Kafka’nın böceği olmasaydı, Dostoyevski’yi fark etmeyecektik

Benden Önce Bir BaşkasıBenden Önce Bir Başkası, Nurdan Gürbilek’in, ‘bir yazarı bir başka yazarın ışığında okuyan’ denemelerinden oluşuyor. Dostoyevski’nin Suç ve Ceza’sını Kafka’nın Dönüşüm’üyle, Kafka’nın Babama Mektup’unu Oğuz Atay’ın “Babama Mektup”uyla, Tanpınar’ın günlüklerini Dostoyevski’nin Yeraltından Notlar’ıyla, Benjamin’in Pasajlar’ını Tanpınar’ın Beş Şehir’iyle ele alan çapraz okumalar yapıyor Gürbilek… Hiçbir yapıtın boşluğa doğmadığı fikriyle, bahsi geçen yapıtların kendilerinden öncekilerde izini sürüyor. Bunu yaparken de okurun aklına gelmeyen, gelmişse bile yanıtını kolay kolay veremeyeceği sorular soruyor, bir yapıtın neden benzersiz olduğunu anlamak için onu bir diğeriyle karşılaştırıyor. “Başkaları ne söylerken o bize bunu söylemiştir? Aynı soruyu başkası nasıl, o nasıl cevaplamıştır? Başkasının sorusu yerine kendi sorusunu geçirebilmiş midir? Geçirebilmişse nasıl?” sorduğu soruların sadece küçük bir kısmı Gürbilek’in.

devamını okumak için tıklayınız

Freud: Dostoyevski’nin bütün yaşamı; çok bilinçli, hatta mazoşist bir boyun eğmeyle öfkeli bir karşı çıkma arasında gidip gelmiştir.

Sigmund Freud19 Ekim 1920 Viyana IX. Bölge Berg Sokağı 19
Çok Saygıdeğer Doktor Bey (Stefan Zweig), Şimdi biraz sakinliğe kavuştum. Yollamış olduğunuz ve ilk haftaların yoğun çalışmaları arasında büyük bir zevkle okuduğum güzel kitabınız için size teşekkür etmeyi bir görev biliyorum. Anlatımınızdaki ustalıkla duygusallığın bir araya gelişi okuru tatmin ediyor, ona ender rastladığı bir mutluluk veriyor. Özellikle cümlelerinizdeki yinelemeler ve güçlendirmelerle anlattığınız kişiye sokuluşunuz ilgimi çekti. Düşlerde saklı olanı yavaş yavaş aydınlığa çıkaran kimi belirtileri andırıyor.

devamını okumak için tıklayınız

Etrafımız trajediyle yüzleşmemek için kaçınanların trajedileriyle dolu

Hayat Engin Geçtan“Yazgı getirdiği trajedi varoluşumuzun temel şartıdır. Trajediyi tanımazsak kendimize karşı duyarlılığımızı kaybederiz ya da böyle bir duyarlılığa hiçbir zaman ulaşamayız” diyor Eigen. Oysa etrafımız, trajediyle yüzleşmemek için kaçınanların trajedisizlik trajedileriyle dolu, “mışçasına” hayatlar ve ölüm korkularıyla.

devamını okumak için tıklayınız

Bilinen’e hapsolmuşsunuz, sözcüklerden başka konunuz yok: Düşünce varlığa denk düşmüyor.

Var Olma EğilimiCennete ne kadar yakın olursak olalım, ironi gelip bizi oradan uzaklaştırır. “Aptallık,” der, “çok eski ya da gelecekteki bir mutluluk düşünceniz. Özlemlerinizden, zamanın başı ve sonuyla ilgili o çocuksu saplantınızdan kurtulun. Ölü süre demek olan ebediyet ancak güçsüzlerin kafasını kurcalar. Bırakın an soğursun düşlerinizi!”

devamını okumak için tıklayınız

Paul Gauguin: Görebilmek için gözlerimi kapatırım.

görmekFransız post-Empresyonistlerinden Paul Gauguin’in ünlü sözüdür: “Görebilmek için gözlerimi kapatırım.”

Bir yüzyıldan daha fazla bir süre sonra, bilim insanları Gauguin’in bu ünlü tavrının arkasındaki bilişe dair açıklamalar getirdiler.

devamını okumak için tıklayınız

Leonard Woolf, eşi Virginia Woolf’u anlattı: ‘Kırılmaz bir fanusla çevriliydi’

Virginia WoolfVirginia Woolf, 75 yıl önce bugün, 28 Mart 1941’de hayatına son verdi. Eşi Leonard Woolf, birlikte geçirdikleri 30 yılı, 5 ciltlik “Virginia ile Yaşantım” adlı kitabında anlattı. Bu kitap, 1989 yılında, İtalya’da Serra-Riva Yayınevi tarafından tek cilt olarak basıldı. Henüz Türkçeye çevrilmeyen kitaptan kimi bölümler, 3 Ağustos 1990’da Cumhuriyet gazetesinin kitap ekinde, Eren Yücesan’ın çevirisiyle yayımlandı:

devamını okumak için tıklayınız

Postmodern Anlatıların Üstkurmaca Dünyasında Yazar ve Okur – Emrullah Çelik

Oğuz AtayÜstkurmaca, postmodern edebiyatın ana özelliklerinden biridir. Üstkurmaca kendi içinde bir kurmacadır. Kendi içinde başka bir romanı/öyküyü ya da metnin içinde başka bir metni okuyan, yazan bir karakteri anlatan; anlatım devam ederken yazarın araya girip fikirlerini belirttiği, okurla şakalaştığı ve ona kurmaca bir oyunun içinde olduklarını devamlı hatırlattığı; yazarın metnin şahıs kadrosunun içinde olduğu; metnin yazılış sürecinin anlatıldığı metinler üstkurmacadır. Ayrıca yazarın metnin içinde farklı metinlere, yazarlara göndermelerde bulunması yani metinlerarasılık yönteminden yararlanması da üstkurmacanın göstergelerindendir. Nitekim Yıldız Ecevit metinlerarasılığı üstkurmacanın bir ‘’türevi’’ (Ecevit 2002; 110) olarak görür.

devamını okumak için tıklayınız

Mahkeme Kapısı: Modern Bir Karı Koca – Sait Faik Abasıyanık

sait faik abasıyanıkCürmümeşhut hâkimi evvela onlara barışmalarını teklif etti. İkisi de ayak dirediler. Her ikisi de suçlu, her ikisi de davacı. Karı kocadırlar. Sirkeci’de (adını yazmamışım) bir otelde otururlar. Kadın orada müdür sıfatıyla çalışır, kocası aslen şofördür. Kadın otuz beş yaşını aşmış; erkek 330 doğumlu*. Erkeğin ismi Ahmet, anasının güzel bir ismi var; Nene. Erkek Mersin’in, ismi de kendisi gibi güzel bir kazasındandır; Gülnar kazası. Kadın Orhanelilidir. Hâkim sorduğu zaman, “Otelin kâtibesiyim” dedi. Biraz sonra okuması yazması olup olmadığı usulen sorulunca, “Okumam yazmam yoktur” cevabını verdi. Okuyup yazması bulunmayan bir kâtip… Mahkemede hazır bulunanlar bu cevabı kahkaha ve gülümsemelerle karşıladılar.

devamını okumak için tıklayınız