1968 Devrimci Eğitim Şurası / Önsöz

1968 Devrimci Eğitim Şurası / Önsöz
Türkiye Öğretmenler Sendikası-TÖS, henüz üç yıllık bir kuruluş iken, mesleğin ve ülkenin temel sorunları üzerinde düşünme ve birtakım çözüm yolları arayıp bulma görevi ile karşı karşıya kalmıştır. Henüz emekleme döneminde olan bir kuruluşun bu dönemdeki çalışmalarından tam basan beklemek erken olur. Hattâ gereği kadar gelişmemiş olan TÖS’ün Şûra toplama gibi işlere dalması eleştirilebilir de. Ama karşı karşıya bulunduğumuz sorunlar çok zorlayıcı olduğundan, işe girişmek gereği ağır basıyor.

10 Haziran 1933’te çıkan 2287 sayılı “Maarif Vekâleti Merkez Teşkilâtı ve Vazifeleri” adlı yasa, Millî Eğitim Bakanlığına, her üç yılda bir Eğitim. Şûraları toplayıp meslek sorunlarını görüşme görevi yüklüyor. Bu görevi baştanberi bir türlü düzenle yürütemeyen Bakanlık, Şûra toplama işini temelli ihmal etmiştir. Sonuncusu 1962’de toplanan Şûra, süresini üç dört yıl aştığı halde bir daha toplanmamıştır. Toplanacağı hakkında her hangi bir belirti de olmayınca TÖS, bu görevin kendi omuzlarına düştüğünü anlamıştır.

Yaşadığımız yıllar, eğitim sorunlarının iyice arttığı, ilkokuldan en yüksek okula kadar öğrencilerin, öğretmen ve yöneticilerin, çocuk ana babalarının iyice bunaldığı yıllardır. Eleştiriler de son derece artmıştır. Bu türlü eleştiriler her ne kadar Bakanlıkta ve öteki yetki kesimlerinde bir hırçınlık uyandırıyor sa da, 1968 Haziranındanberi yüKsek öğretimde yaygınlaşan boykotlar ve işgaller, aslında daha önceden orta öğretimde (örneğin Mersin’de) başlamış, sadece Millî Eğitimin değil, bütün toplumun bünyesindeki, ekonomik, sosyal ve siyasal -çok yönlü- birtakım rahatsızlıkları haber vermeye başlamıştı.
Millî Eğitim alanı hayli zamandır bir kargaşa alanıdır.

Bunun böyle sürüp gitmesi, yada sorunlara hiç dokunmadan, çok eskiden de yapıldığı gibi herşeyin eski durumuna döndürülerek bastırılması bir çıkar yol olamaz. Çıkar yol olsa olsa, bu görüntülerin arkasındaki rahatsızlıkları ve onların çok yönlü temel nedenlerini ortadan kaldırmak olabilir. Milli Eğitim, toplum için öyle önemli bir hizmet ki, onu elinin ucuyla tutmak, halkın birikmiş isteklerine sırt dönmek asla hoş görülemez. Toplum bugün beş milyondan fazla çocuğunu gencini Devlet okullarına vermektedir. Bu veriş herhalde sadece bu çocuklar okullarda avutulsunlar diye değildir. Bu okullarda görev yapan öğretmen eğitmen sayısı 130 bini aşmıştır. Üniversite bölümü hariç yıllık eğitim gideri ise 3 milyarın üstüne çıkmıştır. Milli Eğitim çalışmalarının çok verimli ve çok düzgün yürümesini istemek ve ondan yararlanmak toplumun hakkı olmaktadır.

