Atatürk’le Seyit Rıza arasındaki tarihi diyalog

Atatürk’le Seyit Rıza arasındaki tarihi diyalog

Dersim Katliamı’yla ilgili istihbarat teşkilatına sunulan raporda, Mustafa Kemal’in Seyit Rıza ile yaptığı görüşmede, “Af dilersen idam edilmeyeceksin”dediği, ancak Seyit Rıza’nın, “Af dileyecek bir şey yapmadım” diye karşılık verdiği ortaya çıktı. Dersim Katliamı’yla ilgili dönemin Milli İstihbarat Teşkilatı’na (MAH) sunulan raporda Mustafa Kemal’in ve Seyit Rıza öldürülmeden önce kendisiyle görüştüğü ortaya ...

devamını okumak için tıklayınız

Adaleti Beklerken Roboskî – Ebru Aydın

Adaleti Beklerken Roboskî - Ebru Aydın

Gerçeğin, üzeri ne kadar örtülmeye çalışılsa da 34 kişinin ve katırlarının kanına bulanmış gerçeğin kitabı. "Burada anlatılanlar 'yetkililer'i rahatsız ederse şimdiden söylüyorum; evet ben yazdım, 'benim kitabım'. Ama yok, vicdanlar acıyacaksa, uzaktan da olsa bu adaletsizliğin ve zulmün karşısında duracaksa okuyan, 'bu kitap benim değil'." 28 Aralık 2011! “Asla ve asla... ...

devamını okumak için tıklayınız

Hafızalardan silinmeyen 15 distopik kitap

Hafızalardan silinmeyen 15 distopik kitap

Bilindiği gibi ilk kez John Stuart Mill tarafından kullanılan distopya terimi, ütopyanın zıttı olarak “kötü bir yer” anlamına geliyor. 1. Demir Ökçe - Jack London Modern karşı ütopyaların ilki sayılan bu roman, toplumda ve siyasette gelecekte yer alacak değişiklikleri irdeler. Jack London'ın 1907'de yayımlanan Demir Ökçe adlı eseri, modern karşı-ütopyacı romanların ilki sayılır. ...

devamını okumak için tıklayınız

Sordum Durdum – Melek Özlem Sezer

Sordum Durdum - Melek Özlem Sezer

Masal Kahramanlarına Sorular Pek çok masalda, doğru olmayan kimi mesajların gizli olduğunu biliyor muydunuz? Pamuk Prenses, Hansel ve Gretel, Külkedisi, Kırmızı Başlıklı Kız, Fareli Köyün Kavalcısı, Keloğlan ve daha niceleri... Adlarını sürekli duyduğunuz ve maceralarını hep dinlediğiniz bu masal kahramanlarını daha yakından tanımaya var mısınız? Peterica Pan'ın meraklı sorularıyla, Melek Özlem Sezer'in ...

devamını okumak için tıklayınız

Ahmet Ümit: ‘Bir tek adamın çıkarları için koca ülke yangına sürükleniyor’

Ahmet Ümit: ‘Bir tek adamın çıkarları için koca ülke yangına sürükleniyor’

O Türkiye’nin en çok okunan yazarlarından birisi. Üstelik yalnızca Türkiye’de değil onlarca ülkede de fazlasıyla okuyucuya sahip. Usta yazarla, kısa süre önce aldığı ödülü vesile edip bir araya geldik. Sonbahar’da meraklısıyla buluşacak yeni romanını, dünyadaki yayıncılık anlayışını ama en önemlisi ülke gündemini masaya yatırdık. İşte Ahmet Ümit’ten çok konuşulacak açıklamalar. >>Güzel ...

devamını okumak için tıklayınız

İşte üstat Yoda’nın esin kaynağı

İşte üstat Yoda’nın esin kaynağı

Yıldız Savaşları serisinin unutulmaz karakteri, Obi-Wan Kenobi ve Luke Skywalker’ı yetiştiren Jedi ustası Yoda’nın ortaçağda kaleme alınmış bir kitaptaki figüre tıpatıp benzemesi şaşkınlık yarattı. Yıldız Savaşları (Star Wars) serisinde istisnasız herkesin sevdiği bir karakterdir üstat Yoda. Jedi şövalyeleri yetiştiren 900 yaşındaki ustanın öğrencileri arasında Obi-Wan Kenobi ve Luke Skywalker da bulunur. ...

devamını okumak için tıklayınız

Galeano’nun anahtarları – Önder Göksal

Galeano’nun anahtarları - Önder Göksal

Son günlerde bütün iyi yazarlar söz birliği etmişçesine terki diyar ediyor. Yaşar Kemal, Günter Grass derken bir de Latin Amerika’nın kıtaları birleştiren sesi Eduardo Galeano edebiyat severleri üzdü. Sevdiğim bir yazar hayatını kaybedince kitaplığımdan o yazara ait kitapların hepsini çıkarır göz gezdiririm, o kitaplardan rastgele bölümler açar birkaç sayfa okur, kitabı ...

