Charlie Chaplin?in tek romanı yayımlanıyor

Charlie Chaplin?in yazdığı tek kurgusal yapıt olan ve meşhur filmi Limelight?a kaynaklık eden karanlık ve nostaljik roman, ilk kez okurların beğenisine sunuluyor.
Limelight ile hemen hemen aynı şekilde ilerleyen romanda yaşlanmakta olan alkolik palyaço Calvero ile intihar etmesine engel olduğu bir balerinin hikâyesi anlatılıyor. Chaplin?in 1948?de, Limelight?ın senaryosundan önce yazdığı romanda derin bir şekilde işlenen konu, yazarın o dönemki psikolojisiyle ilgili ipuçları da veriyor.

Altmış yıl boyunca Chaplin?in arşivlerinde saklı kalan Footlights adındaki roman,

devamını okumak için tıklayınız

Sahnenin dışındakiler – A. Ömer Türkeş

Wilhelm Genazino?nun Mutsuzluk Zamanlarında Mutluluk ve O Gün İçin Bir Şemsiye romanlarındaki kahramanları, Avrupa?nın ya da yeni dünya düzeninin yarattığı krizin bunalımını yaşayan insanlar.

Çağdaş Alman edebiyatının önemli isimlerinden Wilhelm Genazino, yakın zamana kadar Türkçeye çevrilmemişti. Geçtiğimiz günlerde art arda yayımlanan Mutsuzluk Zamanlarında Mutluluk ve O Gün İçin Bir Şemsiye romanları sayesinde yazarla ve onun kurmaca dünyasıyla tanışma fırsatı bulduk. Birbiriyle tematik açıdan bağlantılı olan bu iki romanında da, çok şey vaat ederek başlayan ve

devamını okumak için tıklayınız

?Ben dağlarına yabancı bir yolcu değilim? – Ömer Erdem

27 yaşında bir düelloda ölen Lermontov?un enerjisi, duyuşun derinliğiyle birleşiyor ve bizi Çarlık Rusyası?nın evrenine çekiyor.
Lermontov?un Poemalar?ı doğa ve insanlarla dolu. Kayhan Yükseler çevirisiyle dil coşkusu da devreye girince yer yer başı dönüyor insanın bu çağlayıştan. 27 yaşında bir düelloda ölen genç şairin enerjisi, duyuşun derinliğiyle birleşiyor ve bizi Çarlık Rusya?sının evrenine çekiyor. Giriş yazısında şair ?devrimci romantizm?in öncüleri arasında gösteriliyor ve

devamını okumak için tıklayınız

Edebiyatla mayalanan bir dostluk hikayesi?

Hep sorulagelen “Edebiyat ne işe yarar?” sorusuna bir cevap niteliği taşıyor Allak Bullak. Diyor ki; bizi “insan” yapar!

Marcel Proust, Okuma Üzerine adlı eserinde “Bize yaşanmamış gibi gelen çocukluk yıllarımızda, çok sevdiğimiz bir kitapla geçirdiğimiz günler kadar dolu dolu yaşanmış başka bir zaman belki yoktur,” der. Peki ya çocukken çok sevdiği bir kitabı olmamışsa insanın, kitaplarla bir dostluk

devamını okumak için tıklayınız

Ağzı bozuk, kafası atık bir roman: Deliduman

Güncel, yani içinden geçmeyi sürdürdüğümüz, henüz ?dün? olmamış, olsa da eski bir şeye bakar gibi bakmayı henüz beceremediğimiz bir şeyin romanını yazmak, ya da böylesi ?sanatsal? bir çabayı bir kenara koy, o mesele hakkında sadece adamakıllı bir çıkarım bile yapmak, bunu yapan için de, onun yaptığına ?seyirci? olan için de pek kolay bir iş değil. Toplumu iki ucundan tutup hallaç pamuğu gibi atan,

devamını okumak için tıklayınız

Türkiye?de edebiyat ödüllerinin gerçek yüzü. Çok şaşıracaksınız!

Türkiye?de Edebiyat Ödülleri Nasıl Verilir?
?Hamdi Koç?un 2014 yılında Orhan Kemal Roman Ödülü?nü almasıyla başlayan bu tartışmada??

Yazıya böyle başlamak isterdim ama başlayamıyorum. Çünkü Hamdi Koç?un bu ödülü alması hiçbir tartışma yaratmadı.Neredeyse 2 aylık sürede bunu eleştiren sadece 1 (yazıyla bir) yazı gördüm.Bu ödülün jürisi kimlerdir diye merak ederken Türkiye?deki edebiyat ödüllerinin jürilerini inceledim.

