Puşkin’in intikamını hangi ünlü yazar almak istedi?

puşkinRusya’da bir modaya dönüşen düello geleneğinin en yaygın olduğu dönem 19. yüzyıldı. Rusya’nın gelmiş geçmiş en ünlü şairi sayılan Aleksandr Puşkin bağımsız, özgürlükçü kişiliği ve dönemin ilerici okur yığınları arasında geniş yaygınlık kazanan yapıtları nedeniyle monarşi yönetiminin sürekli baskıları alında yaşıyordu. Puşkin 1837 yılında komploya çok benzeyen bir düello sonucunda yaşamını yitirdiğinde henüz 38 yaşındaydı.

1836 yılı kışında, Peterburg sosyetesinde şairi kıskananlar eşi Natalya ile ilgili alçakça bir iftira uydurdular. Eşinin adını Çar’ın, daha sonra da Çar’ın gözdesi olan Baron d’Anthès’in sevgilisi olarak anmaya başladılar. Puşkin, kendisini ve ailesini korumak amacıyla Dantes’i düelloya çağırdı.

Puşkin’in d’Anthès ile yaptığı düello, hayatının yirmi birinci ve son düellosu oldu. Düello 27 Ocak 1837’de gerçekleşti. Düelloda ağır yaralanan Puşkin iki gün sonra dünyaya gözlerini yumdu. Düello sırasında d’Anthès’in havaya ateş ettiği, Puşkin’inse Çar başta olmak üzere şaire karşı komplo kuranlar tarafından tüfekli bir nişancı tarafından vurulduğu öne sürüldü.

Puşkin’in ölümü Çar ailesi ve yakınları tarafından sevinçle karşılandı, ama şairin hayranları ve yakınları arasında büyük üzüntü ve nefrete neden oldu. Düello olayını bir komplo olarak kabul edenlerin bazıları Puşkin’in intikamını almak istedi ve d’Anthès’in peşine düştüler.

Rusya’dan sürülen d’Anthès Fransa’ya yerleşti. İlkesiz bir politikacı olarak yaşamını sürdürdü. Puşkin’i öldürdüğü için hiçbir zaman pişmanlık duygularına kapılmadı.

maksim gorki
Maksim Gorki

Yıllar sonra hâlâ şairin intikamını almak isteyen biri daha vardı. Dünyaca ünlü bu Rus yazar Maksim Gorki’ydi.
1895’te ilk Avrupa gezisinde, Maksim Gorki’yi Paris yakınlarında, uzun boylu, şık giyimli yaşlı bir adamla tanıştırırlar. D’Anthès’in gülümseyerek uzattığı eli havada kalır, Gorki, “Affedersiniz beyefendi, ama ben büyük Rus şairini vuran eli sıkmam” der. D’Anthès son derece büyük bir öfkeyle, “Benim elim kendi onurunu korudu, öldürmek için ateş etmedi” diye cevaplar. Bundan sonra gelişen olayları Kanşaubiy Miziev şöyle anlatır:

“Gorki, düelloyu aristokratların bir saçmalığı olarak görmesine karşın, d’Anthès’e düelloya her zaman hazır olduğunu bildirir, adresini verir ve çekip gider. Sabahleyin yazarın oteline d’Anthès’in mektubunu getirirler. Mektupta senatör, aralarındaki yaş farkını düşünmeden önce Mösyö’yü cezalandırmak istediğini, ama dostlarının kendisine yazarın eserlerini getirdiğini, ve bunların etkisi altında kaldığını yazmaktadır: ‘Özellikle şiirlerinizi son derece beğendim ve çeviride bile büyüsünü kaybetmeyen bu şiirler karşısında tereddüt ettim. Hayır, Rus şiirini doğmakta olan güneşinden yoksun kılmak istemiyorum!(Yani Rus edebiyatından iki büyük kurban fazladır benim için diye düşünmüş, herhalde.) bundan dolayı aramızdaki ihtilafı sona ermiş kabul etmenizi saygılarımla bildiririm Georges d’Anthès.’

Böylece olay kapanmış olur. Gorki’nin sözlerine göre bu mektuptan sonra büyük proleter yazar şiir yazmayı tümüyle bırakır. Roman ve öyküleriyle dünya çapında bir yazar olur.”

Yaşamındaki düelloların izdüşümünü yapıtlarına yansıtan Puşkin’in 38 yıllık kısa yaşamının en mutlu dönemi Natalya Nikolayevna Gonçarova ile gerçekleştirdiği 6 yıl süren evliliğiydi. Bir anlamda ortadan kaldırılan şair, yaşasaydı çok daha büyük yapıtlar verebilecek bir donanıma sahipti.

Orhan Tüleylioğlu
http://www.milliyetsanat.com/, 21 Ağustos 2013

Yorum yapın

This site is protected by wp-copyrightpro.com

Daha fazla Biyografiler, farkettiren yazılar
Gülten Akın: Orhan Veli, kendi yazdıklarının öneminden çok, kendinden sonrakilere etkisi ile dikkate değer.

1936-1938 yıllarında yazılan ilk şiirleri Ahmet Haşim, Ahmet Hamdi Tanpınar şiirleri doğrultusundadır. İlkgençliğin hüzünlü yalnızlığını, düş kırıklığını, umutsuzluğunu, hasretini, aşkını...

Kapat