Yalnızgezerin Düşleri – Jean Jacques Rousseau

Rousseau’nun yaşamının sonuna doğru kaleme aldığı Yalnızgezerin Düşleri aklından geçenleri yansıttığı on bölümden oluşuyor. Rousseau’nun Paris ve civarında yaptığı yürüyüşlere, bu esnada karşılaştığı insanlarla ilgili gözlemlerine, bitki âlemi ve tıp ile ilgili görüşlerine, eğitim ve çocuk yetiştirme konularına bakış açısına ve dönem aydınlarına yaklaşımına ışık tutar nitelikte olan eser, düşünürün hayatının bu son evresinde geldiği noktayı daha iyi kavramak açısından da büyük önem taşıyor.

Bir Roman Okudum ve Hayatım Değişmedi (Livaneli – Kardeşimin Hikayesi) ? Selma Sayar

Yaşamda her insanın hayranlık duyduğu, bağlandığı önemli kişilikler mutlaka vardır.
Şair, yazar, sanatçı, politikacı?
Bu kişiliklerin ünlü olması, onlara duyulan hayranlığı hep zirvelere taşır.
O, mutlaka yüreğimizin kendisine ayrılan özel yerinde varlığını sürdürür.

? ?Bu satırların amatör yazarı,

Tencerenin Dibi – Gülazer Akın

Gülazer? Bir ağır mahpus? Ve bir yeni roman

Gülazer Akın. 1975 Bitlis ili Ahlat ilçesi doğumlu bir ağır mahpus. Çocuk yaşta katılmış özgürlük mücadelesine, genç yaşta girmiş mahpus damına. 1996?dan bu güne tam 18 yıldır zindanda. Deyim yerindeyse mahpusta büyümüş. Ama yıllar onun onurlu inadından hiçbir şey eksiltmemiş. İlk gençlik yıllarının idealleri, ?geçici heves? olarak kalmamış. Özgürlük ve eşitlik sevdası kendi gibi yasaklara, tecride ve F tiplerine rağmen

Dışarıya kabadayılık, iç telaştan; maliyeti ise yüksek – Mustafa Sönmez

RTE vites yükseltti. Mısır?da Müslüman Kardeşler ve lideri Mursi ile dayanışmasını herkese her gün bir kafa atarak dünyada ?yalnızlık? pahasına yapıyor bunu. Danışmanı Kalın, bunu bir de ?değerli yalnızlık? olarak adlandırarak yüceltmiş. Hangi danışmanı akıl etti bilinmez , Fransız TV?sinde yayınlanmış bir paneli ?müthiş belge? olarak gösterip İsrail?e veryansın etti RTE. İsrail?in şu andaki Adalet Bakanı Livni ile Museviliğinden çok, ünlü bir Fransız düşünürü olarak bilinen Bernard Henry Levi vardı panelde. İki yıl önce yapılan ve youtube?dan

Türk Sinema Tarihinden Fragmanlar (1896 – 1945) – Ali Özuyar

1896- 1945 yılları arasındaki yarım asırlık süreç Türk sineması için oldukça ilgi çekici bir dönemdir. Bunun nedeni, o dönemde yaşanan yoğun siyasi ve toplumsal olaylar ile tüm bunların arasında adeta sıkışan sinema ve sinemacıların verdiği olağanüstü varoluş mücadelesidir. 26 makaleden oluşan bu kitap işte bu yarım asırlık süreçteki önemli tarihi olayların sinemaya ve sinemanın da bu olaylar üzerindeki etkilerini konu ediniyor.

Çocuk Yazınımız ve Şaban Akbaba – Musa Artar

?Çocukluğu olmayan ?yazın? ın büyüklüğü de olmaz.?

Şaban Akbaba? yı uzun süredir izliyorum. Şiirlerini, öykülerini, romanlarını, gezi-yorumlarını ve bütün bu türlerin çocuklar için olanları da içinde olmak üzere tüm ürünlerini çok yakından tanıyorum.
Yazınımızın her alanında ürün vermeyi sürdürse de son dönemlerde özellikle çocuklar için yazdıklarıyla öne çıkıyor Şaban Akbaba. ?Çocuk Yazını? kavramı (?var mı, yok mu, olmalı mı, nasıl olmalı?? noktasında) tartışıladursun, o durup dinlenmeksizin

?Varmak? İçin Değil ?Gitmek? İçin Çıkmak Yola? – Ahmet Eroğlu

Radyoda ki sunucu, Ümit Yaşar?ın;
?Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın,
Denizler ortasında bile yelkensiz bıraktın,
Öylesine yıktın ki bütün inançlarımı;
Beni bensiz bıraktın; beni sensiz bıraktın? Dizelerini öyle içten, öyle etkileyici seslendiriyor ki; yürekten vuruyor sizi!
Vurgun yiyen yüreğinizin bütün derinliklerinde yankılanıyor artık o dizeler.

