Edebiyat ve kitap sitesi insanokur.org - Part 254

Thomas Paine (Ortak Akıl, İnsan Hakları ve Tarımsal Adalet)

“Dünyayı yeniden başlatacak güç ellerimizdedir”
-Thomas Paine-

Thomas Paine’in ölümünün iki yüzüncü yılında yayımlanan bu metinler, politik düşüncede özgürlük için ortaya atılmış en etkili argümanlardan ikisi olarak günümüze kadar gelmiştir. Ortak Akıl, Paine’in Amerikan Devrimi’ni desteklemek için yazdığı bir kitapçıktır. Kendine özgü ve sade tarzı sayesinde bütün kolonilere söndürülmesi imkansız bir yangın gibi yayıldı ve Amerikan Devrimi’ne

Kendini bilen insan – İsmail Gezgin

?Mutluluk, güzellik ve esenlik elde etmek için kişinin sadece
reklamı yapılan ürünlerde cisimleşen doğal mükemmelliği
satın alması gerekir. Bu mit etrafında yeni pazarlar geliştirilip; yeni yaşam ve tüketim biçimleri yaratılıyor.?
A. Melucci

Deriyle çevrelenmiş bir bedenin içinde başlayan biyolojik yolculuk, doğumla yasanın ruhsal dünyasına taşınır. Ruhunun sınırlarını çizen bedeninin üst üste ?yaşam? hücreleriyle kaplandığı

?İnsanlık komedyası?nın göğe açılan kapısı – Burcu Bayer

“Bir Goriot Baba her gün yazılabilir ama Séraphita gibi bir yapıt bir ömürde ancak bir kez ortaya çıkar.”

Balzac?ın karakterleriyle dolu bir salon düşünün. Goriot Baba kızlarının saadeti için çırpınıyor, kızlarıysa hiç oralı değil, Madame Vauquer?nin pansiyonerleri bir masanın etrafında oturmuş sohbet ediyorlar, ötede Felix ile Henriette uzun bir sessizliği paylaşıyorlar, Eugenie Grandet taşra sıkıntısını yanında getirmiş etrafı seyrediyor…

Dante gibi merkezindeyiz anlatının – Ceyhan Usanmaz

Beatrice, Aşk ve Dante üçgeninde gidip gelen anlatısıyla Yeni Hayat, aynı zamanda edebiyat tarihinin ilk otobiyografik romanı olarak da nitelendirilir.”

Dan Brown?ın Da Vinci Şifresi romanının en dikkat çekici etkilerinden biri de, özel Paris turlarına ilham kaynağı olmasıydı. Çeşitli şirketlerin organize ettiği bu özel turlarda güzergahlar romandaki anlatıma göre çiziliyor, gezilip görülecek tarihi mekanlar

Televizyon Öldüren Eğlence / Gösteri çağında kamusal söylem – Neil Postman

Televizyon bir cazibe merkezi olarak hayatımızın baş köşesine oturdu. Yirmi dört saat yayın yapan kanallarda tam bir görüntü sarhoşluğu yaşıyoruz. Alışkanlıklarımız, konuşma biçimimiz, ilişkilerimiz televizyona endekslendi sanki. “Eğlenceli”, “renkli” bir hayat yaşamaya başladık. Resmi ideolojinin yasaklıları, toplum kıyısında yaşayanlar bütün “giz”leriyle evlerimizde artık. Kameralar pervasızca mahremiyetimizin en ücra köşelerine giriyorlar. Şiddetin bütün türleriyle tanıştık. “Reality Show”larla kan ve acının da

Munzur Festivali 25 Temmuz’da başlıyor…

Dersim Belediyesi tarafından 25-28 Temmuz günlerinde “Dersim’de kültürel ve ekolojik kırıma hayır, diren Dersim” sloganıyla 13’üncüsü düzenlenecek olan Munzur Doğa ve Kültür Festivali’nin programı açıklandı.
Festival programına ilişkin Dersim Belediyesi Konferans Salonu’nda basın toplantısı düzenlendi. Toplantıya, Dersim Belediye Başkanı Edibe Şahin ve festival tertip komitesi üyeleri katıldı.

