Sözcükleri Olmayan Çocuk – Maria Giovanna Farina

Çocuk psikoloğu Maria Giovanna Farina otistik bir çocuk olan Leo ile yaşadığı süreci ve deneyimlerini ?Sözcükleri Olmayan Çocuk? üzerinden aktarıyor.
Artık kelimelerinizin olmadığını, derdinizi anlatacak tepkilerinizden başka hiçbir şeyinizin kalmadığını düşünün. Düşünün ki, diğer çocuklardan farklısınız, bu farkı kabul etmeyen bir anneye, -çektiği acıyla hatalar yapan bir anne- bu acıya yabancılaşıp sizlerden uzaklaşan bir babaya sahipsiniz… Ve sadece elinizde tepkileriniz var… tekrarlarınız, dalıp dalıp gitmeleriniz, öfke krizleriniz, alışkanlıklarınız… Günün birinde sizin dilinizden anlayan biriyle karşılaşıyorsunuz. Dış dünyayla bağınız daha sıkı atılıyor onun sayesinde ama, ta ki resmi makamların bürokratik engelleri-ne takılıp, sizden koparılıncaya kadar.
Üniversite bitirme tezini tamamlamaya çalışan Maria Giovanna Farina, otistik çocuklarla ilgili bir makalenin yayımlanması üzerine, öğretmen-öğrenci ilişkisine tanıklık etmek üzere

Devamını oku

İnsan Ruhunun Haritası, Ahmet Ümit “Edebiyat, insan ruhunda yapılan bir yolculuktur.”

Ahmet Ümit, İnsan Ruhunun Haritası adlı kitabında ‘Sırrı ve sınırları hiçbir zaman tam açıklanamayacak olan insan ruhunu tanımlama’ya çalışıyor ve soruyor:
“İnsan ruhunun kıraç düzlüklerini, başı bulutlu dağlarını, korkutucu uçurumlarını, fırtınalı vadilerini, güneşli denizlerini, karanlık göllerini, verimli ovalarını gösteren bir harita çizilebilir mi?”
?İnsan ruhu mükemmel değil. Hiçbirimizin ruhu salt iyilikten, salt güzellikten, salt yücelikten oluşmuyor; hiç kimse masum değil, hiçbir zaman da değildi. Bakmayın geçmişteki yaşamların daha anlamlı olduğunu söyleyenlere, biz her zaman böyleydik. Şeytan ve melek, cellat ve kurban, kurnaz ve saf, yaratıcı ve yıkıcı, cesur ve korkak…?

Ahmet Ümit, romanlarında bir neşter gibi kullandığı kalemini, bu kez derinden etkilendiği yazarların üzerinde gezdiriyor. Dostoyevski?den Sophokles?e, Mevlana?dan Kafka?ya, Orhan Kemal?den Yusuf Atılgan?a…
Edebiyatın, insan ruhunda kurgusal bir gezi olduğu gerçeğinden

Devamını oku

Karşıdevrimciler – Devrimciler 2, Kaan Arslanoğlu

Kaan Arslanoğlu’nun romanı Karşıdevrimciler yayınlandığında ?Onu pisliğin ortasına attım. Yolu açık olsun.? diye yazdı. Biz alalım pisliğin ortasından, okuyalım, tartışalım, kurtaralım temiz kalanları pislik bulaşmadan sağına soluna? Daha iyileri yapılabilsin diye, romanlar okuyanlar için reklâm ve şişirilmiş satış rakamlarının ötesinde içeriği ile bir şey ifade etsin diye.

Bu nasıl bir pislik? Arslanoğlu?na göre ?kapitalizmden başka ufuk görmeyen insanlık çoğunluğunun dünyayı hızla kirlettiği, doğayı iştahla öldürdüğü bir alem?? Ama daha da önemlisi dünyayı bu pislikten kurtarmaya niyetlenen, bunun için harekete geçen, örgütlenen, çeşitli işler yapan, bu uğurda yaşamını tehlikeye atan, hayatını karartan solcular için bile tehlikeli bir alem? O yüzden diyor ki: ?Solcuların bile büyük çoğunluğunun sahte gündemler yaratarak kokuşmayı unutturmaya çalıştığı bir ortamdır.? Bu dünyada zekâ düzeyi düşüklüğü, tekelcilik hızla zemin kazanıyor. Ve üstelik bu piyasanın işine geliyor, işini kolaylaştırıyor.
Arslanoğlu?nun Karşıdevrimciler romanında anlattığı ve tartışmaya açtığı topluluk çoğunlukla eski solculardan oluşuyor. Herkesin hemen hemen

Devamını oku