devamını okumak için tıklayınız

Alman Türk silah arkadaşlığı ve Ermeniler

Alman Türk silah arkadaşlığı ve Ermeniler

Balkan Savaşlarından sonra iflas etmiş ve dağılma telaşına düşmüş Osmanlı topraklarında yaratılan savaş ve yok oluş psikolojisi Ermenilerin imhası için kullanılmıştır. Bunda Alman parası ve silahları önemli bir etkendir... Savaşta Alman kurmayların tavsiyesi “Hinterland”daki “düşmanların” yani Ermenilerin buralardan uzaklaştırılması olmuştur. Serdar Dinçer, Alman Belgelerinde Alman-Türk Silah Arkadaşlığı ve Ermeniler’de bugüne kadar ...

devamını okumak için tıklayınız

“Evet, ne yazık ki Türkiye’de Günter Grass okunmuyor”

“Evet, ne yazık ki Türkiye’de Günter Grass okunmuyor”

Teneke Trampet'i nasıl okuyacağız? Bugün Günter Grass'ın kitapçılarda neredeyse hiçbir kitabı yok. Teneke Trampet'in bile 2000 yılından sonra yeni baskısı yapılmamış. Oysa Grass, Türkiye ile çok ilgili ve burada da tanınan bir yazardı. Günter Grass tipik bir 20. yüzyıl aydınıydı. Yaşadığı çağın çalkantılarına, tarihsel olaylarına şahitlik etmiş, bunu yaratıcı çabasının bir ...

devamını okumak için tıklayınız

“Ben sizin için çıldırıyorum, siz bana aldırış bile etmiyorsunuz” Nazım Hikmet

Ben sizin için çıldırıyorum, siz bana aldırış bile etmiyorsunuz Nazım Hikmet

Şükûfe Nihal’e áşık olan isimlerden biri de Názım Hikmet’ti... Názım Hikmet’in aşkı 1920’li yıllar... Erenköy bahçelerinde, köşklerinde şairler yan yana gelip edebi sohbetler yapıyorlardı. Bu toplantıların birinde... Názım Hikmet bir káğıda bir şeyler yazıp Şükûfe Nihal’e vermesi için Halide Nusret’e (Zorlutuna) uzattı. "Bir Devrin Romanı" adlı eserinde Zorlutuna olayı şöyle yazdı: "O (Şükûfe Nihal) okuduktan sonra, gülerek ...

devamını okumak için tıklayınız

Hep ideal aşkı arayan bir şair: Şükûfe Nihal – Soner Yalçın

Hep ideal aşkı arayan bir şair: Şükûfe Nihal - Soner Yalçın

Nazım Hikmet ona aşıktı. Faruk Nafiz Çamlıbel, ona olan sevdasını dizelere döktü. Cenab Şahabeddin’in kardeşi şair Osman Fahri, ona olan aşkına karşılık bulamayıp canına kıydı. Şair Ahmet Kutsi Tecer, ona tutkundu. Edebiyatçı Mithat Sadullah Sander ve politikacı Ahmet Hamdi Başar ile evlendi. Yaşamı köşkte başlayıp huzurevinde biten şair, yazar, öğretmen Şükûfe ...

devamını okumak için tıklayınız

Faşizm iki insan arasındaki ilişkide başlar

Faşizm iki insan arasındaki ilişkide başlar

“Kimim ben senin için, kimim bunca yıldan sonra?” diye sorar 20. yüzyılın en büyük romanlarından biri olan Malina’nın yazarı Ingeborg Bachmann hiç gönderilmemiş veda mektubunda Paul Celan’a. Mektuplaşmaları 1948’den 1967’ye kadar aralıklarla ama çok yoğun sürer. Bu kısacık birliktelik, bitmeyen bir aşka dönüşmesinin ardından, Sen Nehri’nin karanlık sularında ve Roma’da ...

devamını okumak için tıklayınız

Oğuz Atay’ın görüntülü ve sesli konuşması

Oğuz Atay’ın görüntülü ve sesli konuşması

Oğuz Atay’ın TRT arşivinde bulunan yüksek çözünürlüklü görüntülü ve sesli konuşması için "devamını oku"yu tıklayınız     Kaynak: www.oguzatay.net

devamını okumak için tıklayınız

“Ne dağı bu?” diye sordum. “Ararat” dediler. – Aleksandr Puşkin

“Ne dağı bu?” diye sordum. “Ararat” dediler. - Aleksandr Puşkin

Koğuştan taze sabah havasına çıktım. Güneş doğuyordu. Dupduru gökyüzünde iki başlı, karlı bir dağ parlıyordu. Gerinirken: “Ne dağı bu?” diye sordum. “Ararat” dediler . Seslerin etkisi ne kadar güçlü! Var gücümle baktım bu efsanevi dağa. Yenilenme ve yaşam ümidiyle onun doruğuna yanaşan Nuh’un gemisini, biri idamın öteki barışın simgeleri olarak ...

