“Grevden Dönenin!” adlı kitaba dair – Münevver Oğan

Celal İlhan?ın yazdığı Grevden Dönenin kitabını yeni bitirmiştim. Ankara?nın karlı ve soğuk havasına karşın Tekel işçilerinin eylemi 39. günündeydi; açlık grevi gündemdeydi. Ankara Aydınlığı Girişimi olarak ziyarete gittiğimizde, işçi temsilcisi, bize ?halkın, demokratik kitle örgütlerinin ve basının desteğinden çok mutlu olduklarını söyledi. Grev çadırlarındaki teneke sobalardan duman ve is kokuları yükseliyordu. Bir işçi, soğuktan morarmış eliyle bize kendi ekmeklerini uzattı. Birkaç kadın işçi ilgimizden dolayı duyduğu memnuniyeti belirtmek için boynumuza sarıldı. Bunlar Tekel işçilerinin direniş çadırlarından birkaç görüntüydü sadece.
Grev, grev süreci neydi? Grev çadırında yaşam nasıldı?
Bunları dışarıdan destekleyerek, işçilerle gönül birliği yaparak bilmek olanaklı mıydı? Celal İlhan Grevden Dönenin adlı kitabıyla işte bu sorulara yanıt veriyor. Kitabın beğencesini Yıldırım Koç kaleme almış, Koç?un saptamalarına katılmamak olanaksız:
?Türkiye işçi sınıfı bugün nüfusumuzun yüzde altmıştan fazlasını oluşturuyor. Kırsal kesimde küçük üreticinin, kentlerdeki esnaf ve sanatkârın mülksüzleşerek işçi sınıfının saflarına katılma süreci, yaşadığımız son krizle daha da hızlandı. Türkiye?nin toplumsal ve siyasal geleceğinin belirlenmesinde işçi sınıfının önemi giderek artacak.
O zaman şu soruyu sormamız gerekecek; işçi sınıfımızı gerçekten tanıyor, sendikalarımızın içyapısını ve işleyişini yeterince biliyor muyuz??
Celal İlhan, Grevden Dönenin adlı yapıtıyla bu boşluğu dolduruyor işte.
Yazar, yapıtını ?Her Şeyin Başı Sağlık?, ?Çamur Atanı Kirletir?, ?İlk Vuruşta Yıkılan Dev? ve ?Ağacın Kurdu? başlıkları altında dört bölüm ve ?Belgeler? başlığı altındaki yazışmalardan oluşturmuş. Bu bölümleme, kitabın tematik akışıyla ilgili ipucu olarak değerlendirilebilir.
Celal İlhan?ın ?Ekmeğini alınteriyle kazananlara? diye seslenerek yapıtını kaleme aldığı görülmektedir. Yazmayı ?ayrıksı bir tutum? olarak değerlendiren İlhan, kendine sorular yöneltmeyi ve bu sorulara yanıt verecek şekilde yazmayı yeğlemiş.
***
Yazmaya değer, herkesin yaşaması olanaklı olmayan, içinde yaşadığı dönemle ilgili ipuçları taşıyan bir yerdir Mersin?deki Akdeniz Gübre Sanayi… İşyeri baştemsilcisi Celal İlhan?dır ve toplusözleşme yetkisi almış sendika da Petrol-İş?tir. Buna ön plan adı verilebilir. Arka plan 1977?li yıllar, 1 Mayıs 1977?nin yaşandığı ülke ve o zamanki ekonomik ve sosyopolitik ortamdır. İşyerine özgü sorunlar; gaz zehirlenmeleri, sürekli gürültülü ve tozlu ortam, yetersiz ve kalitesiz korunma malzemeleri, özlük ve ekonomik haklardaki yetersizlikler ise bugünkü gibi o günlerde de gündemdedir.
Yapıt, yazınsalın kuralına uygun kaleme alınmış bir metindir. Bu, kitabın düzenlenişi, alt başlıkları ve ekleriyle bir bütün oluşturması, dil ve anlatımdaki özgünlük ve içtenlikte görülebilir. Yazar, anlatısında yalnızca işyeriyle sınırlı kalsaydı okur, kuru bir metinle karşı karşıya kalabilirdi. Oysa kitapta işçilerin aile ve toplumsal yaşamı, hüzünleri ve coşkuları, döneklikleri ve yüreklilikleri de dile getirilmiştir. Bir baştemsilcinin bunalımları, duygusal ve toplumsal sorunlarının metnin bütünlüğü içinde ele alınması ise yazarının başarısı olarak değerlendirilebilir.
