Ayı (Dokuz Kısa Oyun) – Anton Çehov

Anton Çehov (1860-1904): Oyun ve hikâyeleriyle hayatın yalınlığı ve karmaşası içindeki insanlık durumlarını büyük bir duyarlılıkla işleyerek dünya edebiyatına damgasını vuran en önemli Rus yazarlarından biridir. Bu kitapta yer alan dokuz kısa oyununun altısı komedi, üçü dramdır. Başta Ayı olmak üzere komedileri tüm dünyada defalarca sahnelenmiş, büyük beğeniyle karşılanmıştır. Dramlardan Kuğunun Şarkısı ve Şehir Yolunda kendi hikâyelerinden, Tatyana Repina’ysa Suvorin’in bir oyunundan ilhamla yazılmıştır. Çehov kısa oyunlarında da

devamını okumak için tıklayınız

Anton Çehov’un cenaze töreni – Maksim Gorki

Moskova?nın ?tatlı sevgilisi? yazarın naaşı, kapısında iri harflerle ?istiridye için? yazan yeşil bir vagonla getirilmişti. Yazarı karşılamak üzere istasyonda toplanmış olan küçük kalabalığın bir kısmı, Mançurya?dan getirilmiş olan General Kellerin naaşının ardından yürüyor ve Çehov?un neden askeri bando müziği eşliğinde gömüldüğüne şaşıyorlardı. Yanlışlık ortaya çıktığı zaman bazı neşeli insanlar kıs kıs gülmeye, kikirdemeye başladılar. Çehov?un tabutunun arkasından en fazla yüz kişi yürüyordu;

devamını okumak için tıklayınız

Anton Çehov’un Maksim Gorki’ye anlattığı hayali

Bir gün beni Küçükköy’e, yanına çağırdı. Burada bir parça toprağı ve iki katlı, küçük, beyaz bir evi vardı. Bana ?malikânesini? gösterip heyecanla konuşmaya başladı:
?Çok param olsaydı, hasta köy öğretmenleri için bir sanatoryum kurdururdum burada. Pencereleri büyük, tavanları yüksek, aydınlık bir bina yaptırırdım. Çok güzel bir kütüphanem, çeşitli müzik aletlerim, arı kovanlarım, sebze ve meyve bahçem olsaydı, tarımla, meteorolojiyle ilgili dersler verebilirdim. Bir öğretmenin

devamını okumak için tıklayınız

Denizde – Anton Çehov (Çeviren: Nazım Hikmet)

Göze görünen, yalnız, gerideki limanın ürperen ışıklarıyla katran gibi kara bir gökyüzüydü. Soğuk, ıslak bir yel esmekte. Üstümüzde ağır bulutları, onların yağmur olup boşanmak dilekle­rini duyuyor ve soğuğa, yele bakmaksızın sıcaktan boğuluyorduk sanki.

Biz, gemiciler, baş altında toplanmış zar atıyorduk. Bizimkile­rin gürültülü, sarhoş kahkahaları yükseliyor, içimizden birisi, alay olsun diye, ara sıra horoz gibi ötüyordu.

devamını okumak için tıklayınız

Memurun Ölümü adlı öykü – Anton Çehov

Anton Çehov, 1883 yılında yazdığı “Memurun Ölümü” adlı kısa öyküsüyle ölümcül mizah yanını ortaya çıkarır. Okuyucu çok sıradan bir olayın gelişimine ve ana karakter Çerviakov’un ürkekliğine ve ahmaklığına güler hatta mümkün olsa alay eder. Örgü basittir. Çerviakov tiyatroda hapşırır ve bu hapşırma sonrasında önünde oturan generallerden biri bundan rahatsız olur. Tiyatroda arada özür dileyen ve telaştan ikinci perdeyi izleyemeyen Çerviakov, daha sonra tekrar özür dilemek üzere bu sefer generalin ofisine gider. Generalse karşısında yine bu adamı görünce çileden çıkar ve Çerviakov’u kovar. Buraya kadar olağan gibi gelişen öyküde hava birden değişir ve Çehov ölümcül tokadını Çerviakov’a da okuyucuya da indirir: Çerviakov eve gelir, yatağa uzanır ve ölür.

devamını okumak için tıklayınız

Kara Keşiş / Bütün Öyküler 7 (1893-1895) – Anton Çehov

Everest Yayınları, edebiyat dünyasının tartışmasız en büyük isimlerinden biri olan Anton Çehov’un tüm yapıtlarını yayımlamaya devam ediyor. Mehmet Özgül’ün Rusça asıllarından yaptığı özenli çevirileriyle kronolojik olarak yayımlanan Çehov kitaplığının yedinci cildi Kara Keşiş, 1893-1895 yılları arasında yazılmış 13 öyküyü kapsıyor. Yazar Kara Keşiş’te, kadın erkek hikâyeleri üzerinden giderek yaşam bunalımlarıyla boğuşan karakterlere eğiliyor.