devamını okumak için tıklayınız

Sancı Kültür Sanat ve Edebiyat Dergisi’nin Nisan-Mayıs sayısı tüm kitapçılarda…

Sancı Kültür Sanat ve Edebiyat Dergisi'nin Nisan-Mayıs sayısı tüm kitapçılarda...

Sancı Kültür Sanat ve Edebiyat Dergisi “YIKIMIN ve İNŞANIN SANATI KOBANÊ” dosya çalışmasıyla raflardaki yerini aldı. Kobanê’nin yeniden inşası çalışmaları dahilinde kültür ve sanat cephesinden bir nefes olma sorumluluğuyla hazırlanan dergimizin geliri de, Kobanê için gerçekleştireceğimiz kampanya çalışmamızın sonucu ile birlikte Kobanê’ye gönderilecek. Dosya başlığımızda dergimizde; Necmiye ALPAY: “Pax Erdoganica Mı?” ...

devamını okumak için tıklayınız

”Aramızdan biri idam edilecek ama henüz bilmiyor. Kendisinin de seyredeceğini düşünüyor”

”Aramızdan biri idam edilecek ama henüz bilmiyor. Kendisinin de seyredeceğini düşünüyor”

Kapana kısılıp kalmış bir ülke Nobel ödüllü V.S. Naipaul’un Nehrin Dönemeci Afrika’yı anlatan, önemli bir eser. Naipaul ne Afrikalı ne de Avrupalı, ne siyah ne de beyaz ama sömürgeci ahlakını yakından tanıdığı gibi, azınlık sorunlarını ve korkularını da biliyor. Bugüne kadar Afrika hakkında okuduğumuz romanların neredeyse tamamı Avrupalı yazarlar tarafından yazılmış ...

devamını okumak için tıklayınız

Bilimkurgu’ya aşk mektubu

Bilimkurgu’ya aşk mektubu

Mark Bould’un kitabı bilimkurgu sinemasına yazılmış uzun bir aşk mektubu gibi sona eriyor belki. Okurunu uzun bir izlenecek filmler listesiyle de baş başa bıraktığı için bir başucu kitabına dönüşüyor. Bilimkurgu, disiplinlerarası yaklaşımın 1970’lerden bu yana akademideki konumunu sağlamlaştırmasıyla, post-kolonyal teori, feminizm, Marksizm, psikanaliz gibi araçların biri ya da birkaçıyla birden ele ...

devamını okumak için tıklayınız

Yazarların soyadlarının anlamını öğrendiğinizde şaşıracaksınız.

Yazarların soyadlarının anlamını öğrendiğinizde şaşıracaksınız.

Çocukken isimlerimizin anlamını hep merak etmişizdir. Bizim hakkımızda ne söylüyor? Tarihle nasıl bir irtibat hâlinde? Ve anlamını öğrendiğimizde hayal kırıklığı yaşamıştır pek çoğumuz. Flavorwire.com üşenmemiş, hayranı olduğumuz yazarların soyadlarının ne anlama geldiğini açıklayan bir liste hazırlamış. Listede yol aldıkça rahatlayacak, yazar da olunsa söz konusu isim olduğunda fazla uzağa kaçılamadığını ...

devamını okumak için tıklayınız

Naif ve Bilge - Zafer Köse

Virajdan sonra ani bir uçurum. Tesadüfen yol kenarında bulunuyorsunuz ve bir aracın hızla yaklaştığını görüyorsunuz. Ne yaparsınız? E, can kurtarmak için elinizi kolunuzu biraz sallamayı esirgemezsiniz herhalde. Peki, aracın içindekilerin katil, faşist, insanlık düşmanı olduğunu biliyorsanız? O güne kadar birçok insana yaşattıkları büyük acılara her an yenilerini ekleyebilecek kişilerse? Evet, hiçbir ...

devamını okumak için tıklayınız

Edebiyat yasaklansa ne değişir?

Edebiyat yasaklansa ne değişir?

