2011 Ş. Avni Ölez Şiir Ödül Töreni

2011 Ş. Avni Ölez Şiir Ödülü: Derya Yıldız
2011 Ş. Avni Ölez Şiir Emeği Onur Ödülü: Ali Yüce

17 Aralık 2011 Cumartesi günü saat 15.00 – 18.00 arasında Kurgu Kültür Merkezinde.
Sunan: Ülkü Topçu

Ödül Töreni:
Açış Konuşması: Burhan Günel

Birinci Oturum: Ş. Avni Ölez ve Şiiri
Yöneten: Burhan Günel
Konuşmacılar: Aygül Kılıç Yıldız / Yasemin Külte

ARA
İkinci Oturum: Ali Yüce ve Şiiri
Konuşmacılar: Ahmet Özer / Müslüm Kabadayı

Kabil – Jose Saramago

Saramago’nun ölmeden önce yazdığı son romanı…

José Saramago ölümünden önce yazdığı ve yayımlandığı ülkelerde büyük tartışmalara yol açan son romanında insanlığın kutsal kitaplardaki başlangıcına geri dönüyor.

Adem ile Havva’nın oğlu, kardeş katili, “sürgün ve gezgin” Kabil’le çıkılan bu yolculuk, Eski Ahit’in loş ve tekinsiz diyarlarında, zaman ve mekân kavramlarını altüst ederek, süreğen bir şimdiki zaman içinde, edebiyatla felsefenin kesiştiği dar alanlarda dolaştırıyor okuru.

Suç, ceza, adalet, nefret,

Herkes Tek Başına Ölür – Hans Fallada

“Bir kişi mi savaşır, on bin kişi mi, bu hiç önemli değildir! Eğer tek bir insan savaşması gerektiğini kavramışsa savaşmalıdır!”

Dünya klasiklerinin unutulmuş eserlerinden biri olan Herkes Tek Başına Ölür, ilk baskısından yaklaşık altmış yıl sonra tekrar okurlara kavuşarak hak ettiği ilgiyi görmeye başladı. Amerika, İngiltere, Fransa, Almanya ve İsrail?de yüzbinler satan, yirmiden fazla dile çevrilen ve çevrilmeye devam eden roman, şimdi Everest Yayınları?nın dünya klasikleri dizisi kapsamında ilk defa Türkçede.

1940?ların Berlin?inde, Quangel çifti sıradan sayılabilecek bir yaşam sürmektedir. Otto Quangel, fabrikadaki işine gidip gelmekte, Anna Quangel, Nazi Partisi?nin kadın kolundaki çalışmalarına devam etmektedir. Bir gün,

Mehmet Aksoy

Yazarın Yazıları
Bilimsellik, Yasalar ve Marksizm
Marksizmin Kısa Formülü

Virginia Woolf?un Deniz Feneri?ne dair – Tahir Ürper

Virginia Woolf, Deniz Feneri adlı romanında bana göre ilginç bir yazı tarzı denemiş. Bazı cümlelerinde yazarın sesi karakterin sözüne karışıyor, bazı cümlelerde ise karakterin sesi yazarın sözüne karışıyor. Yazarın böyle bir yazı tarzını benimsemenin nedeni ne olabilir?
Çağrışımlarla romanını kuran Woolf, okuyucunun zihnini bulandırmaya, anın yaşama zevkini okuyucuya tattırmamaya, karmaşık bir aile portresi çizerek, o dönemin siyasi, ekonomik ve kent yaşamına doğrudan değil de, Mrs. Ramsay?ın şahsında göndermelerde bulunur.