Oysa toplum bu çalışmaların sonucundan hoşnut değildir. Okullar kişinin ve toplumun işine gereği kadar yaramıyor. Üretim azlığı, sömürü, geri bırakılmışlık ve yoksulluk sürüp gidiyor. Yıllardır, yüzyıllardır beklediğimiz gelişme, ilerleme bir türlü gerçekleşmiyor. Göz açan, insanı yenilikçi, hayata karşı devrimci tavırlı yapan bir eğitim uygulaması yok okullarımızda.
Toplumun alt ve üst yapı kurumlarıyla ileri doğru değişmesi ve çağdaş gelişmelere uygun kanallara girmesi, eğitimin büyük etkisiyle sağlanacaktır.
İnsan kafası devrimci yönde değişmedikçe, hayatta herhangi bir devrimci değişme olamaz. Doğayı koruyacak ve sömürecek yerde, biribirimizi sömürmekte, birbuçuk yüzyıldan beri de ülkemizi yabancılara sömürtmekteyiz.
Geriliğimiz ve yoksulluğumuz birer sonuç olarak iç ve dış sömürüye bağlıdır. Çağ gerisi bir üretim ve yaşıma biçimi içinde kapanıp kaldıkça bu çıkmazlardan kurtulamayız. Yaşayışımızın değişmesi için, bu değişiklikleri bilinçle, şevkle destekleyecek yeni insanın yaratılması, çocukların v/ı gençlerin buna göre yetiştirilmesi, yetişkinlerin de buna göre uyarılması bugünkü eğitimin başlıca görevi sayılmalıdır. Yeniliklerden önce yeni düşüncelerin yayılması gerekir. Yeni düşünceler kitlelere yayılmadan devrimci ortam ve olanaklar bulunamaz. Bu ortam ve olanaklar’ sağlanmadıkça bütün
girişimleri “düş-içi” girişimler saytnak zorundayız. Yeni düşünceler ve yenilikler kitlelere yayıldığı zaman devrimci güç yaratılmış olur. O zaman sömürüyü, genliği ve yoksulluğu yenmek, toplumu “çağdaş uygarlık düzeyine çıkarmak”; işçisi, köylüsü, kentlisi ve genci kocasıyla mutlu bir ulus yaratmak “olanak-içi” bir durum,olur.

Bugünkü eğitim böyle bir görevi başaramaz. Bugünkü eğitim verim gücü azalmış, düşmüş, yorulmuş kokup bulaşmaz bir eğitimdir. Bugünkü eğitimin ulusal niteliği ve kimliği kalmamıştır. Çünkü bugünkü eğitim; geniş ölçüde dış etkiler altındadır. Toplum ve ülke isteklerine cevap verecek bir plânlamadan yoksundur. Fırsat eşitsizliği içindedir. Bugünkü eğitim kasıtlı bilgi sınırlaması içindedir. Bu sınırlama kör insanlar yetişmesine yaramaktadır.
Bugünkü eğitimi yürüten eğitmen ve öğretmenler bakımsızdır ve baskı altındadır.

Bu niteliklerden dolayı bugünkü eğitimin etkilerini gözde büyütmeden önce, onun topluma daha yararlı çalışmasını sağlamalıyız. Acaba bugünkü koşullar içinde “Eğitimde Devrim” söz konusu olabilir mi? Bir “Eğitim Reformu” eğitim kurumlarının daha etkin çalışmasına yol açabilir mi? Onca eğitimi sonra toplumu düzeltelim biçimindeki düşünceleri geçerli saymak mümkün olmadığı için 4 Eylül 1968 de toplanan ve çalışmaları beş gün süren “Devrimci Eğitim Şûrası”, “Devrim için eğitim” ilkesini saptamıştır.

Hemen belirtelim ki, eğitimi devrim için uygulamanın binbir riski ve güçlüğü vardır. Eğitimi devrim için uygulama ilkesi, herkesten çok öğretmenlerimizin diriliğine ve uyanıklığına bağlıdır. Devrim için eğitim uygulamasının gerçekleşebilmesi, önce kendisini uyandırmış ve düşüncesini devrimci yöne doğrultmuş öğretmenlerimizin varlığına ve çokluğuna bağlıdır.
Devrimci Eğitim Şûrası’na katılan öğretmen, öğrenci, işçi, aydın ve pek çok meslek kuruluşu temsilcilerinin birleştiği bu ortak görüş, sonuçta, daha ciddi bir devrimciler dayanışması ile, TÖS’e daha güç görevler yüklemektedir.
Bu görevler:
1. Öğretmeni örgütlemek ve uyandırmak, bunun için “tek ve güçlü sendika” ilkesini gerçekleştirmektir. Uyandırmak için yurt gerçeklerini ve toplum sorunlarını bilimsel yollarla araştırmak ve yaymaktır.