“Kültür ve sanatta bize ‘en iyi’ diye sunulanlar esasında sadece seçim sürecini tekelinde bulunduran güçlerin bize uzattığı menüdeki tercihlerle sınırlıdır.” Umberto Eco Yarın Türkiye’de fırıncılar çalışmasa milyonlarca insan aç kalırdı. Yarın otobüs sürücüleri grev yapsa on binlerce insan gitmek istedikleri yerlere gidemezdi. Yarın sağlık çalışanları işlerini bıraksa, yüz binlerce insan sağlık ...

devamını okumak için tıklayınız

Türkan Saylan / Yapıcılığın Gücü ? Zehra İpşiroğlu

Onu önce cüzamla mücadelesinde tanıdık, sonra Türkiye?nin olumsuz şartlarının üstesinden gelmeye çalışan, gençlerin eğitimine sahip çıkan Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği girdi devreye. Doktorluğu kadar, sosyal alandaki çalışmalarıydı onu özel kılan. Türkan Saylan, umutla, dirençle içinde bulunduğu şartlara karşı koyan, “yapıcı” bir kişilik. Zehra İpşiroğlu da özellikle onun bu yanının üzerinde duran bir söyleşi gerçekleştirmiş. Türkiye?deki son yirmi yıldaki gelişmelerin çeşitli açılardan Türkan Saylan?ın gözüyle irdelendiği çalışmanın adı da “Yapıcılığın Gücü, Türkan Saylan?la Söyleşi”.

Türkan Saylan?ın üreticiliğinin ve yapıcılığının ön plana çıktığı söyleşide iki binli yıllardan Saylan?ın çocukluğuna uzanan geniş bir zaman dilimi seriliyor gözler önüne. Bir bilim kadını ve sosyal sorumluluk sahibi bir birey olarak Türkan Saylan?ın yer aldığı projeler, bireyin temel hakları, çağdaşlaşma sürecinde ülkenin geçirdiği gelgitler, toplumun alt kesimindeki kişilerin sorunları, eğitim, kültür, din, milliyetçilik gibi günümüzü belirleyen olgular, kısaca Türkiye?deki hayata dair her şey var bu söyleşide. Ama en çok umut, sevgi, üretkenlik ve yapıcılık var. Tanıtım Yazısı

DR. NİHAL KUYUMCU 21/04/2006 Tarihli Radikal Gazetesi Kitap Eki
Bu fıkrayı çoğumuz biliriz. Nedendir bilinmez, gerçekten toplumumuzda herkes birbirini aşağı çekmek için adeta yarışır. Her alanda büyük sorunların olduğu bir ülkede yaşamak, bir başka deyişle zebanisiz kazanlarda yaşamak, bir şeyler yapmak, yapıcı olmak, sonuna dek iyi niyetini korumak, haksızlıklarla mücadele etmek kolay, çok da kolay değil. Bu çok kolay olmayan duruma, Zehra İpşiroğlu’nun kaleme aldığı Yapıcılığın Gücü adlı söyleşi kitabında tanık oluyoruz; ama, daha da önemlisi bu koşullarda bile bir şeylerin üstesinden gelinebileceğini başarılabileceğini görüyoruz.
Kitap, Zehra İpşiroğlu ile Türkan Saylan arasında geçen söyleşi üzerine kurulu. Zehra İpşiroğlu’nun sorularına verilen yanıtlar kimi kez tartışma biçiminde gelişirken, okuyucu bu söyleşiye dışardan üçüncü bir kişi olarak katılıyor. Bu katılımda okuyucunun kendi kendisiyle hesaplaşması, kendi kendini değerlendirmesi de var.
Kitabı bir bütün olarak ele aldığımızda, birbirini takip eden üç farklı tema ile karşılaşıyoruz. İlk bölümde Türkan Saylan’ın kişiliği, hayata bakışı ile ilgili bilgiler; ikinci bölümde, başında bulunduğu Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nin (CYDD) çalışmalarının ışığında Türkiye’de yaşanan sorunlar, Türkiye koşullarında nelerin nasıl başarıldığını okuyoruz. Son bölümde ise çocukların eğitimi ve Türkiye’de hangi konumda olursa olsun kadın olarak yaşanan baskılar, yüklenilen sorumluluklar ve kadınların tüm bu olumsuz koşullara karşın daha çağdaş bir seviyeye ulaşmada nasıl bir gizil güç oldukları, Türkan Saylan’ın kişisel gözlemleri ve deneyimleriyle birlikte yer alıyor.

