Edebiyat ve kitap sitesi insanokur.org - Part 228

Cellat – Helmut Ortner

Agora’dan daha önce “Sacco ile Vanzetti” ve “Suikastçı, Hitler’i Tek Başına Öldürmek İsteyen Adam” adlı romanları yayınlanan Helmut Ortner bu kitabında, Nazilerin kurduğu Halk Adalet Divanı’nın zalim yargıcı Ronald Freisleri’i ve onun şahsında ‘Nazi adaleti’nin nasıl pratiğe aktarıldığını anlatmaktadır… (Tanıtım Bülteninden)

Kitabın yazarı Helmut Ortner’in kitapla ilgili notu şöyle:
Kitabın merkezinde 3.Reich’in en acımasız ve fanatik hakimi yer almaktadır.
Sözde halk mahkemesi adı verilen kurumun başkanlığında

Etnoloji Defterleri – Karl Marx

Defterler 1880-1882 yılları arasında Karl Marx tarafından tutulmuş, 1883 yılında ölümüyle yarım kalmıştır. Bu kitapta da görüldüğü gibi, Marx’ın elyazmaları bugüne kadar özgünlüğü korunarak aktarılmıştır. Friedrich Engels Ailenin, Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni kitabını yazarken bu elyazmalarından yararlanmıştır. Marx’ın kendi etnoloji çalışmalarının da bulunduğu alıntı defterleri ancak bir sonraki nesil tarafından araştırılabilmiş ve gündeme getirilmiştir. Marx ve Engels’in toplu eserlerinin editörü, Marx-Engels Enstitüsü kurucusu

Afşar Timuçin?in Aşkın Diyalektiği adlı kitabına dair ? Özcan Yolcu

?Aşk gerçekte herhangi bir kişiden olağanüstü bir kişi yaratmaktır.? Afşar Timuçin

Aşk ?biz?den bağımsız olarak var olan bir duygu mudur? Yoksa bizler zihnimizde ürettiğimiz düşünceler sonrası hormonal bir tepkime olarak mı aşkı hissediyoruz? Bizler aşkın büyülü tılsımını ve bize yaşattığı eşsiz duyguları cisimleştirmek için kendimize bir figür mü ararız yoksa o ?figür? müdür bize aşkın büyüsünü yaşatan? Aşk bir tür sevgi midir? Sevgi aşkın neresinde?

Çingene Halk Anlatıları

Çingene söylencelerinden derlenen, merak uyandıran bir çalışma. Kitabın başına, çevirmen tarafından yapılan inceleme yer alıyor. Yeryüzüne yayılan bu halkın renkliliği, kültür yapıları, karakteristik davranışıyla boyutlu şekilde anlatılmaktadır. Bununle birlikte anlatılarından derlenen enteresan konular küçük büyük her yaştaki okur için oldukça ibret vericidir. Bu iyi kitabı Genç Kuşak Kitaplığından sunuyoruz.

Bilim ve Gelecek’in yeni sayısı çıktı: ‘Ahlak’ı sizden mi öğreneceğiz!..

Bilim ve Gelecek dergisinin 118. sayısı çıktı.

Derginin bu ayki sayısının tanıtım yazısı şöyle:

Recep Tayyip Erdoğan ve AKP hükümeti, en son kızlı erkekli öğrenci evleri tartışmasıyla, bir kez daha modern özgürlükçü yaşam anlayışının karşısındaki tutumunu ortaya koydu. Bu tutumu sözde halkın muhafazakâr değerlerine dayanarak savunsalar ve öyle pazarlasalar da, politik ve toplumsal düzlemdeki icraatlarında olduğu gibi,

Dışımızdaki Masum: Sabahattin Ali Sempozyumu

Bursa Nilüfer Belediyesi, Yılın Yazarı: Sabahattin Ali etkinlikleri kapsamında ?Dışımızdaki Masum: Sabahattin Ali? adlı bir sempozyum düzenliyor. Düzenlenmesine Filiz Ali?nin destek verdiği ve Sevengül Sönmez?in katkıda bulunduğu sempozyuma katılım serbesttir.

