Kategori: Jean – Paul Sartre
İnsanoğlunun “Fıtratı” var mıdır? Jean Paul Sartre
Nedir öyleyse varoluşçuluk? Bu sözcüğü kullananların çoğundan anlamını açıklamalarını istediğimizde akılları karışacaktır.
OKUMAK İÇİN TIKLAGizli Oturum – Jean-Paul Sartre (Radyo Tiyatrosu)
Jean-Paul Sartre (21 Haziran 1905, Paris – 15 Nisan 1980, Paris), ünlü Fransız yazar ve düşünür. Gizli Oturum – Jean-Paul Sartre (Radyo Tiyatrosu):
OKUMAK İÇİN TIKLAJean Paul Sartre ‘ın delilikte sevdiği yan
Deliliğimde sevdiğim yan, daha en baştan beri, beni “elit”lerin ayartmalarından kurtarmasıdır. Kendimi hiçbir zaman bir “yeteneğin” mutlu sahibi olarak görmedim. Biricik ilgi duyduğum şey kendimi kurtarmaktı, hem de elimde ve cebimde hiçbir şey olmadan, yalnızca çalışmayla ve inançla kurtarmak.
OKUMAK İÇİN TIKLAKendini Aldatma Davranışları – Jean-Paul Sartre
Kendimizi açmazdan kurtarmak istiyorsak, kendini aldatma davranışlarını daha yakından incelemek ve buradan bir betimlemeye ulaşmaya çalışmak uygun olur. Bu betimleme, kendini aldatmanın imkânının koşullarını daha açıklıkla saptamamıza, yani başta sormuş olduğumuz soruya cevap vermeye imkân verecektir: “insan varlığı ne şekilde olmalıdır ki kendini aldatabilsin?”
OKUMAK İÇİN TIKLADostoyevski der ki: “Her insan herkes karşısında her şeyden sorumludur.” Bu söz, gün geçtikçe doğruluk kazanıyor. – Jean-Paul Sartre
YAZARIN SORUMLULUĞU Dostoyevski der ki: «Her insan herkes karşısında her şeyden sorumludur.» Bu söz, gün geçtikçe doğruluk kazanıyor. Ulus topluluğu insan topluluğuna biraz daha katıldıkça, her insan ulus topluluğunda biraz daha kaynaştıkça, her birimiz gittikçe daha geniş ölçüde sorumlu oluyoruz. Nazi rejimine karşı koymamış her Almanı bu rejimden sorumlu saydık.
OKUMAK İÇİN TIKLAJean-Paul Sartre: Herkes bayrak assın denmişti, asmadılar. Savaş, umursamazlık, bunaltı içinde bitti.
SAVAŞIN SONU Herkes bayrak assın denmişti, asmadılar. Savaş, umursamazlık, bunaltı İçinde bitti. Günlük yaşantıda hiçbir şey değişmemişti. Radyonun ağız kalabalığı, gazetelerin şişman puntoları bizi inandırmıyorlardı bir türlü. Barışın düpedüz gerçekleştiğine inanmak için bir mucize, göklerden bir belirti bekler gibiydik. Sıkıntılı bir yaz ikindisinde cılız bir top öksürüyordu. İnsanlar köprülerden, yollardan
OKUMAK İÇİN TIKLAJean-Paul Sartre: Tüm haklarımızı yitirmiştik, hele en başta konuşma hakkımızı.
Sartre 1936-1943 yılları arasında bir yazar olarak yoğun bir çalışma sonunda ortaya birçok yazınsal ve felsefi yapıt koymuştur. İmge gücü üzerine yazdığı denemenin hemen ardından 1937’de tanınmış Fransız edebiyat dergisi «Nouvelle Revue Française»de ilk uzun öyküsü Duvar yayınlandı. 1938′ de ilk romanı Bulantı (İğrenme) / La Nausée çıktı, 1939’da Duvar
OKUMAK İÇİN TIKLAJean-Paul Sartre: Yabancı (Albert Camus) açıklayan bir kitap değil: saçma insan açıklamaz, betimler; bir şeyler kanıtlayan bir kitap değil bu
Yabancı’nın açıklanması Bay Camus’nün Yabancı’sı, daha baskıdan çıkar çıkmaz büyük ilgi gördü. Herkes bunu «ateşkesten beri yazılmış en iyi kitap» olduğunu yineliyordu. O günün yazınsal üretimi içinde, bu roman da bir yabancı’ydı. Sınırın, denizin öte yakasından geliyordu; o kömürsüz keskin ilkbaharda, ildışı bir harika gibi değil, ondan gereğinden çok yararlanmış kişilerin bıkkın içli dışlılığıyla bize güneşten
OKUMAK İÇİN TIKLAJean-Paul Sartre: Dostoyevski yarattığı kişilere inanırdı. Bay Nabokov’sa ne kişilerine, ne de roman sanatına inanıyor.
