Babam İçin (İn The Name Of The Father) filmini izle “bir insan hakları mücadelesi”

Babam İçin (İn The Name Of The Father) filmini izle bir insan hakları mücadelesi

Devlet sizi suçlu ilan ederse, masumiyetinizi kanıtlamak için elinizden ne gelir? İşte bu sorunun peşine düşüyoruz ve adalet ...

devamı

Bu Haftaki Leman Dergisi’nin Kapağı

Bu Haftaki Leman Dergisi’nin Kapağı

Bu Haftaki Leman Dergisi’nin KapağıHaftalık Mizah Dergisi Leman ‘ın sırayla önceki sayılarının kapakları

devamı

Bu Haftaki Gırgır Dergisi’nin Kapağı

Bu Haftaki Gırgır Dergisi’nin Kapağı

Bu Haftaki Gırgır Dergisi’nin KapağıHaftalık Mizah Dergisi Gırgır ‘ın sırayla önceki sayılarının kapakları

devamı

Bu Haftaki Uykusuz Dergisi’nin Kapağı

Bu Haftaki Uykusuz Dergisi’nin Kapağı

Bu Haftaki Uykusuz Dergisi’nin KapağıHaftalık Mizah Dergisi Uykusuz ‘un sırayla önceki sayılarının kapakları

devamı

Kürek Mahkumu Şair!

Kürek Mahkumu Şair!

İnsanlık tarihi boyunca idamdan sonra verilen en ağır ceza kürek mahkumiyetidir. "Forsa" ya da "ayağı bağlı" anlamına gelen ...

devamı

Titanic Gemisi ve Kürtler!

Titanic Gemisi ve Kürtler!

1925 yılında başlayan Şeyh Sair İsyanı'yla alevlenen Kürt ayaklanmaları dönemi, Korgeneral Abdullah Alpdoğan'ın yönettiği Dersim harekatıyla son bulur. ...

devamı

Bu Haftaki Penguen Dergisi’nin Kapağı

Bu Haftaki Penguen Dergisi'nin Kapağı

Bu Haftaki Penguen Dergisi'nin KapağıHaftalık Mizah Dergisi Penguen 'in sırayla önceki sayılarının kapakları

devamı

Dostoyevski / Budala; İsa’ya az kala

Dostoyevski / Budala; İsa'ya az kala

Budala, (Henry Troyat’ın da ifade ettiği gibi) Dostoyevski’nin ilk büyük aşk romanıdır. Ne Suç ve Ceza’da Raskolnikov’un Sonya ...

devamı

Vedat Türkali: ‘İstanbul’ şiirini eşimin ve kızımın hasretiyle yazdım

Vedat Türkali: ‘İstanbul’ şiirini eşimin ve kızımın hasretiyle yazdım

‘İstanbul’ şiirinizde “sen ne güzelsin kavgamızın şehri” diyorsunuz, kavga devam ediyor. Sis şairine ithaf ettiğiniz bu şiirin hikâyesi ...

devamı

Vedat Türkali şiirleri “Düşlerimiz ellerimiz sizinledir”

Vedat Türkali şiirleri Düşlerimiz ellerimiz sizinledir

950'den Notlar  Yüce dağ başları dumanlı dumanlı Irmaklar yorgun ağır İnsanlar yapayalnız Nedir üstümüzdeki bu karanlık bulut Irgatın ...

devamı

Vedat Türkali’nin evinde geçirdiğim 3 gün ve “sevdalınız komünistti” – Adil Okay

Vedat Türkali'nin evinde geçirdiğim 3 gün ve sevdalınız komünistti - Adil Okay

Sürgün yıllarımda tanışmıştım Vedat Türkali’yle. Paris’ten kalkmış, onun da sürgününü yaşadığı Londra’ya, 80. doğum gününe denk düşürdüğü “Güven” ...

