Aşık Ali İzzet Özkan hakkında bilgi – Ayhan Hüseyin Ülgenay

Aşık Ali İzzet ÖzkanAŞIK ALİ İZZET ÖZKAN

1902 Sivas/Şarkışla/Höyük doğumlu.Baba adı; Musa Ana adı;Kamer. Dedesi Palabıyık Mustafa isimli bir aşık. İğdecikli aşık Veli de annesinin akrabası. Babası köy muhtarı. Evli (iki kez) Birinci evliliğinden yedi çocuk babası. İkinci evliliğinden üç çocuk babası. Kırk torunu var.

devamını okumak için tıklayınız

Sadık Güvenç’in öykücülüğü üzerine

sadık güvençYazar ve edebiyat öğretmeni olan Sadık Güvenç’in öykücülüğü üzerine söyleşi ve imza günü etkinliği 25 Haziran 2016’da Ankara Nâzım Hikmet Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Etkinliğe yazar ve şairler yanında okurlar da sıcak ilgi gösterdiler.

devamını okumak için tıklayınız

Türk Edebiyatına Damga Vuran Şiir Kitapları

Türk Edebiyatına Damga Vuran Şiir Kitapları

Madımak otelinin merdivenlerinde bir fotoğraf ve 3 şair

üç şairMetin Altıok ne zaman aklıma gelse, Battal Pehlivan’ın çektiği o fotoğraf; üç şair Madımak Oteli’nin merdivenlerinde.
Ne zaman aklıma düşse Metin Altıok, Madımak Oteli’nin merdivenlerinde oturmuş, elinde sapı kırılmış fırçayı tutmuş objektife bakar. Kararlı, biraz sert, belki bir miktar olup bitene bir türlü inanamayan. Hemen yanı başında bir şair daha, Uğur Kaynar; düşünceli, eli çenesinde. Ve iki basamak aşağıda bir başka şair Behçet Aysan;

devamını okumak için tıklayınız

Jean Paul Sartre: Düşmanla işbirliği kim yapar?

sartreDÜŞMANLA İŞBİRLİĞİ KİM YAPAR?
Geçenlerde Norveç’e dönen Prens Olaf, düşmanla işbirliği yapanların bütün Norveç halkının yüzde ikisi olduğunu ileri sürüyordu. Fransa’dakiler de aşağı yukarı bu kadardı herhalde. Düşman eline geçmiş değişik memleketlerde yapılacak bir araştırma çağdaş topluluklardaki «işbirlikçi»lerin ortalama bir yüzdesini bulmaya yarayabilir. Çünkü, düşmanla işbirliği yapma, kendini öldürme gibi, adam öldürme gibi olağan bir haldir. Yalnız, barış zamanında ya da büyük bir yıkımla biten savaşlarda topluluğun düşmanla işbirliği yapan öğeleri durgun halde de olsa vardır yine. Ortaya çıkaran etkiler olmadığı için, işbirlikçi ne başkasına, ne de kendine açılır, işinde gücündedir, belki yurtseverdir.

devamını okumak için tıklayınız

İletişim Yoluyla Tecrit

adornoİletişim araçlarının tecrite yol açtığı yalnızca zihinsel anlamda doğru değildir. Radyo sunucusunun yalan dolu konuşması yalnızca dilin imgesi olarak beyine yerleşip insanların birbiriyle konuşmasını engellemez; Pepsi-Cola reklamındaki övgüler yalnızca kıtaların yıkımına düzülen övgüleri bastırmaz; film yıldızlarının hayaletimsi modelleri yalnızca yeni yetmelerin birbirine sarılmalarına ya da zinaya örnek oluşturmaz. İlerleme insanları kelimenin tam anlamıyla birbirinden uzak tutar. Tren istasyonu ya da bankadaki küçük vezneler, çalışanların mesai arkadaşlarıyla fısıldaşmalarına ve küçük sırlarını paylaşmalarına olanak tanır, modern büroların cam bölmeleri, sayısız çalışanın sığdığı ve hem gelip gidenlerin hem de müdürlerin izleyebildiği o devasa salonlar özel sohbetlere ve tembelliğe artık olanak tanımaz.

devamını okumak için tıklayınız

İsyanın Ve Umudun Dip Dalgası : Günümüz Türkiye’sinden Politik Ekoloji Tartışmaları

İsyanın ve umudun dip dalgasıAlamet-i kıyamet değil, ekolojik felaket!

