Kürek Mahkumu Şair!

Kürek Mahkumu Şair!

İnsanlık tarihi boyunca idamdan sonra verilen en ağır ceza kürek mahkumiyetidir. "Forsa" ya da "ayağı bağlı" anlamına gelen ...

devamı

Titanic Gemisi ve Kürtler!

Titanic Gemisi ve Kürtler!

1925 yılında başlayan Şeyh Sair İsyanı'yla alevlenen Kürt ayaklanmaları dönemi, Korgeneral Abdullah Alpdoğan'ın yönettiği Dersim harekatıyla son bulur. ...

devamı

Bu Haftaki Penguen Dergisi’nin Kapağı

Bu Haftaki Penguen Dergisi'nin Kapağı

Bu Haftaki Penguen Dergisi'nin Kapağı Haftalık Mizah Dergisi Penguen 'in sırayla önceki sayılarının kapakları

devamı

Dostoyevski / Budala; İsa’ya az kala

Dostoyevski / Budala; İsa'ya az kala

Budala, (Henry Troyat’ın da ifade ettiği gibi) Dostoyevski’nin ilk büyük aşk romanıdır. Ne Suç ve Ceza’da Raskolnikov’un Sonya ...

devamı

Vedat Türkali: ‘İstanbul’ şiirini eşimin ve kızımın hasretiyle yazdım

Vedat Türkali: ‘İstanbul’ şiirini eşimin ve kızımın hasretiyle yazdım

‘İstanbul’ şiirinizde “sen ne güzelsin kavgamızın şehri” diyorsunuz, kavga devam ediyor. Sis şairine ithaf ettiğiniz bu şiirin hikâyesi ...

devamı

Vedat Türkali şiirleri “Düşlerimiz ellerimiz sizinledir”

Vedat Türkali şiirleri Düşlerimiz ellerimiz sizinledir

950'den Notlar  Yüce dağ başları dumanlı dumanlı Irmaklar yorgun ağır İnsanlar yapayalnız Nedir üstümüzdeki bu karanlık bulut Irgatın ...

devamı

Vedat Türkali’nin evinde geçirdiğim 3 gün ve “sevdalınız komünistti” – Adil Okay

Vedat Türkali'nin evinde geçirdiğim 3 gün ve sevdalınız komünistti - Adil Okay

Sürgün yıllarımda tanışmıştım Vedat Türkali’yle. Paris’ten kalkmış, onun da sürgününü yaşadığı Londra’ya, 80. doğum gününe denk düşürdüğü “Güven” ...

devamı

Vedat Türkali: Bir Gün Tek Başına’daki Kenan tipini sevmem, karşıyımdır ona

Vedat Türkali: Bir Gün Tek Başına'daki Kenan tipini sevmem, karşıyımdır ona

"Kenan tipinin anlaşılması da gene bizim toplum yapımıza, bu yapının dününü, bugününü anlayış biçimimize bağlı. Romanda açık seçik ...

devamı

Vedat Türkali Romanlarından 5 Kahraman

Vedat Türkali Romanlarından 5 Kahraman

Düşlenenin gücüyle gerçekliği sanki son derece doğalmış ve bir bütünmüş gibi birleştiren, düş kurma cesareti veren büyük yazar ...

devamı

Trajedinin Başyapıtı: Marcel Proust – Bedriye Korkankorkmaz

Trajedinin Başyapıtı: Marcel Proust - Bedriye Korkankorkmaz

Marcel Proust’un hayatını sanat yapıtına dönüştürme azim ve kararlılığı yazara kendimi yakın hissetmemi sağlıyor. Yoksa ilgilendiği ve kabul ...

devamı

Beckett?ın karanlıktaki öyküsü: Echo?s Bones

Yazar Samuel Beckett?ın seksen yıl önce yazıp yayıncısına onaylatamadığı için rafa kaldırılan öyküsü Echo?s Bones 17 Nisan?da yayımlanıyor.
Samuel Beckett seksen yıl önce (1934) hikâyelerini More Pricks Than Kicks (Aşksız İlişkiler, Ayrıntı Yayınları) adıyla bir kitapta toplayıp yayımcısına yollar. Chatto&Windus yayınevinden Charles Prentice, derlemenin on birinci öyküsü olan Echo?s Bones?u okuması çok zor ve

devamını okumak için tıklayınız

66.Sone – William Shakespeare (Çeviren: Can Yücel)

66. SONE
Vazgeçtim bu dünyadan tek ölüm paklar beni,
Değmez bu yangın yeri, avuç açmaya değmez.
Değil mi ki çiğnenmiş inancın en seçkini,
Değil mi ki yoksullar mutluluktan habersiz,
Değil mi ki ayaklar altında insan onuru,
O kızoğlan kız erdem dağlara kaldırılmış,
Ezilmiş, horgörülmüş el emeği, göz nuru,
Ödlekler geçmiş başa, derken mertlik bozulmuş,

devamını okumak için tıklayınız

Lev Tolstoy, Dickens ve Balzac için ne dedi?