Gazete Yazıları (New York Tribune İçin Gönderilmiş Yazılardan Seçmeler) – Karl Marx

Karl Marx, Kapital üzerine çalışmalarını sürdürebilmek amacıyla 1852’den itibaren dokuz yıl boyunca New York Tribune için dış muhabirlik yaptı. Bu süre boyunca Çin ile Britanya arasındaki afyon savaşları, Hindistan’daki sömürgecilik, ayaklanmalar, İngiltere’de sözde demokrasinin ardındaki sahtekârlıklar, sömürü ve açlık, Yunan ayaklanması ve Osmanlı İmparatorluğu, İspanya İç Savaşı, köle ticareti, Amerikan Kuzey-Güney Savaşı ve bunun Britanya’daki yansımaları, ticaret krizleri ve

Can Yücel’in vasiyeti yerine getirildi. ‘Devrimciler ormanı’ gerçek oldu

Can Baba’nın orman vasiyeti nihayet gerçekleştirildi… Seferihisar Belediyesi ve yazar-şair Cezmi Ersöz’ün ortaklaşa projesiyle hayata geçen Can Yücel Ormanı’nda Deniz Gezmiş’ten Uğur Mumcu’ya, Harun Karadeniz’den Abdi İpekçe’ye, Nesimi Çimen’den İbrahim Kaypakkaya’ya, Musa Anter’den Hrant Dink’e, Ethem Sarısülük’ten Abdullah Cömert’e, Ali İsmail Korkmaz’dan Mehmet Ayvalıtaş’a öldürülen her devrimci için birer fidan dikildi.

Hegemonya İlişkilerinin Dünü, Bugünü ve Geleceği (Neo-Gramsci’ci Bir Bakış) – Yeliz Sarıöz Gökten

Dünya düzeninde yaşanan her krizin ardından kapitalist sistemin sonuna gelindiğine yönelik tartışmalar ortaya çıkmıştır. Gelenek 2008 yılında başlayan küresel krizin ardından da bozulmamış, “bu kriz, o kriz mi”sorusu akıllara gelmiştir. Yine süreçte bir taraftan neoliberal kapitalizmin çözüleceği yönünde saptamalar yapılırken, diğer taraftan ABD hegemonyasının görünür gerileyişine ve yeni güç dengelerinin nasıl biçimleneceğine yönelik görüşler ileri sürülmektedir. Söz konusu dönemde bir taraftan G-20 ülkelerinin bir araya gelerek aldıkları

Teknoloji ve İnsan 1 – Nejdet Evren

Teknolojik ilerleme ile insan hayatına yeni-yeni araçlar dahil olmaktadır. İnsan türünün el, tırnak ve dişlerinden oluşan ilk aletleri gibi tüm aletler onun var-oluşunu sağlamaya yönelik olması gerekendir. Ancak, sermayenin marjinal kar eğilimi araçların insan türünün varlığını sürdürmeye yönelik olmalarından çok insanı araca tabi kılarak emek-yoğunluğunu sağlamaya yönelmiştir. Bu da, insan yerine teknik araçların ikamesi ile insanın atıl hale getirilmesine, robotlaşmaya, metalleşme eğilimi göstermektedir. Her bir

Felsefenin Arzusu: Politika (Diyalektiğin Diyalektik Gelişimi ve Onto-Politika) – Ersin Vedat Elgür

“Dışlama amacıyla olsa bile felsefeyi muhatap aldığı an din, nasıl ki kendini içeriden yıkacak ‘turuva atı’nı bünyesine katmışsa, şimdi de felsefe, ‘yığın’ı ve gündelik hayatı bir kere muhatap aldığında, kendi gerçekleşmesinin ve dolayısıyla aşılmasının muhatabı olarak politikayı içeri almıştır. Tarihin gerçek sorunlarını kavramsallaştırmak ve rasyonalize etmekle meşgul felsefe, gerçekliği kendi düzeyine çekip politikleşirken, politika da kendi nesnesini felsefeleştirmekte ve felsefenin doğal verilmişlik olarak kabul ettiği ön-varsayımları

Ender Özbay

Yazarın Yazıları Savaş Sancısı ve Türkülerin Çağrısı ?Her Dem Yeni? / Can Yücel Adnan Yücel Şiiri Üzerine Bir Deneme

Kapitalizm ve Şizofreni için Kullanıcı Rehberi (Deleuze ve Guattari’den Sapmalar ) – Brian Massumi

Kapitalizm ve Şizofreni İçin Kullanıcı Rehberi, Fransız filozoflar Gilles Deleuze ve Felix Guattari’nin ortak eserlerinin eğlenceli ve kesinlikle pratik, ayrıntılı bir analizidir. Metnin sonundaki ayrıntılı notlarla birlikte okunduğunda, aynı zamanda Deleuze’ün felsefi eserinin tamamına yönelik oldukça zengin, akademik bir yaklaşım sunmaktadır. Ve nihayet, Brian Massumi’nin çağdaş sanattan, bilimden ve popüler şehir kültüründen veridiği birçok açık örnek, bu kitabı postmodern tartışmalara dair önemli, ve belki de merkezi bir metin kılmaktadır.

1871 Paris Komünü Tarihi 1. Cilt (Kuruluş ve İktidar) – Prosper Olivier Lissagaray

Paris Komünü Üzerine Bir Klasik

Paris Komünü üzerinden yola çıkan değerlendirmelere çokça rastlanır. Özellikle dünyada ve Türkiye’de son yıllarda başlayan, arkasının kesilmeyeceği de anlaşılan isyan dalgasıyla beraber bu tür değerlendirmeleri daha çok duyacağımız da kesin. Ancak bu denli yoğun atıf yapılan Komün’de tarihsel olarak neler yaşandığı ülkemizde çok az bilinir.

Paris Komünü nasıl ortaya çıktı? Gün gün neler yaşandı? Hangi tarihsel deneyimler nasıl oluştu? Komün nasıl bastırıldı? Sonrasında