Elias Canetti: “Güç ve iktidar arasındaki ayrım kediyle fare arasındaki ilişkiye benzer”

Elias CanettiGÜÇ VE İKTİDAR
”Güç” sözcüğü, etkisi bakımından doğrudan ve burada olan bir şeyi, iktidardan daha dolaysız bir biçimde zorlayıcı bir şeyi getirir akla “Fiziksel güç” deyişi, gerçekte aynı fikrin yalnızca daha açık bir ifadesidir; çünkü daha aşağı ve kaba dışavurumların içindeki iktidar, her zaman güç olarak daha iyi betimlenmiştir; örneğin avın yakalanıp ağza götürülmesi güç aracılığıyla gerçekleştirilir.

devamını okumak için tıklayınız

Dünya Edebiyatının Unutulmaz Roman Kahramanları

kütüphaneDünya Edebiyatının En Unutulmaz 25 Roman Kahramanı

devamını okumak için tıklayınız

Elias Canetti: Bir despot kendi içindeki kötü niyetinin her zaman farkındadır ve bu yüzden kötü niyetli değilmiş gibi davranmak zorundadır.

Elias CanettiMASKE DÜŞÜRME iKTiDARI
Bir despot kendi içindeki kötü niyetinin her zaman farkındadır ve bu yüzden kötü niyetli değilmiş gibi davranmak zorundadır. Ama herkesi böyle kandıramaz. İktidar sahibi olmayı arzulayan ve despotun iktidarını kabul etmeyen, kendilerini despotun rakipleri olarak gören başkaları hep vardır. Despot bunlara karşı her zaman tetiktedir, çünkü onun için potansiyel bir tehlike oluştururlar. Onların yüzündeki maskeyi yırtmak için uygun anı bekler; bu maskenin ardında kendi içinde çok iyi tanıdığı kötü niyeti bulacaktır. Bu insanların maskesini indirerek onları zararsız hale getirebilir. işine gelirse, hayatlarını o an için bağışlayabilir, ama yeniden “öyle değilmiş” gibi yapmamalarına dikkat edecektir; onların gerçek yüzünü imgeleminde açıkça korur.

devamını okumak için tıklayınız

Emir ve İdam. Hoşnut Cellat

Elias CanettiEMiR VE iDAM. HOŞNUT CELLAT
Özel bir vaka buraya kadar bu araştırmanın kasıtlı olarak dışında bırakıldı. Emir bir ölüm tehdidi olarak gösterildi ve emrin orijinal olarak kaçış emrinden türediği söylendi. Bildiğimiz evcilleştirilmiş emirler, bu tehditle ödülü birleştirir. Yiyecek vaadi tehdidin etkisini zenginleştirir, ama karakterini değiştirmez. Tehdit, muhatap aldığı kimse tarafından asla unutulmaz. Bu insan, emri, bir başkasına geçirerek bundan kurtulma fırsatı doğana kadar orijinal biçiminde saklar.

devamını okumak için tıklayınız

Stendhal’ın ölümsüzlüğü

StendhalÖLÜMSÜZLÜK
Yazınsal ya da başka herhangi bir tür kişisel ölümsüzlük üzerinde düşünmeye en iyi Stendhal gibi bir adamla başlanabilir. Dine ondan daha çok karşı olan ve dinin vaatleri ve yükümlülüklerinden onun kadar arınmış biri zor bulunur. Stendhal’ın düşünce ve duyguları bütünüyle bu hayata yönelmişti; o, bu hayatı tam ve derin bir biçimde yaşadı. Ona haz verebilecek şeylerin keyfini çıkararak, kendisini bütünüyle hayata verdi; bunu yaparken sığ ya da bayağı olmadı; çünkü sahte birlikler yapılandırmaya çalışmak yerine, ayrı olan her şeyin ayrı kalmasına izin verdi. Çok düşündü, ama düşünceleri asla soğuk değildi. Onu harekete geçirmeyen her şeyden kuşku duyardı. Kaydettiği ve şekillendirdiği her şey ateşli yaradılış anına yakındı. Pek çok şeyi sevdi ve bunların bazılarına inandı da ama hepsi onun için mucizevi bir biçimde somut kaldı. Bunların hepsi orada, onun içindeydi ve onlara, sahte düzene sokma numaralarına başvurmaksızın derhal ulaşabilirdi.

devamını okumak için tıklayınız

Elias Canetti: Kitleyi oluşturan direniştir

Elias CanettiÖzel bir kitle türü de reddetmeyle oluşur: Bir araya toplanmış çok sayıda insan o zamana kadar kendi başlarına yapmış oldukları şeyi yapmayı artık kabul etmezler. Ansızın ortaya çıkan bir yasağa uyarlar; yasağı kendileri koymuştur. Bu, artık unutulmuş eski bir yasak ya da zaman zaman canlandırılan bir yasak olabilir. Fakat her halükarda yasak müthiş güçlü bir etki yaratır. Bir emir kadar mutlaktır, ama asıl belirleyici özelliği olumsuz niteliğidir. Görünüşünün tersine, asla gerçekten dışarıdan gelmez, her zaman etkilediği kişilerin bir gereksiniminden kaynaklanır. Yasak dile getirilir getirilmez kitle de oluşmaya başlar.

devamını okumak için tıklayınız

Elias Canetti: Montaigne’de beni sıkça rahatsız eden şey, alıntıların yoğunluğu.

montaigneMontaigne’de beni sıkça rahatsız eden şey, alıntıların yoğunluğu.

Montaigne’de en güzel şey acele etmemesidir. Sabırsızlık dolu heyecan ve düşünceleri bile yavaş yavaş ele alır. Kendine karşı ilgisi, sarsılmaz türdedir, kişiliğinden asla utanmaz, kendisi Hristiyan değildir. Gözlemlediği her şey onun için önemlidir, ama uçsuz bucaksız olan, yalnızca kendisidir.

devamını okumak için tıklayınız

Kafka, küçük adımlarla yürür. Adımını attığı yerde, zeminin sağlam olmadığını hisseder

edebiyatçılar ÜzerineKafka’da edebiyatçılığın her tür kibri eksiktir; o, asla övünmez, övünmeyi bilmez. Kendini küçük görür ve küçük adımlarla yürür. Adımını attığı yerde, zeminin sağlam olmadığını hisseder. O, insanı taşımaz; onun yanında olunduğunda insanı hiçbir şey taşımaz. Böylece edebiyatçıların kandırmacasına ve böbürlenmesine düşmez. Çok iyi hissettiği edebiyatçı ihtişamı onun kendi sözlerinde yok olmuştur. Onunla küçük adımlar atmak ve alçakgönüllü olmak zorundasınızdır.

devamını okumak için tıklayınız