devamını okumak için tıklayınız

Bozkır – Anton Çehov

Çehov, Rusya’daki toplumsal yapının radikal biçimde değişmesi gerektiğine inanıyor; kahramanlarını, hayatı ve yaşananları olduğu gibi göstermek gerektiğini düşünüyordu. “Martı” oyuncularına şöyle demişti: “Her şey basit olmalıdır… Tümüyle basit… Teatral olmamaktır esas olan…”
(Tanıtım Bülteninden)

devamını okumak için tıklayınız

Altıncı Koğuş (Seçme Hikayeler) – Anton Çehov

Kısa öykü türünün büyük ustası Çehov, çürümekte olan Rus toplumunu sade bir dille ve izlenimci bir tarzda resmetmiş; taşra hayatını, hayatta başarısız olmuş tipleri betimlemekte, atmosfer yaratmakta üstünlük göstermiştir. 6. Koğuş, Cırcır Böceği ve Sürgünde adlı seçkin öykülerindeki tiplemeler, Çehov’un kaprisli, günü gününe uymaz insan galerisinde yer alır. Bu, tipik Rus “lüzumsuz insan” karakterinin bir varyasyonudur. Bu öykülerde, Çehov’un kahramanlıktan uzak kahramanları, melankoli içinde yaşar; 1880-1890 Rusya’sının sıkıcı, gerici ortamında, tekdüze bir yaşam sürerler. Yazar öncelikli olarak sıradanlık ve bireyleri birbirinden uzaklaştıran can sıkıntısıyla uğraşır, varoluşun sınırlılığını ele alır, insanın hırslarının

devamını okumak için tıklayınız

Öylesine Bir Öykü – Anton Çehov

Everest Yayınları, edebiyat dünyasının tartışmasız en büyük isimlerinden biri olan Anton Çehov’un tüm yapıtlarını yayımlamaya devam ediyor. Mehmet Özgül’ün Rusça asıllarından yaptığı özenli çevirileriyle kronolojik olarak yayımlanan Çehov kitaplığının beşinci cildi Öylesine Bir Öykü, 1888-1891 yılları arasında yazılmış 15 öyküyü kapsıyor. Yazarın olgunluk çağının meyveleri sayılabilecek öykülerin yer aldığı bu kitap, dünya klasikleri arasındaki en önemli eserlerden biri.

Felek benim gibi tanınmış bir bilimadamını ölüme mahkûm ettiği için, belki altı ay sonra bu salonda

devamını okumak için tıklayınız

Kırlarda Bir Gün [Bütün Öyküleri 4 (1887)] – Anton Çehov

Mehmet Özgül’ün yaptığı düzeltiler uygulanarak, çevirmenle işbirliği içinde titizlikle yayına hazırlanan Çehov kitaplığı, diğer baskılardan farkını ortaya koyuyor.

Everest Yayınları dünya öykü ve tiyatro edebiyatının tartışmasız en büyük isimlerinden biri olan Anton Çehov’un tüm yapıtlarını yayımlamaya devam ediyor. Mehmet Özgül’ün Rusça asıllarından yaptığı özenli çevirileriyle kronolojik olarak yayımlanan Çehov kitaplığının dördüncü cildi Kırlarda Bir Gün, 1887 yılında yazılmış 37 öyküyü kapsıyor.

devamını okumak için tıklayınız

Kabuğuna Sinmiş Adam adlı öykü, Anton Çehov

Geç kalan avcılar, Muhtar Prokofıy’in Mironositskiy Köyünün ucundaki samanlığında gecelemeye hazırlanıyorlardı. İki kişiydiler: Veteriner İvan İvanıç ile lise öğretmeni Burkin. İvan İvanıç’in ‘Çişma Himalayskiy’ diye kendisine hiç de yaraşmayan iki isimden oluşan pek acayip bir soyadı vardı. Bu yüzden çevrede herkes yalnız küçük adıyla çağırırdı onu. Kent dışındaki harada kalırdı. Temiz hava almak için arasıra böyle ava çıktığı olurdu. Öğretmen Burkin, yaz aylarını Kont P.’lerden geçirirdi. Buralarda tanımayan yoktu onu.
İkisinin de uykusu yoktu. Uzun boylu, zayıf, sivri bıyıklı bir ihtiyar olan İvan İvanıç, kapının dışında oturmuş piposunu tüttürüyor, ay yüzünü aydınlatıyordu. İçeride, samanların üzerinde uzanan Burkin ise karanlıkta kaldığı için gözükmüyordu.

devamını okumak için tıklayınız

Martı – Anton Çehov

Bir grup insan tiyatroya yeni bir biçim getirme hayalleri kuran genç yazar Treplev’in tiyatro oyununu izlemek üzere bir çiftlik evinde toplanır. Oyun çiftlik evinin parkına kurulan bir sahnede oynanacaktır. Seyircilerin arasında Treplev’in kendini beğenmiş aktris annesi İrina Nikolayevna Arkadina ve onun sevgilisi ünlü yazar Boris Alekseyeviç Trigorin de vardır. Bu iki insanın varlığı hem Treplev’in büyük umutlar bağladığı oyunun yarıda kesilmesine hem de orada bulunan diğer herkesin hayatının geri dönülmez şekilde değişmesine neden olacaktır.

