Barış – Yannis Ritsos (seslendiren: Rutkay Aziz – müzik: Mazlum Çimen)

ritsosBARIŞ
Çocuğun gördüğü düştür barış.
Ananın gördüğü düştür barış.
Ağaçlar altında söylenen sevda sözleridir barış.

Savaş, Barış ve Sanat – Adil Okay

evrim, 1 mayıs“askere aldı beni franko
acımasız bir er yaptı
kaçmadım çünkü korktum
kurşuna dizer diye
korktum o yüzden savaştım
hak ve özgürlüğe karşı…” Atilla Jozef

Beni okuyan katil olmasın, savaş düşmanı olsun, insan sömürüsüne karşı çıksın – Yaşar Kemal

yaşar_kemal11 Kasım 2014 tarihinde Bilgi Üniversitesi’nin kendisine fahri doktora unvanı vermek için düzenlediği törene sağlık sorunları nedeniyle katılmayan Yaşar Kemal’in gönderdiği mesaj, okurlarına bırakılmış bir vasiyet niteliğindeydi.

Yaşar Kemal gönderdiği mesajda şöyle demişti:

Barış Uğruna Mücadelede Şairin Rolü – Nazım Hikmet Ran

nazım2Barışseverler safında faal bir mücahit olarak, barış için savaşmamız gerektiğine kesinlikle inanıyorum. Barış bir hediye gibi kabul edilemez, kazanılmalıdır.
Barış uğrunda mücadele çeşitli şekiller alır. Örneğin kapitalist ülkelerde, bu mücadele ağır hapis yılları, baskı ve ezgi görmek tehlikesi ile karşılaşmaktadır. Bütün bu tehlikelere rağmen, harpten nefret eden halk kitleleri barış bayrağı altında toplanmadıkça barış kazanılamaz?

1 Eylül Barış Günü’nde Bir Barışseveri Adil Okay’ı Anlatmak – Selma Sayar

barışSon yazılarıma öfke, acı, keder ve umutsuzluk hakim. Okurken yüreğimin daraldığını hissettim. Hiç mi iyi bir şey olmuyor ya da yaşanmıyor diye soruyorum kendime: Elbette var. Bugün Dünya Barış Günü.
Dünyanın her yerinde güzel insanlar- henüz atlarına binip gitmemiş olanlar- daha güzel, yaşanası, barışçıl, savaşsız bir dünyaya olan özlemlerini haykıracaklar. Bunun neresi yanlış! Tabii ki harika bir olay. Peki kim rahatsız olacak bu durumdan: Silah tüccarları, uyuşturucu baronları, gözü doymamışlar, sürekli kargaşalık isteyenler, cennet dünyamızı cehenneme çevirenler, doğaya, yeşile, denize, maviye düşman olan herkes…

Ben yalnızca barışçı değil, bir barış savaşçısıyım – Albert Einstein

Albert EinsteinKatı ekonomi öğretilerinin ya da geleneklerinin kölesi olacak yerde dünyanın zenginliklerini hakça dağıtabilseydik, herkese yetecek kadar para, iş ve yiyecek olacaktı şu yeryüzünde. Ama özellikle bir şeye, düşünce ve çabalarımızın yapıcı çalışmalardan saptırılıp yeni bir savaşın hazırlığı uğruna kötüye kullanılmasına asla izin vermemeliyiz. Ben de o büyük Amerikalı’nın, Benjamin Franklin’in söylediğine katılıyorum. İyi bir savaş ve kötü bir barış, hiçbir zaman olmamıştır. “Ben yalnızca barışçı değil, bir barış savaşçısıyım.”

