Diyojen’in (Diogenes) Hayatı ve Ölümü üzerine

Sinoplu Diogenes banker Hikesios’un oğluydu. Diokles’in anlattığına göre, devlet bankası babasının elindeyken sahte para bastığı için sürgüne gitmiş. Ama Eubuliâes Diogenes Üzerine adlı eserinde bu işi Diogenes’in yaptığını ve sürgüne babasıyla birlikte gittiğini söyler. Hatta Diogenes Pordalos adlı eserinde sahte para bastığını kendisi söylüyor.

Bazılarına göre ise, yönetici olduğunda bunu yapmaya onu işçileri itmiş, o da Delphoi ya da Delos biliciliğine gidip yurdunda kendisinden istenen şeyi yapıp yapmaması gerektiğini Apollon’a danışmış. Tanrı siyasal kurumlar anlamında onay verince, ne demek istediğini anlamayıp sahte para basmış; iş ortaya çıkınca da, kimilerine göre sürgüne gitmiş, kimilerine göre de korkup kaçmış.

Bazıları da onun parayı babasından alıp sahtesini yaptığını anlatırlar: babası zindana atılıp ölmüş. Diogenes ise kaçmış ve Delphoi’a gelip sahte para basıp basmamayı değil, adını en çok hangi yoldan duyuracağını sormuş, yukarıda andığımız yanıtı da bu soru üzerine almış. Atina’ya geldiğinde Antisthenes ile karşılaştı. Antisthenes hiç kimseyi yanına almadığından, onu da geri çevirdi, ama Diogenes ısrarlı tutumuyla onu bunalttı. Bir gün bastonunu kaldırdığında başını uzatıp “Vur!” dedi, “ama bir şey söyleyeceğini düşündüğüm sürece, beni durduracak kadar sert bir odun bulamayacaksın.” Böylece o günden itibaren onun öğrencisi oldu ve sürgünde olduğu için, basit bir yaşam sürmeye başladı.

ÖLÜMÜ ÜZERİNE

Doksan yaşlarında öldüğü söylenir. Ölümüyle ilgili farklı söylentiler vardır: kimileri onun çiğ ahtapot yedikten sonra karın ağrısına yakalanıp öldüğünü söylerler; kimilerine göre de soluğunu tutup ölmüş: Megalopolisli Kerkidas da Meliamblılar’ında böyle anlatıyor:
“Bir zamanlar Sinoplu olan
eli bastonlu, harmanisi çift kat,
açık havada yaşayan adam
artık yok,
dudağını dişlerine kıstırıp
soluğunu keserek gökyüzüne gitti:
Zeus’un çocuğuydu gerçekten
ve gökyüzünün köpeğiydi.”

Başkaları da onun köpeklere ahtapot dağıtmak isterken, ayağından ısırılarak öldüğünü söylerler. Ama dostları, Antisthenes’in Filozoflar Zinciri adlı eserinde anlattığına göre, ölümünün soluğunu tutmasından ileri geldiğine inanıyorlardı. Diogenes, Korinthos dışında Kraneion gymnasionunda yaşardı. Dostları her zamanki gibi geldiler ve onu harmanisine sarınmış buldular: ama onun uyuduğunu düşünmediler, çünkü uykucu ya da uyuşuk bir insan değildi; bu yüzden harmanisini açınca onun soluk almadığını gördüler ve bunu ömrünün geri kalanını yaşamak istemediği için yaptığını düşündüler.

Bunun üzerine, anlatıldığına göre, dostları arasında onu kim gömecek diye kavga çıktı; hatta yumruk yumruğa geldiler. Çocukların babalarıyla yetkililer yetişip Diogenes’i Isthmos yoluna açılan kapının yanma gömdüler. Başına bir sütun diktiler, üstüne de Paros mermerinden bir köpek yerleştirdiler. Ardından yurttaşları onu tunç heykellerle onurlandırdılar ve şöyle yazdılar:
“Zamanla tunç da eskir,
ama senin şanın sonsuza kadar bozulmadan kalacak,
Diogenes:
çünkü kendine yeterek yaşamayı
ölümlülere bir tek sen öğrettin
ve kolay yaşam yolunu gösterdin.”

Bizim de ona prokeleusmatik vezin içinde bir epigramımız var:
“A. Haydi söyle Diogenes, hangi kader seni Hades’e attı?
D. Bir köpeğin vahşi dişi.”

Bazılarının anlattığına göre, Diogenes ölürken, her hayvan ondan payını alsın diye ölüsünü gömmeden atmalarını ya da kardeşlerine yararlı olmak için bir uçuruma yuvarlayıp üstüne biraz kül serpmelerini istemiş (bazıları da İlissos’a atılmak istediğini söylerler).

Demetrios’un Adaşlar adlı eserinde söylediğine göre, İskender’in Babylon’da öldüğü gün, Diogenes de Korinthos’ta ölmüş. Yüz on üçüncü Olimpiyat’ta yaşlı bir adamdı.

Kitapları şunlardır:
Diyaloglar:
Kephalion;
lkhthyasx;
Karga;
Pordalos;
Atina Halkı;
Devlet;
Ahlak Sanatı;
Zenginlik Üzerine;
Aşka Dair;
Theodoros;
Hypsias;
Aristarkhos;
Ölüm Üzerine.
Mektuplar.

Yedi tragedya:
Helene;
Thyestes;
Herakles;
Akhilleus;
Medeia;
Khrysippos;
Oidipus.

Sosikrates Filozoflar Zinciri adlı eserinin birinci kitabında, Satyrosda Yaşamlar adlı eserinin dördüncü kitabında Diogenes’in hiçbir eseri olmadığını söylerler. Satyros tragedyaların da Diogenes’in dostu Aiginalı Philiskos’a ait olduğunu söyler. Sotion yedinci kitabında yalnız şu eserlerin Diogenes’e ait olduğunu ileri sürer: Erdem Üzerine, İyi Üzerine, Aşka Dair, Dilenci, Tolmaios, Pordalos, Kassandros, Kephalion, Philiskos, Aristarkhos, Sisyphos, Ganymedes, Özdeyişler, Mektuplar.

Diogenes adında beş kişi yaşamıştır: birincisi, Apollonialı doğa düşünürü; eserinin başlangıcı şöyle: “Bence her uslamlamanın başına tartışmasız bir ilke getirilmelidir.”
İkincisi, Sikyonlu, Peloponnesos savaşını yazmış; üçüncüsü, bu Diogenes; dördüncüsü, Seleukeia doğumlu Stoacı, yakın olduğu için Babylonlu diye de anılıyor; beşincisi de, Tarsuslu, şiir sorunları üzerine bir eser yazmış ve çözüm getirmeye çalışmış. Athenodoros Gezintiler adlı eserinin sekizinci kitabında, koku süründüğü için filozofumuzun her zaman ipek gibi göründüğünü söyler.

Kaynak:
Ünlü Filozofların Yaşamları ve Öğretileri
Yazar: Diognes Laertios
Çevirmen: Candan Şentuna
Yayınevi : Yapı Kredi Yayınları

OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ
Diyojen’den Birbirinden İlginç, Şaşırtıcı, Kısa Hikayeler

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here