Paha Biçilemez – A. Şule Süzük Toker

?Altın mı? Sarı, parlak, değerli altın mı? Hayır, Tanrılar,
Kendimi aylaklığa adamadım ben!
Onun şuncası karayı ak, çirkini güzel, yanlışı doğru,
Alçağı soylu, yaşlıyı genç, korkağı yiğit eder.
?. Neden bu??
(Atinalı Timon, Shakespeare)

Bir sanat yapıtını değerli kılan nedir? Bir resmin, bir heykelin, bir müzik parçasının ya da bir romanın ?değer?inden söz edebilir miyiz? Yoksa tipik bir yayıncının, elinde yeni romanıyla

?Fethiye Çetin Tarihi? – Yıldırım Türker

Fethiye Çetin?in ?Anneannem? adlı kitabı, çığır açan ilklerdendir.

Sadece anneannesi Seher?in hikayesiyle bu toprakların hiç deşilmemiş, hiç dile dökülmemiş ortak günahlarından birini usulca önümüze bıraktığı için değil.

O günahın izlerini kendi hayatı peşinde sürerken hepimize çırılçıplak bir dil önerdiği için.

Zincire Vurulmuş Prometheus – Aiskhylos

Aiskhylos (MÖ 525?-456): Eski Yunan’ın en önemli tragedya yazarlarındandır. Mitolojik konuların hemen hemen hepsini eserlerinde işlemiştir. Yazdığı 90 tragedyadan sadece 7 tanesi günümüze kalmıştır. Aiskhylos özellikle adaletin gerekliliği üzerinde durmuş, eserlerinin çoğunda hak meselesini konunun ağırlık merkezine yerleştirmiştir. Zincire Vurulmuş Prometheus’da da farklı kuşaklardan tanrılar arasındaki anlaşmazlığı ele almıştır. Tragedyanın kahramanı Olympos tanrılarına başkaldıran titan Prometheus ateşi tanrılardan çalmış ve insanlara vermiş, tanrıların kurmuş olduğu düzene karşı geldiği için zincire vurulmuştur.

Medya Kültür Para ve İstanbul İktidarı – Mustafa Sönmez

Medya-kültür endüstrisi, 2010 Türkiye’sinde ne gibi niteliksel ve niceliksel boyutlara sahip ve bu endüstri, İstanbul için ne ifade ediyor? Bu sorulara cevap arayan çalışma, 9 bölümden oluşuyor. Birinci bölüm, medya endüstrisinin Türkiye’de tanımlanışını, tarihsel gelişimini ve İstanbul’un bu alanın merkezi olmasının ekonomi politiğini konu alıyor. İkinci bölüm, yazılı medya alanını konu alıyor ve gazete-dergi yayıncılığının tarihsel gelişimi, bugün vardığı boyutlar, sahiplik durumu analiz ediyor. Üçüncü bölüm elektronik medyaya ait. Bu bölümde

Aforizmalar (Özdenekler) XV – Mehmet Ercan

dilin eğri olsa da
yolun düz olsun.

***

hukuksuz adalet,
maya tutmamış yoğurda benzer.

Herkes İçin Evrim (Darwin’in Teorisi Hayata Bakış Açımızı Nasıl Değiştirir?) – David Sloan Wilson

Darwin’in doğal seçilim teorisini ortaya atmasının üzerinden bir buçuk asır geçti. Bu süre içinde toplanan kanıtlar o kadar güçlü ki, evrimi artık teoriden öte bir olgu görüyoruz. Fakat, diyor Amerikalı evrimci David Sloan Wilson, diğer disiplinlerle harmanlanmadığı ve günlük hayata uyarlanmadığı sürece evrim teorisinin hakkını vermiş sayılmayız. Zira evrim olup bitmiş bir şey değil, daima gözümüzün önünde, tüm hayatımıza sinmiş durumda. Canlıların tarihi upuzun bir evrim sürecinden

Sayı: Bilimin Dili – Tobias Dantzig

Sayı kavramı tarih boyunca nasıl bir gelişim izledi? Einstein’ın “sayının evrimi üzerine okuduğum en ilginç kitap” diye nitelediği bu klasikleşmiş eserinde matematikçi Tobias Dantzig, bu sorudan yola çıkarak sayıyı mercek altına yatırıyor. Dantzig, matematik tarihini emin adımlarla ilerleyen bir süreç olarak değil, rastlantıların ve sezginin büyük rol oynadığı bir süreç olarak canlandırıyor.

Üzerinde nadiren durduğumuz sıfır kavramının icadı, sayıların mistik anlamları ve onlara atfedilen gizem, sayı ibadeti, ilginç paradokslar, matematikçileri asırlardır düşündüren problemler ve daha birçok konu,

Komşu Yazar Ludmila Filipova ile Söyleşi ? Melis Yalçın

Dedesi eski başbakan Grişa Filipov?un günlüğünden ve resmi belgelerden faydalanarak Bulgaristan?daki komünist rejimin son yıllarını anlattığı ilk romanı ?Aramızdaki Duvar? ile Türkiye?de geniş çevreler tarafından tanınan Ludmila Filipova, dilimize çevrilen ikinci romanı ?Kızıl Altın? ile tekrar gündemde. Sofya Ekonomi Üniversitesi?ni üstün başarı derecesiyle bitiren Filipova?nın yayımlanmış yedi kitabı bulunuyor. Kitaplarının tamamı yayımlandığı dönemde en çok satanlar arasında yer alan yazar, Türkiye?de ?Bulgaristan?ın Elif Şafak?ı? diye anılıyor.

Saroyan’ın büyük yolculuğu – Bedia Ceylan Güzelce

1964?te atalarının kemiklerinin bulunduğu Bitlis?i ziyaret etmek üzere Türkiye?ye geldi. Niyeti, ailesinin yaşadığı evi onarıp orada yaşamak ve ölmekti. Fakat o yılların Bitlis?i ile hayalindeki yer çok farklıydı. Artık tek bir Ermeni dahi kalmamıştı.

Genç yaşta kaybettiği babasından geriye altı sandalye kalmıştı. Bu altı sandalye, o günlerde henüz üç yaşındaki William Saroyan?ın hayatının altı dönüm noktası için altı farklı durak oldu. Amerikan edebiyatının; realist ve alegorik unsurları buluşturan, kendi deyişiyle gürültücü, coşkulu, dobra, kendinden emin ve

Boşluğu yazıyla mekana dönüştürmek – Elif Şahin Hamidi

Çocuk kitapları yazarı Simla Sunay, son kitabı ?İçbahçe?de büyükler için hikâyeler anlatıyor bu kez. Simla Sunay aslında yoğun bir şekilde çocuklar için yazan, üreten bir mimar. Çocuklar için mimarlık/resim ve öykü atölyeleri kuran bir yazar. Peki neden çocuklar için üretiyor Sunay? Bir dergide bu soruya şu şekilde cevap veriyor: ?Çocuk, toplum denen büyük hacmin en masum ?mekânıydı?. Orada yer almak kendimizi iyi hissettiriyordu. Çocuk, tam da gelecek için karamsarlaştığımız zamanda bir umut kapısıydı. (?) Çocuk eserleri üzerinden büyüklere ahkâm kestiğimiz de oldu. (?)? Ancak