En son söyleyeceğimi şimdiden söyleyebilirim:

devamını okumak için tıklayınız

Nazım Hikmet’in ?Severmişim Meğer? şiiri son 50 yılın en büyük aşk şiirleri listesinde

Londra?da bulunan sanat merkezi Southbank Center, son 50 yılın en büyük aşk şiirlerini seçti. Listede Nâzım Hikmet?in ?Severmişim Meğer? şiiri de var.
İngiltere?nin başkenti Londra?da bulunan sanat merkezi Southbank Center, son 50 yılın en büyük aşk şiirlerini seçti. Listede Nâzım Hikmet Ran?ın ?Severmişim Meğer? şiiri de var.
Liste üzerinde çalışan ekipte yer alan James Runcie,

devamını okumak için tıklayınız

?Quo Vadis?? şiire…

?Yolda kalan yolcular! o dağın uzağında/ eksik kanatlardı; sorarlar şimdi rastgele; baba, nereye…?
Her şeyin naylondan olduğu zamanların ötesinde yalnız şiir muhaliftir. Şairler kendi döneminin tanığıysa, tarihçilere değil şairlerin anlatıcılığına sığınmalıyız. Bertolt Brecht, şairleri çağın tanığı ve yılmaz muhalifi olarak sorumlu başkişi ilan ediyordu:

devamını okumak için tıklayınız

Eski bir fotoğrafa bakarken: Ölmeme Günü – Ömer Turan

Geçmişin izini sürerken; bir yazı, bir belge, bir anı yerine o zamana ait fotoğraflar beni daha çok etkiler ve içine çeker. Çünkü fotoğraflardaki durum, zaman ve mekân anlatımı bir yazıdan daha güçlüdür. Görsel algı bellekte daha uzun yaşar. Şöyle düşünün: Yıllar önce gazete, dergi ya da bir kitapta görüp etkilendiğimiz bir fotoğraf usumuzda tazeyken hâlâ,

devamını okumak için tıklayınız

Cam işçilerinin grevini Osmanlı bile yasaklamamıştı

İlk grevlerini 1903 yılında yapan, 1966?da Taksim alanını doldurun cam işçilerinin, cam üretiminde olduğu kadar grevler ve direnişlerde de maharetli olan cam işçilerinin grev tarihi de üretim tarihleri kadar etkileyici…

Asırlardır nefesleriyle cama can veren işçilere ?camın cambazları? deyimini

devamını okumak için tıklayınız

Emek – Emile Zola

Emek, sevginin ve özgürlüğün romanıdır. Romanın karakterleri ve kurgusu, kadın ile erkek arasındaki aşkın, hatta bütün insani duyguların ancak emeğin özgür olduğu bir toplumda yeşerebileceğini gösterir. Zola, ücretli emeğin 19. yüzyılda içinde bulunduğu kölelik koşullarını anlatırken, bu kölelikten kurtuluşun yeni bir dünyanın kapılarını açacağını kanıtlar. Emeğin özgürleşmesi insanlığın kurtuluşudur ve insanlar arasında sevgi dolu ilişkiler

devamını okumak için tıklayınız

21 yıl önce gazetelerde ”Madımak”

2 Temmuz 1993’de Sivas’ta yaşanan olayları izleyen Sabah, Hürriyet, Sabah, Milliyet, Türkiye, Meydan gibi yüksek satışlı beş gazete, ilk sayfalarının neredeyse tamamını olaya ayırmıştı. Beş gazetenin beşi de “olaylara Aziz Nesin’in yaptığı bir konuşmayla neden olması”nı öne çıkarıyor.

3 Temmuz 1993 gazeteleri

devamını okumak için tıklayınız

Senaryo Kuramı – Semir Aslanyürek

Sinemamızın etkili yönetmenlerinden Semir Aslanyürek’in senaryo kuramı üzerine görüşlerini önce kavramlar üzerinden, daha sonra teorik ve pratik yanlarıyla irdelediği ve okura bir yol haritası kunduğu kitabı?
(Tanıtım Bülteninden)

devamını okumak için tıklayınız

Kavaklar – Metin Altıok (Sezen Aksu seslendiriyor)

Kavaklar 
Ah kavaklar ah kavaklar
Bedenim üşür yüreğim sızlar
Beni hoyrat bir makasla
Ah eski bir fotoğraftan oydular
Orda kaldı yanağımın yarısı
Kendini boşlukla tamamlar
Ah omuzumda bir kesik el ki
Hala, hala durmadan kanar

Ah kavaklar ah kavaklar
Acı düştü peşime
Ah kavaklar ah kavaklar
Ardımdan ıslık çalar

devamını okumak için tıklayınız

Yüreklerimiz Hala Yangın Yeri (Sivas 2 Temmuz 1993) – Orhan Tüleylioğlu

2 Temmuz 1993 günü, Cumhuriyetin temellerinin atıldığı Sivas’ta halk edebiyatımızın büyük ozanlarından Pir Sultan Abdal için düzenlenen şenlikler çok acı bir sonla, bir katliamla noktalandı.
Cuma namazından sonra kent merkezinde gösteriye başlayan şeriatçılar, Ozanlar Anıtı ve Atatürk heykellerine saldırdılar. Önce valilik ve kültür merkezini daha sonra da şenliğe katılanların kaldığı Madımak Oteli’ni kuşattılar. Sayıları

devamını okumak için tıklayınız

Behçet Aysan – Dönmeyecek Olana Şarkı (Kendi Sesinden)

DÖNMEYECEK OLANA ŞARKI – Behçet Aysan*

bir gün çekip gideceğim ben bu şehirden

geride hiçbir anı bile bırakmadan

bindiğim trenler belki hiç bilmeyecek

bir küçük istasyonda nasıl indiğimi

yağmurlu bir gece hangi istasyonda

yitik yıldızlara bakacaksın ardımdan.

devamını okumak için tıklayınız