Rüya Gibi – Semir Aslanyürek

“ABD tarihi boyunca her türlü karanlık işin, her türlü gerici darbenin, her türlü işgalin, her türlü terörün, her türlü suikastin kuramcısı, uygulayıcısı ve destekleyicisi olmuştur. Diğer ülkeler ABD’ye yakınlıkları ölçüsünde demokrat ve özgür ülkelerdir. ABD’nin dayatmalarını reddeden, bağımsızlıklarına düşkün ve onurlu ülkeler ise diktatörlüktür.”

Bu özelliklere sahip bir ABD’nin Sovyetler birliğini övmesi elbette beklenemez. Övse asıl o zaman Sovyetler Birliğinden kuşkulanmak gerekmez mi? Bütün dünyaya olduğu gibi, kendi halkına da her adımda yalan söyleyen,

Kürtçe edebiyatın son durumu – Mehmet Şarman

Kürtçe edebiyatı hak ettiği ilgi ve dönütü tam almasa da, nicelik olarak ciddi bir okur kitlesini malum sebeplerden hâlâ etrafına toparlayamamışsa da geçen yıllara nazaran daha dinamik daha verimli eserlerle yoluna devam ediyor.
Bu yıl dördüncüsü düzenlenen Diyarbakır Kitap Fuarı münasebetiyle Radikal Kitap okurları için Kürt edebiyatının güncel bir panoramasıyla ilgili yazıya başladığımda odak noktamı bulmakta ve bahsi geçen mevzuları ne kadar kapsamlı ele alacağım konusunda zorlandım. Ciddi bir enerji ve özveriyle yapılmakta olan bir edebiyatın aksi sedasının hâlâ yeterli olmaması,

Yayıncılık Devriminin Anatomisi – Serkan Engin

Türkiye’de bir şiir kitabını 10.000 kişi okuyabilir mi? ?Şiir kitabı? diyorum ama, şiir taklidi yapan, ergenlerin aşk bunalımlarını sömüren ucubeleri demiyorum, Kahraman Tazeoğlu, İkbal Aydın, Cezmi Ersöz, Ceyhun Yılmaz, Sunay Akın, İkbal Gürpınar, İbrahim Sadri, Şebnem Kısaparmak gibi pop kültür ikonu sahne esnaflarının piyasaya sürdükleri ?ticari meta?ları kastetmiyorum. Sanat tarihi kronolojisinde özgün ve yetkin biçemiyle yer edinen ve/veya edinmesi olası

Sanatçılar Girişimi: Cinayetin sorumlusu Başbakan ve hükümettir

Sanatçılar Girişimi, Reyhanlı ile ilgili birçok sanatçının imza koyduğu bir açıklama yaptı. Reyhanlı’da yaşanan ölümlere dikkat çekilen açıklamada, “Cinayetin sorumlusu başbakan ve hükümettir” denildi.

Sanatçılar Girişimi Reyhanlı’da yaşanan saldırıların ardından bir basın açıklaması yayınlayarak, Başbakan Erdoğan’a tepki gösterdi.

Açıklamada “Reyhanlıdaki katliam, bomba yüklü araçları patlatan alçaklar kim olursa olsun, Erdoğan?ın ve hükümetinin uyguladığı barış düşmanı siyasetin sonucudur” denilirken Başbakan Erdoğan’ın Reyhanlı’daki patlamayı görmezden

2013 Dünya Öykü Günü Bildirisi / Öykü Yaşamın Sesidir – Mustafa Balel

Varoluşundan bu yana yaşamın ve ölümün gizlerini çözmeye çalışan insanoğlu, içindeki ve dışındaki dünyaya sonsuz bir yolculuktadır hep. Hayata sorular sorarak yanıtlarını bulmaya çalışır. İşaretlerle, çizgiyle, sesle, sözle? Böylece bugün edebi türler içinde insan yaşamının ayrılmaz parçası olan öykü doğmuştur.
Kökeni çok eski çağlara dayanan öykü, soyut, somut dünyanın arakesitinde gezinerek, insanın kendi varlığıyla, canlı, cansız, bütün öteki varlıklarla ve yaşamlarla yüzleşmesini sağlar.

