Selman Büyükaşık

Yazarın Yazıları
Hayli Yadırgatıcı Bir Roman: Görünmeyen
V. Woolf ve Kimi Yapıtları Üzerine
Politik Bir Roman: Muz Sesleri
Sonuncu, Tahsin Yücel?in Son Romanı mı?
Eflatun Koza Romanını Okumadınız mı?
 “Düş Kırgınları’na Dair

“Grevden Dönenin!” adlı kitaba dair – Münevver Oğan

Celal İlhan?ın yazdığı Grevden Dönenin kitabını yeni bitirmiştim. Ankara?nın karlı ve soğuk havasına karşın Tekel işçilerinin eylemi 39. günündeydi; açlık grevi gündemdeydi. Ankara Aydınlığı Girişimi olarak ziyarete gittiğimizde, işçi temsilcisi, bize ?halkın, demokratik kitle örgütlerinin ve basının desteğinden çok mutlu olduklarını söyledi. Grev çadırlarındaki teneke sobalardan duman ve is kokuları yükseliyordu. Bir işçi, soğuktan morarmış eliyle bize kendi ekmeklerini uzattı. Birkaç kadın işçi ilgimizden dolayı duyduğu memnuniyeti belirtmek için boynumuza sarıldı. Bunlar Tekel işçilerinin direniş çadırlarından birkaç görüntüydü sadece.
Grev, grev süreci neydi? Grev çadırında yaşam nasıldı?
Bunları dışarıdan destekleyerek, işçilerle gönül birliği

Leopar – Giuseppe Tomasi Di Lampedusa

Bazı eleştirmenler, “Leopar”ın yalnız İtalyan değil, dünya edebiyatının bir başyapıtı, 20. yüzyılın en önemli romanlarından biri olduğunu ileri sürer. Roman, Sicilya’da Bourbon Krallığının çöküş yıllarında soylu bir ailenin, özellikle de ailenin reisi Prens Fabrizio Salina’nın yaşamöyküsünü anlatır. 70 yaşına gelmiş, ilginç özellikleri ve uğraşları olan Fabrizio Salina, soylulara özgü dünyanın çöküşüyle birlikte yavaş yavaş ilerleyen kendi çöküşünü de hüzünle yaşar. Israrla sürdürdüğü geleneklerin, içine kapandığı görkemli dünyayı oluşturan öğelerin sessizce kayıp gittiğini, dönüşü olmayan sonun yaklaşmakta olduğunu gözler. Ne var ki, arkadan cıvıl cıvıl bir kuşak gelmekte,

San Fransisko’nun Güneyi (Seçme Hikayeler) – Jack London

Jack London’ın sanatı, toplumsal gerçekçilik tarzına örnektir. Seçtiği konular, doğal bir çevre ve hayattan alınmış karakterlerden yararlanılarak işlenmiş yaşam kesitleridir.

Kutup ikliminde yaşanan ürkünç olayların hikayesi olan Yaşama Hırsı ve Kayıp Yüz, vahşi doğada, tek başına ölümle yüz yüze kalan insanın, hayatının son anına kadar sürdürdüğü ölüm kalım mücadelesini sergilemektedir. İhtiyar Parlay’in İncileri, tropik denizlerin sıcaklığını estiriyor ve heyecan verici bir denizcilik serüveni anlatıyor. Savaş, savaşın insafsızlığını ve getirdiği haksızlıkları dillendiriyor.

Altıncı Koğuş (Seçme Hikayeler) – Anton Çehov

Kısa öykü türünün büyük ustası Çehov, çürümekte olan Rus toplumunu sade bir dille ve izlenimci bir tarzda resmetmiş; taşra hayatını, hayatta başarısız olmuş tipleri betimlemekte, atmosfer yaratmakta üstünlük göstermiştir. 6. Koğuş, Cırcır Böceği ve Sürgünde adlı seçkin öykülerindeki tiplemeler, Çehov’un kaprisli, günü gününe uymaz insan galerisinde yer alır. Bu, tipik Rus “lüzumsuz insan” karakterinin bir varyasyonudur. Bu öykülerde, Çehov’un kahramanlıktan uzak kahramanları, melankoli içinde yaşar; 1880-1890 Rusya’sının sıkıcı, gerici ortamında, tekdüze bir yaşam sürerler. Yazar öncelikli olarak sıradanlık ve bireyleri birbirinden uzaklaştıran can sıkıntısıyla uğraşır, varoluşun sınırlılığını ele alır, insanın hırslarının