“Dickens çok akıllıca bir laf etmiş: ‘Hayat bize son dakikaya dek cesaretle korunmak koşuluyla verilmiştir/ Dickens, içli, çenesi düşük bir yazardır, pek de akıllı sayılmaz. Bununla birlikte romanlarını herkesten ve kuşkusuz Balzac’tan da daha iyi kurmayı başarmıştır.

Birisi şöyle demiş: “Pek çok kişi kitap yazma ihtirasına kapılmıştır, ancak pek az kişi daha sonra

devamını okumak için tıklayınız

Eserleriyle Çarlık Rusya’sını bir doktorun hastalığı teşhis etmesi gibi anlatan yazar, Anton Pavloviç Çehov

“Sanırım Anton Çehov’la karşılaşan herkes, içinde ister istemez daha yalın, daha doğru, daha kendisi olma isteği duyardı… Çehov hayatı boyunca hep kendi ruhsal bütünlüğü içinde yaşadı; her zaman kendisi olmayı, iç özgürlünü korumayı başardı. Başkalarının özellikle de daha kaba insanların Anton Çehov’dan beklediklerine hiç aldırmadı… Bu güzel yalınlığın içinde, kendisi de yalın, gerçek ve içten olan her şeyi sevdi ve kendine özgü bir güçle başkalarına da yalın olmayı öğretti.” Maksim Gorki

devamını okumak için tıklayınız

Ethem Sarısülük davası 7 Nisan’da görülecek

Ethem Sarısülük’ün ölümüne ilişkin dava, 7 Nisan 2014’te Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi’de görülecektir.
(Fotoğraflar: Ayhan Hüseyin Ülgenay)

Ethem Sarısülük (1986 – 12 Haziran 2013), 2013 Taksim Gezi Parkı protestoları sebebiyle Ankara, Kızılay’da bulunan Güvenpark’taki eylemcilerden biridir. Ahmet Şahbaz adlı polis tarafından başından vurularak ağır yaralanan Sarısülük, 14 gün yoğun bakımda kaldı. 12 Haziran tarihinde beyin ölümü gerçekleşen Ethem Sarısülük, 14 Haziran 2013 tarihinde saat 15.15’te Ankara Numune Hastanesi’nde vefat etti. Otopside mermi çekirdeğinin beynin içinde olduğu rapor edilmiştir.

devamını okumak için tıklayınız

Burjuva Sanat – Proleter Sanat ? Devrimci Sanat Ayrımı Var mı Ya da Sanat hakkında sorular… – Adil Okay

Yazımın başlığı iddialı oldu değil mi? Evet, ?Burjuva sanat – Proleter sanat – Devrimci sanat? kategorileri tartışmaya açıktır. Devrimci sanatçı, burjuva sanatçı? diyebiliriz elbette. Ya da bir sanatçının devrimci mücadeleye katkısı sorgulanabilir. O takdirde de sanat değil ?etik? tartışırız. Çünkü sanatın biricikliği ilkesi esastır. Yani bir esere öncelikle ?sanat mı – değil mi? diye bakmak gerekir kanısındayım. ?Proleter sanat mı, devrimci sanat mı, burjuva sanat mı? diye değil. Soru, sanat felsefesi açısından yanlış. Neo-liberal dönemde

devamını okumak için tıklayınız

Mağaradaki Kitap – Can Başkent

0.

Platon?un mağara alegorisini düşünün. Hani şu sadece gölgeleri, perdeye (duvara) yansıyan görüntüleri görebildiğimizi, ?gerçeğinse? bu olmadığını, hakikatin, gölgelerin ötesinde ve üzerinde olduğunu anlatan düşünce deneyi. Platon?a göre içinde yaşadığımız dünya ve hayat da böyledir – görüntülerle oynar dururuz, hakikatsa bu değildir. Biz ancak hakikatin yansımalarıyla kendimizi avuturuz.

Yüzyıllardır kağıda basılan, mücellitlik ve hattatlık gibi sanatlarla zenginleştirilen matbu kitabın da ?hakiki kitabın? bir yansıması

devamını okumak için tıklayınız

Hürriyet – Paul Eluard (Çevirenler: Melih Cevdet Anday – Orhan Veli Kanık)

HÜRRİYET
Okul defterlerime
Sırama ağaçlara
Kumlar kar üstüne
Yazarım adını

Okunmuş yapraklara
Bembeyaz sayfalara
Taş, kan, kağıt veya kül
Yazarım adını

devamını okumak için tıklayınız

Lev Tolstoy, Andersen ve masalları için ne dedi?