?Dışımızdaki Masum: Sabahattin Ali?
Nilüfer Belediyesi Nazım Hikmet Kültürevi 6-7 Aralık 2013
Adres: 100. Yıl Mah. Ertuğrulkent Nilüfer / Bursa
Telefon: 0224 413 27 37

PROGRAM
6 Aralık 2013 Cuma
18:30 Açılış
Nilüfer Çok Sesli Koro Konseri
Açılış Konuşmaları / Mustafa Bozbey / Filiz Ali

İçimizdeki Balık (İnsan Vücudunun 3,5 Milyar Yıllık Tarihine Seyahat) – Neil Shubin

Neden böyle görünüyoruz? Ellerimizle bir sineğin kanadı arasındaki benzerlik ne olabilir? Göğüsler, ter bezleri ve balık pulları birbiriyle bağlantılı mı? İç organlarımızın nasıl işlediğini daha iyi anlamak ve günümüzdeki çeşitli hastalıkların kaynağını bulmak için, belki de daha uzak taşların altına bakmamız, kurtçuklara, sineklere ve hatta balıklara odaklanmamız gerekiyor.

2006 yılının Nisan ayında manşetlere çıkan ve evrimin kayıp haklarından Tiktaalik’i keşfeden, alanının önde gelen profesörlerinden Neil Shubin, milyonlarca yıl öncesine gidip insan organlarının izini sürüyor.

Son tapınak AVM – Ali Bulunmaz

Türkçeye Süha Sertabiboğlu tarafından çevrilen ?Öteki Dünya?da J.G. Ballard tüketim çılgınlığının ve şiddetin kol gezdiği bir kasabadaki gariplikleri kovalıyor. Günümüzün alışveriş fetişizmine göndermeler yapan Ballard, aklını yitiren insanın nasıl sadece heyecanıyla baş başa kaldığını bu distopyada anlatıyor.

2009?da ölen bilimkurgu edebiyatının farklı ismi J.G. Ballard, bu türün yirminci yüzyılda yan değil, ana edebiyat akımı olduğunu söylemişti. İkinci Dünya Savaşı sırasında bir süre yaşadığı tutsak kampı Ballard?ın eserlerine ve bilimkurgu yazarlığına

İnsan ruhunun haritası – Murat Özer

Ernest Hemingway?in yaşarken yayımlanan son romanı Yaşlı Adam ve Deniz?in John Sturges imzalı beyazperde uyarlaması Spencer Tracy?nin mükemmel performansıyla da değerleniyor.

Ne yalan söyleyelim, Ernest Hemingway?in Yaşlı Adam ve Deniz?ini (The Old Man and the Sea), geçen haftalarda gösterime giren, bizi Robert Redford?la uzun ve kıyıcı bir yolculuğa çıkaran, ?direniş?in hasını yaşatan Sona Doğru (All Is Lost) aklımıza düşürdü. İki hikâye arasındaki koşutluk gözden

iPad kullanmaya alışan yeni jenerasyon, kalem tutmakta zorlanıyor

İngiltere?de yapılan bir araştırmaya göre dijital teknolojinin çocuklar üzerindeki etkilerinin oldukça fazla olduğu ortaya çıktı. iPad kullanmaya alışan yeni jenerasyon, kalem tutmakta zorlanıyor.

İngiliz sivil toplum kuruluşu EYFS?nin (Early Years Foundation Stage) anaokullarında eğitim gören öğrenciler üzerinde yaptığı araştırmaya göre ?iPad jenerasyonu? kalem tutmakta

Gezi?de mutluluğun resmini yapanlar – Haluk Kalafat

Müge İplikçi?nin kitabını değerli kılan birçok şey var ama beni en çok söyleşi tarzının samimiyeti etkiledi. Gezi ruhuna uygun bir tarz ve yaklaşım tutturmuş.
?Elini bana uzatıp yerden kaldıranı tanımıyordum, kalabalıkta kaçışırken bana çarptığında durup özür dileyeni de? Talcidli suyla yüzümü yıkayanı ise bir gece önce görmüştüm, Gezi Parkı?nda ağaca sarılan gençlerden biriydi.

