Trajedinin Başyapıtı: Marcel Proust – Bedriye Korkankorkmaz

Marcel ProustMarcel Proust’un hayatını sanat yapıtına dönüştürme azim ve kararlılığı yazara kendimi yakın hissetmemi sağlıyor. Yoksa ilgilendiği ve kabul görmek için girmediği kılık kalmayan sosyete dünyası ile yakından uzaktan bir ilişkim olmadığı gibi merakım da yok o dünyanın yaşam biçimine dair. Yazına olan sevgimizle kucaklaştık onunla. Onun kendisini yaşadıklarından ikinci kez doğurduğuna tanık oldum. Mücadele gücüne hayran kaldım.

devamını okumak için tıklayınız

Milyonlarca insan karşılıklı olarak birbirlerine öylesine kötülükler yapmaya başladılar ki…

yarının_tarihiDünyada yaratılmış bütün savaş tasvirleri arasında bence en görkemlisi, Tolstoy’un Savaş ve Barış’ıdır. Hiçbir tarihçi, bu kitapta, Napoleon’un Rusya’ya düzenlediği üç seferde olduğu ölçüde bir savaşı bunca somut, hem de tinsel açıdan bunca zengin anlatmamıştır. İnsan her sayfayı yaşar, komutanları ve diplomatları haritalarının ve belgelerinin başında, orduları ilerlerken, askerleri de savaşın her ânında görür. Bu kitabı okuyan kendini kaptırıp gider, sarsılır, savaşı göklere çıkarmış olan ötekilerde olduğundan çok daha güçlü bir biçimde, olup bitenlerin dev boyutlarını duyumsar.

devamını okumak için tıklayınız

Tarih, bizlere yalnızca vatansever vatandaşlar, geleceğin askerleri, iradeden yoksun toplum bireyleri olalım diye kaşık kaşık yedirilmişti

yarının_tarihi… bizler, özellikle Avrupa’da yaşayanlar, tarihi nasıl öğrendik? Açıkça söylemem gerekir ki, bunu ben çoktan unutmuştum. Ama yakınlarda bir taşınma sırasında, Avusturya’da gitmiş olduğum liseden kalma tarih kitabım elime geçti; bu arada, eski okul kitaplarımızı bir yana fırlatıp atmakla haksızlık ettiğimizi de belirtmeliyim, çünkü zamanımızın tasarımlarının ve bakış açılarının ne büyük bir hızla değiştiğini bize yıllar sonra en açık seçik gösterebilecek kaynaklar bu kitaplardır. Evet, o eski kitabın yeniden elime geçmesiyle, kuşağımızı yönlendirmiş olan tarihin nasıl bir tarih olduğunu görebilme fırsatı da doğmuştu. Okumaya başladığımda, gerçekten dehşete düştüm.

devamını okumak için tıklayınız

Düşüncelerini eyleme geçirenin hayata kattığı anlamlı farktır: Michel Sieur Montaigne – Bedriye Korkankorkmaz

Stefan Zweig?ın dilimize çevrilmiş tüm eserlerini okumaya özen gösteriyorum. İnsana verdiği üstün değer beni içten içe kuşatıyor. Günümüz edebiyatında insanın unutulduğunu düşünüyorum. Okuduğum eserlerin birçoğunda insanın derin açmazlarını, anlam arayışlarını, ekmek kavgalarını, ikili ilişkilerin gelgitlerini tüm çıplaklığıyla hissedemiyorum içimde. Kendi açmazlarımı bana acımasızca anımsatan, güçlü sarsıntıları içimde hissettiren ve bu güce karşı koyabilme irademi sınayan eserleri okumaya ihtiyacım var.

devamını okumak için tıklayınız

İnsanlığın Kütüphanesinde Hayatı Eser Olan Arthur Rimbaud – Bedriye Korkankorkmaz

Henry Miller?in, Rimbaud Ya da Büyük İsyan kitabını ile Stefan Zweig’ın Yarının Tarihi eserinde yer alan ?Arthur Rimbaud? denemesini okudum. Yazına ve insanlığın kütüphanesine birbirinden değerli eserler bırakan bu iki sanat dehası, Arthur Rimbaud?nun kişiliği ile yaşam algılayışını ifade ediş biçimlerini karşılaştırma ve üzerinde düşünce üretme olanağını verdi bana. Benim için her iki esere de değer katan, bu birbirinden değerli üç dehanın içgüdülerine, duygularına, düşüncelerine, hayatı ve sanatı algılayış biçimlerine ayrı ayrı tanıklık etme olanağını bulmam. Benzer acıların ve ortak yaşamların insanları birbirine yaklaştırdıklarının doğruluğunu Miller?in ünlü şairin hayatıyla kurduğu yakınlıktan anlıyorum.

devamını okumak için tıklayınız