Kötü Yol – Orhan Kemal (Çizgi Roman)

İnsanı hayali kahramanlara çevirmeden, zayıflıkları, güçsüzlükleri ile benimseyen ve olduğu gibi seven yazarların başında gelen Orhan Kemal, edebiyatımızda sıradan insanın yaşam kavgasını en iyi anlatan yazarların başında gelir. Maceralı kurgusu ile dikkat çeken ve insanın yitirdiği onurunu yeniden kazanışını anlatan Kötü Yol, artık çizgilerle devam ediyor…

Edebiyatın her halini sevenler için…

devamını okumak için tıklayınız

Kötü Yol – Orhan Kemal

İnsanı hayali kahramanlara çevirmeden, zayıflıkları, güçsüzlükleri ile benimseyen ve olduğu gibi seven yazarların başında gelen Orhan Kemal, edebiyatımızda sıradan insanın yaşam kavgasını en iyi anlatan yazarların başında gelir. İnsanın yitirdiği onurunu yeniden kazanışını anlatan Kötü Yol, maceralı kurgusu ile de okurların ilgisini çekecek romanların başında geliyor.

Orhan Kemal’in kitapları bir okurun hayatta rastlayabileceği o çok nadir hazineler arasında yer alır.

devamını okumak için tıklayınız

Evlerden Biri – Orhan Kemal

Evlerden Biri, Orhan Kemal’in sık sık ele aldığı aile yaşamına en iyi ışık tutan romanlarından biri. Ev içlerinde kapalı kalan hayatların aslında nasıl da fırtınalarla dolu olduğunun en iyi belgelerinden biri olan Evlerden Biri, ortak yalanlarımızla kurduğumuz ailenin aslında nasıl da bir hapishane olduğunu anlatıyor. Her zaman insana inancını koruyan Orhan Kemal, bize gerçeklerin üstüne kurmadığımız hayatların nasıl da kolayca çözülüp gideceğini hatırlatıyor.

devamını okumak için tıklayınız

Sanat Anlayışım – Orhan Kemal

NASIL YAZIYORUM?
Gerçekten de, okurlar meraklıdırlar. Haksız da sayılmazlar. Ben, masa başından çok, fazlaca gezer dolaşırım. Yani iş, masa başına geçip yazmaya kaldığı zaman, mesele çoktan hallolmuştur. Gezer dolaşırım. Gezip dolaşırken kafam boyuna çalışır. Ya, yıllarca önce beni şiddetle ilgilendirmiş bir konuyu düşünmekteyimdir, ya da hemen o gün kafama bir şey takılmıştır. Ama daha çok, yıllarca önce kafama takılan, beni zaman zaman şu ya da bu vesileyle kendisi üzerinde düşündüren bir konudur da, nasıl yazsam diye, biçimi üzerinde dururum.

devamını okumak için tıklayınız

In Jail with Nazım Hikmet (Nâzım Hikmet’le 3,5 Yıl’ın İngilizcesi) – Orhan Kemal

‘Moving and remarkable’ Andrew Finkel

Bursa prison, mid-winter 1940. Two prisoners meet, both writers, both serving long sentences for allegedly inciting Turkish soldiers to mutiny. One is Turkey’s most famous poet and communist, Nazim Hikmet; the other a young, aspiring poet, Orhan Kemal, who now shares a cell with the man whose work he has long admired.

devamını okumak için tıklayınız

72. Koğuş* Okuması – Mustafa Özmen

Hapishaneleri herkes yazabilir? herkes anlatabilir. Ama önemli olan hapishaneye nasıl baktığındır. Dünyaya bakışın ne ise hapishane de odur. Orhan Kemal hapishaneye bütünün bir parçası olarak bakmış. Mahpusları dört duvarla sınırlamamış. Tipler yaratmıştır. Orhan Kemal?in tipleri yalnızca hapishane sakinleri olarak kalmamış, günlük yaşamda karşımıza çıkan tiplere dönüşmüştür. Orhan Kemal?in parçalı bir bakışı olsaydı biz onlara ya acıyacaktık, ya kızacaktık ya da oh olsun diyecektik. Mahpusları bir de biz yargılayacaktık.

