Sait Faik: Aşk Üzerine

sait faikAŞK ÜZERİNE
Cumartesi, saat 4.
Aşk, iki cins insan arasında büyük bir kavgadır, diyene hak veriyorum . Evet, bir kavgadır. Ama, hiçbir zaman galibi, mağlubu kestirilemeyen bir kavga. Mesela, iki kişi düşünelim. Konuş­maya başlamışlar. Bir tanesine numara ı diyelim, ötekine de 2. ı numara ile 2 numara arasında sempati doğmuş. ı numarayı aşık olmuş farz edelim ve bir daire içine alalım . 

ı numara kavgaya girmiştir. İkinci, müdafaa halindedir, kavgadan kaçamaz. Çünkü, kaçarsa, haksızlık etmiş olur. İşte o zaman , mağlup olmuş değil, ama bu kavgaya alayla bakmış demektir. Çirkin şey.

ı numara aşıktır ve aşkını 2 numaraya söylüyor. 2 numara da, ümidini keser gibi oluyor. Fakat, kavgaya girişilmiştir. Dönmeye imkan yoktur. Hücumlarını kesiyor. Mağlup olduğunu hisseder gibi oluyor. Bir ikinci hücumda bulunuyor.
Zahiren ı numaralının bu hücumu bir galibiyet gibi görünmekte iken, 2 numara birdenbire bütün şiddetiyle , hayır, seni sevmiyorum , diyor. Şimdi, galibiyet 2 numaraya geçivermiştir. Öyle bir galibiyet ki , insanı şaşırtıyor. Seven mi galiptir, sevilen mi? Her ikisi de değil tabii . Öyle demeyelim de, seven mi galip yoksa sevmeyen mi? Ver cevabını bakayım, kolay mı? Ben diyebilirim ki seven galip; hani muvaffakıyeti? Sen , sevmeyen galip diyeceksin; ne biçim bir galibiyet bu! Kendini sevdirebilmek büyük hüner değil. Sevmeyenin kazandığı nedir, sevgi mi? İnsanın, sevilmeyen adamın zehirli , acı sevgisi mi bu galip? 

ı numara seviyor, 2 numara da seviyor. Kim galip, kim mağlup . İşte , öyle bir kavga ki, mağlubu ve galibi hiçbir zaman belli olmayacak. Hem ikisi galip, hem ikisi mağlup olan şey, 1 ve 2’nin birbirini sevmemesi olacak.

ı sevmiş, 2 sevmemiş. Kadın , büyük muzaffer rolündedir. Hayır, hiçbir zaman. Erkek büyük mağlup halindedir. Ne münasebet! Büyük galibiyet aşka çıkabilmektedir. Büyük mağlubiyet, o da, aşka çıkabilmektedir. Korkak ben değilim, sen de değilsin sanıyorum. Ancak, oraya, hem büyük galibiyet, hem büyük mağlubiyete çıktıktan sonra, aşağıya, kavga sahasına bakılır rahatça. O zaman, kimler galip, kimler mağlup, dostça sorulabilir. Ama, ne söylederse , ne sevilince , ne sevilmeyince, bu kavgada galiplik ve mağlupluk verilemez. Kimin korkak, kimin mağlup olduğu aş­

