Okurluğun Dikenli Yolları – Onur Koçyiğit

Modern toplumlarda, okur-yazar olmak önemli bir ölçüttür. En azından sistem ve bileşenlerinin bize ?ol? dediği durumlardan birisidir. Mesele, okuma ve yazma pratiğinin ?nasıl? şekilleneceği yönünde fikir yürütülen bir tartışma konusu haline geldiğinde, başka birçok problemi de beraberinde getirir. Okuma-yazma pratiği nasıl yapılacaktır? Yöntemleri nelerdir? Yöntem aramak/yaratmak gerekli midir? Okunması gerekenler skalası nasıl yaratılmıştır? Klasikler neden klasiktir?

Kapital’i Sahnelemek’e ilişkin – Kansu Yıldırım

Fredric Jameson?ın Kapital?i Sahnelemek kitabını, Kapital?i inceleyen, betimleyen, Kapital?e ilişkin birincil ve ikincil tartışmaları yürüten diğer kitaplardan ayıran en önemli iki özelliği şöyle izah edebiliriz: Birincisi, Jameson?ın ekonomik düzeye gömülü kalmadan, Marx?ın siyasal iktisada dair kavramsallaştırmalarını felsefi düzeyde ele alması; ikincisi, Jameson?ın nevi şahsına münhasır dili ve yorumları. İlaveten belirtmek gerekir ki, Jameson, Kapital?in ilk cildi üzerinden kavramları ve kategorileri haritalandırırken,

Çalışarak Yaşamak ya da Savaşarak Ölmek / Küresel İşçi Sınıfı Nasıl Oluştu? – Paul Mason

1800’lerdeki ilk fabrika grevlerinden 1930’larda faşizm tarafından yok olmanın eşiğine getirilişine kadar dünya emek hareketinin destansı tarihi eşliğinde yeni işçi sınıfının öyküsü…
Lyon dokuma işçileri, gökyüzünü fethe kalkan Paris Komünarları, kanlarıyla 1 Mayıs’ı yaratan Amerikan işçileri, Birinci Dünya Savaşı’nı durdurmaya çalışan Alman metal işçileri, İtalya’da işçi konseyleri, Çin işçi sınıfının doğuşu, Yahudi işçi örgütü Bund…
Heyecan verici tarihsel anlatı günümüz cephe hattında yapılan röportajlarla harmanlanıyor. Hüznü ve neşesiyle, yenilgisi ve başkaldırısıyla bir sınıfın öyküsü…

Ana – Maksim Gorki. Bir başkaldırı ve umut romanı.

Maksim Gorki’nin Sovyet devrimi öncesi yazdığı Ana romanı, İlk basımı 1906 yılında ABD’de kaleme alınmış, aynı yıl New York’ta yayımlanmıştır. Bütün dünyada büyük yankı uyandıran roman, iki yıl gibi kısa bir süre içerisinde pek çok dile, hatta bu arada Türkçeye çevrilmiş, Tanin gazetesinde 1908-1909 yıllarında tefrika edilmiştir. Gorki romanında Rus köylülerinin ve işçilerinin ağır yaşam koşullarını öfkeyle ve ustalıkla betimlemekle kalmaz; burjuva-aristokrat sistemin karşısında en eylemli ve en ilerici güç haline gelmekte olan sosyalist hareketin ilk filizlerini de gösterir.

Haymarket / 1 Mayıs’ın Romanı – Martin Duberman

1870’lerin grev dalgalarıyla sarsılan Amerika Birleşik Devletleri; emekçi hareketinin 8 saatlik işgünü hakkını elde etmek için verdiği kararlı mücadele; büyük gösterilere şahit olan Chicago; 1 Mayıs 1886’da bütün ABD çapında 350 bini aşkın kişinin katıldığı büyük grev; 4 Mayıs’ta Haymarket Meydanı’nda toplanan işçiler dağılmak üzereyken, kalabalığın ortasına ve onların üstüne yürüyen polislere atılan bir bomba; hemen ardından başlayan cadı avında sekiz önderin tutuklanması; Albert Parsons, August Spies, Adolph Fischer ve Georg Engel’in asılarak idam edilmeleri, Louis Lingg’in ağzında dinamit patlatarak intihar edişi…