devamını okumak için tıklayınız

Don Kişot?a “Bin Selam”, Murtaza?ya “Merhaba”? – Canan Koçak

Roman kahramanları deyince genelde hayal ürünü, inanması güç, erişilmesi zor tipler gelir akıllara. Ama toplumsal gerçekçi romancılar ve özellikle Orhan Kemal düşünüldüğünde işler bir anda değişiverir. Bir de bakmışız okuduğumuz romanın kahramanı, mahalle bakkalımız, olmadı yan komşumuz, o da olmadı her sabah bindiğimiz servisin şoförü oluvermiş. Kısacası, tamamen insani özelliklerden kaynaklı, bu tür romanlarda anlatılan kişi veya kişiler bize o kadar tanıdık gelir ki, biz ister istemez, ?acaba tanıdığımız kime benziyor?? diye düşünürüz.
Zaten Orhan Kemal de geçmişte ?ben tanıdığım insanları yazdım? açıklamasını yaparak, yazmış olduğu romanların

devamını okumak için tıklayınız

Bereketli Topraklar Üzerinde – Orhan Kemal

“Bu kitap, kendi bilgi ve görgülerim dışında, bir lokma ekmek için kötü iş şartları içinde zehir gibi bir hayatı yaşayanlardan derlenmiş malzemeyle meydana gelmiştir. Yayımlanmadan önce, çeşitli ırgat, usta, usta yardımcısını toplayarak bir gece sabaha kadar okudum onlara. Dinlediler. ‘Pardon,’ dediler, ‘bu bu kadar olur. Bütün anlattıkların doğru. Eksik bile. Çukurova’nın bereketli topraklarında öyle işler olur ki, aklın durur. Sana anlatsak, bir değil beş roman çıkarırsın…”

Orhan Kemal’in kitapları bir okurun hayatta rastlayabileceği o çok nadir hazineler arasında yer alır. Çok az yazar okurunun dünyasında onun kadar iz bırakır, okurunu onun kadar biçimlendirir. Orhan Kemal umudu ve iyimserliği

devamını okumak için tıklayınız

72. Koğuş – Orhan Kemal “İnsan Onurunun Sesi”

?Eşe dosta selam, inandığım doğruların adamı oldum, böyle yaşadım, karınca kararınca bu doğruların savaşını daha çok sanatımda yapmaya çalıştım, kursağıma hakkım olmayan bir tek kuruş dahi girmemiştir.? Orhan Kemal (ölümünden üç ay önce yazdığı bir söz)

Orhan Kemal?in başyapıtlarından 72.Koğuş, insan onurunun düşebileceği en dipsiz kuyunun hikâyesidir.
Tüm yapıtlarında her şeye rağmen insana olan inancını ve sevgisini korumuş olan Orhan Kemal; okurlarına, bu derin çukura yuvarlanmış olan insanların, en yakınını bile üç kuruşa vurabilecek kadar alçalmış olanların dünyasını bir koğuşun karanlığında bile direnişin sesini duyuruyor. Alçalışın bile yok edemeyeceği insanlık onurunu dile getiriyor.

devamını okumak için tıklayınız

İşçi sınıfının romanda karşılaştırılması üzerine bir deneme: ?Bereketli Topraklar Üzerinde? ve ?Umut Tarlaları? – Hüseyin Çukur

Orhan Kemal?in ?Bereketli Topraklar Üzerinde?(1) ve José Saramago?nun ?Umut Tarlaları?(2) romanları üzerinden Türkiye ve Portekiz?deki işçi sınıfının genel durumuna; yaşam ve çalışma standartlarının benzer noktalarına; aynı dönemlerde kesişen iktidar partilerinin işçi sınıfına dair politikalarına göz atmaya çalışacağım.