Yaşasın Halkların Hiciv Kardeşliği – Selcan Özgür

Komedya, Atina’nın Altın Çağı’nın (MÖ 480-430) ürünüdür. MÖ VI. yüzyılda tarıma bağlı küçük bir toplum, Peisistratös’un ve Solon’un Atinası; MÖ V. yüzyılda Perslere karşı kazanılan muharebenin ardından büyük bir ticari güce ulaşmış, aristokrasi yerini demokrasiye bırakmıştı. MÖ V. yüzyılın Atinası büyük bir sanat ve tarım merkezi olmuştu. Toplumu ilgilendiren hemen her konuya ilgi duyan, yaşamın içindeki her gündeme dair duyarlılığı gelişmiş bir toplumdu bu. Sanattan siyasete, spordan dine, cinsellikten felsefeye ve bilime her konuda sürekli teati ortamı vardı. Ama bu yüzyılları okurken aklımızda tutmamız gereken belki de en önemli şey “birey” olmaktan çok “yurttaş” olma fikriydi. İşte tam da bu dönemde, tarihsel olarak “yüce” tragedyanın üzerine bir söz söylendi: Komedya. Bu dönem, evreleri bakımından Eski Komedya olarak anılır. (Ardından, “Orta” ve “Yeni” Komedyayla günümüze uzanıyor komedyanın serüveni.)

2 bin 500 yıllık barış çığlığı

Aristophanes’in barış temalı üçlemesinden ikisinin çizgiroman uyarlaması İstos Yayınları’dan çıktı. Günümüze ulaşan on bir Aristophanes komedyasının tamamı yayımlanacak.

“Şu günlerde tam da Aristophanes okumanın zamanı. “ Bu cümleyi yaklaşık 2 bin 500 yıldır her dönem için her coğrafyada söylemek mümkün. İddia ediyorum hemen her seferinde de doğrudur.

Barış (Aristophanes Komedyaları 2) – Aristophanes

Rivayet olunur ki, Atina’nın yasalarını ve gündelik hayatını nereden öğreneceğini soran yabancı bir krala Platon, Aristophanes’in komedyalarını okumasını salık verir. MÖ 450-385 yılları arasında yaşayan, kaleme aldığı 44 komedyanın ancak 11 tanesi günümüze ulaşabilmiş Aristophanes, yazar olarak ilgisini cesurca yaşadığı toplumun yakıcı sorunlarına yönelterek, politik hicvin, bayağılığa düşmeden yalın anlatının ve “halk bilgeliği”nin dile gelişinin edebiyatta kurucu figürü olmuştur. Binlerce yıl sonra bile yaşadığı toplumsal koşullar ve tarihi şartlar içinde kaleme aldığı taşlamalar, güncelliğini ve evrenselliğini korumaktadır. Bu da Aristophanes’in sadece kaba güldürü, sulu şakalar ve şive-yöre-bedensel araz komikliklerinden arındırarak dönemi için yepyeni ve müstesna bir komedyayı ortaya çıkartmadığını, taklit edilemez ve çığır açıcı bir üslup ve politik kavrayışa sahip olduğunu göstermektedir.

1 Eylül Dünya Barışı İçin Mücadele Günümüz kutlu olsun.

“Sadece barışçı değil, militan bir barışçıyım. Barış için savaşmaya hazırım.” Albert Einstein

İkinci İnsanlıkdışı Emperyalist Paylaşım Savaşı, 1 Eylül 1939 günü Nazilerin Polonya’yı işgaliyle başladı. Ardında elli iki milyon ölü, milyonlarca yaralı, sakat ve moloz yığını haline gelmiş kentler ile acı ve gözyaşı bıraktı. İnsanlık tarihinin bu en acımasız, en kanlı ve en kirli savaşının başladığı gün, yani 1 Eylül, Dünya Barış Günü olarak kabul edildi.

Savaş Yıkımına Karşı Barışta Kenetlenelim (Basın Bildirisidir)

Toprağımızı kirleten, suyumuzu zehirleyen ve havamızı mahveden her türlü felakete karşı tüm insanların ortak mücadelesini örgütleyendir sanat. Yaşamı her dizesiyle yeniden ve yeniden üretendir şiir. Müzik gönül telimizin tınısını diriltendir.
Peki savaş nedir? Bombalar, kimyasallar, mermiler canlarımızı alırken, doğamızı tahrip ederken, komşu ülkeler, halklar arasına düşmanlık tohumları ekerken ve bütün bunlardan ?para kazanmak?tan başka bir şey düşünmeyen Dünya?nın patronu olmak isteyen bir avuç kan emici nemalanırken, bunun adı nasıl ?demokrasi? olabilir?

This site is protected by wp-copyrightpro.com