Sansüre Karşı Karamizah – Barışcan Demir

kader_yumurtalarıSansürün içinde, sansüre rağmen açığa çıkan bir edebiyattır Bulgakov’unki. Hatta tıpkı Zamyatin’in edebiyatı gibi Bulgakov’un özgün dilininin de sansür sayesinde ortaya çıktığı söylenebilir. Sovyet sansürü Walter Benjamin’in Moskova Günlüğü’nde değindiği gibi, devrimci olduğu için “yeni” olarak ortaya çıkan kültürün, yeni olmasından dolayı tarihsiz oluşu ile, kendi tarihini barındıran burjuva kültürünü kapsamaya çalışması sırasında açığa çıkan çelişkiyi örtbas etmek için kullanılmaktadır.

devamını okumak için tıklayınız

Karanlığa Mektuplar / Kayıtsızlık Şenliğinden Balon Uçurmak! – Dağhan Dönmez

kayıtsızlık_ŞenliğiHayatta her şey anlamdır. Işıksız, kımıltısız bir gecede, gökyüzünde romantik çağrışımlar yapan yıldızlar dahi, uzak gezegenlerdeki yaşantıları taşır belleğimize. Kahvemden bir yudum alıyorum. Bir çırpıda okuduğum kitabın, son sayfalarını okumamak adına kendime direniyorum Tatlı bir direniş bu! Saygıdeğer okur, bazı kitaplar hiç bitmesin istersiniz. “Kayıtsızlık Şenliği” de bende bu hissi uyandırıyor.

devamını okumak için tıklayınız

Kohlhaas’ın isyanı – Selin Aksoy

kohlhaasBehzat Ç. dizisinde komiser Suna’nın intihar sahnesini hatırlayanınız var mıdır bilmiyorum. Komiser Suna kadın cinayetlerine sebep olanlar ve tecavüzcülerin peşine düşmüş ve listesindeki isimleri tamamladıktan sonra silahı kafasına dayayıp ülkede son 7 yılda kadın cinayetlerinin yüzde 1400 arttığını haykırıp “sadece beş dakika daha yaşamak istedim, öldürülen bütün kadınlar gibi” diyerek tetiği çekmişti. Bu sahnede Behzat Ç. ile konuşmalarının başlangıcı şöyleydi:

devamını okumak için tıklayınız

Barbarlar Zamanı ‘nın yazarı Cem Uğur ile Söyleşi: Melike Uzun

barbarlar zamanıBarbarlar Zamanı, Cem Uğur’un ilk romanı. Cem Uğur ilk romanında Dersim’i mekân tutmuş. Yazar, temel olay örgüsünü ölen /öldürülen arkadaşının izini süren kahramana dayandırsa da romanın dokusunu Dersim felaketi üzerine kurup barbarlığın uzun ve sonlanmayan tarihini anlatıyor. Cem Uğur’la ilk romanı Barbarlar Zamanı üzerine konuştuk.

devamını okumak için tıklayınız

Sosyalist gerçekçi ozan Ali Yüce yaşıyor – Ali Ozanemre

ali_yüceAldım tüfeğimi elime
Umut doldurdum sabır doldurdum
İn sırtımtan ulan karanlık
Anam avradım olsun vururum
(Ali Yüce, Boyundan Utan Darağacı, Bilgi y. 1. b 1976)

devamını okumak için tıklayınız

İngilizcenin yazılışı neden zor?

ingilizceGerard Nolst Trinité adlı Hollandalı şair, İngilizcenin yazımındaki tutarsızlıkları 800 kelime üzerinden sergileyen ‘Kaos’ adlı bir şiir yazmış.
Gerçekten de İngilizce yazımı zor bir dil. Hata yapacak bir kelime mutlaka çıkıyor. Fakat İngilizcenin bu zorluğu tümüyle insani nedenlere dayanıyor.

devamını okumak için tıklayınız

Güzel Günler Göreceğiz – Nazım Hikmet (seslendiren: Edip Akbayram)

nazım_hikmetGüzel günler göreceğiz çocuklar
Güneşli günler göreceğiz.
Motorları maviliklere süreceğiz çocuklar
Işıklı maviliklere süreceğiz…

devamını okumak için tıklayınız

Güzel Günler Göreceğiz – Nazım Hikmet (seslendiren: Çetin Tekindor)

nazım_hikmetGüzel günler göreceğiz çocuklar
Güneşli günler göreceğiz.
Motorları maviliklere süreceğiz çocuklar
Işıklı maviliklere süreceğiz…

devamını okumak için tıklayınız

Shakespeare ve Hamlet – Mina Urgan

Shakespeare’e tutulan ayna?

Geçenlerde, Mîna Urgan’ın “Shakespeare ve Hamlet” kitabının Yapı Kredi Yayınları’nca yeniden basıldığını görünce, aklım ve yüreğim, İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde okuduğum yıllara uzandı. Hep söylemişimdir: Berna Moran’lı, Tatyana Moran’lı, Vahit Turhan’lı, Akşit Göktürk’lü, Cevat Çapan’lı, Murat Belge’li ve elbette Mîna Urgan’lı yıllar, kanımca, bu bölümün Altın Çağıydı.

devamını okumak için tıklayınız

Guatemala Efsaneleri, Miguel Angel Asturias, Sonu gelmeyen tümceler ve sınır tanımayan bir düşgücünün romanı

Sonu gelmeyen tümceler, sınır tanımayan bir düşgücüdür “Guatemala Efsaneleri”.
Ne öykü, ne şiirdir anlatılan. Ne olaylar ne de duygulardır verilen. Psikoloji ile biyolojinin ötesinde, doğal yaratıcı öğelerin kökensel yaşamsallığıdır aktarılmak istenen okura. Kızgın doğanın bir tür karışımıdır. Karmaşık bir bitki örtüsü, çağlar ötesinden gelen yerli büyüleri, “Salamanca” Hristiyanlığının deli bir düş içinde birbirine karışan “yanardağ” tutkusu, rahipler, haşhaş kafalı adam, değer biçilmez mücevherlerin dükkancısı, “Kutsal Efendinin papağan sürüleri”, dokuma tezgahlarının ve sıfırın değerini öğretmek için köyleri dolaşan büyücü öğretmenler!..
Asturias’ın gönlünün tüm lirizmiyle kaleme aldığı bu otantik söylenceleri okurken,

devamını okumak için tıklayınız

Günışığı Kitaplığı / Yaş Gruplarına göre çocuk kitapları

Günışığı Kitaplığı / Yaş Gruplarına göre çocuk kitapları listesi için tıklayınız

Nesin Yayınları / Yaş Gruplarına göre çocuk kitapları

Nesin Yayınları / Yaş Gruplarına göre çocuk kitapları listesi için tıklayınız

This site is protected by WP-CopyRightPro