Bereketli Topraklar Üzerinde ve 1940-1950 Arası Türkiye İşçi Sınıfı?na Genel Bir Bakış

Orhan Kemal?in 1954 yılında yayımladığı romanda 1940?lardan 1950?lerin başına kadar olan sürece ve Türkiye işçi sınıfının yaşam koşullarına tanık oluruz.

devamını okumak için tıklayınız

Yüz Karası – Orhan Kemal

İlk defa 1960 yılında yazılıp, bugüne kadar tefrika edildiği gazetelerin sayfalarında kitaplaştırılmayı bekleyen bir roman Yüz Karası.

Elli yıl sonra ortaya çıkan bu roman, Işık Öğütçü’nün önsözüyle hikâyesini anlatmaya başlıyor. Adana’nın fakir bir mahallesinden başlayıp İstanbul’a uzanan bu öyküde fakirlik, büyük umutlar ve haysiyet konuları işleniyor. Birbirinden farklı karakterlerdeki iki kardeşin yaşam mücadelesini; açgözlülük, kısa yoldan köşeyi dönme ve vicdan muhasebesiyle okurlara aktaran Orhan Kemal, her zaman en açık halini anlattığı insanın bu kez yüzünün karasını ortaya çıkarıyor.

devamını okumak için tıklayınız

Mehmet Baransu?dan ?Bu Kadarına da Pes? Dedirten Önsöz

Taraf’tan Mehmet Baransu’nun yazdığı “Mösyö- Hanefi Avcı’nın Yazmadıkları” kitabının önsözü Asım Bezirci’nin “Orhan Kemal” kitabının bir bölümünün birebir aynısı çıktı.

BARANSU?NUN MÖSYÖ KİTABINDAKİ ÖNSÖZÜ
Hanefi Avcı?nın ortaya attığı iddialar, meydana getirdiği tartışmalar ve sonucunda Silivri Cezaevi?nde başlayan günleri Orhan Kemal?in Bekçi Murtaza karakterini hatırlattı bana.

Dışardan bakınca insanı güldüren bir tiptir Bekçi Murtaza. Tutkuları onu bir an bile rahat bırakmazken, sürekli bir kavganın içindedir.

devamını okumak için tıklayınız

Bir Filiz Vardı – Orhan Kemal

İnsanı tanımak ve her türlü zayıflığına rağmen onu sevebilmek için okunması gereken bir yazar olan Orhan Kemal, Bir Filiz Vardı’da küçük dünyaların içine kıstırılmış insanların umutlarını, beklentilerini ve düşlerini anlatıyor. Kendisiyle aynı rüyaların peşindeki binlerce kızdan bir olan Filiz, yoksul bir mahallenin içinde sıkışmışlığın kurbanı olmamak için çırpınırken, kendisine benzeyen hayatlar hakkında da çok şey anlatıyor okurlara.
Orhan Kemal’in kitapları bir okurun hayatta rastlayabileceği o çok nadir hazineler arasında yer alır. Çok az yazar okurunun dünyasında onun kadar iz bırakır, okurunu onun kadar biçimlendirir. Orhan Kemal umudu ve iyimserliği yeniden kazanmamız için yol gösterir bize. Edebiyatımızın en değerli ustalarından biri olan Orhan Kemal’in kitaplarını yayımlamaktan onur duyuyoruz.

