Kategori: Sigmund Freud

Sigmund Freud’un Balzac’ın ‘Tılsımlı Deri’ adlı romanıyla trajik bağı

(*) Psikanalizin kurucusu nörolog Sigmund Freud, 1923 yılında çene kanserine yakalanır. 16 yıl boyunca 33 kez ameliyat olan Freud, son günlerini dayanılmaz acılar içerisinde geçirmektedir. Ve Freud yaşamının son günlerinde öleceğinin bilincinde hala nereden bulduğunu bilmediğimiz veya kim tarafından önerildiği bilinmeyen Honoré de Balzac’ın ‘Tılsımlı Deri’ romanını okumaya başlar. Serol

OKUMAK İÇİN TIKLA

Sigmund Freud: Dinsel düşüncelerin kendine özgü değeri nerede yatmaktadır?

Dinsel düşüncelerin kendine özgü değeri nerede yatmaktadır? Uygarlığın uyguladığı baskı ve talep ettiği içgüdüsel feragatlerin neden olduğu uygarlık düşmanlığından söz etmiştik. Uygarlığın yasaklamalarının kaldırıldığını -yani, insanın hoşuna giden herhangi bir kadım cinsel nesne olarak alabildiğini, bu kadının aşkı uğruna rakiplerini veya karşısına çıkan bir başka kişiyi duraksamadan öldürebildiğini ve hatta

OKUMAK İÇİN TIKLA

Freud: “insan, geçmiş ve şimdiki durum hakkında ne kadar az şey bilirse, gelecek hakkındaki yargısı da o derecede önemsiz olur. “

– I – Kişi belirli bir uygarlıkta uzunca bir süre yaşayıp sık sık bu uygarlığın kökenlerini ve nasıl bir yol izleyerek geliştiğini keşfetmeye çalıştığında, bazen karşı yöne de bir bakarak bu uygarlığın akıbetini ve hangi dönüşlere uğramaya mukadder olduğunu sorma gereksinimini duyar. Ama, böyle bir soruşturmanın değerinin daha başından birkaç

OKUMAK İÇİN TIKLA

Tabu ve Karşıt Duygular – Sigmund Freud

BÖLÜM II TABU VE KARŞIT DUYGULAR 1 Tabu sözcüğü Polinezyaca bir sözcüktür, tam çevirisi güçtür; çünkü karşıladığı anlam bugün bizde kalmamıştır. Eski Romalılar zamanında böyle bir sözcük vardı: sacer sözcüğü Polinezyalıların tabusuna karşılıktı. Yunanlıların ἁγος sözcüğü, İbranîlerin kodaush sözcüğü, Polinezyalıların ve Afrika’daki (Madagaskar), Kuzey ve Orta Asya’daki birçok budunun benzer

OKUMAK İÇİN TIKLA

Freud’un üç başyapıt seçimi: Kral Oidipus, Hamlet, Karamazov Kardeşler

Freud’a göre edebiyat dünyasında 3 başyapıt vardır: Sofokles’in Kral Oidipus’u, Shakespeare’in Hamlet’i, Dostoyevski’nin Karamazov Kardeşler’i. Ve Freud bu üç başyapıtta da ortak noktanın babayı öldürmek olduğunu vurgular. Oğullar ancak babadan kurtulduklarında özgürlüğe kavuşurlar. Kral Oidipus babayı öldürüp bunu “yazgı” olarak niteler. Hamlet ise amcası öldürmeseydi kendisi babasını öldürecektir, o yüzden

OKUMAK İÇİN TIKLA

Stefan Zweig’in Freud’un ölümünün son günlerinde ziyareti ve konuşmaları

Hayatı boyunca bilim dünyasına büyük saygınlık kazandırdığı ülkesinden kaçıp Londra’ya sığınan bu adam, yıllar içinde iyice yaşlanmıştı ve çok da hastaydı. Ama hiç de öyle bitkin ve beli bükülmüş bir hali yoktu. Viyana’da başından geçen bunca işkenceden sonra, korkmuş ve hayata küsmüş bir insanla karşılaşacağımdan biraz korkmuştum. Ama onu her

OKUMAK İÇİN TIKLA

Günümüzü Okuyabilmek İçin, Kitle Psikolojisi – Sigmund Freud

Bencil ve yalnız ama birey olma yetisinden yoksun çağımız insanının bizi getirdiği uçurumun başında, ölümlere, savaşlara, acılara ve şiddete alışarak yaşamayı öğreniyoruz. Bunun adına yaşamak denebilirse. Her an yanı başımızda bir bomba olabilir son gördüğümüz. Herkes mutsuz, herkes dünyanın geleceğinden umutsuz. “Artık çok geç” demeden önceki son duraktayız. Atacağımız tek

OKUMAK İÇİN TIKLA

Psikolojide Temel Düşünürler – Rom Harre

20. Yüzyıl, psikolojik olguları niteleme ve açıklama, bu sayede insan zihnini anlama girişimleri bakımından zengindi. Bu projeler, çok büyük sayı oluşturan farklı kişiler tarafından üstleniliyordu. En önemlileri arasında Ivan Pavlov, Sigmund Freud, Alexander Luria, Ludwig Wittgenstein, Lev Vygotsky, Jean Piaget, Burrhus Frederick Skinner, Alan Turing, Noam Chomsky, Frederic Bartlett, Jerome

OKUMAK İÇİN TIKLA