Stefan Zweig ‘den “Korku, Sessizlik ve İtaat” üzerine 9 aforizma

Stefan ZweigStefan Zweig, (d. 28 Kasım 1881, Avusturya-Macaristan – ö. 22 Şubat 1942, Brezilya) Avusturyalı romancı, oyun yazarı, gazeteci ve biyografi yazarı.
Stefan Zweig ‘den “korku, sessizlik ve itaat” üzerine 9 aforizma:

Montaigne’den Korku Üzerine 6 Aforizma

montaigneMichel de Montaigne, 16. yüzyıl Fransız deneme yazarı. En önemli eseri Denemeler’dir.
Montaigne’den Korku Üzerine 6 Aforizma:

Küresel Korku – Eduardo Galeano

eduardo-galeano-3Çalışanlar işini kaybetmekten korkuyor.
Çalışmayanlar asla iş bulamamaktan korkuyor.
Açlıktan korkmayan yemekten korkuyor.
Otomobil sürücüleri yürümekten korkuyor, yayalar ezilmekten korkuyor.
Demokrasi hatırlamaktan korkuyor, dil söylemekten korkuyor.

Ali Şeriati: “Sadece devletin konuşma hakkına sahip olduğu bir memlekette hiçbir söze inanmayın.”

korku kültürüKİTLE KÜLTÜRÜ, KORKU VE KORKUYU TÜKETMEK
Korkunun kültür içinde olağanlaştırılması ¹

“Sadece devletin konuşma hakkına sahip olduğu bir memlekette hiçbir söze inanmayın.” Ali Şeriati

Oldukça gergin ve sarsıcı bir süreçten geçiyoruz, kaldı ki; düşük nabızlı bir gündeme alışkın bir toplum olmadığımız aşikar. Bu da toplum ruh sağlığının ayrı bir patolojik boyutu, birkaç ay skandal ya da bombalı saldırı yaşamazsak, şaşkınlığa uğrarız sanırım. Korku, endişe hayatımızın her alanına nakşetmiş ve son yılların siyasal ve kültürel yaşantımızda baskın bir misyona sahip.

Korkunun Toplumsal Fonksiyonu

korkuTarih içinde, kollektif korku nesnelerinin sürekli değişimine tanık olunur. Bununla birlikte, şu ya da bu döneme özgü koşulların ötesinde bu türlü bi­çimlere girme aralıksız olarak devam ederken, korku sürüp gider. Durum böyleyken, bu sürekliliğin bir anlamı olması ve her zaman bilincinde olunmasa da bu heyecanın tüm toplumun hayatı içinde önemli bir rol oynaması pekala mümkündür .
Oysa bu korkuların düzenli olarak ve ısrarla tekrarlanması olgusu iki hipoteze bağlanır: Kısır olan ve her şeyi rastlantıya indirgeyen birinci hipotez, vakaların çokluğu ve açıklanması gerekli miktar kar­şısında direnemez. Buna karşılık, bu kollektif heyecanların bir anlam, yani grubun varoluşu açısından bir fonksiyon taşıdıklarını belirten ikinci hipotez bize çok daha ilginç görünüyor.

Korku hakkında söylenmiş 19 söz “Etrafa korku salanın kendisi de korkuyordur.”

albert camusYaşadığımız dünyada en göze çarpan şey, çoğu insanların, gelecekten yoksun olmalarıdır. Geleceğe el atmayan, gelişme, iyileşme umudu olmayan bir yaşamın ne değeri olabilir? Aşılmaz bir duvarın önünde yaşamak köpekçe yaşamaktır. Doğrusunu isterseniz, benim kuşağımdakiler ve bugün atölyelere ve fakültelere girenler köpekçe yaşamış ve yaşamaktadırlar.

Zulme dönüşen korku

Var Olma EğilimiNormal ölçülerde korku eylem ve düşünce için zorunludur, duyularımızı ve zihnimizi uyarır, o olmadan ne bir cesaret ne de bir korkaklık edimi olur… o olmadan, edim olmaz kısacası. Ama Ölçüyü kaçırınca, içimizi kaplar, dışarı taşar, zararlı bir etkene, zulme dönüşen korku budur. Titreyen, başkalarını titretme düşü kurar, dehşet içinde yaşayan vahşet içinde ölür. Böyleydi Roma imparatorları. Birazdan boğazlanacaklarını hissettiklerinden, bunu önceden sezdiklerinden, kıyımla avunuyorlardı…

“Hükümetler bizi korkuyla yönetilen sığırlar gibi görüyor”

the_heart_goes_lastKorkuyla gelen tutsaklığın hikâyesi
Margaret Atwood, The Heart Goes Last ile yine sevdiği bir konuyu, özgürlük kavramını ele almış. Atwood’un deyişiyle yeni bir “spekülatif kurgu” ile karşı karşıyayız.

Kanadalı yazar Margaret Atwood yeni kitabında sevdiği bir konuyu, korku ve baskıyla yok olan özgürlükleri anlatıyor. “Hükümetler bizi korkuyla yönetilen sığırlar gibi görüyor” diyen yazara göre artık vazgeçtiğimiz özgürlüklerimizi tekrar kazanma vakti.

Korku (Uzun Öykü) – Stefan Zweig

Mesleğinde başarılı bir avukatla sekiz yıldır süren mutlu bir evlilik, konforlu bir hayat, sağlıklı çocuklar ve genç bir sevgili… Bir gönül macerasından sonra maruz kaldığı şantaj yüzünden hayatı tuzla buz olan Irene’nin o çok güvenli burjuva dünyası, bir daha eski haline kavuşabilecek midir?

Korku, ünlü İtalyan yönetmen Rossellini’ye de esin kaynağı olmuş, Ingrid Bergman’ın başrolünde oynadığı aynı adlı filmle beyazperdeye uyarlanan küçük bir başyapıt. Behçet Necatigil’in

Tabu/lar/dan Seçmeler – Nejdet Evren

Tabular, tartışılmadan benimsenen, dokunulmaktan korkulan, statükonun düşüncedeki yansımaları/duvarlarıdır. Düş dünyamızı parçalayan ve onu köleleştiren, adeta esir alan sözde değerlerdir. Peşin benimsemeyi zorunlu olarak taşıdığı için doğruluğu hiçbir zaman kanıtlanamayan toplumsal dayatmalar ile oluşan bireysel korkulardır. Bir düşüncenin/ bir hipotezin / bir bilginin doğruluğu ancak tartışılmaya, eleştiriye açık olması ile mümkündür. Tartışmaya kapalı bir düşünce peşin olarak yanlış olduğu için kapalı olmak zorundadır. Demek ki, tabular yanlış olan düşüncelerin doğru olarak benimsenmesi anlamına gelir ki, bu durum, bilincin inkarıdır. İnsan türü bilincini/tarihsel belleğini neden inkar eder ki?

This site is protected by wp-copyrightpro.com