David Harvey: İşçiler kendilerini emekçi sınıfının bir parçası olarak görmüyorlar

david-harveyKapitalizmin modern kent hayatının tüm alanlarına müdahil olduğu bu çağda, anti-kapitalist olmak mümkün müdür?

Bence anti- kapitalist olmak tamamen mümkün, bu kapitalizmin dışında yaşamak anlamına gelmiyor. Yani bu bir iç kritik. Ve tekrar düşünüyorum Marksist analizin verdiği gücün bir bölümü günlük yaşamda olup biten hakkında bu iç kritiği yapmaya olanak sağlayan araçları vermesinden kaynaklanıyor bana göre.

devamını okumak için tıklayınız

Kapitalizmde Çıkar, Arzu ve Harekete Geçirme

kapitalizm-arzu-ve-kolelikESİR ALMAK, bedenleri başkasının hizmetinde hareket ettirmeyi varsayar. Dolayısıyla harekete geçirme esir almanın kurucu endişesidir. Zira nihayetinde, insanların aslen kendilerine ait olmayan bir arzuyu gerçekleştirmek uğruna eyleme geçmeyi “kabul etmeleri” gayet tuhaf bir durumdur. “Başkaları hesabına harekete geçme”yi bu denli büyük ölçekte yaratabilmek için gereken muazzam toplumsal emeği gözlerden gizleyebilecek tek şey, alışkanlığın gücü, yani içinde yaşadığımız ve her yerde mevcut olan patronluk ilişkilerinin gücüdür.

devamını okumak için tıklayınız

Gönüllü Kölelik Diye Bir Şey Yoktur

kapitalizm-arzu-ve-kolelik“PARA” DENEN arzu nesnesine olan bağımlılık, ücretli hizmetin zemini, bütün iş sözleşmelerinin artdüşüncesi, hem işverenin hem de çalışanın farkında olduğu tehdidin temelidir. Kapitalist yapılar işverenleri yegâne para tedarikçisi durumuna getirmiştir. Ücretli emekçilerin bedenlerini “hizmete” koşma işi, conatus-arzu’nun para denen nesneye sabitlenmesinden alır gücünü.

devamını okumak için tıklayınız

Kapitalist toplum, bencil dünyalardan oluşan anarşik bir galaksidir.

YabancılaşmaBİR DEĞER İLİŞKİSİ OLARAK SINIF
I
Yabancılaşma sadece iktisadi bir olgu değildir. Belirttiğimiz gibi, üretim araçlarında ortaya çıkan işçinin dört farklı yabancılaşması, yaşamının bütün alanlarında yansımasını bulur. Marx “din, aile, devlet, hukuk, ahlak, bilim ve sanat”ın her birinin, özel mülkiyet yasasının düzenlediği “özgün üretim tarzları” olduklarını söyler.576

devamını okumak için tıklayınız

Kapitalizmde Sanat Türlerinde Eşitsiz Gelişme

estetik ve sanatKAPİTALİZM DÖNEMİNDE SANAT TÜRLERİNİN EŞİTSiZ GELİŞMESİ
Kapitalizmin zaferiyle doruk noktasına ulaşacak şekilde, burjuvaca ilişkilerin, feodal toplumun anabağrında ortaya çıkıp oluşması, sanat türleri arasındaki ilinti ve karşılıklı etkileşmelerde de değişimlere yol açmıştır. Daha Rönesans’ta, bu sürecin hangi doğrultuda gelişeceği belli olmakla birlikte, ancak onu izleyen il{i üç yüzyıl içinde bu süreç tam olarak ortaya çıkmıştır.

devamını okumak için tıklayınız

“Akıl akıldışı olur” Hegel

akıldışıKapitalist sınıfın akılcı (rasyonel) bir dünya görüşünü savunduğu dönem, bulanık bir anı oldu. Kapitalizmin ihtiyarlığa özgü çürüme çağında, eski süreçler tersine döner. Hegel’in sözlerindeki gibi, “akıl akıldışı olur.” Sanayileşmiş ülkelerde “resmi” dinin ayakta öldüğü doğrudur. Kiliseler bomboştur ve giderek daha çok kriz içine girmektedirler. Bunun yerine, mistisizmin ve her türden hurafenin palazlanması eşliğinde, garip dinsel tarikatların sahiden bir “Mısır vebası” gibi yayılışını görüyoruz. Korkunç kökten dincilik salgını -Hıristiyan, Yahudi, İslam, Hindu- toplumun açmazının canlı bir göstergesidir. Yeni yüzyıl bize el sallayıp davet ettikçe, Karanlık Çağlara doğru en korkutucu geri savrulmalara tanık oluyoruz.