Türkçe Şiirin ?Kapı Bekçisi?nin Paralaksı – Bora Erdağı

Terry Eagleton?un özyaşam öyküsünü anlatmayı denediği bir kitabın adı Kapı Bekçisi. Eagleton kitabında kendisiyle birlikte İrlandalı olmanın, yoksulluğun, Katolikliğin ve her şeye rağmen varolma mücadelesinin sınırlarını ifade eder. Bunu her zamanki gibi trajediden daha ziyade ironiye yatkın diliyle gerçekleştirir. Kapı Bekçisi?nin kaderi Marksist kültüralist ve estet Raymond Williams?la tanıştıklarında çoktan değişmeye başlar… Williams herkese ve her şeye rağmen onlarca entelektüelin yetişmesine nasıl yardımcı olduysa,

Ekşi sözlük’ten açıklama: ‘Hakkımızda linç kampanyası yürütüldü’

Ekşi sözlük’te dini içerikli bir başlık kısa sürede site yönetimi tarafından kaldırılmasına rağmen, olayın üzerinden günler geçtikten sonra yandaş basın siteyi hedef haline getirdi. Ekşi sözlük’ten yapılan açıklamada”açıldıktan bir kaç saat sonra kapatılmış bir başlık, olaydan iki aydan fazla zaman geçtikten sonra ve başlık hala yayındaymış gibi bahsedilerek insanlar provoke edildi, ağır hakaretler ve tehditler içeren bir linç kampanyası yürütüldü” denildi.

Ekşi sözlük tarafından yapılan açıklama şu şekilde:

“son bir kaç gündür internet’te yer alan provokasyon amaçlı yalan haberler nedeniyle twitter’da yaşanan linç hareketi üzerine açıklama yapma gereği doğmuştur.

Mekân Toplum ve Siyaset Üzerine – Editörler: Aysun Koca, Esra Kaya, Çare Olgun Çalışkan, Gürkan Akgün

?Mekân? konusunda giderek daha çok kelâmın edildiği bir dönemi yaşıyoruz. Çünkü özellikle 2000?li yılların sonrasında mekân ülkenin temel ekonomi politikalarının merkezine yerleşerek bir sermaye biriktirme aracı haline geldi. Kentlerin bizzat kendisinin pazarlandığı, birbiriyle yarıştırıldığı bir dönem elbette ki, daha da keskinleşen eşitsizlik biçimlerini beraberinde getiriyor. Yıllardır oturduğumuz evimiz, sokağımız, okulumuz, hastanemiz, mahallemiz, kentimiz, köyümüz, derelerimiz, ormanlarımız birer yaşam alanı olmaktan çıkıp piyasa terimleri ile açıklanır hale geldikçe

Gözetim Çalışmaları – David Lyon

David Lyon’un eseri; kapsamı, dengesi ve berraklığıyla en içten saygımızı ve takdirimizi hak ediyor. Şayet gözetim üzerine tek bir metin okumak zorunda bırakılsaydık, tereddütsüz bu kitabı seçerdim.
-Ursula M. Franklin, Toronto Üniversitesi-

Yeni yeni filizlenen gözetim çalışmaları alanına anlaşılır bir dille yazılmış, kapsamlı ve dengeli bir giriş. Verilen kesin (ve fazlasıyla sağlam) yanıtlar oldukça etkileyici. Öte yandan bu kitap doğru sosyal bilimsel ve ahlâki soruları sormak gibi faydalı bir işe de girişmiş.

