Edebiyatımızın Ağır İşçisi : Orhan Kemal – Ahmet Ümit

Sık sık, köklü bir roman geleneğimizin olmayışından, edebiyatımızın cılız olduğundan söz edilir. Oysa, Batı Edebiyatı kadar görkemli olmasa da edebiyatımız hiç de küçümsenecek bir durumda değildir. Ama farkında olana. Farkında olana diyorum çünkü, yazarlarımızın çoğu edebiyat tarihimizi bilmezler. Kendi dilimizde yazan sanatçıları bilmenin önemini bile kavrayamamışlardır. Biraz da bu yüzden olacak, tüketim kültürünün, güncel olan ama kalıcılığı çok tartışılacak değerlerine yaslanarak, edebiyatımızın yaratıcılarını tarihten çıkarma, belleklerden silme çabalarına karşı çıkmazlar. Edebiyatımızın kilometre taşları olan yazarlarımızın, bir unutulmuşluk duvarının ardına gömülmeye çalışılmasına tepki göstermezler. Bunun nedeni ister cahillik, ister vefasızlık, isterse kıskançlık olsun sonuçta kaybedenin edebiyat olduğunu da algılayamazlar.

devamını okumak için tıklayınız

Orhan Kemal 100 yaşında

Türkiye edebiyatının büyük yazarlarından ?Mehmet Raşit Öğütçü? yani ?Orhan Kemal?i doğumunun yüzüncü yılında saygıyla anıyoruz?

Tam yüz yıl önce, 15 Eylül 1914’te Adana’nın Ceyhan ilçesinde dünyaya geldi. Asıl adı “Mehmet Raşit Öğütçü”. Babası İttihat Terakki Cemiyeti üyesi sonrasında da milletvekilliği ve bakanlık yapmış Abdülkadir Kemali Bey siyasal nedenlerle 1931’de Suriye’ye kaçınca, orta öğrenimini yarıda bıraktı ve Suriye’ye giderek bulaşıkçılık ve matbaa işçiliği yaptı.

devamını okumak için tıklayınız

Edebi eserler ve televizyon dizileri – Sadık Güvenç

Edebi eserler sinemaya kaynaklık eder. Ölümsüz eserler, geniş kitlelere ulaşmak için bir yol daha bulmuş olur. Okuma oranının düşüklüğü, geniş kitlelerin televizyon (dizi) bağımlısı olduğu düşünüldüğünde yöntem olarak doğrudur edebi eserlerden dizi yapılması. Bir genç kızımızın aynı adlı kitabı kitapçı vitrininde gördüğünde ?anneciğim, uyanıklar dizinin kitabını çıkartmışlar,? diyecek kadar ilgi çekmesi de ayrıca dikkate değer.

Hanımın Çiftliği (Orhan Kemal, Remzi Kitabevi, İstanbul, 1972, roman, 352 s.) televizyon dizisi yapıldı ve oldukça da ilgi gördü.

devamını okumak için tıklayınız

Haziranda Ölmek Zor – Hasan Hüseyin Korkmazgil

Hasan Hüseyin Korkmazgil’in 2 Haziran 1970 yılında kaybettiğimiz “Orhan Kemal’in güzel anısına” yazdığı “Haziranda Ölmek Zor” şiiriyle, Orhan Kemal’in insanlık tarihinin gelişimi adına yaptığı ilerici katkılarından dolayı saygıyla anıyoruz. Ayrıca şair, şiirin başında “Orhan Kemal’in güzel anısına” demesine rağmen şiirde, 3 Haziran’da Nazım Hikmet’i kaybetmemizi de dile getirerek büyük bir saygıyla anar.
“3 Haziran 1963. Duyuyorum ki Nazım Hikmet ölmüş. Bir sanatçı için böyle bir haberi soğukkanlılıkla karşılamak olanaksız!

devamını okumak için tıklayınız

?Aslan Tomsonlar Ülkesi? – Mehmet Özçataloğlu

Orhan Kemal, Türkiye roman tarihinin en önemli isimlerinden biridir. Eserlerinde emek dünyasını konu etmiştir. İçinden çıktığı emek dünyasını! Yaşamını yazı ile sürdürmek zorunda kalan Orhan Kemal, durmaksızın yazmıştır. Yazıdan geçinmek zorunda olduğunu bildiklerinden, o günün gazete sahipleri, yayıncılar, yapımcılar yok pahasına almışlardır yazdıklarını. Bu yüzden sadece bir yazar değil, aynı zamanda bir yazı emekçisidir o. Birçokları gibi Orhan Kemal de şiirle başlamıştır yazmaya. Fakat hapishane arkadaşı,

devamını okumak için tıklayınız

Orhan Kemal?in geleceğe bıraktıkları – Mazlum Vesek

Orhan Kemal?in 1961 yılında Büyük Gazete?de tefrika halinde yayımlanan Uçurum adlı romanı okurla buluştu.
Orhan Kemal, bundan 44 yıl önce hayata gözlerini yumduğunda 50?ye yakın eser vererek, aramızdan ayrılmıştı. Sons özlerinde kendi tabiriyle, ?kursağına hakkı olmayan tek kuruşun dahi girmediği? büyük yazarın, ekmek kavgası adına hayatta tutunduğu tek şey kalemiydi. Orhan Kemal, 56 yıllık yaşamında, gece gündüz demeden, yazı işçiliği adına yapabileceği ne varsa yaptı ve yaşamını öyle kazandı.

