Fotoğrafçıya Fısıltılar – İlker Maga

“Fotoğrafçıya fısıltılar, değişik konu başlıklarında dünya fotoğraf ustalarının alıntıları ve İlker Maga?nın kendi önsözleriyle tamamlanmış bir fotoğrafçı başucu kitabı niteliğini taşıyor. Kısa ama çarpıcı konularla fotoğrafın insani-estetik ve yaşamla barışık yanlarına vurgu yapıyor.
Son zamanlarda teknik-form abartılarına karşı ustaların yılların birikimiyle oluşturdukları çarpıcı sözleri fotoğrafa dair, düşünmeyi ve tavır alışı anlatıyor. Nasıl ki fotoğrafta ışık olmazsa olmazlardan biriyse, bu kitapta da insan fotoğrafın olmazsa olmazlarından biridir.
İnsan yalnızca fotoğrafın bir objesi değil, aynı zamanda fotoğrafsal bir birikimdir de; “insan hafızası an fotoğraflarından oluşan bir birikimdir?(S.8)? diyor, İlker Maga önsöz yazısında. Evet, insanın fotoğraflarla ilişkisi; hem fotoğrafı oluşturmakta, hem de onu toplumsallaştırarak bir bellek aracına dönüştürmektedir.
Fotoğraf yalnızca görsel bir amaç değildir. Aynı zamanda toplumsal araçtır. Toplumsal bir araç olma özelliği kitapta şöyle anlatılıyor; “sadece fotoğraftan anladığını ya da sadece fotoğrafla ilgilendiğini söyleyen insan aslında hiçbir şeyden anlamıyor demektir. Fotoğraf hayatla ilgili gücünü oradan alıyor. Fotoğraf hayatın içinde orada anlam kazanıyor. Dolayısıyla hayatı anlamayan ve hayata anlam veren insana bakmasını bilmeyen fotoğrafçıda olamaz (S.10)? diyerek fotoğrafın hayatla anlamlandırılması gerektiğini söylüyor İlker Maga.
Fotoğrafa ilişkin kitaptaki bir başka vurgu ise, fotoğrafın bir bakış açısına sahip olması gerektiğidir; “fotoğraf görsel bir anlatım dilidir, anlamayan anlatamaz. Anlamak ise, insanın niyetinden bağımsız sağlam bir temele ve politik bir bakış açısına ihtiyaç duyuyor. Fotoğrafçı siyasetçi olmak zorunda değil, ama siyasi olmak zorundadır?(S.10)” diyerek İlker Maga fotoğrafın bir taraf olmayı gerektirdiğine işaret ediyor.
Yukarıdaki açılımları kitabın giriş bölümünde İlker Maga fotoğrafa dair düşünceler olarak ve olması gerekenler olarak vurgulamış. İkinci bölümde ise dünya fotoğraf ustalarının konu başlıklarındaki alıntıları ile kitap devam ediyor.
Fotoğraf-fotoğraf çekmek; bu bölümde fotoğrafa dair en anlamlı sözlerden biri Sebastiao Salgado?ya ait; fotoğraf nedir,”fotoğraf fotoğrafçının düşünme tarzıdır?(S.18)”Evet fotoğrafta kareleri beyninizle çekersiniz, hayata dair birikimlerinizle. Teknik ise bu bakış açısının estetik oluşumunda bir araçtır. Yine bu konuda kitapta Henri Cartier-Bresson?a ait bir bölümde ; “fotoğraf çekmek, aynı zamanda beynin, gözün ve kalbin bir olayı hedeflemesidir. Bana göre fotoğrafı diğer görsel ifade biçimlerinden farklı anlamamak gerekir. Bir nevi bir haykırış,bir özgürleşme biçimidir.Her zaman özgün olma çabasını kanıtlamak değildir mesele,çünkü fotoğraf bir yaşam biçimidir:(S:23)? diyerek fotoğraf çekmenin göz-beyin diyalektiğinden bahsedilmektedir.
Kitabın devam eden bölümlerinde günümüzde fotoğrafa dair kaygılar dile getiriliyor. Özellikle teknolojik gelişmelerle fotoğrafın üretilme yerine tüketime dönüşmesine vurgu yapılıyor. Fotoğrafın geçmişteki en önemli yanına ilişkin eksikliğe dikkat çekiliyor. “fotoğraf en güçlü olduğu alanlardan birini, sosyal tesirini kaybetti?(S.38)?. diyor ilker maga. Ve bunun sonucu olarak;fotoğrafın hızlı ve sıradan denemelere dönük yanıyla, pazarın ihtiyaçlarına yönelik bir yön almaya başladığına ilişkin kaygılar dile getiriliyor.