?Marko Vovçek?in çevirisiyle yayınlandığı zaman, bu masalları anlamamıştım. On yıl kadar sonra ise bu küçük kitabı alıp okudum ve Andersen?in çok yalnız bir adam olduğunu bir anda bütün açıklığıyla hissettim. Çok yalnız. Hayatını bilmiyorum; herhalde serserice bir yaşam sürüyor, çok geziyordu. Bu da onun yalnız olduğu konusundaki hislerimi kanıtlar. Bu yüzden

devamını okumak için tıklayınız

Zamanımızın Bir Kahramanı – Mihail Yuryeviç Lermontov

“Her kitapta önsöz, hem ilk hem de son şeydir. Ya eserin amacını açıklamak için yazılır, ya da onu haklı göstermek, eleştirmelere cevap vermek için. Ama okurlar, genellikle, ne ahlaki amaçlarla ne de eleştirilerdeki saldırılarla, ilgilenirler; onun için de önsözleri okumazlar. Yazık ki her yerde böyledir bu, özellikle bizim ülkemizde.
Halkımız hâlâ öyle toy, öyle saftır ki, sonunda “kıssadan hisse” çıkaramadığı bir öyküyü anlamaz. Bakarsınız gülünç bir yeri atlar, bir hicvi kavrayamaz; yani kötü yetiştirilmiştir

devamını okumak için tıklayınız

Mehmet Özçataloğlu

Yazarın Yazıları ?Melodiyle Örülü Bir Sınıf? ?Charlie Small ve Yer Altının Gizemi!? ?Kitaplar Üzerine Bir Kitap? ?İnsan Olmaya Dair?/ Karlar Altındaki Ülke? ?Büyülü Kuş?la Başka Diyarlara?? “Sevdalı Bulut Masalı” ?Aslan Tomsonlar Ülkesi? ?İstasyonda Vals? ?Şahmaran? ?Sanatın İçine tükürülmesin diye!? ?Hüzünbaz Öyküler? ?Kardeşimin Hikayesi Bu Eleştiriyi Haketmedi!? ?Ya Yaşar Kemal Olmasaydı?? Ot var, sevdalığa çare var, … devamını okumak için tıklayınız

A.Kadir Şahin

Yazarın Çalışmaları

Howard Fast’tan Nâzım Hikmet ‘e bir şiir…

Kendi duvarların nasıl tutamadıysa kelimelerini,
bizim duvarlarımız da tutamadı, kardeşim,
kelimelerin buldu bizi.
O gün cezaevinde geldi yanıma
pek iyi bildiğin cezaevi fısıltısıyla
o ince yazar, Albert Maltz…
Hayatı anlatan şeyler söylemekti onun suçu da,
barışı, umudu, özlenen şeyleri…
Özgür olduğunu söyledi bana.

devamını okumak için tıklayınız

Mem û Zîn; birbirine aşık olan ancak kavuşamayan iki gencin trajik öyküsü, Ahmed Hâni (Ehmedê Xanî),

Mem û Zîn; Ahmed Hâni’nin (Ehmedê Xanî), 17. yüzyıl’da Kürtçenin kurmanci lehçesiyle yazdığı ilk Kürt mesnevisidir.* Xani bu eserde, birbirine aşık olan ancak kavuşamayan iki gencin trajik öyküsünü anlatır. Bu hikâye milattan çok önceden bu yana halk arasında söylenen ve mitolojik nitelik kazanan bir destandır. Yazar bu destandan ilham alarak o hikâyeyi kendi çağının yaşantısına göre somut bir kalıba dökmüş, çağdaş bir üslupla yazmıştır. Bu suretle hem destanı kaybolmaktan kurtarmış, hem de insanlığa ölmez bir eser armağan etmiştir.

devamını okumak için tıklayınız

Markopaşa ‘Toplatılmadığı zamanlar çıkar’ veya ‘Yazarları hapishanede olmadığı zamanlar çıkar.’

Markopaşa haftalık mizah dergisi; Sabahattin Ali, Aziz Nesin, Şerif Hulusi, Rıfat Ilgaz ve Mustafa Mim Uykusuz?un yazarlığını yaptığı 1946 yılında yayın hayatına başlayan Türkiye basın tarihinin en yüksek tirajlı yayınlarından biridir. Sabahattin Ali başyazarlığını, Mustafa Mim Uykusuz da çizerliğini üstlenmiştir.
O dönemlerde adeta ana muhalefet gibi etki gösteren derginin yazarlarına karşı birçok dava açılmış, kimi sayılar toplatılmış ve hatta dergi ismindeki Paşa kelimesinden dolayı zamanın “Milli Şef”i İsmet Paşa ile alay ediyor diye kapatılmıştır.

devamını okumak için tıklayınız

Medya ve Savaş Yalanları / Gerçekler Nasıl Karartılıyor – Lenora Foerstel

Günümüzün siyasal-toplumsal yapısını kavramak açısından medya neden bu kadar büyük bir önem taşıyor? Medya, hükümetle birlikte yönetici sınıf rolünü oynar. Peki bu rolün gerçekleşmesinde kullanılan entrikalar nasıl yaşama geçirilir? ABD medyasının büyük başarısı olarak sunulan “Watergate Soruşturmaları”nın sulandırılması ve gerçeklerin örtbas edilmesinde ABD medyası nasıl kilit bir rol oynadı? ABD medyasının öve öve göklere çıkarttığı Haitili “özgürlükçü din adamı” Aristide, iktidara geldikten sonra

devamını okumak için tıklayınız