Balıklar Susadığında – Helim Yüsiv

Modern Kürtçe edebiyatın en tanınmış isimlerinden olan ve eserleri daha önce Almanca, Arapça ve Türkçeye çevrilen Suriyeli Kürt yazar HelîmYûsiv’in en beğenilen kitaplarından biri olarak ayrı bir yerde duran Balıklar Susadığında (Gavaku Masî Tî Dibin) dilini yitirerek zamanla dilsizleşmiş bir halkın yaşadıklarını edebiyatın tüm inceliklerini kullanarak anlatıyor. Kendisini yaşadığı coğrafyanın zorunlu bir sonucu olarak “bir sınır insanı” şeklinde tanımlayan yazar, dili yasaklanan ve aynı bölgede yaşamalarına karşın sınırlarla birbirinden kopartılan Kürt coğrafyasında yaşanmış acıları simgesel bir dille anlatıyor.

Kızıl Dünyalar (Marksizm ve Bilimkurgu) – China Mieville, Mark Bould

Kızıl Dünyalar, zengin bir literatür üzerinden Marksizm-Bilim Kurgu ilişkisini irdeleyen 13 yazarlı bir kitap. Bu kitapta, 19. Yüzyıldan günümüze onlarca yapıt ana temalarıyla, tezleriyle ele alınarak, Bilim Kurgu türünün doğuşu, gelişmesi, ekolleri, iletileri eleştirel bir değerlendirmeden geçiriliyor.

Bu yönüyle kitap, Bilim Kurgu edebiyatına ilgi ve merak duyan okuyucuyu doyurucu biçimde bilgilendirerek isteğine en uygun kitapları seçmesine yardım eden az bulunur bir kılavuz özelliği taşıyor.

Remzi İnanç?la Söyleşi ? Ayşe Kaygusuz

-Diyarbakır?da doğup (1935), çocukluğunuzu burada geçirdiniz. İlk ve ortaöğreniminizi tamamladıktan sonra 1955 yılında üniversitede okumak üzere Ankara?ya geldiniz. O günden beri burada yaşıyorsunuz. Diyarbakır?da geçen yaşamınızın neredeyse üç katı Ankara?dasınız? Doğup, büyüdüğünüz o kentte nasıl bir çocukluk geçirdiniz? Okuma merakınız nasıl başladı? Ailenizde sizden başka okumaya, yazmaya eğilimli kimse oldu mu?

Kürdistan Kralı (Kürt Epik Romanı) – Adolphe de Falgairolle, Kamiran Ali Bedirxan

Kamiran Alî Bedirxan ve Adolphe de Falgairolle’in birlikte kaleme aldığı Kürt epik romanı “Kürdistan Kralı” Avesta Yayınları arasında çıktı.

“Kürdistan Kralı” epik türüne ait bir çalışmadır. Bu ulusal destanın birçok versiyonu farklı dönemlerde üretildi. Kürtler bu harikulade öykünün ilk yaratıcısı olduklarını bilmiyorlar. Ortaçağdan günümüze 3.000 dize klasik şiir kalmıştır. Kütüphanelerin harap edilmesi ve Kürt ulusunun yok edilmeye çalışılması orijinal elyazmalarının kaybolmasına neden oldu. Üzerinde çalıştığımız kopya, halk şiiri geleneğini koruyan Kürt halk ozanı

Geçilen Yollar – Mehmet Söğüt

Cennet Bilek’i ilk romanlarıyla tanıdım. Duygu dolu ve ezilenden yanaydı. Bir Türk olarak Kürt’tü. Alevi, solcu ve anarşist… Aykırıydı alabildiğine. Farklıydı. İnce, narin bir ruha sahip olduğunu her paragrafında hissettiriyordu. İnsanlıktan yanaydı. Eşitlikten yanaydı. İnsan kokuyordu eserleri. Ve bir şiirsellik vardı romanlarında. Yazar yanını biliyordum ama, Sınırsız Kitap ve Yayıncılık’tan çıkan, ”Geçtiğin Yollar Benim” adlı şiir kitabındaki kadar şair olduğunu bilmiyordum. Bana öyle geldi ki, zifiri karanlığın ortasında cılız bir ışık aramış Cennet. Savaş açmış karanlığa. Aydınlığın galebe geleceği