ü. “Devrim için eğitim” ilkesini uygulamak, öğrencileri “hayata karşı devrimci tavırlı” kimseler olarak yetiştirmek, yetişkinleri de bu yönde uyarmak, bilinçlendirmek… TÖS, bu güç işe dar olanaklar içinde başlarken, Devlet eliyle öğretmen yetiştirmeye başlamamızın üzerinden tam 120 yıl geçtiğini ve artık daha fazla geç kalamıyacağımızı düşünmüştür. Devrimci Eğitim Şûrasında tartışmaya sunulan bildiriler, bunlar üzerinde ileri sürülen görüşler, komisyon çalışmaları sonunda hazırlanan raporlar, Devrimci Eğitim Şûrası bildirisi, “Devrim için eğitim” ilkesinin gerekçesini daha ayrıntılı olarak ortaya koymaktadır. Öğretmenlerimiz ve onların desteği olan devrimci güçler, Anayasa’mızın, resmî müfredat programlarımızın böyle bir eğitim uygulamasına yasal bir kimlik kazandıran pek çok hükmünü, titizlikle kullanacak ve bunları sonuna kadar uygulayacaklardır.

Devrimci Eğitim Şûrası’ndan sonra yapılan tipik eleştiri şudur: “Siz bir meslek kuruluşu değil misiniz? Niçin sınırlarınız dışına çıkıyorsunuz? Öğretmen sorunlarını, meslek sorunlarım bırakıp “Devrim için eğitim” ve “düzen” tartışmalarına dalmak politik faaliyetlere dalmak demektir.” Böyle diyenlere öğretmenlerimizin cevabı kısa ve kesindir. “Gerçi Şûrada
öğretmen ve meslek sorunları da ele alınmıştır, çünkü bunlar da asıl sorun’un bir yanıdır. Ama Türk öğretmeni sadece bu sorunlar içine kapanıp kalmayacaktır. Biz çağımız içinde eğitimin genişleyen sorumluluğunu anlıyoruz, onu yüklenerek halkımıza karşı görevlerimizi yapmak istiyoruz- Türkiye’yi sömürten, onu bu yüzden geri ve yoksul bırakan koşullara daha fazla boyun eğmeyelim diyoruz. Politik faaliyetin “iktidarı ele geçirmek” olduğunu yasalar bulanık da olsa çizmiştir. Biz iktidara gelmek için çalışmıyoruz.
Bu yönde bir çabamız yoktur. Ama iktidara gelme hakkı olan halk kitlelerini demokratik bilince kavuşturmak, onları bu yönde uyarmak, bilinçlendirmek de eğitimin ve eğitimcilerin görevidir. Bu yüzden yaratılmak istenen “Politik faaliyet” taassubuna asla boyun eğmeyeceğiz.”

Bu pırıl pırıl meslek mücadelesini başarıya ulaştırmaktan başka bir amacı ve çıkarı olmayan TÖS, Devrimci Eğitim Şûrası hazırlanmasına, yapılmasına katılan öğretmen, işçi, aydın ve pek çok meslek kuruluşu temsilcilerine yürekten teşekkür eder. Türk öğretmeninin ve ona destek olan devrimci güçlerin ortak bir çalışması olan bu Şûra, daha ilk anda resmi çevrelerde gerekli uyarmayı yapmıştır. Milli Eğitim Bakanlığı 1962’den beri unuttuğu “Milli Eğitim Şûrası”nı 1969 Mayısında toplayacağını açıklamıştır.