Bir Filiz Vardı, İstanbul’un kenar mahallelerinden birinde yaşayan genç bir kızın hikâyesini

devamını okumak için tıklayınız

Devlet Kuşu ? Orhan Kemal

Çok az yazar henüz hayattayken klasikler arasındaki yerini alır. Orhan Kemal de bu yazarlarımızdan biri ve aradan geçen bunca yıl da asla onun değerinden ve okuruyla kurduğu yakın ilişkiden bir şey eksiltmedi. Bugün yazılmış kadar taze metinleri ve yıllar öncesinden bugünü de çözümleyebilen derin gözlemciliğiyle Orhan Kemal, Devlet Kuşu adlı bu kitabında da pay alamadığı zenginlikten yer kapmaya çalışanların çelişkili hikâyelerini anlatıyor. Günümüzde de güncelliğini yitirmeyen bir sınıf atlamakla sınıfta kalmak mücadelesi…

Orhan Kemal’in kitapları bir okurun hayatta rastlayabileceği o çok nadir hazineler arasında yer alır. Çok az yazar okurunun dünyasında onun kadar iz bırakır, okurunu onun kadar

devamını okumak için tıklayınız

Sevdalı Bulut – Aziz Nesin, İhmal Amca, Nâzım Hikmet, Orhan Kemal, Sabahattin Ali, Yılmaz Aysan

“Sevdalı Bulut”, 1979 yılında bir milyona yakın minik öğrencinin katılımıyla hiç para harcanmadan ve bir milyon adet üretilerek ücretsiz dağıtılmıştı. Bu çalışma aynı yıl UNESCO tarafından “Özel Ödül”e ve “Simavi Vakfı Dünya Çocuk Yılı Özel Ödülü”ne layık görüldü. Fakat bir sonraki yıl 12 Eylül yönetimi tarafından kitabın dağıtımı yasaklandı.
Boyut Yayınları yirmi yıl sonra bu başarılı projenin tıpkı basımını 2000´li yılların çocukları için yayımladı.
Sevdalı Bulut kitabı, Nazım Hikmet´in “Sevdalı Bulut”, Sabahattin Ali´nin “Sırça Köşk”, Aziz Nesin´in “Öküz Başkan”, İhmal Amca´nın “Palyaço” ve Orhan Kemal´in “Harika Çocuk” isimli çocuk hikayelerini kapsıyor.

devamını okumak için tıklayınız

Senaryo Tekniği ve Senaryolar ? Orhan Kemal

Orhan Kemal’in 1963 yılında yayımlanan ‘Senaryo Tekniği’ isimli kitabı bugün unutulan kitaplardan biriydi. Yazarın kızı Işık Öğütçü, Orhan Kemal sevenler ve genç kuşak sinemacılar için kitabı yeniden elden geçirerek okuyucularla buluşturdu.
Orhan Kemal, Türkiye edebiyatına roman, öykü ve tiyatro türünde eserler vermesinin yanı sıra, kuşkusuz, sinemaya verdiği emekle de bilinen bir isim.
Orhan Kemal, başlangıçta senaryoya, daha çok geçim kaygısıyla başlamış olsa da, Türkiye sinemasının en güzel senaryoları onun kaleminden çıkma. İşte Orhan Kemal, rehber bir kitap niteliğindeki bu eserinde, senaryo yazımı konusunu kapsamlı bir şekilde anlatıyor.
Orhan Kemal?in ?Murtaza? ve ?Yörük Ali Efe? senaryolarını da barındıran kitap,

devamını okumak için tıklayınız

Orhan Kemal’i Özlemek – Sennur Sezer

Orhan Kemal?i özlüyorum. Onunla kırk yıl önce Yerebatan?da Stop Otel?in önünde ayrılmıştık. Her zamanki gibi ?kıl pranga kızıl çengi? şıktı. Fötrü başında, ceketi kolunda, ayakkabıları pırıl pırıl boyalı, gömleği ütülü. Giydiklerinin eskiliklerini, eksiklerini bir kendi bilirdi. Nasıl neşeliydi, yolculuk öncesinin hazırlığıyla.
Orhan Kemal?i özlüyorum. ?…genel olarak sanatın görevi, herhangi bir olayı düpedüz anlatıp seyircileri, okuyucuları, dinleyicileri heyecandan heyecana sürükleyip ağlatmak ya da güldürmekten ibaret olmamalı, düşündürmelidir de? yargısını onun imzası olan romanlardan yola çıkıp hızını alamayan dizilerde ne çok anımsıyorum. İnsanın berbat ettiği bir dünyayı ancak onun düzeltebileceğine inanan bir yazar oluşunu, bunu romanlarında göze sokmadan anlatışını… Romanlarında örnek tipler yaratmak isteyişini…

