Bir karşılaşma: Montaigne ve Zweig

Edebiyat ve düşünce tarihinde kimi karşılaşmalar vardır, çok güçlü bir patlamadan farksızdır. Bu patlamanın sonucunda ortaya iki dev düşünce evreninden kaynaklanma, yepyeni ve çok şiddetli düşünce fırtınaları çıkar.

devamını okumak için tıklayınız

Montaigne’den Fikir Üzerine 9 Aforizma “fikirler asla cesaretlerini kaybetmezler”

montaigneMichel de Montaigne, 16. yüzyıl Fransız deneme yazarı. En önemli eseri Denemeler’dir.
Montaigne’den Fikir Üzerine 9 Aforizma:

devamını okumak için tıklayınız

Montaigne’den Ölüm Üzerine 15 Aforizma

montaigneMichel de Montaigne, 16. yüzyıl Fransız deneme yazarı. En önemli eseri Denemeler’dir.
Montaigne’den Ölüm Üzerine 15 Aforizma:

devamını okumak için tıklayınız

Montaigne’den Korku Üzerine 6 Aforizma

montaigneMichel de Montaigne, 16. yüzyıl Fransız deneme yazarı. En önemli eseri Denemeler’dir.
Montaigne’den Korku Üzerine 6 Aforizma:

devamını okumak için tıklayınız

Montaigne’den Aşk Üzerine 5 Aforizma

montaigne-minMichel de Montaigne, 16. yüzyıl Fransız deneme yazarı. En önemli eseri Denemeler’dir.
Montaigne’den Aşk Üzerine 5 Aforizma:

devamını okumak için tıklayınız

Montaigne’den Evlilik Üzerine 8 Aforizma

montaigneMichel de Montaigne, 16. yüzyıl Fransız deneme yazarı. En önemli eseri Denemeler’dir.
Montaigne’den Evlilik Üzerine 8 Aforizma:

devamını okumak için tıklayınız

Montaigne’den aptallık üzerine 6 aforizma

yavasladikca-cogaliyorumMichel de Montaigne, 16. yüzyıl Fransız deneme yazarı. En önemli eseri Denemeler’dir.
Montaigne’den aptallık üzerine 6 aforizma:

devamını okumak için tıklayınız

Yeniçağ: Descartes ve Montaigne – Zeynep B. Sayın

descartes_montaigneI.
Jacques Lacan, parçalanmış modern öznenin dünyaya Descartes’tan kalan bir miras olduğunu yazar. Bunun nedeni ise öznenin, onyedinci yüzyılla birlikte, kendini merkez olarak konumlandırma isteğidir. Dünyasal söylemlerin meşruiyeti artık dünyanın dışında bulunan bir tanrı tarafından değil, düşünen öznenin kendi tarafından sağ­lanmalı, insan özgürlüğüne kavuşmalıdır. Kuşkusuz haklı bir istektir Descartes’ın iste­ği; çünkü onyedinci yüzyıl Avrupası din savaşlarının hüküm sürdüğü bir coğrafyadır ve Descartes, insanların dinler ve kültürler üstü ortak paydasını bulmak ister.

devamını okumak için tıklayınız

Montaigne: Bilmediğini Söyleyebilme

montaigneBİLMEDİĞİNİ SÖYLEYEBİLME
Dünyadaki birçok kötülükler, daha cüretle söyleyelim, dünyanın bütün kötülükleri, bizi bilgisizliğimizi açığa vurmaktan kaçınmaya, reddemediğimiz şeyi kabul etmeye alıştırmalarından geliyor. Her şeyden bilgiçce ve kesinlikle söz ediyoruz. Roma’da bir adet varmış: Bir tanığın gözleriyle gördüğünü söylediği ve bir yargıcın en kesin bilgiyle ortaya koyduğu şeyden bile, bana öyle geliyor ki, diye söz edilirmiş. Olabilecek şeyleri bana hiç şaşmazmış gibi yutturmaya kalktıkları zaman o şeylere karşı nefret uyandırıyorlar bende.

devamını okumak için tıklayınız

Montaigne: İyi Amaç Uğruna Kötü Yollar

montaigneİYİ AMAÇ UĞRUNA KÖTÜ YOLLAR
Doğanın yapıtlarındaki evrensel düzende şaşılası bir bağlaşma ve uyuşma var: Belli ki oluruna bırakılmış ve değişik başların yönettiği bir düzen değil bu. Bedenlerimizin hastalıkları, nitelikleri, devletlerde, hükümetlerde de görülüyor. Krallıklar, cumhuriyetler bizim gibi doğuyor, gelişip parlıyor ve yaşlanıp ölüyorlar. Bedenlerimizin gereksiz ve zararlı akıtlarla dolduğu oluyor: Bunlar iyi akıtlar da olabilir aslında (çünkü hekimler sağlığımızın fazla iyi olmasından korkarlar ve her şeyimiz değişken olduğu için derler ki sağlığımız fazla parlak, fazla kanlı canlı oldu mu özellikle bozmalı, hızını kesmeli, yoksa belli bir yerde dura kalamayan yaratılışımız düzensizce ve birdenbire geriye teper işte bu aşırı sağlığı önlemek için atletlere müshil verir ve kan alırlar bir yerlerinden).

devamını okumak için tıklayınız

Albert Camus: “Kes sesini akciğer! Yavaş yavaş çürüyüşünü duymayayım artık.”

Albert CamusMontaigne’in “Felsefeyle Uğraşmak Ölmeyi Öğrenmek Demektir” başlıklı denemesini okuduğunda Camus, Montaigne’in ölüm korkusu hakkında ortaya serdiği “şaşırtıcı şeyler” (“etonnantes choses”) karşısında yaşadığı hayreti dile getirir. Bu noktada aslında şaşırtıcı olan, Camus’nün bu hususu öznel bir şekilde yanlış yorumlamasıdır. Zira söz konusu denemenin (1. kitap, no. 20) tamamında, ölümü itidalle ve Stoacı bir cesaretle karşılamanın öneminden ve sıradan, doğal bir olay gibi görmek gerekliliğinden bahsedilir. Seneca’dan ve Stoacı öğretiden ilhamla yazılan bu denemede Montaigne, aslında kendi ölüm korkusu üzerinde durmaz.

devamını okumak için tıklayınız

Elias Canetti: Montaigne’de beni sıkça rahatsız eden şey, alıntıların yoğunluğu.

montaigneMontaigne’de beni sıkça rahatsız eden şey, alıntıların yoğunluğu.

Montaigne’de en güzel şey acele etmemesidir. Sabırsızlık dolu heyecan ve düşünceleri bile yavaş yavaş ele alır. Kendine karşı ilgisi, sarsılmaz türdedir, kişiliğinden asla utanmaz, kendisi Hristiyan değildir. Gözlemlediği her şey onun için önemlidir, ama uçsuz bucaksız olan, yalnızca kendisidir.

devamını okumak için tıklayınız

This site is protected by WP-CopyRightPro