Yapıcılığın önemi
Türkan Saylan’ ın yapıcı kişiliği hakkında verilen küçük ipuçları, ÇYDD’nin kişiliğiyle bütünleşmiş başarılı çalışmalarının altında yatan sırları açıklıyor. Dolayısıyla, özellikle devletin sivil toplum kuruluşlarına biraz mesafeli, biraz kuşkuyla yaklaştığı ülkemizde, bir sivil toplum kuruluşu olarak ÇYDD’nin bu kadar geniş alanda, gerek halk, gerek devlet tarafından böylesine kabul görmesinin nedenlerini anlıyoruz. Aslında burada özellikle üstünde durmak istediğimiz nokta Türkan Saylan’ın kişiliği ile ilgili özelliklerin yanı sıra ‘yapıcılığın’ ne kadar güçlü, ne kadar önemli bir özellik olduğunu vurgulamak. Bir yöntem olarak yapıcı bir biçimde olaylara yaklaştığınızda, sistemli düşündüğünüzde, bir işi başarmak için, bir sorunu çözmek için ne yapabilirim ” dediğinizde en olmaz denilen şeylerin bile başarıldığını göstermek.. Gerek kişi, gerek kurum olarak Türkiye gibi her an her şeyden şikayet ettiğimiz bir ülkede en olmaz şeylerin bile yapıcılığın gücü ile başarıldığına dikkat çekmek.

Kadındaki gizli güç
Hekimliği bir sanat olarak gören Saylan, sorunlar karşısında oturup sızlanmak yerine bir hekim alışkanlığı ile teşhis koyup tedavi yollarını aramak ve tedaviyi takip ederek bir çıkar yol bulmanın sorunların çözümünde çok önemli olduğunu dile getiriyor. Hekimliğin, bir başka deyişle pozitif bilimin getirdiği bu yaklaşım, bir alışkanlık olarak hayata bakış biçimini de belirliyor. Neyi ne kadar yapabilirim, ne kadarını başarabilirim, olanaklarım, sınırlarım nedir gibi soruların yanıtları hedef belirlemesine yardımcı oluyor. Çünkü Saylan’a göre yapıcı olmada sadece sorunu görmek değil aynı zamanda seçim yapmak, hedefin doğru belirlenmesi de önemli.
Kitapta ele alınan bir başka alt başlık ise kadınlar ve çocuklarla dernek çatısı altında yapılan çalışmalar. Derneğin çalışmalarının ağırlığı kadınlarda odaklaşıyor. Cüzam hastalarıyla ve giderek zührevi hastalıklar alanında uzmanlaşması onu en çok ezilen kesimle yüz yüze getirmesini sağlıyor. Sivil örgütlenme ile birlikte Anadolu’nun en ücra köşelerine giderek kadınlara, kızlara ulaşmaya çalışıyor. Kadının yaşamındaki engellerin çok olması nedeniyle ona ulaşmanın çok kolay olmadığı toplumumuzda, sadece bir okuma yazma kursu açarak onların gelip kayıt olmasını beklemenin yetmediğini, onlara tepeden bakarak, dışardan dayatarak değil de onlarla kurulan bire bir iletişimle sorunlarının çözümüne çalışılması, birçok sorunun temelden çözülmesine yardımcı olacaktır diyen Saylan kadında var olan gizil gücün bir devrim gerçekleştirecek kadar önemli olduğunu belirtiyor…

Kitabın Künyesi
Türkan Saylan – Yapıcılığın Gücü
Yazar: Zehra İpşiroğlu
Yayınevi: Doğan Kitapçılık
Sayfa Sayısı: 189 sayfa
Baskı Tarihi: Şubat 2006

Zehra İpşiroğlu Hakkında Bilgi
Almanya?da Duisburg-Essen Üniversitesi Türkçe Öğretmenliği Bölümü?nde öğretim üyesi olan Zehra İpşiroğlu, 1975-91 yıllarında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Almanca Bölümü?nde, doksanlı yıllarda aynı fakültede kendi kurduğu “Tiyatro Eleştirmenliği ve Dramaturji Bölümü”nde çalışmalarını sürdürmüştür. Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği bünyesinde Nazan İpşiroğlu, Prof. Dr. Jale Baysal ve Prof. Dr. Şeyda Ozil?le birlikte yayına hazırladığı yaratıcı eğitim ve öğretim alanında yayınlanan çeşitli imece kitaplarının ve yurtdışında yazın, tiyatro, eğitim üzerine çıkan çeşitli inceleme yazılarının ve çevirilerinin yanı sıra, tiyatro (“Uyumsuz Tiyatroda Gerçekçilik”; “Tiyatroda Devrim”; “Tiyatroda Yeni Arayışlar”; “Eleştirinin Eleştirisi”; “İki bin Yılına Doğru Tiyatro”, “Tiyatroda Düşünsellik”, “Nâzım Hikmet Oyunları”, “Tiyatroda Alımlama”), yazın (Yazın, Alımlama Boyutları ve Çeşitlemeleri; Çağdaş Türk Yazını), eğitim (“Eğitimde Yeni Arayışlar”; “Düşünme Korkusu”, “Düşünmeyi Öğrenme ve Öğretme”) ve çocuk ve gençlik yazını (“Gergedan Oyunu”; “Konuşan Çınar”; “Gelin Çocuklar Birlikte Düşünelim”, “Şimdiki Çocuklar Hâlâ Harika”), anı (“Bugünden Düne Dünden Bugüne”, Nazan İpşiroğlu ile birlikte), yaratıcı yazma alanında kitapları vardır. Kısa kısa öyküleri “Yerler Yollar Yüzler”, kara güldürü tarzında yazdığı oyun “Pinokyo Kral Übü?nün Ülkesinde”, deneme romanı, “İzler, Burada ve Orada” ve Aziz Nesin?in “Şimdiki Çocuklar Harika” adlı taşlama romanına gönderme yaparak yazdığı “Şimdiki Çocuklar Hâlâ Harika” adlı çocuk romanı son yazınsal çalışmalarıdır.