devamını okumak için tıklayınız

Orhan Kemal: Borçlu değil alacaklı gitti – Yrd. Doç. Dr. Bedri Aydoğan

Orhan Kemal için parantez 1914 yılında açıldı. O şimdi 100 yaşında. Açılan parantez 1970 yılında kapandı. Aramızdan ayrılalı 44 yıl olmuş, şimdi yazdıklarıyla yaşıyor. Yaşamının en verimli çağında 56 yaşında yitirdik onu. Çileli ama, aydınlık arayan, ümidi karartmayan bir biçimde yaşadı, yazdı. Hak etmediğini hiç istemedi, ama hak ettiğini hiçbir zaman alamadı, borçlu değil alacaklı gitti. Yayıncılardan, filmcilerden, gazetelerden alacaklıydı. Ölmeden önce yazdığı son cümleler emek ve hak adına büyük anlam taşır:

devamını okumak için tıklayınız

Uçurum / Orhan Kemal Soruyor – Işık Öğütçü, Orhan Kemal

İlk kez kitap halinde!..

Gizli kalan roman bulundu!

Çağdaş Türk edebiyatının en önemli kurucularından olan Orhan Kemal’in 100. yaşında gizli kalmış romanı gün yüzüne çıktı. 25 Ocak 1961 yılında Büyük Gazete isimli dergide tefrika edilen Uçurum ilk kez kitap haline getirildi.

devamını okumak için tıklayınız

Müfettişler Müfettişi – Orhan Kemal ‘İnsanların zaaflarını, açmazlarını, içlerinde kıstırıldıkları döngüleri anlatan bir insanlık komedyası’

Gerek büyük şehirlerde gerekse Anadolu’da yaşayan insanların zaaflarını, açmazlarını, içlerinde kıstırıldıkları döngüleri büyük bir ustalıkla anlatan Orhan Kemal, Müfettişler Müfettişinde (1966), küçük bir şehrin yaşamını ele alıyor. Kim olduğunu bilmedikleri ama halinden, tavrından bir “devlet büyüğü” olduğuna karar verdikleri yabancıyla kurdukları ilişki, devletin bu insanlarda uyandırdığı korkuyla karışık saygı ve ayakta kalma telaşları ile bu küçük şehrin insanları

devamını okumak için tıklayınız

1950 Sonrasında Hikâyecilerimiz – Asım Bezirci

1950 Sonrasında Hikâyecilerimiz yirmi iki hikâyeciye ilişkin incelemeler ile onlardan altısıyla yapılmış konuşmaları içeriyor. İncelenen hikâyecilerimiz; Vüs’at O. Bener, Nezihe Meriç, Tahsin Yücel, Muzaffer Buyrukçu, Demirtaş Ceyhun, Demir Özlü, Ferit Edgü, Orhan Duru, Leyla Erbil, Sevim Burak, Tarık Dursun K., Afet Ilgaz, Şükran Kurdakul, Metin İlkin, Nahit Eruz, Adnan Özyalçıner, Erdal Öz, Bekir Yıldız, Füruzan, Tomris Uyar, Necati Tosuner ve Necati Güngör. Kendisiyle konuşma yapılanlar ise Orhan Kemal, Demir Özlü, Sevim Burak, Adnan Özyalçıner, Behiç Duygulu, Saadet Timur ve Necati Tosuner.

devamını okumak için tıklayınız

Türkiye’de ve Dünya’da Orhan Kemal – Svetlana Uturgauri

Orhan Kemal (1914-1970) yalnız kendi ülkesinde değil, ülke sınırlarının çok ötesinde de tanınmaktadır. Orhan Kemal, Sovyetler’de de çok iyi tanınan bir yazardır. Bu Türkiye yazarının ilk seçme öyküleri, Moskova’da 20 yıl önce yayınlanmıştır.(1) Onun yazdıklarını şimdi Azerbaycanlılar, Ukraynalılar, Gürcüler, Kazaklar, Latviyalılar ve Özbekler de kendi dillerinde okuyorlar.

Orhan Kemal’in yapıtlarında, bugün yaygın olan yabancılaşma sorununa ya da yalnızlık felsefesine değinilmiyor. Yazar, kendini biçimsel deneylere de kaptırmıyor.

devamını okumak için tıklayınız

Kırmızı Küpeler Babil Kulesi – Orhan Kemal

Orhan Kemal denilince akla ilk olarak romanlar gelir. Her okurun yaşamında silinmesi imkânsız izler bırakan, yaşamın kirlettiği dünyaya temiz, ferah bir nefes gibi dolan romanlardır bunlar. Bu nedenle okurlarda yarattığı hayranlık haklıdır ama, bu durumun Orhan Kemal’in öykücülüğüne haksızlık ettiği de bir gerçektir. Usta bir romancı olduğu gibi usta bir öykücüdür de o. Bu kitapta yer alan öykülerinde Orhan Kemal, küçük anların gerisindeki kocaman, geniş, engin yaşama ve sonsuz olan insana dair birçok şey söylüyor.

devamını okumak için tıklayınız

This site is protected by WP-CopyRightPro