Paul Gauguin: Görebilmek için gözlerimi kapatırım.

görmekFransız post-Empresyonistlerinden Paul Gauguin’in ünlü sözüdür: “Görebilmek için gözlerimi kapatırım.”

Bir yüzyıldan daha fazla bir süre sonra, bilim insanları Gauguin’in bu ünlü tavrının arkasındaki bilişe dair açıklamalar getirdiler.

1990larda, bilişsel bilimciler John Kounios ve Mark Beeman; bir şeye farklı bir açıdan bakabildiğimizde ortaya çıkan güçlü kavrayış anına veya “Aha!” ya da “Evraka!” anı olarak bilinen ana dair çalışmalar yürütmeye başladılar.

Bu an; takılıp kaldığınız bir sorunu, soruna dair bir uyaranı, koşulu ya da olayı yeniden değerlendirerek çok belirgin ya da baskın olmayan bir yorum üreterek çözme denemesi anında ortaya çıkar.

Yaptıkları geniş çaplı araştırma boyunca; bilim insanları, tezahürden (çözüme dair görüntüden) mili saniyeler önce beynin görsel bölgesindeki aktivitenin durduğu bulgusuna eriştiler. Bu an ise; çözümün aklınıza gelmeden hemen önceki an. Bir nevi beynin “göz kırpması” gibi, “aha!” anından hemen önce beyin “içe kapanıyor.”

Örneğin; birisine zor bir soru sorduğunuzda, kişi yukarıya ya da aşağıya bakar böylece de cevap hakkında düşünebilir. İşte bu anda da, beyin görsel bilgi alışını anlık olaraz azaltır.

Yapılan araştırmada, sorunun verilmesinden hemen önce, analitik olarak düşünebilen bir kişinin beyninin görsel bölgesindeki aktivite mümkün olan en fazla bilgiyi alabilmek için artar. Öte yandan, problemi metodik (yöntemli) bir biçimde çözemeyen insanlarda, çevreden gelen uyaranları engellemek, içe bakmak ve bilinç altındaki fikirleri geri çağırmak ve bulmak için görsel korteks kendisini kapatabilir.

Daha yaratıcı insanlar “aha!” anından önce görsel bilgiyi kapatırken, bu insanlar günlük yaşamdaki diğer uyaranlara kıyasla daha fazla görsel uyaranı beyine almaya yatkındırlar. Araştırmacılardan Kounios; bu insanların sokakta yürürken, mevcut olan birçok görsel üzerinde çalışma yatkınlığında, daha fazla bilgiyi beyinlerine yerleştirme eğiliminde olduklarını söylüyor. Ancak aldıkları bilgi ve sentezler fikrin ortaya çıkmasından yıllar önce bilinçsiz bir işlemenin ürünü olabilirler. Öte taraftan daha analitik düşünen insanlar ise daha çok dikkatleriyle odaklanırlar. Bu insanlar sokakta yürürken, etraflarında ne olup bittiğine dair dikkat kesilirler ve düşüncelere dalıp gitmeme eğilimindedirler.

“Aha!” anına dair araştırmalar yaklaşık yüzyıl önce başlamış olmasına rağmen, bilişsel değişimin nerede meydana geldiğini gösteren nöro-görüntülemeye ve bilişsel değişimin ne zaman ortaya çıktığını gösteren elektrofizyolojik tekniklerin gelişimine kadar, bilim insanları; beynin, yaratıcı kavrayışın ortaya çıktığı seviyeye geçtiğinde tam olarak ne olduğunu gözlemleyemiyorlardı.

Beyin görüntüleme tekniklerinin gelişmediği dönemlerde; araştırmacılar, mental sürecin, yavaş yavaş değiştiğini düşünüyorlardı. Oysa beynimiz daima çalışıyor, bilgiyi alıyor ve işliyor, fakat aydınlanmayı yaratan bilginin değişimi yavaş yavaş gerçekleşmiyor. Bu durum herhangi bir anda ani bir aktivite canlanmasıyla ortaya çıkıyor.

Uyku ve Duygu Durum Halinin Rolü

Araştırmacılardan Kounios; olumlu duygu durum halinin “evraka!” anlarını artırdığını söylüyor. Öte yandan beyinde çözüme dair görüntüleri artırmak isteyen insanlara daha uyku uyumaları önerisinde bulunuyor.

Uyku anında, hafızanın güçlendirilmesi süreci başlar. Gizli detayların ya da düşünceler arasındaki açık olmayan bağlantıların ortaya çıkarılmasıyla hafızalar yeniden şekillendirilir. Dolayısıyla daha fazla uyku, kavrayışın artmasına sebep olabilir. Öte yandan Gauguin’in işlettiği süreci de gözönünde bulundurmakta fayda var.

Kaynak: bilimfili.com/

Yorum yapın

This site is protected by wp-copyrightpro.com

Daha fazla Bilim, Psikoloji
Bilinç ve Özgür İrade sorunu: Özgürlüğün Evrimi, Daniel Dennett – Kerem Cankoçak

Bizim bir özgür irademiz var mı? Özgür irademiz varsa o zaman bu belirlenmemiş bir dünyada yaşadığımız için mi? Özgür irademizi...

Kapat