1 Mayıs’ın kökenleri nelerdir? * – Rosa Luxemburg

Sekiz saatlik işgününü kazanmanın bir aracı olarak bir işçi bayramı kutlamasının kullanılması fikri ilk olarak Avustralya’da doğdu. İşçiler 1856’da, sekiz saatlik işgünü talepli bir gösteri olarak, mitingler ve kutlamalar eşliğinde bir günlük genel grev yapmaya karar verdiler. Bu kutlamanın tarihi de 21 Nisan olacaktı. İlk başta, Avustralyalı işçiler bunu sadece 1856 yılı için düşündüler. Fakat bu ilk kutlama Avustralya’nın işçi kitlelerini ateşleyip yeni bir heyecana iterek, üzerlerinde o kadar güçlü bir etki yaratmıştı ki, bu kutlamanın her yıl yapılmasına karar verildi.

Sahiden, işçilere kendi başlarına karar verdikleri kitlesel bir iş bırakmanın verdiği özgücüne

“Bencil Gen”in Sorunları – Gökhan Akbay, Mehmet Somel

?Gen Bencildir? (The Selfish Gene, 1976) Oxford?lu davranış bilimci Richard Dawkins?in ilk kitabı. Kitap, 1960 ve 70?ler boyunca geliştirilen bir dizi bilimsel teoriyi popülerleştirmek amacıyla kaleme alınmış. Gen Bencildir, doğal seçilimin işleyiş mekanizmalarına dair gen-merkezli bir modeli, hayvan davranışı alanında ilginç örneklerle süsleyerek, sade ve etkili bir dille tanıtır.

Kitabın ana tezi, doğal seçilimin temel biriminin gen olduğudur. Dawkins?e göre genlerin dinamiklerini anladığımız ölçüde doğayı ve canlı davranışını açıklayabiliriz. Başka açıklamalara ihtiyaç azdır ya da yoktur.

O tempora! O mores! – Çağhan Kızıl

Çiçero, Eski Roma?da bir duruşmanın açılışındaki konuşmasında, dönemin değer yargılarından ve yozlaşmadan bahsederken şu sözleri kullanır: ?O tempora, o mores! (Ey zamanlar, ey gelenekler!)? ve ekler: ?Ne kadar kural ve düzen varsa, o kadar az adalet vardır?. Bu konuşma, etkileyici hatibin Roma imparatoruyla yakın bağını nasıl etkilemiştir bilinmez ancak kurallar ve zamanın ilişkisini, hatta zamanı sabitleyen status quo?ya karşı değişimin gerekliliğini vurgulaması açısından tarihe not düşmüştür denebilir. Zaman ve değişim kavramları, üzerinde sıkça fikir yürütülen kavramlardandır.

1 Mayıs 1977?den Kalan Sorular / Dönemin İstanbul Belediye Başkanı Ahmet İsvan ile söyleşi – Zafer Köse

Yalova?nın Çiftlikköy İlçesi?ne bağlı Taşköprü Beldesi?nde bir evin kapısını çalıyoruz. 1973-1977 yıllarında İstanbul?da belediye başkanlığı yapmış olan Ahmet İsvan içeriye davet ediyor.

Dışarıdan bakıldığında köydeki diğer evlere benzese de, içeri girince, burasının bir köy evi olmadığı hemen anlaşılıyor.

İnsanın Yanlış Ölçümü – Ferhat Kaya

Antropolog Michael Little bir söyleşisinde ?Kendi bilim dalımın tarihi hakkında pek konuşmamayı tercih ederdim, çünkü çok mahcup olurdum ve utanırdım? der. Stephan Jay Gould?un İnsanın Yanlış Ölçümü (The Mismeasure of Man) başta antropolojinin ve daha sonra biyolojinin bu utanç verici yüzünü en çıplak hali ile gözler önüne serer. Kitap ilk olarak 1981 yılında Penguin Press, 1996 yılında bazı ekler ve düzeltiler ile Norton Press tarafından yayınlandı. Maalesef Türkçe?ye bugüne kadar kazandırılmamıştı, bu sorumluluğu