devamını okumak için tıklayınız

Çamaşırcının Kızı / Küçücük – Orhan Kemal

Yoksulluğu ve yoksunluğu en iyi anlatan yazarlarımızdan biri olan Orhan Kemal, Çamaşırcının Kızı’nda yer alan öykülerinde, yaşadıkları kıstırılmışlık ve imkânsızlığa karşın, gerçeğin acımasız soğuğundan, tükenmeyen hayalleriyle umutlarını diri tutma uğraşı vererek korunmaya çalışan insanların içinden sesleniyor. Önümüze serilen panorama, bir kez daha, ne denli büyük bir yazarla karşı karşıya olduğumuzun önemli bir kanıtı…

Öykülerin her biri, mutsuz, ama umutsuz olmayan; bezgin ama düşlerini bırakmayan ve hep dışarıdaki hayatların pırıltısına özenen kişileri anlatıyor. Ucuz romanlarla yerli filmlerin yapay dünyasında, yıldız olma hayallerine yapışan Neriman; yaşama sevincini

devamını okumak için tıklayınız

Eskici ve Oğulları – Orhan Kemal

Anadolu insanını en yalın haliyle edebiyata aktaran ve bu insanların kültürel oluşumları ve yaşam biçimlerine dikkat çeken, aydınlık ve toplumcu gerçeğin büyük romancısı Orhan Kemal; romanlarında, emeği ile geçinen, ırgatlık yaparak hayatı öğrenen, dar gelirli, kendine has bir kültür edinen ortalama insanın yaşam öykülerini sade bir dil ve gerçeğe yakın bir doğallıkla ele almıştır. Orhan Kemal, ?benim insanlarım? dediği bu sıradan halkın yaşamlarındaki tüm değerleri en ayrıntısına kadar romanlarına alır. Onların üzüntüleri, sevinçleri, kederleri umut ve özlemlerini, inanç biçimleri ve eğlence dünyalarını, horlanmışlıkları ve ezilmişliklerini toplumcu edebiyatın bütün edebi olanaklarını yetkince kullanarak karşımıza çıkarır.
Orhan Kemal?in ?Eskici ve Oğulları? yapıtı da ele aldığı öykü ve hikayeyi oluşturan

devamını okumak için tıklayınız

Orhan Kemal 2010 Öykü Ödülü

Çukurova Edebiyatçılar Derneği tarafından düzenlenen ve Ceyhan Belediyesinin katkıda bulunduğu Orhan Kemal Öykü Yarışmasının 2010 yılı başvuruları başlamıştır. Yarışma, Orhan Kemal anısına düzenlenmekte ve yazın dünyasına öykü dalında özgün yapıtlar kazandırmayı amaçlamaktadır. Öykülerin kitap halinde yayımlanmamış ve daha önce başka bir yarışmaya katılmamış olması ön koşuldur. Bu yönde bir saptama ödülün geri alınması nedenidir.
Yarışma Koşulları
1-) Öyküler 12 punto, 6 kopya, bilgisayarda iki aralıklı yazılmış olacak, en az 50, en fazla 65 sayfadan oluşan dosya halinde gönderilecektir.
2-) Öykülerin yazılı olduğu dosyanın sağ üst köşesine büyük harflerle RUMUZ yazılacak, gerçek ad ve soyadı belirtilmeyecektir. Ayrıca

devamını okumak için tıklayınız