Yaratıcı İnsan, Henri Laborit. İnsanın temel niteliği düşgücüdür.

Henri Laborit Yaratıcı İnsan’da (L’homme imaginant), bizi öbür canlılardan, yakın akrabamız maymunlardan bile ayıran temel niteliğimize parmak basıyor: düşgücü, imgelem. İnsan, beyninin özellikle alın yöresinde toplanan hücre ve dizgelerin sağladığı olanaklarla, var olana bakıp yeni yapılar, yeni örgülenmeler düşleyebilen ve düşlediklerini gerçekleştirebilen bir varlık. Ne var ki, insanoğlu elini kolunu bağlayan dirimsel (biyolojik) gerekirlilikleri tanıyarak, bunların altlı üstlü örgülenmesini öğrenerek zihinsel yapısına yeni bir biçim verebilecektir; bu temel dönüşüm gerçekleştirilemezse, bütün devrimler korkarız boşa gidecektir.
Biliminsanı Henri Laborit, 1948?de cerrahlık mesleğini bırakarak bilimsel araştırma alanına geçiyor. 1951?de ağır ameliyatlardan ve büyük sarsıntılardan sonra yapay kış uykusuna (hibernasyon) yatırmayla sağaltımı, 1952?de, özellikle hipotalamustan kaynaklanan saldırganlığın dokuncasız kılınmasında etkili bir

İyilik ve Kötülüğün Bilimi, Mıchael Shermer, çeviren: Sinem Gül. “İyiyim, iyisin, kötüyüz…”

Müzikolog, psikanalist ve bilim tarihçisi Michael Shermer, “İyilik ve Kötülüğün Bilimi” (The Science of Good and Evil) adlı kitabında *”insanların neden aldattığını, neden dedikoduyu sevdiğini, bir toplumda ahlakın neden ve nasıl oluştuğunu, dinin toplumdaki yeri gibi pekçok önemli konuyu akıcı bir şekilde anlatıyor. İyilik ve Kötülüğün Bilimi sosyal psikoloji alanında yazılmış olsa da, antropolojik, teolojik, etik ve tarihsel mufassallar da içeren çok kapsamlı bir kitap. Kitap, insan ruhunun derinliklerinde yer etmiş bazı davranış kalıplarını, türlerini ve gelişimini modelleyerek sosyal mekanizmaların nasıl çalıştığını çözmeye çabalıyor.
Ve her iddiasını bilimsel donelerle destekleyip, tarihsel olgularla test ediyor. Örneğin kitap insanların neden aldattığını, neden dedikoduyu sevdiğini, neden ‘Altın Kural’a uyduğunu, bir toplumda ahlakın neden ve nasıl oluştuğunu,

Filozofların Tutarsızlıkları, Gazali ve Tutarsızlığın Tutarsızlığı, İbn Rüşd

Batı dillerinde Algazel olarak tanımlanan Gazali?nin, “Filozofların Tutarsızlıkları”(Tehafütü?l- Felasif) adlı yapıtı, filozoflara yönelttiği eleştirileri konu almaktadır. Gazali, filozofların görüşlerine karşı çıkarken alternatif sunmaktan da geri kalmamıştır. Gazali?nin, filozofların görüşlerine alternatif olarak sunduğu görüşler, kendisinin en büyük savunucularından biri olduğu Eş?ari Kelamı?nın görüşleridir. Gazali, İbn Sina?nın Eş?ari Kelamı?na karşı ortaya attığı tezleri çürütmeye çalışmış, bunu yaparken; bir yandan Eş?ari Kelamı?nın ilkelerini kendine özgü bir üslupla yeniden yorumlamış, diğer yandan da, İbn Sina?nın ileri sürdüğü felsefi görüşlerin, Şeriat?ın ilkeleri ile taban taban zıt olduğunu ya da, en azından, Tanrısal bilginin bu tür yorumlarla elde edilemeyeceğini

insanokur.org’u

bilgiyle tutsaklıktan özgürlüğe…
“yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek…”