Şehirler Düşerken : Işid Saldırıları Yıkım ve Göç – Simla Yerlikaya

Şehirler_düşerken2011 yılından bu yana Erbil’de yaşayan gazeteci Simla Yerlikaya, Şehirler Düşerken: IŞİD Saldırıları, Yıkım ve Göç’te IŞİD’in nasıl güçlendiğini, işgal ettiği topraklarda yaşanan dev göç dalgasını, bölgenin kaderini değiştirecek dinamikleri yerinden gözlemler ve röportajlarla anlatıyor ve direnen bütün halkların sesi oluyor.

Birçok kişi IŞİD’in adını 10 Haziran 2014’te Musul’un düşmesiyle duydu.
Oysa o güne gelene kadar yaşanan birçok gelişme bize olayların hiç de hayra gitmediğini göstermişti.

IŞİD bir gecede ortaya çıkmadı. Irak’ın en büyük ikinci şehri olan Musul’u alabilecek kapasiteye de bir anda gelmedi. Örgütün dünyayı sarsacak derecede güçlü bir çıkışı Irak’ta yapmasını ve bu topraklarda güçlenmesini sağlayan nedenler ise ne mezhep farklılığı ne de Ortadoğu’nun kanlı tarihiydi.

Irak’ta şehirlerin birbiri ardına IŞİD’in eline düşmesiyle beraber binlerce sivil de çaresiz, yaşadıkları yerleri terk etmeye başladı. Bu dev göç dalgasının sonuçları ise siviller için felaket oldu. Özellikle IŞİD kontrolündeki kentlerin Sünni olmayan dinî ve mezhepsel azınlıkları için yaşananların anlamı açıktı: Kıyım!

2014 yılında IŞİD’in Musul’u alması ile beraber Irak benzeri az görülür bir vahşete teslim oldu.
Örgüt, Irak’ta ve Suriye’de binlerce masum insanı akıl almaz yöntemlerle katletti, kadınları köleleştirip pazarlarda sattı, kültürel mirası yerle bir eti. Felluce, Musul, Tikrit ve Ramadi gibi şehirler birer birer örgütün eline düşerken, bu kentlerde yaşayan Ezidiler, Kürtler, Hristiyanlar, Türkmenler, Şii ve Sünni gruplar için kâbus gibi günler başladı. Mezopotamya’nın kadim halkları yerlerinden edildiler, kıyıma uğradılar.
Saldırıların ardından IŞİD’e karşı topyekûn savaş da başlamış oldu. Sadece Ortadoğu ülkeleri değil, ABD ve Avrupa devletleri de kısa sürede bu savaşa müdahil oldular.

IŞİD Saldırıları, Yıkım ve Göç – Gün Çağ Aydın

Ortadoğu günden güne daha fazla kana bulanıyor. Her dinden ve dilden insanın farklı tanıklıkları var bu savaşa dair. “Arap Baharı” ile başlayan ayaklanmalar, Suriye’de büyük bir yıkıma dönüştü.

Ölen insanların sayısı tespit edilemezken, sınırları aşan göç dalgası günden güne artıyor. İnsanlar ölümden kaçarken, açlığın ve yoksulluğun kollarına düşüyor.

İç savaştan sonra doğmuş olan bebeklerin cansız bedenleri kumsala vuruyor. Suriyeliler kıyımdan kaçarken bir bilinmeze doğru “yelken açıyor”.

Bir anda gündemimize giren IŞİD hızlı bir şekilde büyüdü ve inanılması güç katliamlara imza attı. Örgüt, Irak’ta ve Suriye’de binlerce masum insanı akıl almaz yöntemlerle katletti. Katliamlarla yetinmeyen örgüt, halk çocuklarını kaçırdı, her milletten insanı haraca kesti, kadınlara tecavüz etti, insanları köle pazarlarında pazarladı. Kültürel mirasa dair ne varsa bombaladı, devirdi, yaktı ve yıktı.

ABD’nin, Irak’a müdahalesiyle bölgede başlayan istikrarsızlık, halkın IŞİD karşısında direnişini zayıflattı ve Ortadoğu’nun en önemli şehirleri IŞİD’e teslim oldu. Felluce, Musul, Tikrit, Ramadi gibi kentler örgütün kontrolüne geçerken, bu kentlerde yaşayan Ezidiler, Kürtler, Hristiyanlar, Türkmenler, Şii ve Sünni gruplar akıllardan silinemeyecek işkenceler yaşadılar. Hangi dil ve dinden olursa olsun insanlık IŞİD’in eline tutsak düştü ve acıların en katmerlisini yaşadı.

IŞİD vahşeti devam ederken, onlara karşı büyük bir direniş de başladı. IŞİD elindeki kentleri birer birer kaybetmeye başladı ama tam anlamıya durdurulamadı. Sadece yerel güçlerin direnişinin dışında, Avrupa devletleri, Rusya ve ABD gibi ülkeler sınırlar ötesi operasyonlarla IŞİD’e karşı yürütülen savaşı çok boyutlu bir hale getirdi,

2011 yılından beri Erbil’de yaşayan Simla Yerlikaya ise bu savaşın en yakın tanıklarından bir tanesi. Simla Yerlikaya’nın, Tekin Yayınevi etiketiyle yayınlanan kitabı Şehirler Düşerken raflardaki yerini aldı.

Simla Yerlikaya, objektifi dışardan tutmak yerine bizzat bölgede bulunarak ortaya çıkan yıkımı belgeledi. Şehirler Düşerken adlı çalışması birçok gözleme dayanıyor. Yazar aynı zamanda bu gözlemlerini farklı tanıklıklarla destekliyor ve farklı kişilerle röportajlar gerçekleştiriyor.

Tekin Yayınevi tarafından kitap dünyasına kazandırılan bu çalışma, doğrudan bölgeden yapılan gözlemleri ve tanıklıkları aktarması açısından büyük önem taşıyor. IŞİD’in adım adım nasıl güçlendiği sorusuna cevaplar üreten kitap, yaşanan dev göç dalgasını ve sonuçlarını inceleyerek önemli bir analizi ortaya koyuyor.

Şehirler Düşerken, içinde bulunduğumuz şu süreci okuyup, yorumlayabilmek açısından önemli bir kaynak olma özelliği taşıyor.(http://kitapeki.com/, 4 MAYIS 2016)

KİTABIN KÜNYESİ
Şehirler Düşerken : Işid Saldırıları Yıkım ve Göç
Yazar: Simla Yerlikaya
Yayıncı Tekin
04 / 2016
312 Sayfa

Simla Yerlikaya
Gazeteci. 1982 doğumlu. İstanbul Lisesi’nin ardından, Boğaziçi Üniversitesi’nde Uluslararası İlişkiler ve Siyaset okudu. İkinci anadalı olan Sosyoloji bölümünden de 2005 yılında mezun oldu. Ardından Berlin’de Uluslararası İlişkiler yüksek lisansı yaptı. AB-Türkiye ilişkileri üzerine çalıştı. Gazeteciliğe ilk adımını Berlin’de attı. Bir yıl kadar Hürriyet Berlin bürosu, ardından kısa bir dönem İstanbul’da hafta sonu ilavelerinde muhabirlik ve sonrasında ntvmsnbc’nin dış haberler editörlüğü yaptı. Ekim 2011’den bu yana Kuzey Haber Ajansı/TRT Türk’ün Erbil temsilciliğini yapıyor. İlk kitabı “Yeni Komşumuz Kürdistan” Ocak 2013’te yayınlandı.

Yorum yapın

This site is protected by WP-CopyRightPro