devamı

Vedat Türkali: Bir Gün Tek Başına’daki Kenan tipini sevmem, karşıyımdır ona

Vedat Türkali: Bir Gün Tek Başına'daki Kenan tipini sevmem, karşıyımdır ona

"Kenan tipinin anlaşılması da gene bizim toplum yapımıza, bu yapının dününü, bugününü anlayış biçimimize bağlı. Romanda açık seçik ...

devamı

Vedat Türkali Romanlarından 5 Kahraman

Vedat Türkali Romanlarından 5 Kahraman

Düşlenenin gücüyle gerçekliği sanki son derece doğalmış ve bir bütünmüş gibi birleştiren, düş kurma cesareti veren büyük yazar ...

devamı

Trajedinin Başyapıtı: Marcel Proust – Bedriye Korkankorkmaz

Trajedinin Başyapıtı: Marcel Proust - Bedriye Korkankorkmaz

Marcel Proust’un hayatını sanat yapıtına dönüştürme azim ve kararlılığı yazara kendimi yakın hissetmemi sağlıyor. Yoksa ilgilendiği ve kabul ...

devamı

İnsanlık değeri ve erdem kavramı üzerine

İnsanlık değeri ve erdem kavramı üzerine

Einstein’e göre, şu bu insanın değerini anlamak için kendi benliğinden ne ölçüde ve ne bakımdan sıyrılabileceğini aramak gerek. ...

devamı

Ernesto Che Guevara Belgeseli

Ernesto Che Guevara Belgeseli

History Channel tarafından hazırlanan Ernesto Che Guevara hayatını anlatan belgeseli.Ernesto "Che" Guevara, kısaca Che Guevara ya da el ...

devamı

Che öldürüldüğünde çantasından hangi kitaplar çıktı?

Che öldürüldüğünde çantasından hangi kitaplar çıktı?

Ernesto Guevara’nın Bolivya’daki yıllarını en ayrıntılı biçimde araştırmış olan kişi, Bolivyalı gazeteci-tarihçi Carlos Soria Galvarro’dur. Che’nin Bolivya’daki yılları üzerine ...

devamı

Savaş ve Edebiyat – Murat Belge

Savaş ve Edebiyat - Murat Belge

İnsanlık tarihine bakanlar, bakmayı seçtikleri açıya göre, bu tarihi kesintisiz bir değişim ya da sürekli tekrarlanan bir döngü ...

devamı

Zalimin düşmanı halkın dostu “Eşkiyalar” – Eric J. Hobsbawm

Zalimin düşmanı halkın dostu Eşkiyalar - Eric J. Hobsbawm

Robin Hood, Panço Villa, Salvatore Giuliano, Jesse James, Billy the Kid, İnce Memed, Giuseppe Musolino, Brezilyalı Lampiao, Wu ...

devamı

Edebiyatın dünyaca ünlü intikam sahnesi: Dostoyevski’nin Yeraltından Notlar’ı

Edebiyatın dünyaca ünlü intikam sahnesi: Dostoyevski’nin Yeraltından Notlar'ı

Edebiyatın dünyaca ünlü bir başka hayali intikam sahnesi Dostoyevski’nin Yeraltından Notlar'ında karşımıza çıkar. Askeri başarılar kazanmış, çapkınlık hikâyeleri ...

devamı

Sarı Sıcak, Yaşar Kemal ‘Sadelik ve dürüstlükle anlatılan bu öyküler insanın belleğine kazınıyor.’

