Bir Özgürlük Düşmanına Saldırı – Cicero

Bir Özgürlük Düşmanına SaldırıGelmiş geçmiş tüm siyasi polemikçilerin en ünlü ve etkilileri arasında yer alan Cicero’nun, Marcus Antonius’un diktatörlük sevdasını hedef alan sert söylevleri, hem çağının en büyük devlet adamının ardında bıraktığı son ateşli uyarıları, hem de çok sevdiği Cumhuriyet’ini eski haline getirmek için giriştiği, ama sonunda hayatına mal olacak olan son kararlı hamlesidir.

devamını okumak için tıklayınız

Dünyanın En Güzel Gömütü – Ergün Doğan

“Geniş alınlarımız var geniş tutulmuş yazılar için,
bazen yağmurda yazılar akıyor, gözlerimize doluyor.”
Nilgün MARMARA

devamını okumak için tıklayınız

Finlandiya eğitim sisteminin başarı sırları

FinlandiyaUluslararası değerlendirme sınavı PISA’da her yıl en üst sıralarda yer alan Finlandiya hem eğitimciler hem de veliler için bir merak konusu. Özel okul yok, herkese koşulsuz fırsat eşitliği sunuluyor, dileyen her öğrenci üniversiteye gidebiliyor, sınav sisteminin yerini öz değerlendirme almış, eğitimcilerin motivasyonunun ardında “Kaybedecek tek bir öğrencimiz bile yok” yaklaşımı var.

devamını okumak için tıklayınız

“Korkunun Irmağında”ndan bir bölüm – Suzan Samancı

suzan samancıSur dibinde yaptığımız gezintileri, kentin dışındaki kulübede yaptığımız konuşmaları düşünüyordum. Yağmurun barakalardaki pıtırtıları, piknik tüpünün üstünde fokurdayan demlik, parlayıp sönen sigara ateşleri ne güzeldi. Rojhılat derinlik taşıyan bir fısıltıyla, “Yağmur çoğaltıcıdır,” demişti. “Eksilmiş miydik?” dediğimde, “Bilmem!” diye mırıldanmıştı. “Sorularını içinde sürgün etme ne olur!” demiştim. Tüpün ateşinden çalıp sigarasından derin bir nefes çekmiş, gözünü bir noktaya dikmişti.

devamını okumak için tıklayınız

Unutuşun Kolay Ülkesine Bir Hatırlatma: Erdal Eren

erdal_eren12 Eylül 1980 darbesiyle idam edilenlerden biri de henüz 17 yaşında olan Erdal Eren’di. 

“Şimdi sessiz duruyoruz kıyısında bir düşüncenin
Unutmamak için çünkü unutuşun kolay ülkesindeyiz
Ölü balıklar geçiyor kırışık bir denizin sofrasında
Ve ellerinde fenerleriyle benim arkadaşlarım
Durmadan düşünüyorum
Ne kadar çok öldük yaşamak için.”
Onat Kutlar

devamını okumak için tıklayınız

“Yapmamayı tercih ederim.”

herman_melvilleMelville’in kişisel direnişinin öyküsü
Kinik… İki tür oluşu içerirmiş bünyesinde bu kelime: Utanmaz, arsız, hayasızken aynı anda sinmiş, pusmuş, yılmış bir kişiyi ya da bir oluşu işaret edermiş. Bir şey ya da bir kişi aynı anda hem utanmaz hem de nasıl sinmiş, yılmış olabilir ki? Şöyle, uzun uzadıya bir düşününce öyle çok kinik unsur bulunduğunu görürsünüz ki hayatlarımızda, şaşar kalırsınız. En başta kendi içimizde barındırdığımız cümle insani zaafların ve pek çok inancımızın bir yanı hep kinik. O pusmuş, sinmiş haliyle inatçı bir arsızlıkla içimizde hüküm süren nice güçler barındırıyoruz ya aslında çok da iyi ediyoruz. İçimizdeki o huysuz, inatçı reddedici güç olmasa varoluş nedenimizdeki en temel hatayı düzeltme şansımız da hiç olmazdı, belki ondan…

devamını okumak için tıklayınız

Necip Fazıl Kısakürek – Turgut Uyar

Necip Fazıl KısakürekBU YAĞMUR
Bu yağmur… bu yağmur… bu kıldan ince
Öpüşten yumuşak yağan bu yağmur.

Bu yağmur… bu yağmur… bir gün dinince
Aynalar yüzümü tanımaz olur.

devamını okumak için tıklayınız

Savaşan mı, yoksa savaşmayı reddeden mi? Kimdir daha cesur olan?

asker_doğmayanlarJohn Boyne, Asker Doğmayanlar’da I. Dünya Savaşı’nda cepheye giden, kimi hayatını kimi ruhunu yitiren gençlerin hikâyesini anlatırken yüzleşilmesi gereken bir soruyu da tartışmaya açıyor; “Savaşan mı, yoksa savaşmayı reddeden mi? Kimdir daha cesur olan?”

Ulaştığı büyük satış rakamlarıyla günümüz İrlanda edebiyatının popüler yazarları arasına katılan John Boyne 1971 doğumlu. Edebiyata öyküyle başlayan Boyne iki kez İrlanda Kitap Ödülü’nü kazandı. Sekiz romanı bulunuyor.

devamını okumak için tıklayınız

“Külkedisi Cinderella” Masalı Bize Aslında Ne Anlatıyor?