Vladimir Nabokov: Yanılma Hermann Karloviç, bir gün Prag’ta, «ikiz kardeşiymiş gibi kendisine benzeyen» bir serseriyle burun buruna gelir. O andan sonra aklı fikri bu benzerliğe ve gittikçe azıtan bir dürtüye, bu benzerlikten yararlanma dürtüsüne takılır; görünüşe göre, bu- olağanüstü olayı doğal bir gariplik halinde bırakmamayı ödev edinmekte, şöyle ya da böyle
OKUMAK İÇİN TIKLASartre: Burjuvaziyi kınamanın yasal bakımdan hiç bir manası yok
ABD’nin Vietnam’da izlediği politikanın şer olup olmadığını —şer olduğu konusunda birçoğumuzun en küçük’ bir şüphesi yok— yargılamak değil söz konusu olan: bu şerrin uluslararası hukuktaki savaş suçları kapsamında olup olmadığı. Amerikan emperyalizminin onun boyunduruğundan kurtulmak isteyen Üçüncü Dünya ülkelerine yaptığı acımasız saldırıyı kınamanın yasal bakımdan bir manası yok. O mücadele,
OKUMAK İÇİN TIKLAAlbert Camus: “Her yanımızı kuşatan ölüm, işkence ve savaş nutukları karşısında sorumluluklarımızı yerine getirmeliyiz.”
“Sevinç yaratacak sözcükleri bulmamız gerek” Albert Camus’nün en az ilgi gören yapıtları tiyatro oyunlarıysa en karanlıkta kalan tarafı da mektupları. Buradan, onun bütün yazışmalarının karanlığa gömülmüş anlamı çıkarılmasın, sadece gerek vârisleri, kızı Catherine ve oğlu Jean’ın mahremiyet gibi haklı bir nedenle hepsini yayımlamaya yanaşmaması gerek bazı mektupların şimdilik kayıplarda olması
OKUMAK İÇİN TIKLAJean Paul Sartre: Düşmanla işbirliği kim yapar?
DÜŞMANLA İŞBİRLİĞİ KİM YAPAR? Geçenlerde Norveç’e dönen Prens Olaf, düşmanla işbirliği yapanların bütün Norveç halkının yüzde ikisi olduğunu ileri sürüyordu. Fransa’dakiler de aşağı yukarı bu kadardı herhalde. Düşman eline geçmiş değişik memleketlerde yapılacak bir araştırma çağdaş topluluklardaki «işbirlikçi»lerin ortalama bir yüzdesini bulmaya yarayabilir. Çünkü, düşmanla işbirliği yapma, kendini öldürme gibi,
OKUMAK İÇİN TIKLASartre: Yazar bir kuş değildir.
EDEBİYAT VE ALDATMACA Susan yazarlar (günün sorunları üstünde düşüncelerini açıkça ortaya koymayanlar) öteki yazarları tedirgin eden bir çelişmeyi sürdürüyorlar. Bir yazarın elinde, cebinde saklısı olamaz. Kumarda açık kâğıtla oynamak gibi bir şeydir onun işi, oynamak değil. Yazarlığın büyülü bir dünyası olduğu sanısını veren bütün o kandırmacalardan tiksiniyorum. Bu yolu tutan yazarlar edebiyata girenleri aldatıyorlar,
OKUMAK İÇİN TIKLASartre ile Sartre Hakkında – Jean-Paul Sartre (Söyleşi)
Jean-Paul Sartre, düşünceleriyle eylemleri arasındaki tutarlılık açısından muhtemelen bütün modern tarihin en önde gelen düşünürüdür. Onun biyografisi ve eserleri hem yirminci yüzyıl deneyimlerinin tutanağı gibidir, hem de başkaları üzerinde derin etkileri olmuş etik bir öneridir. Sartre ile Sartre Hakkında’da 60’ların ikinci yarısıyla, 70’lerin ilk yarısında yapılmış üç söyleşi yer alıyor.
OKUMAK İÇİN TIKLAJean-Paul Sartre – Tahsin Yücel
Jean-Paul Sartre 1905 yılında doğar, ilk önemli yapıtı Bulantı’yı 1938’de, son yapıtı L’Idiot de la famille’i 1972’de yayımladığına göre, şöyle böyle otuz beş yıllık bir süre içinde yapıt verir. Gene de 20. yüzyılın en önemli yazarının kim olduğu konusunda kapsamlı bir soruşturma yapılacak olsa, büyük bir olasılıkla en başta o
OKUMAK İÇİN TIKLA“Zaman, küçük çarkların tik taklarından oluşup kaldıkça ölmüş demektir; ancak saatler durursa zaman canlanır”
Zamanın içinde mahsur kalmak insanın talihsizliğidir. “… İnsan kendi talihsizliklerinin toplamıdır. Bir gün gelir, talihsizlik de yorulur sanırsın sen ama zaten senin talihsizliğin zamanın kendisi olur…”1 Bu, romanın asıl konusudur. Ve Faulkner’ın uyarladığı teknik, ilkin zamanı yadsımak olarak görülse de, bunun nedeni bizim zaman ile kronolojiyi karıştırmamızdır. Tarihler ve saatler
OKUMAK İÇİN TIKLASorularla aydın olmanın çelişkisi üzerine notlar – Nejdet Evren
.Nesnel ve öznel olma durumları aynı kimlikte bir araya geldiğinde –ki, bu her zaman kaçınılmaz görünmektedir- evrensel olma biçimi bir çerçeve olarak, sınırlandırılmış bir alanda öznelin gizlenebildiği, saklandığı bir yer işlevi görmektedir. Bu durum, öznelin içinde biçimlendiği ve yeri geldiğinde sığındığı göreceli ve mistifike edilerek sınırlandırılmış evrenselin aydını tek yönlü
OKUMAK İÇİN TIKLA

