Dünya Edebiyatının Unutulmaz Roman Kahramanları

Baskı, Şiddet ve Zulmü Anlatan Romanlar

sineklerin_tanrısı“Karanlık zamanlarda şarkı da söylenecek mi? Elbette, şarkı da söylenecek, karanlık zamanları anlatan.” Bertolt Brecht.
Baskı, Şiddet ve Zulmü Anlatan Romanlar:

Türk Edebiyatının Unutulmaz Kadın Roman Karakterleri

Bir Gün Tek BaşınaVedat Türkali’den Halide Edip’e, Sevgi Soysal’den Adalet Ağaoğlu’na, yazıldığı döneme damgasını vurmuş, Türk Edebiyatının en etkileyici kadın roman karakterleri:

Hangi popüler roman ne kadar sürede yazıldı?

eski-kitapHangi popüler roman ne kadar sürede yazıldı? Liste en az süreden en fazla süreye göre ilerlemektedir.

Askeri darbeler ve tanıklık romanları – Çimen Günay Erkol

cimen-gunay-erkolTürkiye seçilmiş hükümetlerin askerî güçle engellenmesine ilk olarak 1960’da tanık oldu. 27 Mayıs 1960’da gerçekleşen ilk askerî darbe, on yıllık Demokrat Parti iktidarını sonlandırdı. Bunu izleyen yirmi yıllık dönemde üç darbe ve üç başarısız darbe teşebbüsü daha gerçekleşti.

Aslı Erdoğan romanlarını neden severiz?

Kırmızı Pelerinli KentAslı Erdoğan’ı romanlarından değil güncel köşe yazılarından tanıyan biri, onun fazlasıyla politik bir yazı evreninin merkezinde durduğunu düşünebilir. Onu romanlarından ve hikâyelerinden tanıyanlar ise, mesela Japonya’nın Kobe kentinde yaşayan, Haruki Murakami’nin kırılgan, yalnız insanları anlattığı romanlara düşkün, arada bir yeni bir yemek dener gibi, yeni bir lezzet keşfetmek için Japonca veya Almancada yeni bir yazar deneyen bir okur, adını da koyalım,

Orhan Kemal’in Sinemaya Uyarlanmış 11 Eseri

Orhan Kemal’in Sinemaya Uyarlanmış 11 Eseri:

İstanbul’da Bir Pınar – Zafer Köse

konstantiniyye-oteliCervantes’ten beri roman okuruz. Aslında hikayelerle olan ilişkimiz çok daha eski tarihlerden gelir. Destanlar, masallar, hatta mağara duvarlarına çizilen resimler var. İnsanın günlük hayatı ve içinde yaşadığı toplulukla ilişkisi değiştikçe, onun hikayesini anlatma yolları da değişti.

Ve elbette hayatın değişmeyen yönleri gibi, anlatının da değişmeyen yönleri devam etti. Biliyoruz ki, iyi romanlar insanları kabaca “iyiler ve kötüler” diye ayırmıyor. Sadece Don Kişot gibi hayalci, serüvenci, diğerkam kişileri veya Sanço gibi hesapçı, temkinli, kurnaz kişileri somutlaştırmakla yetinmiyor, romanlar. Belki bundan daha çok, her kişinin içindeki serüvenciliği, hesapçılığı, diğerkamlığı ortaya çıkarıyor.

Derdi Olan Bir Roman

(Sarsılmak romanı üzerine Zafer Köse ile bu röportaj, 2009 Aralık ayında, Vatan Gazetesi kitap eki adına arayan bir kişi tarafından yapıldı. Ancak yayımlanmadı. Güncelliğini kaybetmeyen niteliğinden dolayı, okurların ilgisine sunuyoruz.)
***
sarsılmak_-_zafer_köseYalova’da yaşayan Serhan’ın, 17 Ağustos 99’daki o büyük depremde sarsılarak uyanmasıyla başlıyor roman. İkinci bölümde aynı kişi gene sarsılarak uyandırılıyor. Ama bu kez tarih 12 Eylül 1980’dir. Serhan, kaçak kaldığı Gemlik’teki evde, darbe haberiyle uyanıyor. Üçüncü bölümde, ailesiyle birlikte sokakta kalan Yalova’daki Serhan’ın hikayesine devam ediliyor. Dördüncü bölümde ise, Gemlik’teki genç Serhan’ın hikayesi kaldığı yerden devam ediyor.