Sarı Sıcak, Yaşar Kemal’in öykülerini derlediği eserinin adıdır. Eser ilk olarak 1952 yılında yayınlanmıştır yazarın öykü dalında verdiği ilk eseridir. Eser yazarın daha sonra verdiği baş yapıtlarından İnce Memed’den önce yazarın Türkiye ve dünyaca tanınmasını sağlamıştır. Yaşar Kemal’in bu eserinde anlattığı öykülerin büyük kısmı Çukurova’da geçmektedir. Yazar bu öykülerde Anadolu insanının açlık, pislik, hastalık, sefalet ve çevre koşulları içinde verdiği yaşam mücadelesini konu alır. Bir çok yönleri ile bu insanların duygularını, iç dünyalarını, yaşadıkları dertleri irdeler. Bunların ışığında toplumun sorunlarını da okuyucunun önüne serer. Kitap ismini içinde geçen Sarı Sıcak isimli bir öyküden alır.
*”Yaşar Kemal, ilk öyküsü ?Pis Hikaye?yi 1946 yılında yazmıştır. Ardından ?Bebek? öyküsünü yazmış, bunları çok sonraları yayımlamıştır. İlk öykü kitabı ?Sarı Sıcak?, 1952 yılında Varlık yayınları arasında çıkmış, bir çok dile çevrilmiştir. Sonra uzun öyküler yazmıştır, bunlardan biri ?Teneke?dir. İlk öykü kitabının yayımlanmasından on yıl sonra bütün öykülerini yine ?Sarı Sıcak? adı altında toplayıp kitaplaştırmıştır.

Yaşar Kemal bir çağ romancısıdır. Cumhuriyet tarihinin geçirdiği büyük değişimin, sosyoekonomik, kültürel alandaki dönüşümünün, göçlerin, mübadelelerin, etnik kıyımların, kısacası kendi deyimiyle ?insanlık macerası?nın büyük romanlarını yazmıştır. Türkiye?deki köklü feodal değerlerin geçirdiği evrimi, tükenişi, ?dağın öteki yüzünü?, doğayı, kırsal yöreleri, ?o güzel insanların o güzel atlara binip? gidişlerini büyülü gerçekçiliğin destansı, şiirsel tadında veren tek romancımızdır. Yeryüzü?nün masal parçası Çukurova?nın dağını, kuşunu, çiçeğini, böceğini, insanını, kültürünü, üstlendiği tarihsel misyonu; huriyet Türkiye?sinin sosyal, siyasal, kültürel, ekonomik dönemeçlerindeki çekirdek rolünü edebiyat tarihine armağan eden ?çağdaş bir Homeros? tur.

Osmanlı?dan bu yana kökleşerek gelişmiş feodal geleneklerin parçalanıp kapitalizmin kapılarına nasıl dayandığını, bu büyük değişimin insanda yarattığı korkuyu, insan psikolojisini nasıl derinden sarstığını, çürüyen değerlerle yeni değerlerin buluşma noktasındaki derin yalnızlığını, trajedisini anlatır. Zaman ve mekan onun romanlarında bir başka boyutta yer alır, dönüşür, hiç eskimeyen, destanlaşan masalsı bir iç zamanda insanın evrensel değerleriyle buluşup kimlik ve kişilik kazanır. Onu okurken bir epope ustasının temaşa alanına girer; lirik, epik, destansı bir dünyanın, ?Meryemce?, ?İnce Memed?, çocuk ?Mustafa?, ?Poyraz Bey, fidan boylu Türkmen beyleri gibi imgelemimizce ölümsüz kılınan kahramanlarıyla karşı karşıya kalırız. Hepsi de, yüzleri Toros?lara, sırtları Akdeniz?e dönük sıra dışı, olağanüstü kahramanlardır. Bir çağın kapanıp bir çağın açılışını onların duygularının, ilişkilerinin, çelişkilerinin somutlaştırılmasıyla duyumsar; büyülü, şiirsel bir dilin; akıcı, kıvrak bir anlatımın atmosferine girip çarpıcı, çırılçıplak insan gerçekliğiyle yüz yüze geliriz.

Yaşar Kemal bilgilendirmez, yapıtlarının arka planındaki büyük çatırtıları, dilinin güçlü atmosferiyle sezdirir. Sıradan bir köylü onun yapıtlarında ilahi bir güçle donanır, büyür, ilkellerin ayin törenlerindeki büyücü Şamanların dansla anlattıklarını Yaşar Kemal dilin gücüyle verir. Cansız varlıkları abartıp şahlandırarak, onları yeniden yaratıp biçimlendirerek büyük gerçekliklere gönderme yapar.

