Dono’nun Köyü (Gundikê Dono)- Mahmut Baksi

Son derece başarılı bir gerçekçi romandır ?Gundikê Dono?. Bir kırılma noktasını anlatır. Yıllar yılıdır var olan feodal yapı ve o yapının içine sızmaya başlayan kapitalizmin insanları iyice köleleştirmesi ve Yaşar Kemal?in deyişiyle ?mecbur insan?ın kırılma noktasıdır.
Mahmut Baksi çok yönlü bir kişiliğe sahipti. Daha yirmili yaşlarında Batman gazetesinde yazmaya başlamış, sonrasında Batman TİP başkanı olmuş, bir yandan siyasi kimliğini öne çıkarırken diğer yanda 1969 yılında ilk romanı Mezra Botan?ı yazmıştır. İlk eserini Türkçe yayımlayan Baksi daha sonra Şadi Akkılıç Davası adlı bir kitap daha yayımladıktan sonra, kitapları takibata uğramış, on beş yıla yakın bir ceza alınca, 1970 yılında o da birçok Kürt aydını gibi soluğu Avrupa?da almak zorunda kalmıştır. Baksi, 70?li yıllarda Avrupa?ya mecburen giden ve bir daha ülkesine dönemeyen Kürt yazarların başında gelir. 2000 yılında İsveç?te vefat etmiş ve ancak bu şekilde ülkesine geri dönmüştür. Baksi öldüğü zaman geride yirmiyi aşkın çeşitli dillerde kitaplar, makaleler bırakmıştır. Bazı kitapları İsveç?te okullarda ders kitabı olarak okutulmuş, çocuk ve gençlik romanları yazmış, romanları Türkiye?de kendisi yasaklıyken bile gizli saklı okunmuş ve Kürt edebiyatının köşe taşlarından olmuştur. Baksi?nin bilinen eserleri yukarda saydıklarım dışında Helin, Gundikê Dono, Serhildana Mala Elîyê Unis, Zarokên Îhsan sayılabilir.
Gundikê Dono, Baksi?nin 1988 yılında yazdığı ve dikkat çeken eserlerinin başında gelir. Baksi bu romanında bütünüyle gerçekçi bir yaklaşımla gittikçe küçülen bir köyün hikâyesini katı feodal ilişkiler ve kapitalizmin bütün gücüyle sızdığı insanların hayatını anlatır. Ağalık ve köylü ilişkilerinin bütün canlılığıyla verildiği bu romanda, Aso ve Bedo?nun engellerle dolu aşkları merkeze alınırken Hacı Zorav adında bir ağanın zulmü bütünüyle sade ve mizahi bir dille ele alınmıştır. Ağalık sistemi kuntlaştıkça, köylüler daha da yoksullaşmakta, ağalar bununle yetinmeyip, kapitalizm ilerleyip, köylülerin emek gücüne ihtiyaç kalmadıkça birer birer doğduğu topraklardan atılmaktadırlar. Ancak birileri her zaman olduğu gibi buna karşı durmakta ve Hacı Zorav?ı alt etmenin yollarını aramaktadırlar. Bunun işaret fişeği Filito?nun köyden atılmasıyla verilir. Filito bir temsiliyet gücüdür. Köyden atıldıktan sonra, ağaya etmediği kalmamış, atlarını çalmış, geceleri ağayı uykusundan edecek kadar onu huzursuz kılmıştır. Hikâyenin kırılma noktası ise Hacı Zorav?ın, üç-dört eşi olmasına rağmen daha çocuk yaşlarda denilebilecek Aso?yla zorla evlenmesidir. Aso ve Hacı Zorav?ın yanında büyüyen, bir anlamda oğlu olan ve kanlı bir isyandan sağ çıkmayı başarmış Bedo?nun aşkı, aynı zamanda köylülerin türlü oyunlarıyla Hacı Zorav?ın önce itibarının ciddi biçimde sarsılmasına, sonrasında ise onun ölümüne neden olur. Köylüler yıllar yılıdır sürgit devam eden bu zulmü bitirmek için yollar ararken Aso?nun zorla da olsa ağayla evlenmesini fırsat bilirler. Onların planına göre Aso önce ağayla evlenecek, sonrasında da o zaman köyde olmayan Bedo?ya kaçacaktır. Bu şekilde ağanın bütün itibarı yerle bir edilecek ve onların değimiyle ?iğdiş edilmiş bir öküz?e dönüştürülecektir. Plan başarıyla uygulandığında Hacı Zorav çığırından çıkar. Jandarmalar eşliğinde bütün köylülere zulmeder ve ağaları köylülere karşı birleştirmeye çalışır. Ancak bu çaba Filito?nun yeniden devreye girmesiyle onun ölümünün nedeni de olur.
Son derece başarılı bir gerçekçi romandır Gundikê Dono. Bir kırılma noktasını anlatır. Yıllar yılıdır var olan feodal yapı ve o yapının içine sızmaya başlayan kapitalizmin insanları iyice köleleştirmesi, çaresizleştirmesi, zulmün kapılarının iyice aralanması ve Yaşar Kemal?in deyişiyle ?mecbur insan?ın kırılma noktasıdır anlatılan.
ABİDİN PARILTI, 30/01/2009 Tarihli Radikal Gazetesi Kitap Eki

“Kar bir gece ansızın Garzan’dan yüklenip başka bir diyarak göç etmişti. Beyaz renk yerini, bahar renklerine bırakmıştı. Kar kapladığı yerin altını çoktan bahara hazırlamıştı, günlerce aylarca titiz çalışarak… Doğa, nazlanarak, aşkla tutkuyla günlerce baharın çiçeklerini kuşanmış, ardından gecelerden bir gece yarısı ansınız, hızla, sessizce Garzan’ın üzerine örttüğü beyaz örtüsünü toplayıp yönünü Sipan ve Nemrut donuklarına çevirmişti, geldiği yere, gerçek baba yurduna…” Tanıtım Yazısı

Dono’nun Köyü, Özgün Adı: Gundike Dono
Mahmut Baksi, Peri Yayınları
100 sayfa, Baskı Tarihi: 1999

GUNDIKÊ DONO
Mahmut Baksi, Lis Yayınları
2009, 107 sayfa.

Dono’nun Köyü (Gundikê Dono)- Mahmut Baksi” üzerine 3 yorum

Yorum yapın

Daha fazla Kürt Edebiyatı, Romanlar
Nam-ı Diğer Kaptan: Selim İleri – Remziye Serap Ekim

Dinledim: Kasetlerde ince esintinin sesi, suların fışırtısı var. Yaz böylece geçmiş. Fışırtılar, onulmaz bazı acıları söyleyip durmuş. Ve Attila İlhan'ı...

Kapat