Marx’ın çok sevdiğim bir sözü vardır, bu analizi de onun eşliğinde yaptım.

“Görünen, gerçek olsaydı bilime gerek kalmazdı.”

Başlıyorum.

Masalları masal yapan şey, masallarda olağanüstü durumların yaşanması, akla mantığa sığmayacak şeylerin gerçekleşmesi değil, aksine, olması gereken şeylerin olmadığı, olağan şeylerin olağanüstüleştiği, hakkın, lütuf olarak sunulduğu bir dünyanın var olmasıdır.Külkedisi de bunun en tipik örneklerinden birisidir. 9. yüzyıl Çin’inde ve sonrasında Fars ve Avrupa kültürlerinde bir şekilde kendisine yer bulmuş, kısmî değişiklikleri olsa dahi genel olarak aynı bütünlük içerisinde anlatılıp durmuştur.

devamını okumak için tıklayınız

Romanda Estetik Kalkışma – Cengiz Gündoğdu

romanda_estetik_kalkışma“Türkiye’de roman dendikte, kimi kişiler bu romanları özetlemişler… bu özete romandan bir parça eklemişler…
Özet, bir romanı var kılan öğe değildir. Türkiye’de özneler, roman denilen varolanla karşı karşıya gelmişler, ama romanı gerçekten var kılamamışlardır. Türkiye’de yazın için bir yıkımdır bu. Ben, bunu söyledim hep. Yazılarımla… söyleşilerimle bilgi verdim insanlara… Özetçiler aldırmadılar… özeti sürdürdüler…

devamını okumak için tıklayınız

Dolunayda Ölmek İsterim – Suzan Samancı (Seslendirme: Türkçe ve Kürtçe)

suzan samancıSuzan Samancı’nın “Suskunun Gölgesinde” adlı öykü kitabındaki “Dolunayda Ölmek İsterim” adlı öyküsünün hem Türkçe hem de Kürtçe seslendirmesi.

devamını okumak için tıklayınız

Hasan Hüseyin Korkmazgil hakkında bilgi – Ayhan Hüseyin Ülgenay

hasan_hüseyin_korkmazgilHasan Hüseyin Korkmazgil
04.03.1927 Sivas / Gürün doğumlu. Baba adı; Şükrü, Ana adı; Gülşan. Evli (11.06.1964) bir çocuk babası. Arapça biliyor. Öğretmen, Yazar, Şair, Ressam, Dava Vekili, Siyaset Adamı, Gazeteci, Yayın Evi Sahibi.
Kurultay ilk okulu 1933 – 1936 ( Okul üç yıllık ), Cumhuriyet, İlk Okulu 1936 – 1939, Sivas Orta Okulu ( Parasız yatılı ), 1943 – 1945 (iftihar kitabına girdi ), Adana Erkek Lisesi 1946 – 1948, Çapa Eğitim Enstitüsü 1948 – 1949 dönemi, Çapa Eğitim Yüksek Okulu oluca, Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü’ne nakil oldu. 1949- 1950 tarihinde Edebiyat Bölümünden mezun oldu.

devamını okumak için tıklayınız

Saray ve Zindan – Olga Forş

saray_ve_zindanSovyet edebiyatının önemli yazarlarından Olga Forş’un en sevilen romanlarından biri olan Saray ve Zindan, 19.yy’da Rus ordusunda görevli bir subayın, yıllarca sakladığı bir sırrın çevresinde şekilleniyor.
Roman, aynı zamanda 19.yy’ın ortalarından Ekim Devrimi’nin ilk yıllarına kadar geçen sürede Rusya’nın siyasal ve toplumsal yaşamından kesitler sunuyor. Bu açıdan önemli bir tarihi belge niteliği taşıyor.

devamını okumak için tıklayınız

Behçet Necatigil – Haldun Taner

behçet_necatigil“Düz beyaz kâğıtlarda birkaç satır siyah Bir zaman yaşadığımızı hatırlatır siyah”

diyordu bir şiirinde. Çok satırlar bıraktı yaşadığını hatırlatacak. Bir ömür boyu şiirle övür oluşun, şiir nefes alıp verişin, durmadan arayışın ürünü eşsiz bir yalınlıkta ve her okuyanın ta içine seslenen dizeleri ile…

devamını okumak için tıklayınız

Boş Kentin Masalı – Ergün Doğan

Onların arasında gezdim… ama başka bir bedenin içindeydim
Kimseyle konuşmuyordum, kimse benimle konuşmuyordu.
James JOYCE

devamını okumak için tıklayınız

Baha Vefa Karatay hakkında bilgi – Ayhan Hüseyin Ülgenay

baha vefa karatay02.10.1916 ( 1332 ) Konya doğumlu.Baba adı ;Vefa Ana adı; Fatma Şekibe. Evli,iki çocuk babası Almanca ve İngilizce biliyor.Asker,Ateşe, Ateşemiliter,Müşavir,Basın İrtibat Bürosu Başkanı,Büyükelçi,siyaset adamı,Yazar,Şair.
Babasının memur oluşundan dolayı ilk ve orta okulu çeşitli yerlerde okudu.Liseye Konya da başladı.Kuleli askeri lisesinde bitirdi.01.05.1939 tarihinde Harp Okulundan mezun oldu.

devamını okumak için tıklayınız