Öykülerinde de Çehovvari bir keskinlik, acı bir yergiyle insanlık durumlarının çarpıcı manzaralarına tanıklık etmemizi sağlar. Az sayıda öyküsü vardır, bir çoğu da uzun öykülerdir. Öyküleri, romanlarından çok önce yazılmıştır; romanlarında kullanacağı tekniğin,dilin, atmosferin bir bakıma habercisi gibidirler. Öykü kişileri, romanlarındaki ete kemiğe bürünen, psikolojik derinliği olan kişilere erişemeseler de; çarpıcı, kısa, keskin çizgilerle belleklere kazınırlar. ?Yolda? adlı öyküdeki arabacı: ?Küçücük, kısacık boylu, zayıf ama sırım gibi, ince boynunun damarları dışarı fırlamış, çok kalın kara kaşlı biriydi. Kara bir şalvar, ot ipekten sarı bir mintan giymişti. Kasketi yeniydi,? diye betimlenerek görselleştirilir.

Yaşar Kemal?in sözcük hazinesindeki yerel sözcükler, deyimler, atasözleri öykülerinde de bol bol yer alır:
?Elin ağzı uçkur bağın değil ki çeke bağlayasın yavru.? (Sarı Sıcak- Syf: 26)
?Ağzı var, dili yok fıkaranın? (Sarı sıcak, Syf: 69)
?Delinin ipi sapı mı olur?? (Sarı Sıcak, Syf: 72)
Öykülerinde kısa kısa, arada bir yinelenen sözcükler kullanır. Halka yakın, destansı, masal gibi anlatır öykülerini. İç mekanlardan çok dış mekanlara, doğa betimlemelerine yer verir. Romanlarındaki olağanüstü, abartılı betimlemelere öykülerinde pek rastlanmaz, daha olağan çizgilerle yapar öykülerindeki betimlemeleri. Yöresel, Çukurova?dan küçük küçük manzaralar, öykünün bütünlüğüne denk düşecek biçimdedir.

Yaşar Kemal, ?Sarı Sıcak? ta yer alan 25 öyküsünde, öykü anlatıcılığındaki ustalığını da kanıtlamış, sinematografik bir anlatımla şiirsel, çarpıcı öyküler yazmıştır.

*Zafer Doruk, www.yazimhane.com

“Korkunç bir duyarlık ve acımasız bir şiir…”
(Observer, İngiltere)
“Sadelik ve dürüstlükle anlatılan bu öyküler insanın
belleğine kazınıyor.” (The Millvaukee Journal, ABD)
“Yoksulluk, boş inanlar, sinekler, toz, ölümüne çalışma, uçsuz bucaksızlık, bitkinlik, yabanlık, yılmazlık. (…) Çaresizlikten doğan acıma ve duyarlığın evrensel
boyutları.” (The Guardian, İngiltere)
“Köylülerin sefaletini ve sosyal eşitsizliği dile getiren kitaplarıyla Yaşar Kemal, Türkiye’deki son üç kuşağı en derinden etkileyen yazar.” – Neue Zürcher Zeitung, (İsviçre)

Sarı Sıcak, Yaşar Kemal ‘Sadelik ve dürüstlükle anlatılan bu öyküler insanın belleğine kazınıyor.’” üzerine 5 yorum

  1. Ben de bu kitabı öğretmenin tavsiyesiyle okuyacağım ama kırtasiyelerde bulamadığım için okuyamadım. Yaşar Kemal’i de çok seviyorum. Kitaplarının bazılarını okudum.

  2. hikayeyi okudum biz 6. sınıf olduğumuz için bizim ders kitabında var süper bir hikaye herkese tavsiye ederim …

Yorum yapın