TÜRKAN SAYLAN’IN HAYATI
Türkan Saylan 13 Aralık 1935’te İstanbul’da doğdu. 1944-1946 yıllarında Kandilli İlkokulu ve 1946-1953 yıllarında Kandilli Kız Lisesi’nde okuyan Saylan, 1963’te İstanbul Tıp Fakültesini bitirdi. Saylan, 1964-1968 yılları arasında Sosyal Sigortalar Nişantaşı Hastanesi’nden Deri ve Zührevi Hastalıklar Uzmanlığını aldı.

1968 yılında İÜ İstanbul Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı?nda Başasistanlığa başlayan Saylan, 1971’de İngiliz Kültür Heyeti’nin bursuyla İngiltere?de ileri eğitim gördü. 1974’te Fransa, 1976’da yine İngiltere’de kısa süreli çalışmalar yapan Saylan, 1972’de doçent, 1977’de profesör unvanını aldı.

Prof. Dr. Saylan, 1976 yılında Lepra (Cüzzam) çalışmalarına başlayarak Cüzzamla Savaş Derneğini kurdu. 1986’da kendisine Hindistan’da ?Uluslararası Gandhi Ödülü? verilen Saylan, 2006 yılına kadar Dünya Sağlık Örgütü’nün Lepra konusunda danışmanlığını da üstlenen Saylan, Uluslararası Lepra Birliği’nin (ILU) kurucu üye, ayrıca Avrupa Dermato Veneroloji Akademisi’nin ve Uluslararası Lepra Derneği?nin de üyeliğini yaptı.

1981-2002 yılları arasında 21 yıl, üniversitedeki görevinin yanında gönüllü olarak Sağlık Bakanlığı İstanbul Lepra Hastanesi Başhekimliği’ni yapan Prof. Dr. Saylan, 1982-1987 yılları arasında, İstanbul Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı Başkanlığı’nı, 1981-2001 yılları arasında İstanbul Tıp Fakültesi Lepra Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürlüğü’nü yürüttü.

Saylan, Dermatopatoloji Laboratuarının, Behçet Hastalığı ve Cinsel İlişkiyle Bulaşan Hastalıklar Polikliniklerinin kurulmasına öncülük etti, Saylan ayrıca Ulusal Lepra Kontrol Programını koordinatörü olarak proje, planlama ve uygulamalarını gerçekleştirdi.

1989’da, bir grup Atatürkçü aydın tarafından devrim yasalarını ve laik düzeni koruyup geliştirmek amacıyla oluşturulan Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nin (ÇYDD) kurucularından ve genel başkanlığını yürüten Saylan, 1990’da oluşturulan ?Öğretim Üyeleri Derneği?nin kurucusu ve II. Başkanlığını yaptı.

Prof. Dr. Saylan, 1990’da oluşturulan ?İÜ Kadın Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi?nin kuruluşunda görev aldı ve 1996’ya kadar Müdür Yardımcılığı ile Kadın Sağlığı derslerinin koordinatörlüğünü yaptı. 1995’de mezun olduğu lise için oluşturulan Kandilli Kız Lisesi Kültür ve Eğitim Vakfı’nın (KANKEV) kurucusu ve başkanlığını yapan Saylan, İstanbul Tabip Odası ve Korunmaya Muhtaç Çocuklar Vakfının da üyeliğini yaptı.

13 Aralık 2002?de emekli olarak resmi görevlerini devreden Saylan, gönüllü kuruluş olarak, ÇYDD’nin Genel Başkanlığını, KANKEV Vakfı ile Cüzzamla Savaş Derneği Başkanlığını, sürdürüyordu.