Çocuk kitabında skandal: Hayvanlara dönük şiddet özendiriliyor

Altı ve yedi yaşındaki çocuklar için hazırlanan bir okuma kitabındaki okuma parçaları pes dedirtti. Nasrettin Hoca fıkralarının derlendiği kitapta yer alan hayvanlara yönelik şiddet içerikli hikayeler tepki topladı.

Birleşik Tomurcuk Yayınevi tarafından basılan ve birinci ve ikinci sınıflara yönelik olarak hazırlandığı söylenen ?çocuk kitabında? yer alan okuma parçaları adeta pes dedirtti.

Thomas Hobbes’un Siyaset Felsefesi – Cihan Deniz Zarakolu

Thomas Hobbes?un yaşadığı dönemde Britanya?da iç savaş yaşanmakta, gelişmekte olan ticaret burjuvazisi parçalı iktidar yapısından rahatsız olmakta, pazarın bütünleştirilmesi yönünde talepler dile getirmekteydi. Feodal aristokrasinin dağıttığı ve yerelleştirdiği iktidarın tek elde toplanması bu dönemde gündeme gelmişti. Hobbes bu ihtiyacı De Cive (1647) ve Leviathan?da (1651) teorileştirirken, bugün modern devlet olarak tanımladığımız yapının temellerini atan yazarlardan biridir. Hobbes?un düşüncesinde egemenlik bir çok açıdan merkezî bir kavramdır.

Türkiye’nin Ruhu / Direnmenin Trajedisi (2. Kitap) – Zahit Atam

Yahu iş oyunda, iş senaryoda, iş karakterde, iş yarattığın durumda, bu tutturmuş hala büyük laf, laf salatası ile sanat olmuyor onun bile farkında değil, işte bizim sahnemiz işte bizim sinemamız, asıl hayıflanılacak olan da bu.”
İhtiyar sen beni oyuncunun azizi yaptın farkında mısın?
“Aziz olsan bile yarım azizsin Yılmaz! Benim derdim de bu, arkadaş.”

Yahu ihtiyar acı konuş dedik, ama lafını bil de konuş, ben senin dediğinden diyorum, yoksa azizlik için yarışmaya katılmaya niyetim yok, mağdur olmuş aziz ayağına yatmıyorum ben.

Türkiye’nin Ruhu / Direnmenin Trajedisi (3. Kitap) – Zahit Atam

Bir gün nereli olduğumu sordular. Babam Siverek’lidir dedim. Siverek adına şaşırdılar, hiç duymamışlar. “Nerededir bu Siverek?” dediler. Siverek Napoli’nin kazasıdır dedim.

Düşündüler bir süre, birbirlerine bakındılar. Biz İtalya’yı çok iyi biliriz. Yanlışınız olmasın. Napoli’nin böyle bir kazası yoktur.
Siverek İtalya’da olsa bileceklerdi. Siverek Urfa’nın bir kazasıydı. Urfa’da Türkiye’de bir şehirdi.

Asmalı Pencere – Mustafa Balel

Türkiye edebiyatının usta ismi Mustafa Balel bu romanında besleme kız Sırma?nın, Utarit Bey’in, Fikret Hanım ve ergenlik çağındaki oğulları Cudi ile yaşadıkları Yeşil Düş adında bir Boğaziçi yalısında başlayıp Sivas?ın bir kenar mahallesinde sona eren dramını anlatıyor.

Görülmemesi gereken bir şeyi görmüş olabilecekleri göz önüne alınarak ne kadar hizmetli varsa, bahçıvan, aşçı, uşak… Tümüne yol verilir. Sırma da bunlardan biridir. Ancak yol verilmeyip