Kentsiz Kentleşme / Yurttaşlığın Yükselişi ve Çöküşü – Murray Bookchin

Bugün, insan ilişkilerinin ayrışmaya başladığı bir dünyada yaşıyoruz. Akıl bedenin, düşünce maddenin, birey topluluğun, klent kuşakları kentlerin, kentler kırsal kesimin, insanlık ise “vahşi ve yola getirilmesi güç” olarak görülen doğanın karşısında yer alıyor. Böylesi “yoksun” bir noktaya evrilmemizde en büyük pay sahibi olan ulus-devlet ise artık totaliter bir karaktere bürünmüş durumda. Politika, kentsel ve katılımcı özünden koparılıp”devlet”e indirgenmiş, yurttaşlar vergi mükellefi birer “seçmen”e dönüştürülerek etkisizleştirilmiştir. Toplumsal sorunlarda söz sahibi olan bir zamanların aktif yurttaşı,

“Yav İşte Fabrikalaşak” / Anadolu Sermayesinin Oluşumu: Kayseri-Hacılar Örneği – Kurtuluş Cengiz

?Günücülük. Yani azim etmek. Azim etmek, yani mücadele etmek. O hedefe ben de varacağım demek… Günücülükte adam, ?Ağabey onun var benim niye olmasın ya! Ben de çalışırım. Benim neyim eksik. Düşünürüm, koşarım, kovalarım, çalışırım!? der – ve neticede Hacılarlı?da bu var.?

?Afrika?daki adamları internet?ten, sanayi odalarından, ticaret odalarından oralardaki bizim Türk ataşelerinden buluyoruz… Ben Cezayir?e gittim Tunus?a gittim. Tunus?ta vardım ticari ataşenin yanına. Bayan da bir hanımefendiymiş. Çok da ilgilendi bizimle. Selamünaleyküm Aleykümselâm.

Toplumsal Hareket Algımız ve Gezi Direnişi – Yavuz Yıldırım

Toplumsal hareketler, Türkiye?de çok fazla önemsenmeyen ve her zaman kurumsal muhalefetin arkasında kalmış bir alan. Partinin ya da sendikanın öncülüğünde yürütülecek muhalefetin daha etkili olacağına olan inanç ya da bunun tarihsel birikimi ile hareketler, sadece kurumsal olana destek vermekle yükümlü bir alt-alan olarak görüldü. Sadece toplumsal mücadele tarihimizde değil akademik çalışmalarda da bu alanı çok önemsediğimiz söylenemez. Bu konuda, 1968?i Avrupa ve Amerika?dan farklı yaşamış olmamızın etkisi var tabii. Onunla birlikte, bugün hala izlerini gördüğümüz devlet kültü,

Toplumsal Düzenin İnşası (Polis Erkinin Eleştirel Teorisi) – Mark Neocleous

Kimse işçi olmayı kolayca kabul etmedi, gönüllü olmadı, rıza göstermedi.
İnsanlar arasındaki ilişkilerin şeyler arasındaki ilişki haline dönüşmesinin hem kendisi hem de doğrudan sonucu ücretli emek kategorisinin olağanlığın ve sıradanlığın ardına itilmesi olmuştur. Bununla beraber polisin tarihsel işlevi de görünmez kılınmıştır: Sermayenin toplumsal iktidarının ve ücret biçiminin yerleştirilmesi için devlet adına gerçekleştirilen muazzam ölçekli polis harekâtının merkeziliği.

Türk ve Yunan Romanlarında “Öteki” ve Kimlik – Herkül Millas

Herkül Millas’ın iki ülke ilişkilerini ele alan “Türk ve Yunan Romanlarında Öteki ve Kimlik” adlı yapıtı, Türk edebiyatının çeşitli safhalarında Yunan/Rum kimliğine biçilen kaftanı etüd ediyor. 450’ye yakın edebi eseri inceleyerek hazırlanan bu tez çeşitli siyasi/sosyal huzursuzluklara atmosfer yaratan edebi iletişim ağını gözler önüne seriyor.

