Uy Havar! – Ahmed Arif (seslendiren: Ahmet Kaya)

UY HAVAR!
Yangınlar,
Kahpe fakları,
Korku çığları
Ve irin selleri, aç yırtıcılar,
Suyu zehir bıçaklar ortasındasın.

devamını okumak için tıklayınız

Tolstoy’un torunu hangi şairimizin oğluyla evli?

TolstoyTolstoy’un torunu hangi şairimizin oğluyla evli?

devamını okumak için tıklayınız

Hasretinden Prangalar Eskittim – Ahmed Arif (seslendiren: Çetin Tekindor)

ahmed_arifSeni, anlatabilmek seni.
İyi çocuklara, kahramanlara.
Seni anlatabilmek seni
Namussuza, halden bilmeze, kahpe yalana.

devamını okumak için tıklayınız

Ahmed Arif: Nasılsın diye sorabilirim şükür sana. Yüzüm tutuyor hele! NASILSIN?

ahmed_arifDost,
Bunu da alınca gidersin herhal. Bir gitmeden bir de gider gitmez yaz. Hiç sevmem böyle olmayı. Yoksun, garipsi, yenik. Bugünler böyleyim ama. Bir ölçüsüzlük ya da idrâk bulanıklığı bu. Senin oradan göçün, bir yeni ayrılıkmış gibi koyuyor bana. Oysa ha orada, ha daha ötelerde olmuşun. Bunun bir ayrı niteliği olmamalı, ayrılık ayrılıktır işte.

devamını okumak için tıklayınız

‘Girin ulan, hepiniz hapse girin… Ben, hepinize bakarım…’

ahmed_arif“Otuzüç Kurşun” şiirinin yayımlandığı günlerdir.
Bir gün, bir felsefe öğretmeni iki arkadaşı ile Ahmed Arif’in çalıştığı gazeteye gelir.
Öğretmen TÖS, “Türkiye Öğretmenler Sendikası” üyesidir. Ahmed Arif’e çalışmalarından söz eder.

devamını okumak için tıklayınız

Türkiye’nin en büyük şairi benim, ama hapistekiler ve sürgündekiler hariç…’

niyazi-akinciogluEllili yıllarda Niyazi Akıncıoğlu ile Ahmed Arif ağabey-kardeş gibidirler.
O günleri şöyle anlatır Ahmed Arif:
“Niyazi abi oğlu gibi seviyordu beni. Ben de büyük şairlere müthiş hayranım. Hâlâ öyleyimdir. Yaşları küçük de olsa çok iyi bir şair beni baştan çıkarır. Canımı vermek isterim.
Cemal Süreya o yüzden benim çok sevdiğim bir arkadaştı.
Büyük şairdi.

devamını okumak için tıklayınız

Ahmed Arif: “Sevdadır bu teyze”

ahmed_arifAhmed Arif Ankara’da tutuklanır. İstanbul’da yargıç karşısına çıkarılacaktır. Ankara’dan iki komiser ve dört polis nezaretinde yola çıkarlar.
Ahmed Arif, “Serçe kadar canım vardı. Boğazımda kanama vardı. Hastaydım. Ekmek çiğneyemez, yemek yiyemezdim. Zaten zayıf bir çocuktum, büsbütün zayıflamışım. İşte böyle bir günde götürdüler beni…” diye o günleri anlatacaktır.

devamını okumak için tıklayınız

Hasretinden Prangalar Eskittim – Ahmed Arif ‘Otuzüç kurşunu yüreğinde taşıyan şair

hasretinden_prangalar_eskittim1968 yılında yayınlanan Ahmed Arif’in tek şiir kitabı “Hasretinden Prangalar Eskittim”, Türkiye’de en çok basılan ve okunan şiir kitaplarından biri oldu. Bir şiir kitabının böyle üst üste basımlar yapması, yalnız ülkemiz için değil, dünya ölçüsünde de görülmedik bir başarıdır.

devamını okumak için tıklayınız