devamını okumak için tıklayınız

Perspektifi ve paradigmayı değiştirme zamanı – Fikret Başkaya

fikret_başkayaİnsanlığın yüz yüze geldiği sorunların kaynağında, Karl Polanyi’ nin “Büyük Dönüşüm” (1) dediği yatıyor. Başka türlü söylersek, Marx’ın tahlilini yaptığı ve ipliğini pazara çıkardığı kapitalist üretim tarzı yatıyor. Şimdilerde burjuva uygarlığı insanlığı ve uygarlığı yeni bir eşiğe taşımış bulunuyor. Ortaya çıkan bu durum artık sürdürülebilir değil. Tüm emareler ve göstergeler tam bir sürdürülemezlik tablosunun ortaya çıktığına işaret ediyor.

devamını okumak için tıklayınız

Reklamlar ve çocuklar; 1950’ler

Reklamlarıyla en çok çocuk tüketicileri hedef alan kapitalizm, çocukları reklam malzemesi olarak kullanmaktan da geri durmadı. Bu foto galeride çocuklar için son derece zararlı olan kolalı içecekler, sigara ve bira gibi ürünlerin reklamlarında çocukların nasıl kullanıldığını derledik. 1950’lerdeyiz…

devamını okumak için tıklayınız

Kapitalizm, Arzu ve Kölelik (Marx ve Spinoza’nın İşbirliği) – Frederic Lordon

İktisatçı Frédéric Lordon, kapitalizm eleştirisinin en canalıcı sorusunu tekrar soruyor: Ücretli emekçiler, her şeye rağmen, neden kapitalizme boyun eğiyorlar, neden başkalarının “efendi-arzusuna” tabi oluyorlar? Klasik “tahakküm” ve “rıza” yanıtlarını tatmin edici bulmayan yazar, açıklama olarak, Marksist siyasal iktisat ile Spinozacı “duygu antropolojisini” birleştirerek oluşturduğu etki gücü yüksek alaşımı öneriyor. Marx ve Spinoza’yı neden etkileşime soktuğunu ise şu çarpıcı sözlerle açıklıyor:

devamını okumak için tıklayınız

Kapitalist Toplumda Sanatçının İşi – Karl Marx

BİR
Üretken emek burada kapitalist üretim bakımından ta­nımlanıyor, ve Adam Smith burada konunun en canalıcı nok­tasına dokunuyor. Onun en büyük bilimsel artamlarından biri budur (Malthus’un doğru olarak gözlediği gibi, üretken olan ve olmayan emek arasındaki bu ince fark, bütün burju­va ekonomi politiğinin temeli olarak kalır): Adam Smith, üretken emeği sermaye ile doğrudan doğruya değişilen emek olarak tanımlar; yani, üretken emeği, emek üretim koşulları­nı, ve genel olarak değeri, para ya da meta olarak, önce ser­mayeye (bilimsel anlamda, emeği ücretli emeğe) dönüştüren değişim (exchange) ile tanımlar.

devamını okumak için tıklayınız

Kapitalizm (Günümüz Üretim İlişkilerini Anlamak İçin Çizgibilim) – Dan Cryan, Piero, Sharron Shatil

Tarih, felsefe ve politika alanında şimdiye dek ortaya konulan en büyük, en başarılı ama en tartışmalı düşüncelerden biri.

Kapitalizm artık yeryüzüne hükmediyor; yasalardan, savaşlar ve hükümetlerden insanlararası ilişkilere dek her şeyi etkiliyor. Bu kitap kapitalizmin acımasız yükselişinin, yenilenme ve girişimin yanı sıra kavga ve mücadele düzlemindeki evriminin hikâyesini anlatıyor.

devamını okumak için tıklayınız

Kapitalizm ve Psikoloji – Okan Yolcu

İnsanın tarihsel sürecine baktığımız zaman doğayla uyumlu, yaşadığı toplumun önceliğini kendi önceliğinden üstün tutan (ilkel komünist toplum) sosyal, huzurlu bir varlık görürüz. Ama Yaklaşık olarak 3 milyon yıllık insanlık tarihinin son 6000 yılında bir değişiklik olmuş ? biz ? yerine ? ben ? ön plana çıkmıştır. Bu durum ? psikolojik ? bir dövüşün sonunda birinin diğerini saha dışı etmesi değildir. Bunu yaratan toplumsal yapının değişmesi yani özel mülkiyetin ortaya çıkması, sınıfların orta çıkması yaratmıştır.

devamını okumak için tıklayınız

This site is protected by WP-CopyRightPro