Bir anı kitabının belgelere nasıl yaslanabileceğinin örneğini de vermektedir, Celal İlhan. Dönemin başbakanı Bülent Ecevit, Başbakan Yardımcısı Hikmet Çetin, Çalışma Bakanı Turan Esener, sendikacı Abdullah Baştürk, Sadık Şide, Cevdet Selvi, Münip Tepeci gibi isimleri kamuoyu yakından tanımaktadır; işyeri baştemsilciliği ile şube ve genel merkez arasındaki yazışmalar da belgeler bölümünde yer almaktadır.
Kitap, dil ve anlatım açısından değerlendirildiğinde akıcılık ve yalınlığın egemen olduğu, yazarın özgün adlandırmalar kullandığı saptanmıştır: Geneller, kapsamdışı vb.
***
Celal İlhan, okuma yazma meraklısı biri olarak erkek sanat enstitüsünü, Ankara Akşam Tekniker Okulu?nu bitirir. Askerlikten sonra daha önce düşlediği gibi Akdeniz Bölgesi?nde iş bulur. Henüz sendika, grev, grev gözcüsü, sendika temsilcisi kavramlarıyla tanışmamıştır. Mersin?de, Akdeniz Gübre Sanayi?nde işe başlar. İşletmede toplusözleşme hakkı Petrol-İş?indir. Başkanı da Münip Tepeci?dir. Kısa bir süre sonra sendika tarafında işyeri baştemsilciliğine atanır. Celal İlhan, bu dönemdeki gözlemini şöyle dile getirir:
Birlikte çalıştığımız insanların çoğunun makineyi, motoru, tankı, buhar kazanını, kırıcıyı, karıştırıcıyı, taşıma bantlarını, asidi, gazı ilk kez gören, genç ve orta yaşlı köylüler olduğunu bilmemiz gerekiyordu. (s. 24)
Çalışanlar ve temsilciler işletmede kullanılan maskelerin yetersizliğinden ve kalitesizliğinden rahatsızdır. Bunun için epeyce bir uğraş verirler ama sonuç alamazlar. Bunun yanı sıra, iş çok, işçi sayısı azdır. İşveren işçi sayısını artırmak yerine sorunu işçileri fazla çalışmaya zorlayarak çözmektedir.
Celal İlhan?ın baştemsilci olarak işçi arkadaşlarıyla sürdürdüğü mücadele onun işten uzaklaştırılmasıyla son bulur. Ancak işçiler baştemsilcilerinin göreve iade edilmesi için uğraşlarını sürdürürler, uzun çabaların sonunda grev kararı alınır. Eski genel müdür görevden alınır, daha kaliteli korunma malzemeleri getirtilir. Yine de grev sona erdirilmez, işçiler yalnızca baştemsilcilerinin göreve iadesiyle yetinmeyecek özlük ve ekonomik hakları için sonuna kadar savaşacak ve grevi başarıyla tamamlayacaktır.
Böyle bir başarının ardından ayakoyunları bitmez, Celal İlhan yönetmeliğe aykırı bir şekilde görevden uzaklaştırılır, bakım onarım teknisyenliği kadrosu kaldırılır. Bir başarının arkasından gelen hayal kırıklığı metnin dramatik örgüsünü de oluşturmaktadır.
***
Grevden Dönenin kitabını okuduktan sonra şu soruları kendimize sorabiliriz: İşçi sınıfını gerçekten tanıyor muyuz? Sendikaların içyapısını, işleyişini biliyor muyuz? İşverenin silahları neden güçlüdür? İşçiler, işçi önderleri niçin saf değiştirir? ?Grev kırıcılığı?, ?politik manevra?, ?grev kararı?, ?uyuşmazlık tutanağı? sözlerinin anlamı nedir? Sınıf bilinci kavramı herkese aynı şeyi mi söyler? Derya içinde yaşayıp deryayı bilmemek nasıl bir şeydir?
Soruların yanıtı; içerden bakışta, siyasal bakışta ve bu ilişkileri yalnız okuyarak değil, yaşayarak bilmekte saklı. Tekel işçilerinin direnişi sürerken Celal İlhan?ın kitabını okumanın tam da zamanıdır?

Münevver Oğan

Kitabın Künyesi
Grevden Dönenin! (Bir Sendikacının Anıları)
Kanguru Yayıncılık
Celal İlhan
Mektup – Anı – Günlük – Anlatı
Ocak 2009
Sayfa Sayısı: 200

Yorum yapın

Daha fazla Anlatı, Makaleler, Mektup
Denemeler 1 – Nejdet Evren

Felsefe yaşayan bir düşünce sistemi midir? Yoksa salt düşüncelerin soyutlandığı bir alan mıdır? O, güncel ile ne kadar ilgilidir? Felsefe...

Kapat