Turgut Uyar neden kanar?

Turgut Uyar'ın ÇocuklarıyızŞiiriyle kendimize kabul ettiğimiz Turgut Uyar, Derviş Aydın Akkoç’un gerçekten büyük çabası -ve belki de cesaretiyle- dört çocuğunun tanıklığı ile başka patikalardan ve ormanlık sırtlardan bize dönüyor.

Elimizde bir Turgut Uyar kitabı tutuyoruz şimdi.

Savaş Yılları Defterleri ve Diğer Metinler – Marguerite Duras

Savaş Yılları Defterleri Fransız edebiyatının tartışmasız en başarılı ve üretken yazarlarından Marguerite Duras’nın zaman zaman romanlarında da yansıttığı iç dünyasına dolaysız bir dokunuş.

Savaş Yılları Defterleri ve Diğer Metinler, Duras’nın Hindiçin’de geçen çocukluğundan Nazi işgali sırasında sonsuzmuş gibi gelen bekleyişlerine, Paris’in gündelik hayatı ve sıradan sakinleri hakkında yaptığı etkileyici gözlemlerden politik görüşlerine acıyla, özlemle, başarıyla yoğrulmuş bir yaşamdan kesitler sunuyor.

Düşlerinde Özgür Dünya!

Değirmenler Vadisi Noelia BlancoNe 9, ne yüreğimize kazınan 19, ne de 39…İnsan yaşı kaç olursa olsun düşleri kadar büyütüyor dünyayı. Sıkça sorarım kendime; başımıza gelen bütün bu şeyler dünyada olmamaktan daha iyi miydi gerçekten… İyidi derim, aklıma bir uçurtmanın peşine takılıp sokaklarca koştuğum gün gelince. Çok değil, biraz iyilik, biraz hayal gücü, bolca kahkaha yeter bir ömürü iyileştirmeye. Nasılsa kanıyoruz hepimiz. Bazen unutuyoruz gülümsemeyi, yok sayıyoruz umut etmeyi. Oluyor bazen öyle, diyerek devam edebilsek…

“Küçük Prens: Hiç Eskimeyen Bir Kitap/Her Daim Arkadaşımız”

Küçük PrensBazı kitapları vardır. Yıllar geçer, yayıncılar değişir ama o kitaplar hiç değişmez. Çocukluk döneminizde okumuşsunuzdur. Hem de birçok defa okumuşsunuzdur. Yetişkinlikte de okumuşsunuzdur. Sonra belki çocuklarınıza da okutmuşsunuzdur. Bazı kitaplar böyledir işte, hiç eskimezler. Ve o kitaplardan biri hatta birincisi Exupery’nin Küçük Prens’idir. Her dönemde ve her defasında başka bir tat bırakır okurunda. Her defasında başka bir görünmeyeni gösterir.

Nâzım Hikmet’in TSK’dan ayrılışı: Çürük değil devamsızlık

nazım hikmetNazım Hikmet Ran, bilinenin aksine Harbiye’den ‘çürük’ olduğu için ayrılmamış. Deniz Kuvvetleri’nde gün yüzüne çıkan belgelere göre Nazım, sağlık raporu almış sonra da okula dönmemiş. Harbiye kayıtlarında Nazım’ın adı ‘Sınıfımızdan subay olmadan ayrılanlar’ başlığı altında geçiyor. Ama mezun olmayan tek öğrenci Nazım değil. 4 kişi daha var. Ancak onların isimlerinin karşısında ‘İhraç’, Nazım’ın adının karşısında ise ‘Kaydı silindi’ ibaresi var. Harbiye’den ayrılışının sağlık gerekçeleriyle verilmiş bir ‘çürük’ raporundan kaynaklandığını gösterir bir kayıt ise yok.

İnsancıl Dergisi’nin Ocak 2015 sayısı çıktı

insancıl dergisiİnsancıl Ocak 2015 Sayısından

1 Sıtkı Salih Gör – Dokuzuncu Senfoniyi Dinlerken (Şiir)

2 Mehmet Aydın – Hüzünler Şairi Berin Taş

Şair Berrin Taş’ın İnsancıl dergisi yayınları arasında Akşam Yalnızlığı adlı yeni bir şiir kitabı daha çıktı. Kitabın bütünü, 2011-2012 yıllarında üretilen ürünleri içeriyor. Ayrıca yapıt, 1- İlk Sözcükle Başlamalı, 2- Özlemin Kıyısında, 3- Cumhuriyet Kızı, 4- Şiire Övgü ve 5- Gün Işığı olmak üzere beş bölüme ayrılmıştır.

Yaz Biter Hissiyatı Kalır

Mistral Angela NanettiBir kitabı okurken ağzınızda gerçekten bir tat kalması, vücudunuzda farklılıklar hissetmeniz çok garip değil mi? Hiç unutmam, Zoran Drvenkar’ın “Onlardan Biri” adlı romanındaki kan işeme sahnesi yüzünden bir süre tuvalete korka korka gitmiştim… Ama bu kez, hisler farklı. Bu kez, “Dedem Bir Kiraz Ağacı”nın Akdenizli yazarı, Hans Christian Andersen Ödülü sahibi Angela Nanetti’nin götürdüğü yere gidiyoruz.

Savaş Makinesi Olarak Yarabıçak

Yarabıçak Ömer FarukDeleuze günümüz denetim toplumlarını, disiplin toplumlarından ayırmaktadır. Foucault disiplin toplumlarının18. ve 19. yüzyıllarda bireyleri kapatıp kuşatan modern kurumlarıyla birlikte ayırt edildiğini belirtmiştir. Bu toplumlarda bireyler sürekli olarak bir kuşatma mekânından, diğerine (aile, okul, kışla, fabrika gibi) geçip duruyorlardı. Günümüzde ise artık disiplin bireyleri kapatıp kuşatmakla değil, “serbestçe kayan denetim” ile oluşturulmaktadır.

Sosyal Medya ve Toplumsal Dönüşüm

sosyal medya devrimiSosyal medya devrim yapar mı? Son yıllardaki toplumsal eylemlerde sosyal medyanın örgütleyici gücü; teknolojik determinist bakış açısını sahiplenen uluslararası ve ulusal medyanın “Facebook Devrimi”, “Twitter Devrimi” gibi başlıklar atarak sosyal medyayı toplumun birincil dönüştürücü gücü olarak nitelendirmesine yol açıyor. İran’da “Yeşil Devrim”, Kuzey Afrika’da “Arap Baharı”, ABD’de “Wall Street’i İşgal Et”, İspanya’da “Öfkeliler”, Türkiye’de “Gezi Parkı Hareketi” ve daha nice küresel meydan hareketlerinde sosyal medyanın oynadığı rol çok tartışıldı ve tartışılmaya da devam ediyor.

“Bil ki burada karşılaştığın iflah olmayacak kendi benliğindir.”

Aşkın Suçları Marquis de Sade“Suç ve erdem” söz konusu olduğunda, Marquis de Sade’ın Aşkın Suçları’nı yayımladığı 1800 yılından bu yana insanlık yerinde saymıyor olsa da, aldığı yol pek de iç açıcı olmasa gerek. Geçen zaman boyunca iki kavramın devasa hacmi içinde ve insan zihninin karmaşık labirentlerinde biraz daha alt katmanlara inebilmişsek bile, hâlâ 200 yıl önce yazılmış bir eser canlılığını koruyabiliyorsa, sarmal yolda adım adım varılan durak da işte böyle bir bugün oluyor ya da insanın varoluş sorunlarının kısıtlılığını, aslında dönenip durduğumuzu kabullenmek gerekiyor.