Dil, anadili ve ikidillik üzerine (2) – Faiz Cebiroğlu

Bir önceki yazımda, Türkiye’nin bir diller mozaiği olduğunu yazmış; çok dillik, bir zenginlik olduğunu belirtmiştim.

Ama ne yazık ki, Türkiye’de, bu anlam ve önem, pekiyi kavranılmamış; “anadilde eğitim hakkı”, tabiri caizse, herkese “nasip” olmamıştır. Yasak/yasaklar sürüyor. Yıllardır sürdürülen, ?resmi ideoloji – resmi dil? gibi, nihilist (inkârcı) ve asimilasyoncu mantık, hâlâ devam ediyor.

Eğitim Sen, tüzüğünde “anadilde eğitim” maddesini koyduğu için, kapatılmak istenmiş, sendika bu kapatılma korkusuyla, maddeyi geri çekmek zorunda kalmıştır. Gerçekten, ne acı!

Peki, nereye kadar?

Yasaklarla var olan, anadil ve anadilde eğitim, gerçeğini yok edebilir miyiz?

Hayır!

Gerçekler, inatçıdır diyoruz. İstendiği kadar, anadil ve anadilde eğitim, gerçeği, reddedilmeğe, inkâr edilmeğe çalışılsın, gerçek, gerçektir. Kendini bizlere, er ya da geç, kabul ettirir. Ettirecektir.

Bu yüzden, hiç vakit kaybetmeksizin, Türkiye’de, bu alanda, bir “paradigma değişimi” yaşaması, artık kaçınılmaz görünüyor. Bu, herkesin yararınadır. Son gelişmeler, bunu gösteriyor.

Unutmamak gerek; herkes, kendi anadili yanında, ikinci dili de, devletin resmi dilini de öğrenebilir. Kaldı ki bir insan, yaşadığı devletin resmi dilini tam öğrene¬bilmesi için, önce kendi anadilini öğrenmesi gerekiyor. Çünkü kendi anadillerini tam olarak öğrenmeyen insanların, yaşadıkları toplumun da resmi dilini tam olarak öğrenemiyorlar. Bu açık ve kanıtlanmıştır. Bu, somut bir olgudur. Bunu doğrulayan örnekler çoktur.

Yıllardır Danimarka’da, çocukların eğitimiyle uğra¬şıyorum. Bu alanda, dil uzmanlarıyla birlikte birçok çalış¬mamız olmuştur. Çalışma yaptığımız yerlerde, Dani¬markalı çocuklar yanında, değişik ülkelerden gelen ço¬cuklar da vardı: Türk, Kürt, Arap, Somali, Tamil gibi. Amacımız, etnik kökene sahip olan çocukların, hem Danca, hem de anadil seviyelerini ölçmekti. Değişik bölgelerde yaptığımız testin sonuçları şunu gösterdi:

Etnik kökene sahip çocuklar arasında, Dancayı en iyi bilenler, kendi anadillerini de en iyi bilen çocuklar arasından çıkmıştır.

Bu, tesadüfî değildir. Zira insanlar, ilk öğrendikleri dille, yani anadiliyle, düşünür. Bu dille, kendini ifade eder, geliştirir. Bu yüzden, anadilinden yoksun olan çocuklar, yasadıkları devletin resmi dilini de öğrenemiyorlar.

Bu durum, Türkiye için de geçerlidir. Bu yüzden, yapılması gereken, ayrı etnik kökene sahip olan çocukların, önce kendi anadillerini koruyup geliştirmek için, özel kanunlar çıkartılmalı; bu alanda somut adımlar atılmalıdır. Bu, “devlet bütünlüğüne” ters bir durum da değildir. Aksine, birleştirici bir işlev görür.

Belçika’da tek devlet, ama ayrı ayrı diller, konuşulmaktadır. İsviçre’de de durum aynıdır. Burada hiç kimse, “vah, ulusal devletimiz, ulusal kültürümüz yok oluyor!” gibi bir düşünceye sahip değil. Bilakis, çeşitlilik, çok dillilik, bir kültürel zenginlik olarak kabul edilmektedir. Bu zenginlik, toplumsal yaşamın her tarafına yansıdığı gibi, dillerine de yansımıştır. Bugün, Avrupa dillerine giren ve zenginlik olarak kabul edilen, birçok, Türkçe, Kürtçe, Arapça. kelimeler mevcuttur. Burada yine hiç kimse, “vah ulusal dilimiz mahfoluyor!” gibi bir düşünceye de sahip değil.

Çünkü burada, hiç kimse, dil ve kültürü; yaşamdan ve dünyadan kopuk, kendi içine kapalı, ilkel bir durum olarak algılamıyor…

Evet, uzatmak istemiyorum. Sonuç, son derece açık görünüyor: Artık, hiç vakit kaybetmeksizin, Türkiye’de, değişik etnik kökene sahip olan herkes, kendi anadilinde, duygularını ifade etmeli; kimliğini yükseltmelidir.

Kardeşliğin ve birbirine güvenmenin ilk adımı, buradan geçiyor.
Milliyetçiliği ve ırkçılığı ortadan kaldırmanın da yolu budur.

Faiz Cebiroğlu

Dil, anadili ve ikidillik üzerine (2) – Faiz Cebiroğlu” üzerine bir yorum

  1. Biz Zenginliği ‘DEVLET KASASI VE VARLAN ZENGİNLİKLERİ( yeraltı yerüstü) SATIŞI’ olarak bildiğimiz için,
    DİL’lerin İNSANİ boyutuna geçemedik henüz…

Yorum yapın

Daha fazla Makaleler
Emin Öztürk : Tarihe Tanik, Elma, Portakal, Nar – M. Şehmus Güzel

1972?de 17 yaşındaydı ve Kızıldere « katliamını » kınamak için Ordu Lisesi?nde arkadaşlarıyla iki gün dersleri boykot ettiklerinde kimse belki...

Kapat