Atların Kardeşliği’ne dair – Sadık Güvenç

atların_kardeşliği Ali Rıza Kars’ın romanı Atların Kardeşliği, Sanat Yapım Yayıncılık’tan 2014’te çıktı, 220 sayfa.
Daha önce şiir kitaplarıyla (Hayalin Gözümde Kızıl Gül Oldu, Işıkla Öpüşürdü, Kendi Pınarından Akardı Gülmelerin, Düş ve Sokak, Yüksek Debili Aşklar, Gitme Zamanı) tanıdığımız Ali Rıza Kars, bu kez bir romanla çıktı okuyucunun karşısına.

Naif ve Bilge – Zafer Köse

Virajdan sonra ani bir uçurum. Tesadüfen yol kenarında bulunuyorsunuz ve bir aracın hızla yaklaştığını görüyorsunuz. Ne yaparsınız? E, can kurtarmak için elinizi kolunuzu biraz sallamayı esirgemezsiniz herhalde.

Peki, aracın içindekilerin katil, faşist, insanlık düşmanı olduğunu biliyorsanız? O güne kadar birçok insana yaşattıkları büyük acılara her an yenilerini ekleyebilecek kişilerse?

Tarih ile Edebiyat Arasında Burjuva – Franco Moretti

Franco Moretti, edebiyat tarihi ve eleştirisi konusunda özgün örnekleri ve renkli dili nedeniyle istisnai bir figürdür. Burjuva’da da aynı şekilde özgün bir tartışmayı ortaya atar: Moretti için faydalı, verimlilik, konfor, ciddi, tesir, ağırbaşlı gibi sözcüklerin neler anlatmak üzere kullanıldığı ve bu kullanımların tarihsel dönüşümü çarpıcıdır. Romanın nasıl yazıldığı, metnin ne şekilde inşa edildiği, bu inşanın dayanakları da şaşırtıcıdır.

Yaşar Kemal (Zülfü Livaneli’nin Konuşması)

Yaşar Kemal bana edebiyatta, müzikte, resimde, hangi dalda olursa olsun oyun oynamamayı öğretti.
*
Bir roman dünyası yaratmak ve o dünyayı gerçeğinden ayırarak bir mikrokozmos haline getirip bu yolla bütün insanlığı anlatmak çok zor bir iştir.

—————————————–
Benim için Yaşar Kemal üstüne konuşmak çok zor. Çünkü kırk yıllık bir dostluğun anlatımı ayrı, Yaşar Kemal’in edebiyatını değerlendirmek ayrı. Dünyada onun yaşamına, hayatına tanıklık ettiğim kırk yılı anlatabilmek, bir toplantının sınırlarını çok aşar. Bu yüzden öncelikle, bir okuru olarak ondan söz etmek istiyorum.

Gerçekliğe Doğru – Zafer Köse

Bir mimar olsaydı, tasarımını koşarak yapardı. Eskizlerini koşarak geliştirir, bilgisayarda çalışırken verdiği aralarda koşar, ploterden çıktıyı almaya koşarak giderdi. Bir romancı olsaydı, zihnine düşen hikayeyi koşarak sürdürürdü. Temayı işleyecek biçimde olayları ilerletirken, kahramanlarını canlandırırken koşardı. Unutmamak için durup not eder ve koşmaya devam ederdi.

Yalınlıkla Süslenen Bir Roman – Zafer Köse

Kitabın arka kapağında verilen bilgiye göre, Factotum, her işi yapan kişi anlamına geliyor. Genelde kahya, ayakçı gibi unvanla, bir vasıf gerektirmeyen işlerde çalışılan kişi. Bu tür işlerde çalışanların, bir işyerindeki ömürlerinin pek uzun olmadığı bilindiğine göre, Factotum sözcüğü, biraz da iş arayan kişiyle özdeşleşiyor. Bir tür “her işi yaparım abi” tipi.

Bukowski, Factotum adlı romanında, Henry Chinaski adını verdiği kahramanının serüvenlerini anlatır. Ama Chinaski, gerçek hayattaki Bukowski’ye çok benzemektedir.