28 Mayıs?taki ilk saldırının gecesinde yapılan çağrıya uyarak Gezi Parkı?na gidenlerin arasındaydım. O kadar kalabalıktı ki; buraya aklı başında hiçbir iktidar saldırmaz, diye düşünüp evimin yolunu tuttum.

Kitapsız kütüphane açıldı.

ABD ?nin Teksas eyaletinde kurulan yeni kütüphane, kütüphanecilik alanında yeni bir sayfa açıyor. San Antonio kentine bağlı Bexar?da açılan BiblioTech adlı dijital kütüphanede kitaplar raflarda değil, elektronik ortamda. Geleneksel kütüphanelere oranla daha az kişinin çalıştığı dijital kütüphanenin kataloğunda 10 bin e-kitap var. 2,4 milyon dolara mal olan kütüphaneyi kullanacaklar için kurslar düzenleniyor. Dijital arşivden faydalanmak için binaya gidip gelmek şart değil ama yöneticileri binanın kendisinin de kamusal bir mekân olarak önemini anımsatıp

Meksika?dan Türkiye?ye tutulan ayna – A. Ömer Türkeş

Fuentes, toplumun yalanlarla yaşadığını şu şarkıyla örnekler: ?Bana yalan söyle/ Yalan söyle yine/ Beni mutlu et kötülüğünle.? Ahmet Kaya?nın ?Yalan da olsa mutluyum/ Bu bana yetiyor? sözlerine ne kadar benziyor…
Güney Amerika edebiyatının büyük ustalarından Meksikalı yazar Carlos Fuentes?i geçen yıl kaybetmiştik. 1928 doğumlu Fuentes uzun ve dolu dolu sürdürdüğü hayatının sonuna dek yazmayı bırakmamıştı. Nitekim Cennet?teki Âdem?i 2009 yılında tamamlamış. Ülkesi Meksika?nın siyasi ve toplumsal hayatını keskin bir dille hicveden bu neşeli, dinamik, kelimenin tam anlamıyla ?genç? romanı yayımlandığında (2010) -gençliğini hiç yitirmeyen bir yazar olarak- seksen iki yaşındaymış Fuentes.

Çocukluğumun Bayramı ve Kırmızı Kunduram – Selma Sayar

Yıllar önce…
Her milliyetten, dinden ve sınıftan insanla beraber olmanın erincini yaşadığımız yıllardı. Doğduğum yerde yan komşularımız Hristiyandı. Onlar Noel ve Yumurta Bayramlarında bize ikramlarda bulunur, bizimkilerde Ramazan ya da Kurban?da. Bir Ermeni ailesi yaşardı evimizin karşısında. Onların da kendilerine ait gelenekleri vardı. Biraz daha ötedeki komşumuz, ateistti. Uzun süre onun neden dini bayramlarda büyüklerle beraber ibadetlerde yer almadığını anlamamıştım. Bu durumundan dolayı horlandığını, yalnızlaştırıldığını hiç görmedim. Kimsenin ne dinine, ne de diline karışılırdı.

Elvedası geciken canavarlar var şehirde! – Funda Demir

Deniz Gezmiş ismini ilk duyduğumda ilkokul çağlarında olsam gerek. Devlet o gençleri asmıştı. Düşüncesi korkunç, yaşattığı acı tarifsiz ve durumun kendisi inanılmazdı, olamazdı. Koskoca devlet çocuk öldürmezdi. Büyüdükçe anladım ne yazık ki? Deniz?ler ne ilkti ne de son olacaktı. Adı terör oldu, adı darbe oldu, adı biber gazı kapsülü oldu, alınmayan önlemler oldu, deprem oldu adı, yoksulluk oldu, adı hayata dönüş oldu, intihar oldu adı, barış oldu, özgürlük oldu, adı isyan oldu, adı çernobil oldu, kanser oldu ve çocuklar, o bin bir emekle doğup büyüyen çocuklar yamalı ceketlerini bulutlara asıp birer birer yıldız oldular.