ka vanldıktan sonra anlaşılır. Ömür boyunca ge­çirilecek iyi kötü, fakir zengin , vefalı vefasız günlerin sonunda kaçıp gidecek, işten cayacak olan peşinen mağluptur. Ben, şimdi galip ve mağlup değilim. Sen de öyle . Zahiren ben mağlubum, çünkü seviyorum . Zahiren sen galipsin, çünkü sevmiyorsun . Büyük kavgadan kaçan sensin. Bana emniyetsizliğinden mi? O emniyeti, o aşkı ben ancak senin aşkında görebilirim. Senin için bambaşka olan, seni bir dakika bile düşünmemezlik etmeyen adamı sevmelisin de ve ona söylemelisin de. Bakmalısın, ne oluyor bu adam diye rahatlanarak. 
O zaman da yine ben galip, sen mağ­lup olmuş olmaz mıyız, iki galipli mağlup oluruz. Tabiatın verdiği iptidai aşk halini bir medeniyet haline getiren insanoğlunun oyunlarında bir tanesi daha vardır. ı aşıktır’ 2 de aşıktır. 2′ bir türlü
sevilemez. Bu büyük, temiz, aşk çekmemiş melek tabiatlı insanlarda olur. Bilmem, belki sen onlardansın . Ama, onlar da sevdiklerini çok üzeri er. Ama, sonunda yaptıklarının bir gurur parçası olduğunu, aşkın büyüklüğü yanında bu küçük gurura nasıl bel bağladıklarını anlarlar. Şaşarlar. Kü­çücük avuçlarıyla çikolata kağıdı buruşturur gibi bu gururu buruşturup atarlar. İşte o zaman , N’im, sen sensin , ben de seni seviyorum . Hurdahaş, perişan bir halde, ama mağlup değil. Benim tecellim ve tesellim , galibi ve mağlubu hiçbir zaman olmayan bir kavgaya girmekliğimdir. İstersen , bana, aşktan korkmayan adam de. Yapayalnız da ölebilirim, elim senin elinde de. Kimbilir, belki, beni mağlup kabul edip başını alır gidersin başka kavgalara, ararsın başka kavgalar. Ama bu, benim son kavgamdır. Mağlup değilim, üzgü­nüm . * Sen de, birisini üzenden başka bir şey de­ğilsin. Belki de galibi ve mağlubu belli olmayacak bir kavgaya son defa girişmiş bir adamın kamburu çıkarak uzlette hatıralarıyla yaşamaya, yahut ölüme doğru saat saat, dakika dakika acelesidir. Ama, gidersen , bu kavgayı göze almamış, alay  etmiş olursun. Ne ala değil mi? O zaman , bütün ömrünce onu bulamayacaksın. Tabou ‘ya dokunulmaz, mütemadiyen üzeceksin . Belki de, arası­ra üzüleceksin . Alelade maceralar … Kimbilir, bazılarına göre bunların da kıymeti vardır. Mesela, H açık davranmışi.ı, mağlup oldu mu? Hayır. Mesela , A aşkla alay etti. Ömrünce bulamayacaktır, alaya tahammülü olmayan şeydir o. Mesela V, ne aldı , ne kazandı benim mağlubiyetimden, mağlubiyetse . Benden acı ve tatlı dört-beş hikaye ve bir onu gördüğüm zaman, “Ne iyi kız” diyebilecek kadar bir şeyler. Dört hikayem onundur. Çirkinseler de güzeldirler. Görüyor musun N’im, hiç­ bir mağlubiyet yok ortada. Galibin elinde “ne iyi kız”dan , iki hikayeden başka ne var. O, aynı zamanda mağlubun da kazancı. V’ye, V için çok şeyler yazdım , neşir de ettim. Onu seviyor mu­şum, ama hissediyormuşum beni sevmediğini. Onu açıkça, onu sallamadan yazı yazıp onun için neşredebildim . Senin için yazı yazıyorum. Yazsam bile yalnız sana gelip okuyorum. Neşretmem de. Ben sende N’ciğim , istikbalimi, her şeyimi
görüyorum. Sait Efendi’yim. Ne yazarım, ne okurum ; bir küçük işte, pis mendebur bir memur olur, bir sakalla sokaklarda gezerim. Ne olacak, derler, bir atımlık barutu vardı şu gencin , attı gitti. Ancak seninle beraber çalışabilirim. Sen yanımda olmazsan beni sevemezsin. Edebiyat da, şöhret de, para da, insan sevgisi de boş şeylerdir.
Ben bunu hiç hissetmedim. V’nin benden ka­çışında bir şeyler yazmak, ona gösterecek birine yazmak kafamdan geçti. Hiçbir zaman yazı yazmamak değil, bildiklerini yap N’im .

Yorum yapın

This site is protected by WP-CopyRightPro