Aleksandr Sergeyeviç Puşkin

puşkin

Kuşkunun Ardındaki – Hatice Balcı

fernando_pessoa‘’Kimileri dünyayı yönetir, kimileri de yönetilen o dünyanın ta kendisidir. Servetini İsviçre’de ya da İngiltere’de saklayan bir Amerikalı milyonerle bir kasabanın sosyalist lideri arasında nitelik bakımından hiçbir fark yoktur; fark nicelikten kaynaklanır yalnızca. Uzakta, aşağıda biz varızdır, yani kılıksız insanlar, biz, bohem oyun yazarı William Shakespeare, biz, öğretmen John Milton, serseri Dante Alighieri, dün alışverişimi yapan çocuk, komik fıkralar anlatan berber, yalnızca önümdeki şarap şişesinin yarısını içmedim diye geçmiş olsun dileyerek kardeşçe bir jest yapan garson. ‘’Fernando Pessoa*

Düştü Çamura – Zafer Köse (Öykü)

– Günaydın

– Ooo, aleykümselâm. Gel buyur. Bu başıma gelenlerin güzel tarafı da var; sık görüşmeye başladık.

– Dışardakiler, köydekiler iyi. Selam gönderdiler. Karşı tarafla da işler yolunda.

– Daha öğrenciyken başlamıştın bizi ihmal etmeye. Ama iyi ki büyük okulları bitirip avukat oldun. İşimiz düşünce sana güvenebilirmişiz demek.

Şiir ve Öykünün Ressamı İsmail Gümüş – Müslüm Kabadayı

İsmail GümüşÖnce öğretmen, sonra şair-yazar-ressam İsmail Gümüş, sanat dünyamızda hoş bir seda bırakarak ışıklı yolculuğuna çıktı. Yakınlarına, dostlarına sabırlar dilerken tam 10 yıl önce kendisiyle ilgili kaleme aldığım metni paylaşmak istedim. Saygıyla anıyorum.

Olgunluk ve duruluk akar bazı insanların yüzünden. Gözlerindeki ışıltı, size yaşama sevinci verir. Hele bu insan önemli bir kültürün, göçmenlik serüveninin ateşinden geçerek olgunlaşmış ve bu da yaratıcılığına yansımış ise, o insanın yüzüne bakmak, sesine kulak vermek, içtenliğinin çekim merkezinde dolaşmak apayrı bir mutluluk verir insana… İşte böyle insanlardan biriyle, İsmail Gümüş’le yıllar sonra tanışma olanağı bulmanın mutluluğunu yaşadığımı belirterek, niçin şiir ve öykünün ressamı olduğuna ilişkin kısa bir değerlendirme yapmak istiyorum.

Akakiy Akakiyeviç her yerde yaşıyor – Adalet Çavdar

gogolBir hikayeyi sadece hikaye diyerek okuyup onun farklı katmanlarını görmezden geldiğimizde sığ bir okumaya sahip oluruz ve asıl görmemiz gerekeni atlarız. Hikayeler bize sadece kıyıda köşede yazarın kalemine misafir olan “küçük insanların” değil bulundukları coğrafyanın, dönemin koşullarını da anlatan bir nevi tarihi tanıklıklardır. Küçük insanların etrafında dönen büyük dünyanın ayrıntılarına bakmak için fırsattır öyküler. Size çalışkan okur olmayı vadeder. Üzerinize bıraktığı hislerin peşinde hem kendi içinizde hem bulunduğunuz yerde dolaşmanızı sağlar, bakış açısı kazandırır.

Gıdasız demokrasi olmaz

gıda_kriziÇocukluk yıllarımızda köy nüfusunun azalıp yerine şehir nüfusunun artması olumlu bir değişim gibi öğretilirdi. Böylece tarım yerine sanayileşme artacak, ülkenin sanayi üretimine dayalı kalkınması hızlanacaktı. Hem sosyalizm de her şeyden önce kapitalizmin yarattığı sanayileşmenin üstüne kurulmayacak mıydı. Demek ki buna zorunluyduk.

Bunun nereye kadar doğru ya da ne yanlış olduğu şu anda anlamını yitirmiş durumda. Ülke ticaretin, sıcak paranın ve inşaat sektörünün pamuk ipliğine bağladığı bir tuhaf ekonomik model içinde, yönsüz ve geleceksiz, dayanıksız bir köprüden geçiyor. Tarım da bitti bitecek.

