Geçmiş Dediğin Bir Ölü müdür, Yoksa Kapının Arkasında Bekleyen Bir Hayalet mi? Adorno Hekimin Acı Sözleri

Şu insan ruhunun o en garip, o en inatçı hallerinden biri de “unutma” sevdasıdır! Bir kötülük yapsak da, bir kabahat etsek de, hemen üstünü örtelim, hemen “Geçti gitti, haydi yeni sayfa açalım!” diyelim isteriz. Lakin bu mesele, o pek karamsar, o pek derin Alman filozofu Adorno Efendi’nin o pek acı sözleriyle birleşince, insanın aklı fikri bir karışıyor.

Geçen gün elime, bu zatın 1959’da kaleme aldığı, o pek mühim “Geçmişi İşleme Uğraşının Anlamı” üzerine bir yazı geçti. Adorno, Almanların o pek büyük, o pek korkunç Nazi geçmişiyle nasıl hesaplaştığını inceliyor. Lakin vardığı sonuç, sadece Almanları değil, hepimizi ilgilendiren, tüyler ürpertici bir hakikat.

Yazan: Jungish

Azizim,

Bizim mahallede de vardır o pek unutkan insanlar. Komşunun malına zarar verir, sonra ertesi gün gülerek selam verir, “Özür diledim, bitti gitti!” der. Lakin Adorno Efendi diyor ki, “Geçmiş, öyle kolayca geçip giden bir şey değildir.”

Birinci Perde: Büyük Yalan, “Kaza Oldu, Geçti Gitti”

Almanlar, o koca Nazi felaketinden sonra ne yaptılar? Dediler ki: “Hitler denen o birkaç deli yüzünden bir ‘kaza’ oldu. Kötü bir rüyaydı, uyandık. Hadi şimdi makineyi çalıştıralım, üretelim, zengin olalım, o kötü anıları unutalım!”

Adorno, bu tavra şiddetle karşı çıkıyor. Diyor ki: “Bu, geçmişle hesaplaşmak değil, geçmişi bastırmaktır!”

  • Benzetme (Basit Tedavi): Onlar, Nazizmi, bir insanın trafik kazası geçirip kolunu kırması gibi, basit, tekil, talihsiz bir kaza zannettiler. Hekim geldi, alçı sardı, “Geçmiş olsun!” dedi.
  • Adorno’nun Tahlili: Adorno ise diyor ki, “Hayır efendim! O kolun kırılması bir kaza değildi. O kazayı yapan şoförün (yani milletin) ruhunda, o direksiyonun başındaki o soğuk, o acımasız, o otoriteye boyun eğen ‘karakter yapısı’ hala duruyor. Siz o karakteri düzeltmediniz ki!”

Yani, meseleyi “birkaç delinin” meselesi gibi görüp, olayı hukuki veya psikolojik bir meseleye (suçlu bulup cezalandırmak) indirgediler. Lakin asıl mesele olan sosyal ve ekonomik yapıyı değiştirmediler.

İkinci Perde: O Hayalet Kapının Arkasında Büyüyor

İşte Adorno’nun en korkutucu uyarısı burada başlıyor. Diyor ki, “Geçmiş, bitmiş bir şey değildir; o, bugünün içinde yaşamaya devam eder.”

  • Benzetme (Çatlak Ev): Düşünün bizim o eski ahşap konaklardan birini. Konağın temelinde büyük bir çatlak var (bu çatlak, o otoriterlik, o hiyerarşi, o “ben bilirim” diyen feodal zihniyet olsun). Savaş bitti, ne yaptık? O çatlağın üstünü, güzel bir boyayla, “demokrasi”, “hürriyet”, “zenginlik” diye boyadık. Lakin temeli tamir etmedik! Adorno diyor ki, “O çatlak, boyanın altında hala büyüyor!”

Bu ne demek? Nazizmi yaratan o ekonomik hırs, o nefret etme kolaycılığı, o güçlünün önünde eğilme sevdası… Bunlar, o yapının içinde hala duruyor. Siz ne zaman zayıf düşseniz, ne zaman kriz çıksa, o bastırdığınız “gölge” (o nefret), o boyayı çatlatıp dışarı sızacak ve “Geçmiş dediğin ölmedi, ben buradayım!” diyecek.

Üçüncü Perde: Gerçek Hesaplaşma: Ruha Neşter Vurmak

Peki, Adorno’ya göre gerçek “geçmişle hesaplaşma” (çalışma) ne olmalıydı? Basit bir “özür” veya “unutalım” asla değil!

  1. Öz-Düşünüm (Kişisel Sorumluluk): Sadece “Hitler kötüydü” demek değil. “Peki ben, o esnada, o kötü nizamın bir parçası olmayı, ona itaat etmeyi neden bu kadar kolay kabul ettim?” diye kendine neşter vurmak. Kendi ruhundaki o “otoriter amele” karakterini masaya yatırmak.
  2. Yapısal Değişim: O eski konağın çatlak temelini değiştirmek! Yani, o kibir, o tahakküm, o sömürü üzerine kurulu ekonomik sistemi kökten değiştirmek. Ancak o zaman o “geçmişin hayaleti” buharlaşır.

Velhasıl kelam, bu Adorno Efendi’nin bize öğrettiği en büyük ders şudur: Geçmiş, sadece bir hatıra değil, bugünü şekillendiren canlı bir güçtür. Siz, o geçmişten utanıp yüzünüzü çevirirseniz, o geçmiş size sırtını döner ve kapının arkasında, yeniden ortaya çıkacağı o uygun anı, o ekonomik krizi, o sosyal kargaşayı bekler. Unutmak, kurtuluş değil; sadece bir sonraki felaket için davetiye çıkarmaktır vesselam.


Hashtag’ler:

#Adorno #GeçmişleHesaplaşma #Nazizm #Felsefe #SistemEleştirisi #Tarih #Psikoloji #Sosyoloji #Yüzleşme #Unutmak