?Büyük kapatılma? devam ediyor! – Emek Erez

Kapatılma başlığı ile yayımlanan Teorik Bakış dergisi 4.Sayı, Michel Foucault?nun Deliliğin Tarihi kitabında ?Büyük Kapatılma? adını verdiği kavramdan yola çıkıyor. Descartes?ın akl? ve olmayan ayrımından yola çıkan bu kavram; zamanla kendi dışında olanı ?farklı?, ?öteki? olarak kuran iktidarların, disiplinel uygulamalarının bir parçası haline geliyor. Dergi; hapishane, okul, yayıncılık, uydu kentler ve serbest bölge adı verilen çalışma mek?nlarında, kapatılmanın nasıl devam ettiğini daha çok tanıklıklardan yola çıkarak anlatırken, bir yandan da kapatılanların dayatılana karşı geliştirdiği direniş biçimlerine odaklanıyor.

Hürriyet Kavgası – Nazım Hikmet

HÜRRİYET KAVGASI

Yine kitapları, türküleri, bayraklarıyla geldiler,
dalga dalga aydınlık oldular,
yürüdüler karanlığın üstüne.
Meydanları zaptettiler yine.

Beyazıt’ta şehit düşen
silkinip kalktı kabrinden,

Faşizmler – Henri Michel

Faşizmlerİtalyan ve Alman faşizmleri Avrupa tarihini derinden etkiledi. Sadece siyasi sistemleri değil toplumsal yapıyı da dönüştüren faşizm, insanlık tarihinin en kanlı sayfalarının yazılmasına sebep oldu. Ancak faşizmi özellikli kılan yalnızca kıyıcılığı değil, toplumsal hayatı, zihniyet kalıplarını, kültürel algı ve zenginliği de kötürümleştiren yüzüdür. Modern tasavvurun, Aydınlanma ideallerinin olumsuz anlamda en uç noktalara taşınmış olması da faşizmin bir diğer özelliğidir. Faşizm, modern toplumun içinde barındırdığı çelişkileri farklı etnik, dinsel topluluklara yönelterek, bir “iç” düşman algısı yaratır ve bu algıyı kitlesel kıyımlarla besleyerek var olur. “Faşizmler”, kıyafetlere, ritüellere,

“Günler ağır. Günler ölüm haberleriyle geliyor.” Nazım Hikmet

Zafere Dair
Korkunç ellerinle bastırıp yaranı
dudaklarını kanatarak
dayanılmakta ağrıya.
Şimdi çıplak ve merhametsiz
bir çığlık oldu ümid…
Ve zafer
artık hiçbir şeyi affetmeyecek kadar
tırnakla sökülüp koparılacaktır…

Günler ağır.
Günler ölüm haberleriyle geliyor.

Evreni Yöneten Dört Yasa – Peter Atkins

Evreni Yöneten Dört YasaEvreni tanımlayan yüzlerce yasa içinde, az miktarda güçlü yasa gizlenmiş olarak bulunur. Bunlar enerjinin özelliklerini ve dönüşümünü özetleyen termodinamiğin yasalarıdır. Kavramlar on dokuzuncu yüzyılda ortaya çıkmış olsa da, termodinamiğin yasaları formüle edilip, sonuçları keşfedildikçe, kimyadan yola çıkıp yaşam süreçlerine varana kadar, oldukça geniş olay aralığına dokunabileceği görülmüştür. Evreni Yöneten Dört Yasa’dan

Nâzım Hikmet’in Memleketimden İnsan Manzaraları’nda geçen “mahkumlar” kimlerdi?

Nazım Hikmet Şiirinde Gizli TarihNâzım Hikmet, destanın başına koyduğu “Moskova 1961- Kasım” tarihli “önsöz?de: “Son olarak bir şey daha söyleyeceğim: “İnsan Manzaraları”nda -kimi zaman beş dizede, kimi zaman bütün bu üç kitap boyunca- anlatılan insanların hiç değilse yarısı, yaşamlarına kişisel olarak tanık olduğum kimseler; diğer yarısı benim imgelemimin kahramanlarıdır”
Destanın hemen ilk başlarında rastlarız 15.45 katarıyla sevk edilecek olan mahkûmlara:

Uğur Kurt anısına…

Onlar ümidin düşmanıdır, sevgilim,
akar suyun,
meyve çağında ağacın,
serpilip gelişen hayatın düşmanı.
Çünkü ölüm vurdu damgasını alınlarına :
? çürüyen diş, dökülen et ?,
bir daha geri dönmemek üzre yıkılıp gidecekler.
Ve elbette ki, sevgilim, elbet,
dolaşacaktır elini kolunu sallaya sallaya,
dolaşacaktır en şanlı elbisesiyle : işçi tulumuyla
bu güzelim memlekette hürriyet…

Nazım Hikmet
6 Aralık 1945

Dünyanın Ucunda – Zafer Köse

Beyaz DünyaJohn ile William?ın karşılaşmasının hikayesi bu. Aile ilişkilerinin açtığı derin yaraların sızladığı bir roman. Dünyanın ucunda geçiyor, Avustralya?da. Bu dünyada yani, o kadar yakın. İçinde toprak sevgisi, yurt edinme çabası var. Sevginin yozlaşarak sahip olma tutkusuna dönüşmesi var.

Olaylar 1992 sonbaharında başlayıp 93 sonunda bitiyor. Hikaye, 9 yaşındaki William?ın bir yangında babasını kaybetmesiyle, aslında her şeyini kaybetmesiyle başlıyor. Belki de fazla bir şey kaybetmiyor William, çünkü zaten pek bir şeyi yoktu. Her zaman biraz yalnızdı. Ama o gün, iyice savunmasız, iyice kimsesiz kalıyor.

Katil uşak değil patron

Kurşunlu Benzinin Gizli TarihiKurşunlu Benzinin Gizli Tarihi?nde daha ilk sayfadan katilin kimliği açıklanıyor: ?Katil uşak değil patrondur!?
Mizah dergilerinden birinde yayımlanan bir karikatürde evin sahibi, uşağına ısrarla Sebastian diye hitap etmekte, uşak ise kararlılıkla düzeltmektedir: ?Sebastian değil Sabahattin!? Birkaç çizim boyunca süren bu didişmenin son karesinde, uşak Sabahattin tarafından bıçaklanan patronun kanlar içinde yüzükoyun yatan cesedi bulunur. Patron

Lacivert Öykü ve Şiir Dergisi’nin 57. (Mayıs-Haziran) Sayısı çıktı

lacivertLacivert Öykü ve Şiir Dergisi 57. (Mayıs-Haziran) Sayı

İçindekiler

SÖYLEŞİ / ?Ercan Kesal? / Tümay Çobanoğlu – Ayla Şenel

Ercan Kesal / Öykü / Korkma, Bırak Ellerini

Hakan Keleş / Öykü / Yazgı