Farklı dillerde konuşan kapitalistlerin ortak dili: Kâr

1. Kapitalistin Ulusal Kimliği İkinci Plandadır

Kapitalistler Çinli, Amerikalı, Alman, Türk, Arap ya da Rus olabilirler. Ancak ulusal kimlikleri, kapitalist düzen içindeki konumlarının önüne geçmez. Çünkü:

  • Asıl amaçları milliyetleri değil, sermayeleri büyütmektir.
  • Bir Alman patron, kar marjı yüksekse Çin’deki işçiyi tercih eder.
  • Bir Fransız yatırımcı, Kürt ya da Türk kökenli girişimcilerle ortaklık yapabilir, yeter ki kazanç olsun.

Örnek:
Apple, Çin’de Foxconn adlı fabrikalarda üretim yaptırır. Amerikalı sermaye, Çinli emeği kullanarak tüm dünyaya satış yapar. Burada milliyet değil kâr-zinciri esastır.


2. “Kâr”, Kapitalistlerin Gerçek Anadilidir

Tüm ekonomik kararlar şu sorular üzerinden şekillenir:

  • “Maliyetleri nasıl düşürürüm?”
  • “Daha fazla nasıl kazanırım?”
  • “İşgücü bana nerede daha ucuza mal olur?”

Bu soruların cevapları, kapitalistin hangi dili konuştuğuna değil, hangi fırsatı gördüğüne bağlıdır.

Kâr, evrensel bir göstergedir:
Her kapitalist bilançoya bakar; diller farklı olsa da grafikler, oranlar ve kar-zarar tabloları ortak bir iletişim zemini sağlar.


3. Sömürünün Evrensel Yapısı

Kapitalistlerin kullandığı yöntemler de evrenselleşmiştir:

  • Sendikasızlaştırma
  • Esnek çalışma
  • Taşeronlaştırma
  • Göçmen emeği sömürme
  • Doğal kaynakların tahribi

Bu yapılar Hindistan’da da vardır, Şili’de de, Türkiye’de de. Farklı dillerde adlandırılsalar da hepsi aynı mantıkla işler: daha çok kâr için daha az maliyet.


4. Emekçiler Arası Dil Bariyeri – Kapitalistler Arasında Ortaklık

Kapitalistler, çok uluslu şirketler, uluslararası yatırım fonları, sermaye transferleri yoluyla birbirleriyle kolaylıkla işbirliği yaparlar.

Ama işçiler için bu o kadar kolay değildir:

  • Dil farklılıkları, kültürel ayrılıklar, önyargılar onları böler.
  • Kapitalistlerin sahip olduğu diplomatik, teknik, finansal ağlar, emekçilerin sahip olmadığı türdendir.

Bu yüzden farklı dillerdeki kapitalistler birleşebilir, ama emekçilerin birleşmesi için dil ve bilinç engelinin aşılması gerekir.


5. Kâr Ahlakının Milliyeti Yoktur

Kapitalizmde ahlaki kaygılar, vicdan, kültürel sadakat gibi değerler ikinci plandadır. Örneğin:

  • Bir savaş bölgesine silah satan bir kapitalist, karşı tarafın kimliğiyle ilgilenmez.
  • Çocuk işçiliği ucuzsa, o ülkede yatırım yapmaktan çekinmez.
  • Ekolojik yıkıma rağmen maden açabilir; yerel halkın etnik ya da dini yapısı umurunda değildir.

Özetle: Kapitalist için önemli olan kimin çalıştığı değil, ne kadar kazandırdığıdır.


Sonuç:

Kapitalistler farklı dillerde konuşur, ama aynı sistemde anlaşırlar.
Çünkü onların gerçek ortak dili, “kâr”dır.
Dil, kültür, din, ulus, ahlak: Bunların hepsi kârın hizmetine sokulabilir.