Türkiye’de Kapitalizmin ve Sosyal Güvencesizliğin İnşası – Ferhat Akyüz

“Türkiye’de yaşanan sosyal güvenliğe ilişkin dönüşümü analiz eden çalışmasında sevgili Ferhat bu alana ait bildik çalışmalardan farklı bir yol izliyor. Sosyal güvenlik alanında gözlemlenen radikal değişimleri analiz etmek için Cacus’un göz boyama tekniklerinin neler olduğunu anlatıyor. Ferhat çalışmasında sosyal güvenlik alanında neler değişiyor sorusu yerine neden değişiyoru da içeren niçin değişiyor sorusuna yöneliyor. Niçin sorusu ister istemez sosyal güvenliği tanımlayan sosyalliğin biçimlendiği gerçekliğin analizine yönelmeyi gerektiriyor.”
Fuat Ercan

Yeryüzü Masalları – Bülent Habora

Bülent Habora, kendine özgü ustaca stiliyle derleyip aktardığı, gülerek ve düşünerek okunacak Yeryüzü Masalları?nda, Uzak Doğudan Avrupa?ya çok çeşitli ülkelerin geleneksel halk masallarını anlatıyor. Böylece, tatlı dilli bir masalcı misali, bizi uzak ufuklarda dolaştırıp dünyanın dört bir köşesine götürüyor.

Masallarda, canlı ve neşe verici, yer yer komik bir tarzda anlatılan harika maceraları okuyoruz. Halkların sözlü ve yazılı geleneksel mesellerinden damıtılarak günümüze kadar gelen masallarda, anlatılan hayal ürünü olaylar arasında komiklikler, zekice düşünceler, çarpıcı çizgiler, özgün betimlemeler ve hızlı diyaloglar yer alıyor. Hem eğlendirici, hem de yararlı olan masallarda, hoş ve eğlenceli örneklerle,

Seni Halk Adına Ölüme Mahkum Ediyorum – Mitka Grıbçeva

Nazi Ordusunun zulmünün doruğa ulaştığı 1940’lı yıllar. Halk günlük gereksinimlerini bile karşılayamaz bir durumda. Büyük bir acı ve önlenemez bir yoksulluk yaşanıyor. Tüm kötü koşullara ve olanaksızlıklara karşın, halk, kadını erkeği, genci yaşlısıyla direniyor. Faşizme karşı direnenler Vatan Cephesi’nde birleşerek, faşizmin en karanlık günlerinde özgürlük için umut ışığı oluşturuyorlar.

Bu roman o unutulmaz isimsiz kahramanların, direnişinin unutulmaz öyküsüdür. Romanın yazarı Mitka Gribçeva da direnen partizanlardan biri.

Kamil Sümbül?ün “Ana! Esas Duruşa Geç” kitabına dair – Müslüm Üzülmez

kırk kapı açıldı
kırk kapı kapandı
iki gözü iki çeşme
anam içeri alındı

Devrimciler biraz divane olur. Fırtınalara aldırmazlar yürekten menzili uzak umutlara koşarlar. Aşkla yıldızlara bekçilik edip sevdayla güneşin doğuşunu bekler. Gökyüzü mavi özgürlüğün, yaşadıkları topraklar zulmün karanlığı altındaysa geceleri cehennem sıcağında üşürler. Altın başaklı buğday başaklarının herkese yetecek aş, özgürlüğün tüm dillerde coşkuyla söylenen bir türkü olmasını isterler.

12 Eylül’ün İşkence Merkezi DAL – BirGün Kitap

BirGün Kitap yayıncılık tarafından 12 Eylül’ün İşkence Merkezi DAL kitabı yayınlandı. 12 Eylül darbesinin ardından Ankara Emniyeti içinde bir işkence merkezi olarak kullanılan Derin Araştırmalar Laboratuvarı’nı anlatan kitap, Devrimci Yol Davası’nda Savunma’ya ek olarak sunulan ‘İşkence Dosyası’ndan derlenerek oluşturulmuş.

BirGün Kitap, DAL ile ilgili olarak bir bilgilendirme metni yayınladı;

12 Eylül 1980 faşist darbesinin ardından Türkiye derin bir karanlığa boğuldu. Halkın yükselen