Deney – Mario Giordano

1972 yılında Stanford Üniversitesi’nde hapishanenin insan psikolojisine etkisini araştırmak için gerçekleştirilen ama kontrolden çıkarak 6. gününde bitirilmek zorunda kalan Zimbardo Deneyi’nden esinlenerek yazılmış Deney – Kara Kutu, okuyucularını insana ve insanlığa dair varsayımlarını gözden geçirmeye zorluyor.

Bir grup sıradan insan yaratılan cezaevi simülasyonunda mahkum ve gardiyan olarak ikiye ayrılır, ancak çok kısa bir süre içinde kendilerini rollerine öylesine kaptırır ki, “mahkumlar” firar etmenin yollarını aramaya, “gardiyanlar” ise

Ateş Yakmak – Jack London

“Çinago”, “Ateş Yakmak”, “Ablak Suratlı Adam”, “Meksikalı”, “Kaçak”, “Midas’ın Müritleri”

Gelmiş geçmiş en güçlü öykü yazarlarından biri olan Jack London, California Üniversitesinde yazarlık kurslarına devam ederken, yazdığı öykü denemelerini gerçek yaşamda rastlanmayacak derecede vahşi sahnelerle dolu diye eleştiren profesörüne, “Bütün bunları gördüm ve yaşadım,” diye cevap vermişti. Jack London’ın sanatı, toplumsal gerçekçilik tarzına örnektir.

Kitapta yer alan AteşYakmak, Jack London’ın gençliğinde altın aramak için gittiği kuzey kutbuna yakın bölgelerde yaşanan bir olayın öyküsüdür ve vahşi doğada tek başına

Benim Bütün Ördeklerim / Hemu Werdekoken Wi – Christian Duda

Aslında tilki Konrad’ın niyeti anne ördeği yakalamaktı ve az kalsın bunu başarıyordu da. Ama anne ördek, tilkinin geldiğini duyunca yumurtasını geride bırakıp kaçmak zorunda kalmıştı. Konrad yumurtayı dikkatle eve kadar taşıdı. Karnı çok açtı ve yumurtayı sahanda pişirip bir güzel yiyecekti. Ama eve vardığında, önce yumurtanın kabuğu çatladı sonra içinden bir civciv çıktı…

Dostluk, şefkat ve fedakârlık üzerine samimi ve sıcak bir hikâye.

Ji eslê xwe rovî Konrad dixwest werdeka dê bigire û hinek mabû ku serbikefta. Belê gava werdeka dê bihîstibû ku rovî tê,

Şaşı Bunların Hepsi! – Celal İlhan

Otobüs durağının yıpranmış, kir pas içindeki plastik koltuğuna bıraktı kendini.
Gelen ilk belediye otobüsüne binip hem dinlenecek, hem de şu kundura işini enine boyuna bir kez daha düşünecekti.
Biletli yolcular; yaşlıların avare gezmelerinden, koltuk kapatmalarından hoşnut değiller ya olsun. Önünde duran otobüsün alınlığındaki semt adlarına bakmadı bile.
Kısa bir gezintiydi istediği. Nereye gittiğinin ne önemi vardı ki?
Yavaşça kalktı. Otobüse doğru yürüdü. Temkinli adımlarla çıktı ön kapı basamaklarını.

Romeo ve Juliet (Çizgi Roman) – William Shakespeare

William Shakespeare’den Tüm Zamanların En Tanınmış Aşk Hikayesi Romeo ve Juliet.

“Ama dur! Şu pencereden süzülen ışık da ne?
Orası doğu, Juliet de güneşin ta kendisi.

“Ah Romeo, Romeo! Neden Romeo’sun sen?”

“Adın ne değeri var ki? Gül dediğimiz şeyin
Adı başka olsa da gene güzel kokardı.

Romeo ve Juliet’teki balkon sahnesi William Shakespeare’in en kalıcı cümlelerinden bazılarını içerir.

İlk kez 1597’de basılan Romeo ve Juliet halen Shakespeare’in en sevilen