(?) Bir martıyım ben. Yo, hayır, hayır… Hatırlıyor musunuz, bir martı vurmuştunuz? Rastlantı sonucu bir adam geliyor,

devamını okumak için tıklayınız

Yeni Bulunmuş Hikâyeler – Anton Çehov

Anton Çehov’un gençlik döneminde yazdığı 38 hikayeyi bir araya getiren Yeni Bulunmuş Hikayeler’de, Çehov aşığı 38 yazar ve çevirmenin başka bir dilin köprüsünden Çehov’a varma çabalarının edebiyat ortamımızda ilgiyle karşılanacağını umuyoruz. Çehov’u zamanında üne kavuşturan bu hikayelerde, bir büyük yazarın gelişim çizgisini izliyoruz. Seçkide yer alan bazı hikayeler, ‘evet, bu Çehov!’ dedirtecek nitelikte; bazıları ise ilerde Çehov olacak muzip bir genç yazarı tanıtıyor. Bu kitaptaki 38 hikayeye bir hikayeyi de bu derlemeyi oluşturan Amerikalı Yazar ve çevirmen Peter Constantine ekliyor: 1880’lerde Rusya’nın çeşitli dergilerinde yayımlanan bu hikaye ve kısa anlatıların büyük bir bölümünü New York Halk Kütüphanesi’nde dergi karıştırırken raslantıyla bulmuş; bir düşünün o heyecanı! Rusya başka bir Rusya: Çehov henüz Çehov değil. Başka bir çağ, başka bir zaman.

devamını okumak için tıklayınız

Memurun Ölümü ? Bütün Öyküleri 1 (1880-1884) ? Anton Çehov

Everest Yayınları dünya öykü ve tiyatro edebiyatının tartışmasız en büyük isimlerinden biri olan Anton Çehov?un tüm yapıtlarını yayımlıyor. Mehmet Özgül?ün Rusça asıllarından yaptığı özenli çevirileriyle kronolojik olarak yayımlanacak olan Çehov kitaplığının ilk cildi Memurun Ölümü, 1880-1884 yılları arasında yazılmış 62 öyküyü kapsıyor.

?Acılardan, ezinçten başka bir şey çarpıyor mu gözünüze? Hırsızlık, soygunculuk, yağmacılık, dolandırıcılık, her türlü kötülük sarmış dünyamızı! Herkes umutsuzluktan kendini içkiye vermiş! Zorbalık diz boyu! Gücü gücü yetene!.. Sonuçta bir sürü gözü yaşlı, acı çeken insan! İşte burada bizler onlar için ağlıyor (konuşmacının gözleri yaşarmıştı) ve kadehimizi…?

devamını okumak için tıklayınız

Sayfiyede – Anton Çehov

Dünyanın en büyük oyun yazarlarından Anton Çehov, özellikle oyunlarındaki karakterlerin kişiliklerini çizerken, duygu ve düşünce yapılarını yansıtırken gösterdiği ustalıkla tanınır. Çehov’un bu üstün yeteneği, insanların kişiliklerini birkaç cümleyle aynı güçte ifade edebildiği öykülerinde de görülür. Sayfiyede, yazarın bu tarzını örnekleyen öykülerden oluşuyor. Kitapta yer alan otuz beş öykü, yalnızca otuz beş olayı ve yüze yakın karakteri aktarmakla kalmıyor.
Dünyanın neresinde ve hangi çağda olursa olsun, insanın değişmez yanlarını, ortak paydalarını hiç eskimeyecek bir anlatım ve yaklaşımla bizlere sunuyor. Öykülerde geçen olayları ve o olayların kahramanlarını okurken,

devamını okumak için tıklayınız

Anton Çehov?un 150. Doğum Yılı – Semiha Şentürk

Öyküleri ve oyunlarıyla modern edebiyatta yeni bir sayfa açmış, James Joyce?dan Virgina Woolf?a, Katherine Mansfield?ten Raymond Carver?a pek çok yazarı etkilemiş bir yazarın, Anton Çehov?un 150. doğum yılı vesileyle, Çehov?un hikayesini kağıda dökelim istedik.

Anton Pavloviç Çehov, 17 Ocak 1860?ta Taganrog?da doğar. Azak denizi kıyısındaki Taganrog, 1860?lı yılların başında Yunan tüccarların sık sık uğradığı bir liman şehridir. Çehov?un öykülerine ve oyunlarına sık sık mekan olan her taşra kasabası gibi hayatın tekdüze akıp gittiği, insanların çoğunun birbirini tanıdığı bu küçük yerde, o yıllarda kapısı üzerinde ?Çay, şeker, kahve ve başkaca sömürge ürünleri? yazan bir bakkal bulunur. Henüz küçücük bir çocuk olan

devamını okumak için tıklayınız