Türkiye’nin en büyük şairi benim, ama hapistekiler ve sürgündekiler hariç…’

niyazi-akinciogluEllili yıllarda Niyazi Akıncıoğlu ile Ahmed Arif ağabey-kardeş gibidirler.
O günleri şöyle anlatır Ahmed Arif:
“Niyazi abi oğlu gibi seviyordu beni. Ben de büyük şairlere müthiş hayranım. Hâlâ öyleyimdir. Yaşları küçük de olsa çok iyi bir şair beni baştan çıkarır. Canımı vermek isterim.
Cemal Süreya o yüzden benim çok sevdiğim bir arkadaştı.
Büyük şairdi.

Şimdi, Kadir Abi var ya, A.Kadir, o Kırşehir’de sürgün… Birçok yere sürdüler onu… Hep kimsesizlikten, başka bir şey değil…
Gariban adam… Bir ablası var, hemşire, başka kimsesi yok.
Kadir Abi Kırşehir’den Ankara’ya gelecek… Birinin karşılaması lazım… Tabii severek ‘Ben yaparım bu işi’ dedim.
Ama daha önce şunu anlatayım.
O zaman şairler bir meyhanede toplanırlardı. Şimdi de toplanıyorlar mı bilmiyorum. Kürdün Meyhanesi var, orada toplanıyor şairler, bir sıralama yapıyorlar kendi aralarında…
İşte en büyük şair Nâzım… Nâzım duruyor en başta… Nâzım’dan sonra sıra hep değişiyor.
Biraz gülünç ama, kim hesabı öderse o ikinci oluyor.
Tabii Niyazi Abi böyle sululuklara karışmıyor. Çünkü Niyazi Abi rakı içerken de, ayık gezerken de ‘Türkiye’nin en büyük şairi benim’ derdi.
Ben de onu kıramayacak kadar severdim.
Neyse… Kadir Abiyi karşılamaya gittim. O zaman otobüs yoktu, kamyonla gelmiş…
1950’den biraz önce işte…
Kadir Abi beni tanımıyor tabii… Gittim, kendimi tanıttım, ‘Siz Kadir Abisiniz’ dedim, ‘benimle geleceksiniz’…
Aldım götürdüm, hiç daha önceden tasarlamamışım, ama önce Niyazi Abiyi görmüştüm.
‘Niyazi Abiyi tanıyorsunuz değil mi?’ dedim.
‘Tanırım o çingeneyi’ dedi.
‘Çok iyi’ diye konuştum.
‘Sizi önce Niyazi Abiye götüreyim. Ondan sonra bir yer ayarlarız. Otelde mi kalırsınız, bir arkadaşın evinde mi? Sonra karar veririz.’
Birlikte Niyazi Abiye gittik, ikisi de kucaklaştılar, ama nasıl ağlıyorlar…
Saat de daha 12 olmamış… Gündüz… Hemen Hergele Meydanı’nda bir meyhaneye daldık.
Şimdi ben orada küçük bir çocuğum daha… Onların yanında adımın bile edilmesi gereksiz bir şairim.
Bir sempatizanım, başka bir şey değil…
Karşımda iki tane büyük şair…
Nasıl mutluyum, anlatamam…
Derken aklıma bir hergelelik geldi. Dedim ki: ‘Kadir Abi, bu Niyazi Abi var ya, ne diyor biliyor musun? Sizin bu kadar yakın arkadaş olduğunuz aklımın ucundan geçmezdi. Lütfen bunu bir ispiyonluk, bir saygısızlık sanmayın. İkinizi de çok seviyorum. Ama bunu söylemek zorundayım. Niyazi Abi diyor ki Türkiye’nin en büyük şairi benim…’
Kadir Abi şöyle bir baktı, ‘Doğru söylüyor’ dedi.
Niyazi Abi bana, ‘Senin bilmediğin bir şey var. Bu söz, aslında benim sözüm. Türkiye’nin en büyük şairi benim. Ama bu da eksik… Bak, şimdi tamamlıyorum: Türkiye’nin en büyük şairi benim, ama hapistekiler ve sürgündekiler hariç…’ dedi.”

Refik DURBAŞ
https://www.evrensel.net/, 26 Nisan 2015, “Anılarla Ahmed Arif” adlı yazısı

Yorum yapın

This site is protected by WP-CopyRightPro