Fotoğrafçı: Fotoğrafın yaşamla ilişkilenmesine ilişkin yine dünya fotoğraf ustalarından alıntılarla devam eden kitapta, fotoğrafçının evrensel, sokağın diline sahip, yaşamın karşısında taraf olabilenler olarak tanımlıyor. Bunu W.Eugene Smith şöyle ifade ediyor “Hayatı ve onun trajedilerini ve esprili yanlarını, bir başka deyişle hayatın kendisini yakalamak hayatımın temel görevidir. Ben dürüst, doğal ve gerçek fotoğraflar aktarmak istiyorum.(S:39)?
Fotoğrafın konusu: kitapta; “fotoğrafın konusu her şey olabilir??şeklinde özetleniyor. Fotoğrafı iyi yapan şeyinse ?öğelerden her birini en üst düzeyde kuvvete ve ifadeye taşıyan konu ve form arasındaki ahenktir?(S.58)?diyor H:C:Bresson.
Fotoğrafın tarzı konusun da ise; fotoğrafa dair değişik bakış açılarının olduğu gibi, tarzı herkesin kendi birikimiyle oluşturduğunu söylüyor ; “gerçeği anlamak ve onu bulmak için fotoğrafı araç olarak seçtim?(S:62)?diyor, Gilles Peress.
Fotoğrafta Amatörlük ?Profesyonellik konusundaki bölümde ise, yine en çarpıcı sözler H:C:Bresson?a ait;?bizler amatör kalmalıyız. Nefret ve aşk eş zamanlı olmalı. Duyguları dile getirebilmek hepsi bu.(S.64) “fotoğraf duyguların görsel şölenine dönüşüyor.
Siyah-beyaz ve renkli konusunda ise; genelde siyah-beyazın fotoğrafa dair daha gerçekçi olmasından bahsediliyor.? renkli dikkati dağıtıyor, rengin plastik yanı üstünlüğü ele geçiriyor. Siyah-beyazın bu soyutlamasında insanlar diledikleri yolculuğu gerçekleştirebiliyor. Siyah-beyaz gerçekliği yorumlamada insanı serbest bırakıyor.(S:68)?diyor S.Salgado
Etik konusunda en önemli vurgu fotoğrafçının insana saygılı olmasından geçiyor. Etik olarak insanı öne koyan ve fotoğraflarla hayata giden ve onlarla paylaşan bir anlayış öne çıkarılıyor. “insanlarla bir şeyleri paylaşmak ve onlardan öğrenmek. Bu yaşam sevincidir. Fotoğraf ?çalmak? olmamalıdır?(S.76)?diyor James A. Fox. Diğer yandan etik konusunda S.Salgado ise,?Benim için en önemli prensip insandır. Bir olay fotoğraflanacak insanı küçük gösteriyorsa, bu tamamen gerçek bir sahnede olsa bu görüntüyü fotoğraflamam.(S.77)?diyor.
An ve Anı üzerine olan bölümde ise; İlker maga?nın kendi sözleri çok anlamlı; “cinsiyeti, yaşı, sınıfı ne olursa olsun bütün insanlığın ortaklaştığı tek hazinesi anılarıdır. İnsan anıları kadar zengin ya da değildir. Anılar ise an fotoğraflarıdır.(S.81)?
Fotoğraf Makinesi ve Teknik bölümünde ise, daha çok tekniğin bir araç olduğu, aslolanın insanın zamanla kazandığı tecrübe ve bakış açısıyla yakaladığı kareler olduğunu James A.Fox şu sözlerle dile getiriyor kitapta; “Gözü eğiten, fotoğraf seçiminde yılların getirdiği deneyimdir. Çok iyi bir kompozisyon anlayışı önemlidir. Bunun teknikle bir ilgisi yok. Bilgisayar kontak baskılardan seçim yapmaz. Konuyu anlamış olmanın yanı sıra, insan sevgisi ve saygı, hızlı ve kesin karar verme ve her zaman alçakgönüllü kalmak gerekir.(S.92)?
Röportaj-portre ve kompozisyon konularıyla devam eden kitapta, son bölüm tesadüf-sürpriz ve müşterilerle noktalanıyor. Tesadüf-sürpriz konusunda fotoğrafla resim karşılaştırılmakta; resimde düzeltme yanı olduğu ama fotoğrafta karelerin tekrarının olmadığına işaret edilmektedir. Fotoğrafın sezgisel ve tesadüflere duyarlı olarak gerçekleştiğine, iyi gözlemci bir fotoğrafçının sürprizlere de hazırlıklı olmasından bahsedilmektedir. Kitabın bitiminde alıntıları yapılan fotoğraf ustalarının geniş bir biyografisi de var.
Fotoğraflarla yaşama gidilen yolda hepinize güzel kareler.”
Değerlendirme: İdris AYDIN