‘Öteki’ ve ‘kimlik’ kavramlarını siyaset sosyolojisi ve edebiyat sosyolojisi disiplinleri ışığında sorgulayan ve son bölümde

Sefiller Kervanı – Tasos Avgerinos

Tasos Avgerinos’un ‘Sefiller Kervanı’ adlı öyküler kitabı, ekim 2007 tarihinde, Evrensel Basım Yayın?dan çıktı. 1945 doğumlu olan yazar, Muğlalı bir göçmen ailenin çocuğu. Atina’da yaşıyor. 12 öykünün yer aldığı kitap için, çevirmen Rıza Özlütaş, Önsöz’de mübadillerin neler çektiğini, haliyle de öykülerin nasıl oluştuğunu şöyle anlatıyor:
‘Resmi tarih, Kurtuluş Savaşı sırasında Yunanlıların denize döküldüğünü yazar ve orda biter. Sonrası bilinmez. Yüzyıllarca kök salıp tarlasını, bağını, bahçesini sulayıp üzerine okullar,

Papağan Teoremi – Denis Guedj

( * ) 2010 yılında kaybettiğimiz Denis Guedj, Bilim tarihi profesörüydü. 1940 Cezayir doğumlu Guedj, matematiği yetişkinler ve gençler için anlaşılır hale getirmek için günlük gazetelerde köşe yazarlığı yapmıştı. Bu kadarla da yetinmedi, çok sayıda romanda yazdı. Fransa’da satış rekorları kıran, yirmi dile çevrilen ‘Papağan Teoremi’, romanları arasında en önemlisiydi. ‘Papağan Teoremi’, bir zamanlar Türkiye’de de çok satan ‘Sofi’nin Dünyası’ ile karşılaştırılabilir. ‘Sofi’nin Dünyası’nda Jostein Gaarder, felsefeyi kolaylaştırmak,

Sintinenin Dibinde (T. C.’nin Hukuksal Öyküsü) – Emin Karaca

İtalyanca “Sentina” kelimesinden türemiş bir denizcilik terimi olan “Sintine”; gemilerin deniz yüzeyinin çok altındaki, havasız, karanlık bir yeri.

1938 yılı yazında; Nâzım Hikmet ve Hikmet Kıvılcımlı gibi sivil Komünistlerle, bir grup bahriyeli er ve erbaş, Donanmanın amirallik gemisi Yavuz’un sintinesinin dibine indirildi. Güya; “Astı üste itaatsizliğe sevk ve tahrik” ederek, Donanmada isyan çıkarmak istemişlerdi. Çok ağır cezalara çarptırıldılar.

Popüler Kültürden TV Sömürgesine – Ahmet Oktay ‘Nerede bir gösterge varsa, orada ideoloji de vardır.’ Voloşinov

‘Nerede bir gösterge varsa, orada ideoloji de vardır.’ Voloşinov’a ait bu cümle, Bütün Eserleri’nin bu dördüncü cildinde bir araya getirdiğim kitapların öngördüğü amacı yeterince özetliyor.

Adı geçen yapıtlarda, yazılı ve görsel basında yayımlanan çeşitli ürünlerde sunulan içeriğin nasıl bir anlamlamaya yol açtığını ve bu anlamlandırmanın izleyicileri doğrudan doğruya egemen sınıfların bakış ve düşünce açısına uyumlandırmayı amaçladığını göstermeye çalışıyordum.

Rızanın İmalatı (Kitle Medyasının Ekonomi Politiği) – Edward S. Herman, Noam Chomsky

“Rızanın İmalatı” medya analizinde çığır açmış bir başyapıttır. Kitle medyası ile gündelik ilişki içinde olan ve kurulu düzenin karmaşık, çok yönlü ve yoğun propaganda bombardımanına maruz kalanlar için aydınlatıcı bir başucu kitabıdır. Aynı zamanda, iletişim akademisyenlerinin, mesleki olarak medya alanında konumlanma perspektifine sahip öğrencilerin ve medya çalışanlarının yüzleşmesi gereken temel bir başvuru kaynağı ve ders kitabıdır. Kitap, kitle medyası yoluyla halkın nasıl yönlendirildiği ve yönetildiğini gösterdiği için aynı zamanda sosyolojinin de alanına girer. Kuramsal içeriğiyle sosyoloji bölümleri için de temel bir kaynak işlevi görür.