Bülbülü Öldürmek: İyinin ve kötünün ötesinde

Bülbülü Öldürmek - Harper LeeEylül ayında Harper Lee’nin ünlü romanı Bülbülü Öldürmek’in Sel Yayıncılık tarafından Ülker İnce çevirisiyle yeniden yayımlandığını gördüğüm an, bu yazıyı yazacağımı biliyordum.

Aradan geçen yirmi yıla rağmen unutamadığım ve her sene öğrencilerime tavsiye ettiğim bir romandı söz konusu olan. Çocuk edebiyatıymış, gençlik edebiyatıymış, böyle kavramların olmadığı bir zamanda, bulunan her şeyin yaşa başa bakmadan okunduğu bir evde belki de yetişkinliğe adım atmamı sağlayan kitaplardan biriydi Bülbülü Öldürmek.

Ecevit’in Ardından – Zafer Köse

O tarihi CHP kurultayında İsmet İnönü kaybediyor, Ecevit genel başkanlığa seçiliyor. İsmet Paşa; Garp Cephesi Komutanı, Lozan Kahramanı, devletin kurucularından, çok partili rejime geçişin öncüsü… ayağa kalkıyor, önünü ilikliyor, 87 yaşının yorgun adımlarıyla “Bülent”i kutlamak üzere yürümeye başlıyor. Bunu fark eden Ecevit hemen yerinden kalkıyor, Paşa’ya doğru ilerliyor, ortada buluşuyorlar, tokalaşıyorlar.

Gülten Akın’ın bestelenmiş şiirlerini sanatçılardan dinle

gültenUZUN YAĞMURLARDAN SONRA

Sen yağmurlu günlere yakışırsın
Yollar çeker uzak dağlar çeker uzak evler
Islanan yapraklar gibi yüzün ışır
Işırsa beni unutma

Çok olmadığımız kesin / çok olan tarafta değiliz / çok olan tarafta olmayacağız

sevgili_yoldaş_kurbağalarSevgili Yoldaş Kurbağalar – Nevzat Çelik
“Kurbağalar gökyüzünü kuyunun ağzı kadar sanır.”
Çin Atasözü

Sevgili Yoldaş Kurbağalar, manifesto gibi bir şiirle başlar: “İtirazın İki Şartı” Az olanın yanında olmayı önerir şiirde. Çok olmanın baskıcı karakteri az olanın yanında olmakla kırılır çünkü! Şafak Türküsü’nden sonra belki de en beğenilen, en bilinen şiirlerden biri olur “İtirazın İki Şartı.”

Baran Barî – Cemîl Qoçgirî & Tara Jaff (sesli dinle) “Acele edin, hızlı yürüyün / Zor günler bizi bekler”

cemil-qocgiri-tara-jaff (2)Baran Barî / Türkçe Çevirisi ve Kürtçe Sözleri 
Yağmur Yağdı
Yağmur yağdı Gule Gule, tane tane
Bunlar bizim izimizdir gel gule

Acele edin Gule Gule hızlı yürüyün
Gel Gule zor günler bizi bekler

Özgürlük, boyun eğme ve iktidar hırsı – Erich Fromm

erichÖZGÜRLÜK – BİR RUHBİLİMSEL SORUN MU?
Çağdaş Avrupa ve Amerikan tarihi, daha çok, insanları bağlamış olan siyasal, ekonomik ve tinsel kelepçelerden kurtulma çabalarını anlatır. Ezilenler, yeni özgürlükler isteyenler, savunacak ayrıcalıkları olanlara karşı özgürlük savaşı vermişlerdir. Bir sınıf, başkasının egemenliğinden kurtulup kendi öz bağımsızlığını elde etme savaşı verirken, kendisini, insanlığın özgürlüğü uğruna savaşan bir sınıf olarak görmüş, ve bu nedenle, bir ideal ortaya koymuş, ezilen bütün insanların içinde kök salmış özgürlük özlemini dile getirebilmişlerdir. Ancak, uzun ve nerdeyse sürekli özgürlük savaşında, bir dönemdeki baskıya karşı savaşan sınıflar, zafer kazanıldıktan ve savunulacak yeni ayrıcalıklar ortaya çıktıktan sonra, özgürlük düşmanlarının yanında yer almışlardır.

Page 93 of 942