Dersim Katliamı’nda askerlik yapmış olanlar anlatıyor…

1938?deki büyük katliama katılan askerler Dersim?de ne yaşandığını ilk kez anlattı. Askerler katliamdan önce bir ay gaz eğitimi almış .
Dersim?in Kayıp Kızları filminin yönetmeni Nezahat Gündoğan, ikinci filmi Hay Way Zaman?da katliama katılan dört askeri buldu. Yozgatlı Haydar Yıldırım, Erzurumlu Mehmet Ali Çiftçi, Malatyalı Haşim Özçelik ve Konyalı Mehmet Ali Doğaner; Gündoğan?ın 5 Aralık?ta galası yapılacak yeni filminde katliamı anlattı. Filmde yer alan askerlerden Mehmet Ali Doğaner; Dersim Katliamı?nın bir numaralı ismi General Abdullah Alpdoğan?ın İstihbarat Amiri.

Kitapların tanıklığıyla gülümsemek – Sennur Sezer

Günler ?bıçak sırtı? diye tanımlanan zorluklarla akıyor. Coğrafyamızda tarımın üreticiliğinden kopmuş bir ülkenin trajikomikliğini yaşıyoruz. Büyük ve küçükbaş hayvanları kışın besleyeceğimiz kuru ot yurdumuzun dışındaki ovalardan dağlardan toplanmış… Süt para etmediğinden sağılır hayvanlar kesime yollanıyor. Bir zamanlar ekmeğe katık edilen soğan, sarımsak da yurt dışından geliyor, ekmeğin yapılacağı un da.
Aklınıza gelecek her türlü yiyecek maddesi, ithal olarak var piyasada. Halkımız internetten

Pamuk Kadınlar Üzerine – A. Şule Süzük Toker ile Söyleşi: Mehmet Emin Kurnaz

Pamuk Kadınlar, Orhan Pamuk?un Kar ve Masumiyet Müzesi romanlarından hareketle kadının erkek egemen toplumdaki yerini inceleyen bir eser. A. Şule Süzük Toker?in İstanbul Üniversitesi Kadın Çalışmaları bölümünde master tezi olarak hazırladığı çalışma, Kalkedon Yayınları tarafından geçen ay okuyucuya sunuldu. Kadına ve kadın imgesinin anlatımına dair sanatın ürettiği anlamları ve kadın olmak durumunun nasıl inşa edildiğini dert edinen çalışma, Orhan Pamuk?un romanları nezdinde erkek egemen toplumun kadın sorununa dair iktidarını ve bu iktidarın yeniden üretimini incelemeyi gaye edinmiş.

Kul Hakkıdır Ayıptır! – Abdurrahman Aydın

Quentin Skinner?ın derlediği The Return of Grand Theory in the Human Sciences (İnsan Bilimlerinde Büyük Teorinin Geri Dönüşü) adlı kitap Ahmet Demirhan?ın çevirisiyle ve Çağdaş Temel Kuramlar adıyla İletişim Yayınlarından çıktı. Kişisel ilgilerim dolayısıyla ilk olarak James Boon tarafından yazılmış olan ?Claude Lévi-Strauss? bölümünü okudum. Bir çeviri felaketinin nasıl olacağını merak edenler için olabilecek en iyi örneklerden biri.

Hatay Tabip Odası Başkanı Selim Matkap ile Söyleşi / Musa Artar

Selim Matkap

A D A / İT İZİ AT İZİNE KARIŞIRKEN
Dünyayı sarsan, tarihin akışına yeni bir yön veren olaylar söz konusu olduğunda hep merak etmişimdir: ?Acaba o süreci canlı canlı yaşayan kaç insan bu büyük günün ayrımındaydı??
Biz de hem ülke olarak hem de küresel anlamda çok ciddi dönüşümlerin yaşandığı bir süreçten geçiyoruz.
Atatürk Türkiye?sinin, ?1. Cumhuriyet? diye adlandırıldığı tarihsel bir dönemeci yaşıyoruz. Eğer çözemezsek, bizi çözecek sorunlarla boğuşuyoruz. Aynı ülkenin insanlarının % 50?si