Tolstoy: Sanat tükenir, sanatçı ezilir ve ortalığa bir anlamsızlık hakim olursa, hem kendimizi hem de geleceğimizi yitiririz.

TolstoyYüzyılın ilk yarısında sanat, okuma ve dinlemeye yö­nelik bütün etkinliklere egemendi. Goethe, Sebiller, Beethoven, Chopin, Raphael, da Vinci, Michaelangelo gibi o devirde yaşayan ya da yaşamayan kişiler dönemin yıldızlarıydı. Ancak, sanatın sürekli yenilenmesi görüşü yanlıştır. Çünkü sanatın amacı, sürekli tırmanmak, yükselmek, ilerlemek değildir. “Kendi döneminde yükselen sanatçı yıldızdır” görüşü yanlıştır. Çünkü, örneğin Van Gogh’un değeri çok sonradan anlaşılmıştır. Ne zaman yazmış, eser vermiş olurlarsa olsunlar, izleyici doyuran, topluma hizmet eden Goethe ve Schiller gibi, eserleri çok sonraları anlaşılan Michaelangelo, Vinci, Hugo, Dickens, Beethoven, Chopin gibi sanatçılar ve daha niceleri, gerçek sanata imza atmış öncülerdir.

Büyük kitlelere ulaşmış ve kendini benimsetmiş sanat­çıları anlayamayan, değerlendiremeyen kişiler de vardır, bunlar ileride de olacaktır. Acemi ve bilgiçlerden oluşan bu grup kendilerince gerçek sanatı eleştirebilir, gerçek sanatçıları yargılayacak cesarete sahip olabilirler.
Bazıları, yeni sanat eserlerinin eğitimde kaynak olarak kullanılmasını istiyorlar. Gerçek sanat, yeni ürünler vermiş midir? Varsa, bu eserler eğitimde kullanılacak niteliğe sahip midir? Basılan her eser, sanat eseri diye nitelenebilir mi?
Bir gün, gerçeklerden uzak, yeni sanatın adaletsizliğini gözledim. Yeni bir şairden anlamsız şiirler, cüretli bir besteciden anlamsız notalar… Eğitim görmüş, aydın ve sanata inanan bir kişinin bunlara sanat diyebilmesi için kalpsiz olması gerekir. Yeni sanat akımlarının şairleri, müzisyenleri, birbirlerine bile değer vermiyorlar. Müzisyen şairi, şair müzisyeni karalıyor. Oysa iki sanatçı da, aynı akım içinde çaba veriyorlar. Eğer şiir müzik için yazılmamış, müzik, şiir için bestelenmemişse, ortaya, anlamsız dizeler ve anlaşılmaz nağmeler çıkacaktır. Yeni sanattan haberim olmadığım söyleyemem, ama onu anlamadığımı ve değer vermediğimi söyleyebilirim.

Sonuç olarak, biçim olarak bile bir şey ifade etmeyen yeni sanatın insanlara da bir şey kazandıracağım sanmıyorum. Bu sanat türü değerli bir çalışmaya dönüşemeyecektir ve sürekli kötüyü ve yanlışı körükleyecektir. Burada kendi inandığım ve yaptığım sanatı savunmuyorum. Sadece, sanatın anlamsızlaşarak, aydınlık olabilme işlevini yitirdiğini vurgulamak istiyorum .

Benim inandığım sanat, artık pek çok kişi tarafından beğenilmiyor, değer verilmiyor ya da sırt çevriliyor. Ancak ben, inandığım sanattan dönmeyeceğim. Elit sınıfın, popüler olma ve egemen olma hevesiyle sanatı kitlelerden kopardığı gerçeği beni üzüyor. Yeni roman, sanatı anlamsızlaşırmakta. Ama biz, küçük bir zengin azınlık için sanatın biçimini değiştiremez, onu toplumdan uzaklaştıramayız. Çağdışı yazarların hâlâ ısmarlama eser yazmaları bizim için büyük bir talihsizliktir. Hem bö­lücü, hem de anlamsız olan bir sanat, sanat olamaz. Bu; sanatın kendi kendisini bitirmesi demektir. Burada sanat­çılar ezilir, yaralanır. Sanat, ahlâksızlığın meşrulaş­masına zemin olamaz.

Korktuğumuz tehlikeler gerçekleşir, sanat tükenir, sanatçı ezilir ve ortalığa bir anlamsızlık hakim olursa, hem kendimizi hem de geleceğimizi yitiririz. Öyle yemeklerinde, limonlu sardalyayı ancak zenginler yiyebilir. Evinde aç oturan bir topluma, sofralarında limonlu sardalya bulunan bir sınıfın öykülerini anlattığınızda, topluma karşı savaş açmış olursunuz. Zengin sınıfın hayatı halka anlatılmalıdır, ancak toplumu küçümseyerek, ezerek değil. Toplum, yazılanlardan kendisi için bir fayda edinmelidir. Nitelikli sanatın, kitleler tarafından değil, yalnızca belirli bir sınıf tarafından anlaşılacağı yolunda bir görüş vardır, bu saçma bir görüştür. Sanatın kitlelere ulaşamaması ve kitlelerin sanatı anlayamaması, kitlelerin cehaletiyle açıklanamaz. Burada kabahat, anlaşılabileni yapamadığı için, sanatçınındır. Yeni sanatçılar da, sanatı yalnızca zenginlere mal ederek, halktan koparmışlardır. Sanatın kitleye inememesi, kitleyi sarsar, toplumu yıkıma götürür. Yazarlar, toplumun içinde yetişen güçlü sanatçılardır. Ancak bunlar da sanatı anlayamamakta, topluma yararlı eser üretememektedir. Bunlar yalnızca taklit etmektedir. Yeni bir sanatçı, anlamsız sanatın kurallarına uymak ve dış­lanmamak için kendini bayağılaştırmakta, sonra da sefalete düşmektedir.

Lev Nikolayevic Tolstoy
Sanat Nedir
Şule Yayınları

Yorum yapın

This site is protected by wp-copyrightpro.com

Daha fazla Makaleler, Sanat
Modernlikle inanç arasındaki muhafazakâr: Emine – Elif Şahin Hamidi

Siyasal roman deyince hemen akla gelen isimlerden biri olan Mehmet Eroğlu, Fay Kırığı üçlemesinin ikinci kitabında yine insana, yine Türkiye’ye ve yine...

Kapat