“Fotografçıya Fısıltılar’da büyük bölümü fotograf tarihinde köşe taşı olan fotografçıların fotoğrafa, hayata ve insana bakışları, kısacası felsefeleri yer alıyor. Fotografçıların filozof olmadığı ya da olması gerekmediği doğru, ancak fikirsiz, felsefesiz de hayata ve insana bakılamıyor, fotograf çekilemiyor. Kitap, her fotografçının çalışmaları sırasında karşılaştığı ya da hemen her fotograf dostunun merak ettiği konular hakkında fotograf tarihinin tecrübelerinden bir kısmını Türkçeye kazandırmayı hedefliyor. Fısıltılar, fotografın klasiği olan pek çok fotografçının bunları görüntülerken sahip olduğu formasyon konusunda ipuçları veriyor.
Kitapta düşüncelerine yer verilen fotografçılardan bazıları şunlar:
Alberto Korda, Alexander Rodçenko, Alfred Eisenstadt, Andre Kertesz, Andreas Feininger, Ansel Adams, Ara Güler, August Sander, Bill Brandt, Brassai, Carl Mydans, Edouard Boubat, Elliott Erwitt, Ernst Haas, Eve Arnold, Gilles Peress, Harry Callahan, Helmut Newton, Henri Cartier-Bresson, İlker Maga, Jacques-Henri Lartigue, James A. Fox, Jeanloup Sieff, Jean-Philippe Charbonnier, Jerry Ullsman, Manuel Alvarez Bravo, Marc Riboud, Mitch Epstein, Paolo Roversi, Peter Lindbergh, Philippe Halsman, Ralph Gibson, Robert Capa, Roland Barthes, Sebastiao Salgado, Thomas Höpker, W. Eugene Smith, Walter Benjamin, Yevgeni Haldey” Tanıtım Yazısı

Fotoğrafçıya Fısıltılar – İlker Maga
Yayınevi: YGS
Yayın Tarihi: Nisan 2007
150 sayfa

Yorum yapın

Daha fazla İnceleme
2008 Kavşağında Türkiye – Siyaset, İktisat ve Toplum – Bağımsız Sosyal Bilimciler

2008 Kavşağında Türkiye, 'farklı hükümetler, tek siyaset'le geçen 1998-2007 çevrimini genel siyasal ortam, uluslararası ekonomik çerçeve, makroekonomik politikalar, dış ekonomik...

Kapat