Devrimci Eğitim Şûrası çalışmalarını bütün belgeleri ve tartışmalarıyla yayınlarken bu kitabın hazırlanmasında kutlanılan yöntemi de belirtmek isteriz: Bütünü yayınlanmaya kalkıldığında çok yer tutacak olan tartışmalar elden geldiğince özetlenmiştir. Tartışılan konuyla ilgisi olmayan bölümler de çıkarılmıştır. Tartışmaya katılan Şûra üyelerinden bazılarının adları açıklanmamıştır, bunun nedeni, konuşmacının söze başlarken adını söylemeyi ihmal etmiş olmasıdır. Ses bandlarına güvenildiği için oturum başkanlıkları ayrıca tutanak düzenleme yönüne gitmemişlerdir.

Şunu da belirtelim ki, Şûra kararına bağlanarak bu kitapta yer alan pek çok hizmetler vardır. Bunların çoğu TÖS’ü ilgilendirmektedir. Bu kitabı yayına hazırlamak için büyük emek harcıyan TÖS, bundan böyle bu hizmetlerin yapılmasına da girişecektir. Belirtilen bu hizmetler sadece TÖS’ün omuzlarına yüklenmemeli, devrimci kuruluş ve kişiler bu işlerin başarılmasında kendilerini sorumlu bilmelidirler.

TÖS YÜRÜTME KURULU

DEVRİMCİ EĞİTİM ŞURASI
İÇİNDEKİLER

ÖNSÖZ Sayfa(Bş-Bt):5-8

GENEL BAŞKAN FAKİR BAYKURT?UN DEVRİMCİ EĞİTİM ŞÜRASI?NI AÇIŞ KONUŞMASI Sayfa(Bş-Bt):15-28

KOMİSYON – 1 DEVRİMCİ EĞİTİMİN AMAÇLARI İLKELERİ YÖNTEMİ Sayfa(Bş-Bt):29-36

KOMİSYON – 2 GERİ KALMIŞ ÜLKELERİN EĞİTİMİ ÜZERİNDE EMPERYALİST ve KAPİTALİST ETKİLERİ Sayfa(Bş-Bt):37-115

KOMİSYON – 3 ANAYASADA EGlTİM İLKELERİ ve ÜLKEMİZDEKİ TEMEL ÇELİŞKİLER Sayfa(Bş-Bt):117-138

KOMİSYON – 4 BUGÜNKÜ EĞİTİM KURUMLARI ve YENİ KURUMLARA İHTİYAÇ Sayfa(Bş-Bt):139-250

KOMİSYON – 5 TÜRK TOPLUMUNUN KÜLTÜR ve SANAT SORUNLARI Sayfa(Bş-Bt):251-300

KOMİSYON – 6 TÜRK EĞITIMINDE ÖĞRENCI SORUNLARI Sayfa(Bş-Bt):301-366

KOMİSYON – 7 KÖY ENSTİTÜLERİ UYGULAMASINDAN ÇIKAN SONUÇLAR Sayfa(Bş-Bt):367-394

KOMİSYON – 8 EKONOMİK ve TEKNOLOJİK AÇIDAN DEVRİMCİ EĞİTİM Sayfa(Bş-Bt):395-422

KOMİSYON – 9 TÜRK EĞİTİMİNDE ÖĞRETMENİN YERl ve SORUNLARI Sayfa(Bş-Bt):423-474

KOMİSYON – 10 TÜRK EĞİTİMİNİN PLANLANMASI Sayfa(Bş-Bt):475-498

ŞÛRA BİLDİRİSİ Sayfa(Bş-Bt):499-502

TÜRKİYE ÖĞRETMENLER SENDİKASI GENEL BAŞKANI FAKİR BAYKURT?UN KAPANIŞ KONUŞMASI Sayfa(Bş-Bt):502-505

DEVRİMCİ EĞİTİM ŞÜRASI’NDAN NOTLAR Sayfa(Bş-Bt):507-508

ŞÜRA’YA KATILANLAR Sayfa(Bş-Bt):509-521

Yorum yapın

Daha fazla Eğitim
Resimlerle Düşünmek Otizmin İçerden Anlatımı – Temple Grandin

Temple Grandin, Birleşik Devletler'deki tüm çiftlik hayvanları tesislerinin üçte birinin tasarımını yapmış yetenekli bir hayvan bilimci. Ayrıca otizm konusunda da...

Kapat