Abidin Dino?nun Aşık Veysel Çizimi

Abidin Dino?nun Aşık Veysel Çizimi

23 Mart 2013 tarihli Cumhuriyet Gazetesi?nden?

?Şahmaran? – Mehmet Özçataloğlu

Çocukluğumda annemden dinlediğim masalları anımsadım. Devler, cinler, periler, aslanlar, kaplanlar? Soluğumu tutarak dinlerdim anlattıklarını. Uyku öncesi ise göz kapaklarımın ağırlığına direnirdim, sonuna kadar gelebilmek için masalın. O masallar bambaşka bir dünyaydı benim için. Hayaller ülkesine gidişti. Yok ülkelerde var olmaktı.

?Masal anlatılmadı/ Duymadık hiç/ Çocuktuk/ Ya ağlar yatardık/ Ya yattığımız yerde kalırdık.? Ozan Efe?nin bu dizlerindeki gibi olmadım neyse ki! Masallarla beslenmemekten kaynaklı, yaşamım boyunca içimde taşıyacağım burukluğu, boşluğu yaşamadım/yaşamıyorum.

Charles Bukowski, geleneksel ahlak hakkında ne düşünüyor

Charles Bukowski Cehennem olmayabilir, ama insanları yargılayanlar bir cehennem yaratabilir. Bence insanlara gereğinden fazla şey öğretiliyor. İnsanlar gereğinden fazla şey biliyor her şey hakkında. Başına gelen şeyden hareketle nasıl tepki vermen gerektiğini öğrenmelisin. Bu noktada tuhaf bir kavram kullanacağım: ?İyi?. Bu kavramın nereden çıktığını bilmiyorum. Ama en nihayetinde her birimizin içinde ?iyilik? kavramıyla doğduğunu hisediyorum.

Nâzım Hikmet?ten Sabahattin Ali?ye mektup

(tarihsiz)

Kardeşim,

(?) Romanını nasıl sabırsızlıkla ve ne büyük güvençle beklediğimi tasavvur edemezsin. Bak konkre konuşmuyorum: Hikâye ve romanda bugün sen varsın, senden sonra Kemal Tahir var, sonra Orhan Kemal var, Suat Derviş var. Kemal Tahir?le Orhan Kemal biri daha ilerde, biri henüz civciv, fakat dehşetli vaatlerle dolu biri civciv, biri yazdıklarını neşretmek imkânsızlığı içinde,

Yolculuğuna yaşamın ucundan başlayan kadın: Canım Tezer

Tezer Özlü?Niçin dünyaya geldiğini bilmiyor musun? Anlatmalısın, anlatmalısın, ayrıca açıklamalısın, susamalısın? sonun korkunç, sefil olmalı! Bunu biliyor musun? Bunu sana Pavese söylüyor.?

Evet, bunu Pavese söylüyor. Tezer ise içindeki gitme isteğinin yoğunluğuyla Pavese?nin peşine takılıyor. ?Pazar günleri? Şimdilerde? Sokak aralarından geçerken? gözüme pijamalı aile babaları ilişirse, kışın, yağmurlu gri günlerde tüten soba bacalarına ilişirse gözlerim?

Sylvia Plath: ?Şiir yazarken kendimi tamamlanmış hissediyorum?

Sylvia Plath30 Ekim 1962 tarihinde Peter Orr?un Sylvia Plath ile gerçekleştirdiği söyleşi

Sylvia, seni şiir yazmaya başlatan neydi?

Bilemiyorum. Oldukça küçük yaştan beri yazdım. Sanırım ilkokul şiirlerini sevdim ve belki de aynısını yapabileceğimi düşündüm. İlk şiirimi, ilk yayımlanan şiirimi yazdığımda 8,5 yaşımdaydım. Boston Traveller?da çıkmıştı. Sanırım sonrasında daha profesyonel oldum.

Bulantı ‘dan notlar – Jean-Paul Sartre “ölümümden sonra yaşıyorum. trajik değil, ürkünç bu…”

Jean-Paul Sartre“günce tutmanın tehlikeli yanı budur sanırım. i?nsan her şeyi büyütmeye, tetikte durmaya, doğruları durmadan zorlamaya kalkar.” (s.11

“tutkum ölmüştü artık. yıllarca onunla dolup sürüklenmiştim, ama şimdi içim bomboştu.” (s.16)

“oysa şimdi çevremde, şurada masanın üzerinde duran bira bardağı gibi bir yığın nesne var. gözüme çarpınca, “yeter artık, bıktım!” demek geliyor içimden. çok ileri gitmiş olduğumu iyice anlıyorum. bana kalırsa yalnızlıkla uyuşmak kabil değil ama

Erdoğan’ın mahkeme kararına eleştirisi Penguen’in kapağında! ‘Biz de kefenimizi çıkartalım mı?’

Haftalık mizah dergisi Penguen’in bu haftaki kapağında Başbakan var.

Başbakan Erdoğan, Anayasa Mahkemesi kararlarını ‘Siyaset yapmak isteyen cübbesini çıkarır’ diyerek eleştirmişti.

İşte o kapak:

Mahkeme başkanına ‘cübbeni çıkar öyle gel’ diyen Tayyip, Uykusuz’a kapak oldu!

Anayasa Mahkemesi’nin verdiği iptal kararına saygı duymadığını açıklayan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Uykusuz’un yarın çıkacak sayısının kapağında yer alıyor.

Mizah dergisi Uykusuz, kapağında, Başbakan Erdoğan’ın “Cübbeni çıkar öyle gel” sözlerini resmediyor.

Başbakan Erdoğan ‘adalet heykeli’ne ‘Soyun!’ diye emrediyor.

İşte Uykusuz’un bu haftaki kapağı:

Hepinizin canı cehenneme!

Lanetli Chuck PalahniukDünyadayken cehennemin ne demek olduğunu anlamış kuşaklar için cehennem ne kadar tehlikeli olabilir ki?

Bir ölü olmaktan daha kötü ne olabilir? Hem ölü hem de cehennemde olmak mı? Hem ölü, hem cehennemde hem de hepsinin farkında olmak mı? Eh, bu bakış açınıza göre değişir hiç kuşkusuz. Yalnız ölüyü de, ölümlüyü de, cehennemi de anlatan kişi Chuck Palahniuk olunca işte orada biraz durmak gerekiyor… Zira onu anlatırken bahsetmeden geçemediğim detaylar var.