlâ çok zayıf, iğrenç ve açlıktan ölmek üzereydi acımasızlık da bu ruhun şehvetiydi!
Oysa siz de kardeşlerim söyleyin bana: bedeniniz ruhunuz için ne diyor? Yoksulluktan, pislikten ve sefil bir huzurdan ibaret değil mi ki ruhunuz?

Hamlet – William Shakespeare

hamletHamlet Shakespeare’in yalnız kendi ülkesinde değil, başka ülkelerde de yazıldığı 1601 yılından bu yana en çok oynanan, en çok başka dile çevrilen ve en çok tartışılan oyunudur. Bunun nedeni de yalnızca olay örgüsü, karakter, oyun dili ve benzeri dramatik öğeleri şaşırtıcı bir ustalıkla bir araya getirmesi değil, insan denen varlığı olanca ruhsal karmaşıklığı ile yaşam sahnesinde eşsiz bir oyuncu gibi canlandırabilmesidir. Hamlet öylesine meslekten bir oyuncu gibi karşımıza çıkar ki, gördüğümüz gerçek bir insan mı yoksa rol yapan bir sanatçı mı anlayamayız. Eleştirmenlerin ortak kanısı

Page 120 of 941