Antigoni?den Burgaz?a / Küçük Bir Adanın Hikayesi ? Orhan Türker

(*) Burgazada, bir ucundan öbür ucuna bir solukta yürünebilecek kısacık bir kıyı şeridi. Araba yok, benzin kokusu yok, kışlar vahşi, yazlarken, Marmara denizinin ortasında küçük bir ada. Orhan Türker’in Antigoni’den Burgaz’a adlı kitabında Burgazadanın öyküsünü anlatıyor. Tarihi, önemli yapıları, kiliseleri, toplumsal yaşamdan kimi dönemlere ilişkin kesitler yer alıyor Burgazada’nın öyküsünde. Daha çok eski adanın günlük yaşantısından esintiler taşıyor, insanın içini burkan anılarla dolu bu hikâye. Tarihi fotoğraflar ise değer katmış kitaba.
Orhan Türker’i, özellikle İstanbul Rumları üstüne araştırma ve çalışmalarıyla tanıyoruz.
Antigoni’den Burgaz’a yazarın dokuzuncu kitabı. Diğer kitaplarından bazıları Mega Revma’dan Arnavutköy’e, Nihori’den Yeniköy’e, Prinkipo’dan Büyükada’ya, Therapia’dan Tarabya’ya adlarını taşıyor. Bunlardan herhangi birini okuyanlar yazarın sadece iyi bir araştırmacı olduğunu görmekle kalmaz, aynı zamanda özgün bir tarzı olduğuna da tanık olurlar. Rumca kaynakları da değerlendiren Türker’in kitapları yakın tarihimizin belgeleri olarak giderek değer bulacak, başka araştırmacılara kaynak olacak zenginlikte.
Eski adıyla Antigoni, Rumların gidişinden sonra kale anlamına da gelen Burgaz adıyla anılır olmuş. 1960’lardan sonra ansızın gelen göçler yaşanmış. Antigoni’de pek de gül pembesi olmayan ama sakin sessiz hayatlar, kır gazinolu mutlu günler geride kalmış. Özellikle çocukların lunapark kadar şenlikli huzur içinde yaşadıkları son yıl olmuş 1963. Çoğu aile Kıbrıs olayları nedeni ile ne olduğunu bile anlamadan kendilerini Yunanistan’da bulmuşlar. Gidenlerin sayısı oldukça kabarık. Belleklerde kalan izlerde ne yazık ki hüzünlü sahneler birbirini izliyor. Gustave Schlumberger, 1911 ‘de kalema aldığı yazısında Burgazada’nın doğal güzelliğini övmüş, “…hiçbir yerde yeşillik bu derece canlı değildir, bu kadar renkli olamaz. Bundan daha mavi sular gölgelikli koyu, ağır ağır yıkayamaz.” Geçmişe ait upuçları bu ayrıntılarda saklı. Bu hayatlar ve yaşandığı mekânlar yok oldu, hızlı bir değişime uğradı. Adada yaşam şimdi çok farklı. Eskinin ahşap mütevazı evleri yerini beton binalara bırakmış. Lokantalar el değiştirmiş. İndos’daki gazinonun yerini bile bilenler çok az. Anadolu ‘dan gelen yeni sakinleri ise geçmişe bağlayan çok birşey yok.
Antigoni’den Burgaz’a, adanın başkalaşımını, kültürel ve sosyal dokusunu, toplumsal değişimini ve bugününü daha iyi anlamamızı sağlıyor. Üstünkörü bilenlere hatırlatıyor. İstanbul’un hemen yanıbaşındaki Burgazada’nın ister ziyaretçilerinden olun, ister kışlıkçılarından, bu kitap yaşadığı yeri daha yakından tanımak isteyenler için.
(*) Yazan: Münevver Soylu
17/08/2007 tarihli Radikal Kitap Eki

Tanıtım Yazısı
1960?lara kadar Rum ağırlıklı yapısını sürdüren Burgazadası, bu tarihten sonra çeşitli nedenlerle hızlı bir değişime uğradı. Rum aileler, işyerlerini elden çıkarıp Yunanistan?a giderken Anadolu?dan gelenlerle adanın yerleşik nüfusu kabuk değiştirdi.
Bugün Antigoni?de Rumca, artık yaz aylarında İstanbul?dan ve Yunanistan?dan yazlığa gelen Rumların varlığı ile sadece birkaç ay işitiliyor.

Kitabın Künyesi
Antigoni’den Burgaz’a / Küçük Bir Adanın Hikayesi
Yazar: Orhan Türker
Yayınevi: Sel Yayıncılık
Baskı Tarihi: Haziran 2007
70 sayfa

Yorum yapın

Daha fazla Seyahat Kitapları
Prinkipo’dan Büyükada’ya / Bir Prens Adasının Hikayesi – Orhan Türker

"İstanbul adaları içinde, Türkleşmeye en çok direnen ada Prinkipo (Büyükada) olmuştur. 19. yüzyılın ortalarına kadar fakir Rum balıkçılar ve bahçevanlarla,...

Kapat