Zahit Atam: Linç Kampanyasına Yanıt, İtirazın Diyalektiği (Ek: 2)

Senaryodan çatışmayı kovmak mümkün müdür?
FAZİLET?e dair: (Eleştiri de tavırlar üzerine notlar)
-Neden bahsedeyim? Önümde bir yığın dokunulmamış mevzu var. Hiçbirine yaklaşmaya cesaretim yok. Bir bakımdan didik didik olmuş, tutulur yeri kalmamış; bir bakımdan her biri Betul (erkekten uzak duran kadın- ZA) gibi bakir duruyor: İşte dil bahsi, tercüme bahsi, işte nesrimiz, şiirimiz, hikâyemiz, romanımız; işte resmimiz, heykelimiz, musikimiz, nihayet işte hepsinin bir nevi hülasası veya posası demek olan tenkidimiz?
Şeytan sözümü kesti:
-Müsaadenizle, neler olup bitiyor; sanat hayatımızın bir bilançosu; yahut krokisi.
-Doğru bulduğunuz bir sanata göre bu kopyeleri hiciv mi edeceksiniz? Yoksa dostlarınızın koltuklarını mı kabartacaksınız, kötü yolda daha rahat yürüyebilmeleri için onlara cür?et mi vereceksiniz, çürük malların üzerini boyayıp damping mi yapacaksınız? Ben kendi hesabıma bu ikincisini tercih ederim.
-Allah belanı versin! Bütün işin bu değil mi zaten? Fakat dur bakalım; zihnimi bulandırıyorsun. Hicvetmeye hiç de niyetim yok; esasen bu benim yolum değil. Sonra, canım! ?kendim de dâhil- kimi hicvedeyim? Emekliyen bir hareketin içindeyiz. Kabahat bizde mi? sen de bilirsin. Şu eski Yunanlılar ?tarihin cilvesi- hepimize hocalık edip duruyor. İnsafla düşünülse bizim çektiğimizi bir Allah bilir. Onlar Homeros?u okuyup bir de jimnastik yaptılar mı kendilerini alim zannederlerdi. Talih bu! bir ker hocalık kürsüsüne oturmuşlar. Acemi kavimler bu kapıdan girdiler mi, mutlaka önlerinde diz çökmeye kendilerini mecbur görüyorlardı. Hadiseleri tersine çevirmek kimin elinde! Dünyada bir ihtilal kopsa ve bütün çocuklar öğretmenleriyle, erler subaylariyle rollerini değiştirse, yine bu mirasyedi ve şımarık üstadı kürsüsünden indirmek kabil değil.
-Neden mirasyedi oluyormuş?
-On binlerce yıllık eski medeniyetlerin mirasına konduğu halde, hiçbirisini tanımaya tenezzül etmediği için. Bize gelince, biz Latinler, Cermenler, Islavlar, Türkler Homeros?tan veya Eflatun?dan icazet alacağız diye uğraşıp duralım!
Şeytan bu noktada derin derin düşündü. Can alacak bir yerine dokunmuş olmalıydım. Belki de mütemadiyen söze başlamak istediği sırada fırsat bulamadığı için somurtuyordu. Artık gülmüyor, şaklabanlık etmiyor, yaradılışının asıl hikmeti olan alemi maskaralıklariyle güldürmek, bazan taklit yaparak, bazan hicvederek, bazan ağlıyarak ve bazan yaşiyle başiyle nisbetsiz melodramatik ahmaklıklara düşerek daima güldürmek elinde değilmiş gibi ciddi ve mütefekkir görünüyordu. Onun bu haline hiç alışkın değildim. Beş dakika bir mevzu üzerinde duramayacak kadar hoplayıp zıplamayı adet edinmiş olan bu ihtiyar hokkabazdan ağır başlı şeyler dinlemek ?doğrusu- tuhafıma gitti. Hiç Beberuhi?yi romans çalarken ve palyaçoyu fikirlerin menşeine dair nutuk verirken dinlediniz mi? kahkahalarla gülersiniz. Fakat bu sırada gülünç olan fikirler değil zavallı palyaçodur. Bununla beraber bizim Şeytan?ı ?ne olursa olsun- söyletmeye karar verdim. (Hilmi Ziya Ülken, Şeytan?la Konuşmalar, 18-20)
2. Sinemada Senaryoda Çatışma ve Masallar: Örneklerle senaryo dersi?
Masalın Biçimbilimini açın ve masallarda bir engel bir çatışma yoksa, masal nasıl olur anlamaya çalışın. Bildiğiniz halk masallarına bakın, engel ya da çatışma olmayan bir masal var mı, olabilir mi?
Bildiğiniz Nasreddin Hoca fıkralarına bakın: Ama elbette Pertev Naili Boratav?ın derlediği gerçek halk içinden seçilip bulunmuş fıkralara, bakın bir çatışma olmayan fıkra bulun, biz de öğrenelim.
Antik Yunan?ın tanrılarına bakın, aralarında güç ilişkileri ve çatışma olmayan bir mitoloji hikayesi keşfedin, tabi bulursanız.
Ve düşünün halk masallarını, çatışma olmayan, bir hedefe ulaşmak için bir engelin aşılmadığı ve mücadelenin olmadığı bir masal ya da hikâye tasarlamayı, ne yapsanız hikâye bütünlük kazanmaz, yalnızca bununla da kalmaz, çocuklara anlatsanız bile bu ne kadar ilgi çekebilir?
Dramatik çatışma olmayan film nasıl olacak peki?
Şunu düşünün dramatik çatışma olmayan filmi seyredin ve onun hikâyesini anlatmaya çalışın, Hikâye kendi doğrusal gelişimi içinde hatırlanmakta bile zorlanırdı, Çatışma olmadan hikâye olmaz ve insan ruhunda yaşamaz. Nedeni çatışma benliğimizde, gerçekliğimizde, içinde yaşadığımız dünyadadır.

Zahit Atam

Önceki yazıları görmek için tıklayınız
Zahit Atam’a Yapılan Linç Kampanyasına Yanıt: Sol Liberaller Nasıl “Düşünce Suçlusu” Yaratır
Zahit Atam?a Linç Kampanyasına Yanıt (Ek: 1)

Yorum yapın

Daha fazla Makaleler, Yazarlarımızın son çalışmaları
İnsanlığın Ortak Kahramanlarının Yazılı Belgeseli – Bedriye Korkankorkmaz

Cinayetlerin sınıfsal çıkar mimarları tek tek deşifre edilmeden, gelişen bu tür tarihsel olayların, insan gelişmesinde ne tür eğilimlere yansıdığı derinlemesine...

Kapat