Saylan, 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel tarafından 31 Mart 2000 tarihinde Sosyal Hizmetler Danışma Kurulu üyeliğine seçildi ve halen bu görevi sürdürüyordu.
10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından 2 Şubat 2001’de YÖK üyeliğiyle görevlendirilen Saylan’ın bu görevi Şubat 2007’de son erdi. Saylan, 2003-2004 arasında Başbakanlık İnsan Hakları Danışma Kurulu üyeliği ve İstanbul İl İnsan Hakları Kurulu üyeliklerinde bulundu. 2005 yılı başı olarak, toplam 440 yayını bulunan Prof. Dr. Saylan’ın bu yayınlarından 50’si yabancı dergilerde yayımlanmış tıbbi çalışmaları, 204’ü tıbbi, sosyal ve siyasal içerikli gazete makaleleri, 186’sı ise Türkçe tıbbi dergilerde ve kongre kitaplarında yayımlanmış araştırma, derleme ve olgu bildirimlerinden oluşuyor.
Saylan’ın, 5 kez baskı yapan ?1. Basamak Sağlık Hizmetlerinde Deri ve Zührevi Hastalıklar El Kitabı? adlı ders kitabı, çocukluk yaşamını anlatan ?At Kız?, makalelerini içeren ?Cumhuriyetin Bireyi Olmak? eserleri ile Radyo Cumhuriyet’teki programlarının dökümü olan ?Radyo Cumhuriyet’te Çağdaş İnsan Söyleşileri?, Mehmet Zaman Saçlıoğlu’yla söyleşilerini içeren ve 7 baskı yapan ?Güneş Umuttan Şimdi Doğar? ile Zehra İpşiroğlu’nun sorguladığı Yapıcılığın Gücü ve son olarak da Şefik Görkeyle yapılmış ?Hekim Olmak? adlı eserleri bulunuyor?
Hayatı boyunca bir çok ödül alan ÇYDD Genel Başkanı Prof. Dr. Türkan Saylan, son olarak Boğaziçi Üniversitesi (BÜ) tarafından, cüzzam ve eğitim alanındaki çalışmaları nedeniyle ?Fahri Doktora? unvanına da layık görülmüştü, fakat hastalığı nedeniyle ödül törenine katılamamıştı?
Çağdaş Yaşamı Destekle Derneği Başkanı Türkan Saylan?ın Beşiktaş Arnavutköy?deki evinde 13 Nisan 2009?da Ergenekon soruşturmasının 12. dalgasında arama yapılmıştı.
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) Genel Başkanı Prof. Dr. Türkan Saylan, tedavi gördüğü hastanede sabaha karşı vefat etti.
Uzun süredir kanser tedavisi gören Prof. Dr. Saylan, kan değerlerinin düşmesi nedeniyle İstanbul Üniversitesi (İÜ) Tıp Fakültesi Onkoloji Enstitüsü?nde kontrol altında tutulmuştu.

ÇYDD’den yapılan açıklamada cenazeye çelenk gönderilmesi yerine Prof.Dr. Türkan Saylan’ın da vasiyeti doğrultusunda derneğe bağışta bulunulması istendi.

İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi Onkoloji Enstitüsü’nde tedavi gören Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Türkan Saylan, 18.05. 2009 tarihinde sabah 04.45’te yaşamını yitirdi.

ÇYDD Genel Başkanı Prof. Türkan Saylan’ın doktoru yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Saylan’ın bilinci son 24 saate kadar açıktı. Cumartesi dondurma yiyip su içti, sorularımıza mantıklı cevap veriyordu. Bilinci son 24 saatte kapandı. Mesajı ‘bana düşen tüm görevleri yerine getirdim, ölüme hazırım’ oldu.

18 Mayıs 2009 tarihinde hayatını kaybeden Türkan Saylan’ın bilinci kapanmadan önce Cuma günü ailesi ve ÇYDD yöneticilerinden bir dizi istekte bulunduğu bildirildi. Vasiyet niteliğinde olan isteklerin arasında: “Kız öğrenci sayısının 36 binden 100 bine çıkarılması, Türkiye’deki her köye bir okul yapılması ve her kasabada kız öğrenci yurdu yapılması”