“Emperyalizm doğası gereği saldırgandır” sözünü bilmeyen pek yoktur. Sermayenin küreselleşmesiyle birlikte bu politik önermenin son yıllarda ve büyük bir hızla hangi türden olumsuz değişimlere yol açtığını ise yaşayarak gördük. Kentsel dönüşüm, HES, termik santral ya da altın madeni adı altında topraklarımız, evlerimiz, akarsularımız, ormanlarımız sermayenin sınırsız talanına açıldı.

devamını okumak için tıklayınız

Sınırlar Arasında: İnsanlık Dramından İnsanlık Sınavına

sınırlar arasındaSuriye’de dış güçlerin de dâhil olduğu savaş başladığından bu yana zorunlu olarak Türkiye’ye göç eden, zorlu yollardan geçerek ulaştıkları sınırda, sıcağın altında saatlerce aç susuz bekleyen, kendilerine gösterilen kamplarda ve ülkenin dört bir yanında yaşamlarını sürdürmeye çalışırken kimi zaman güvenlik gerekçesiyle, kimi zaman ısınmak amacıyla verilen elektrik sobasının neden olduğu yangında ölen, sokakta yaşamak durumunda kalan, kadınları, çocukları tecavüze uğrayıp fuhuşa sürüklenen ve yaşadıkları bütün olumsuzluklar dolayısıyla yaşama sevincini kaybeden, geldiği ülkeye dönmemek için intihar eden insanlar…

devamını okumak için tıklayınız

Din İman Masa Kasa – Özdemir İnce

Din İman Masa Kasa“Arkalarına İslamı aldılar, aksırıncaya, tıksırıncaya kadar, çatlayıncaya kadar yiyecekler. Mafya yasası gereği sonra amip gibi bölünüp birbirlerini yiyecekler ve birlikte çürüyecekler.

Cumhuriyet düzeni, bu insanların ayağında dar bir ayakkabı gibi, üzerlerinde dar bir elbise gibi. Laik cumhuriyet düzeninde bir İslami düzende yaşarmış gibi yaşamak istiyorlar. Bu mümkün değil. AKP iktidarı, cumhuriyet düzenini İslami bir düzene dönüştürürken içleri rahat değil. Çünkü laik ve demokratik bir düzende, dinin sadece özel alanla sınırlı olduğunu kabul edemiyorlar ve buna “zulüm” diyorlar. Bunun sonucu, dinsel tahrikli bir iç savaştır. İslamcıların bu savaşı göze almış olduklarını hissediyoruz.

devamını okumak için tıklayınız

Aziz Nesin’li Anılar – Ataol Behramoğlu

aziz nesin’li anılarAziz Nesin büyük bir yazardır. Mizah (gülmece) yazınının dünya ölçüsünde eşsiz bir ustasıdır. Gülmece öğeleriyle duygululuğu, her ikisiyle de toplumsal işlevselliği bağdaştırmayı başarmış ender bir ustadır. Ona ilişkin anılarımı, gözlemlerimi, izlenimlerimi kimi kez eleştiriden de yoksun olmayan düşüncelerimi ve 1980’lerdeki yurt dışı sürgünümde bana gönderdiği mektupları içeren bu kitapçık, bu eşsiz insana saygımın, hayranlığımın, gönül borcumun, bir küçük kardeş olarak bağlılığımın “karınca kararınca” bir ürünüdür.
Ataol Behramoğlu, Nisan 2016

devamını okumak için tıklayınız

Ali’nin Ailesi: Ehlibeyt ve İlk Aleviler – Teresa Bernheimer

Ali'nin AilesiAli’nin Ailesi, Muhammed Peygamber’in en yakınlarının, Ehlibeyt’ten doğan soyun izini sürüyor adım adım. Bu hususta belirlenen şecereleri, çıkarılan soyağaçlarını ve yapılan tüm ilmî çalışmaları dikkate alarak titiz bir araştırmayla beraber sorular da koyuyor önümüze. Şecereler sadece soy sınırlarını belirlemek üzere mi çizilmişti? Belirli bir sülalenin çıkarlarını korumaları da isteniyor muydu? Bu sayede İslam kültürü içerisinde gerçekten ayrıcalıklı bir zümre oluşmuş muydu?

devamını okumak için tıklayınız

66 aylık çocuğunu okula göndermek istemeyen veli için dilekçe

MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI OKUL ÖNCESİ EĞİTİM VE İLKÖĞRETİM KURUMLARI YÖNETMELİĞİ

Kayıt zamanı ve kayıt yaşı
MADDE 11 – (1) (Değişik:RG-25/6/2015-29397) Okul öncesi eğitim ve ilköğretim kurumlarında yeni kayıtlar, temmuz ayının ilk iş gününde başlar. Kayıt işlemi, 25/4/2006 tarihli ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu hükümlerince oluşturulan ulusal adres veri tabanındaki yerleşim yeri adres bilgileri esas alınarak, e-Okul sistemi üzerinden yapılır. Kayıt işlemleri sırasında veliden herhangi bir belge talep edilmez.

devamını okumak için tıklayınız

This site is protected by WP-CopyRightPro