Saylan’ın aldığı ödüller
Prof. Dr. Türkan Saylan’ın çeşitli kuruluşlar tarafından aldığı ödülleri ise şunlar:”Uluslararası Gandi Ödülü” Hindistan Hükümeti’nce, 1986 ‘Atatürk İlke ve Devrimleri Ödülü’ İstanbul Üniversitesi, 1960 ‘Dowling Kulübü Onur Üyesi’ İngiltere Dermatologları Derneği, 1978 Kuzey Amerika Klinik Dermatoloji Derneği tarafından Onur Üyesi seçildi, 1996 ‘Atatürk İlke ve Devrimleri Ödülü’ İstanbul Üniversitesi (İkinci kez), 1996 ‘Ülkemizde Yılın Kadını Ödülü’ 1990, ‘Melvin Jones Ödülü’ Rotary Kulüpleri, 1991 ‘Atatürkçü Düşünceye Hizmet Ödülü’ İncirli Lions Kulübü, 1996 ‘Kuvayi Milliye Ödülü’ Haliç Rotary Kulübü, 1997 ‘Atatürk Ödülü’ Tuzla Rotary, 1997 ‘Fahrettin Kerim Gökay Ödülü’ Türk Lions Vakfı, 1997 ‘Türkiye Ziraatçiler Birliği Dayanışma Ödülü’ 1998 ’75. Yıl Ödülü’ Türk Kadınlar Birliği Şişli Şubesi, 1998 ‘Uğur Mumcu ? Muammer Aksoy Ödülü’ ADD İstanbul Şubesi, 1999 ‘Rıfat Ilgaz Kültür Merkezi Onur Ödülü’ Rıfat Ilgaz Kültür Merkezi, 2000 İtalya ‘Foyer des Artistes Kurumu Ödülü’, 2001 ‘Hasta ve Hasta Yakını Hakları Derneği Ödülü’ Cüzzamlı Hastalara verdiği uzun süreli hizmet ve getirdiği bakış açısı nedeniyle, 2001 ‘Education and Modernization Award’ Atatürk Society of Amerika Amerika / Atatürk Topluluğu, 2001 ‘Sanat Kurumu Onur Ödülü’, 2002 ‘Atatürk / Çağdaşlık Ödülü’ Dünya Atatürkçü Kuruluşları, 10 Kasım 2003 ‘Üstün Hizmet Ödülü’ Yıldız Teknik Üniversitesi, 2004 ‘Eğitim Ödülü’ TED Koleji, 2004 ‘100. Yıl Mesleki Başarı Ödülü’ Rotary Kulübü, 2004 ‘İnsan Hakları Ödülü’ Izmir Karşıyaka Belediyesi, 2004 ‘Türkiye’nin En İyi Eğitimcisi’ Ödülü Tempo Dergisi, 2004 ‘Yılın En Yürekli Kadını Ödülü’ Kültür Üniversitesi öğretim üyeleri ve öğrencileri, 2004 ‘Puduhepa Ödülü’ Adana Kütür Sanat Derneği, 2005 ‘Meslek Hizmetleri Ödülü’ Ankara Emek Rotary Kulübü, Ekim 2005 ‘Toplumsal Barış Ödülü’ Barış Radyo, 2005 ‘İnsan Hakları Demokrasi Barış ve Dayanışma Ödülü’ SODEV Sosyal Demokrasi Vakfı, 2005 ‘İyi Kalpli Ol Ödülü’ Türk Kalp Vakfı, 2006 ‘Yılın Başarılı İş Kadınları Ödülü’ Dünya Gazetesi, 2006 ‘ÇEK Eğitim Ödülü’ Çağdaş Eğitim Kooperatifi, 2007 ‘Onur Ödülü’, Maltepe Üniversitesi Zirvedekiler İletişim Ödülleri kapsamında Maltepe Üniversitesi, 2007 ‘Yılın Keçisi Ödülü’ Gururlu duruşu ve çağdaşlaşma yolundaki inadı nedeniyle Fethiye/Ölü Denizli Belediye Başkanlığı, 2007 ‘Cumhuriyetimizin Yılmaz Savaşçıları Onur Ödülü’ Mersin/Yenice halkının oylarıyla Yenice Belediyesi’nce, 2007 ‘Örnek Kıdemli Vatandaş Ödülü’ TÜRYAK ve Hacettepe Üniversitesi’nce, 2007 ‘Melvin Jones Ödülü’ 118. Lion Kulübünce 2. kez, 2007 ‘Hizmet Ödülü’ Tıp ödülleri kapsamında Bayındır Hastanesi’nce, 2007 ‘Hizmet Ödülü’ Eminönü Rotary, 2007 ‘Hizmet Ödülü’ Metropolitan Rotary, 2007 ‘Yılın En Başarılı Kadını Ödülü’ Böbrek Vakfı, Mart 2008 ‘Aydınlanma Onur Ödülü’ Yeni Kuşak Köy Enstitülüler Derneği, 2008 ‘Margarette Golding Ödülü’, 2008 ‘Yılın Sivil Toplum Önderi’, Ekonomist Dergisi.”
Eğitim alanındaki hizmet ve başarıları dolayısıyla Prof. Dr. Türkan Saylan’a “Vehbi Koç Ödülü” de verildi. Saylan’a ödülü 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Mustafa Koç ve Vehbi Koç Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Semahat Arsel tarafından sunuldu.
ÇYDD Genel Başkanı Prof. Dr. Türkan Saylan, Boğaziçi Üniversitesi (BÜ) tarafından, cüzzam ve eğitim alanındaki çalışmaları nedeniyle “Fahri Doktora” unvanına da layık görülmüştü.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>