Marx?ın düşünce dünyasına bir seyahat

Hil Yayınları, 30. kuruluş yıldönümünde Karl Marx?ın Etnoloji Defterleri?ni yayımladı. Türkçede ilk kez yayımlanan kitabın ana gövdesini, Marx?ın, Lewis Henry Morgan?ın kitabından çıkardığı kapsamlı özet ile notlar oluşturuyor.

On dokuzuncu. yüzyılda evrimci antropolojinin önde gelen temsilcilerinden ABD?li liberal hukukçu Lewis Henry Morgan, Ancient Society?sini, (Kitap, Ünsal Oskay tarafından Eski Toplum başlığı altında Türkçeleştirildi) evrimci antropoloji ve arkeolojinin Britanya?daki ?ağır topları?yla [İskoç Aydınlanma geleneğinin insanlığın üç evreli ilerleme şeması ile İskandinav arkeolojisinin teknolojik ilerleme (Taş Devri, Tunç Devri, Demir Devri) fikirlerini birleştiren Sir John Lubbock (Lord Aveburry) ve The Descent of Man?i (Türkçeye İnsanın Türeyişi olarak çevrildi) yeni yayımlanmış olan Charles Darwin] tanışıp tartışma olanağını bulduğu İngiltere ziyaretinin ardından kaleme almıştı.

Morgan, bu kitapta, aile, devlet ve mülkiyet gibi temel toplumsal kurumların evrimini, tek hatlı ve evrensel bir evrim kurgusunun, geçim araçları ya da teknolojinin ilerleyişiyle karakterize olan ve birbirinden belirli gereç ya da teknolojilerin bulunup bulunmamasıyla ayırt edilen belirli evreler (alt, orta ve üst yabanıllık, alt, orta ve üst barbalık, uygarlık) dizilimi temeline yerleştirir. Bir başka deyişle, insanlığın ortaya çıkışıyla başlayıp ateşin ve balıkçılığın bulunmasıyla sona eren Alt Yabanıllık ve bu noktadan ok ve yayın bulunmasına dek süren Orta Yabanıllık döneminde insan toplumlarını karakterize eden aile tipi, aynı gruptan kız ve erkek kardeşlerin grup halinde birbiriyle evlendiği kandaş aile ile, bir grup erkek kardeşin kendi soy grupları dışından bir grup kız kardeşle evlendiği punaluan ailedir. Morgan?a göre bu aile biçimleri yerini, ok ve yayın keşfi ile başlayıp çanak-çömlek imaline dek süren üst yabanıllıkta bir kadın ile bir erkeğin gevşek birlikteliğine dayalı syndyasmian (iki-başlı) aileye bırakır. Aynı süre içinde siyasal örgütlenme ilkel sürüden gens?e; mülkiyet kurumu ise herkesin yapabileceği basit araç gereçler üzerindeki belli-belirsiz iyelikten, toprak ve sürüler üzerindeki kolektif gentile mülkiyete evrilecektir. Böylelikle, insanlık uygarlığa yönelen ilerleme sürecinde bir evreden diğerine doğru geçerken, bütüncül (teknolojik, iktisadî, toplumsal, siyasal?) bir evrimsel hattı izleyerek günümüzün özel mülkiyete, teritoryal devlete ve çekirdek aileye dayalı uygarlık evresine ulaşacaktır. Ancient Society?de anlatılan, özetin özeti, budur.

Morgan?ın yapıtı, XIX. yüzyıl Batı sosyalbilimlerinin hâkim paradigması evrimciliğin kapsamlı bir serimlemesidir. Hem biyolojik hem de toplumsal yaşamın, evrensel olarak, basit/?ilkel? formlardan, karşılıklı bağımlı organ ve/veya kurumlardan oluşan daha karmaşık formlara doğru tekil ve geri dönüşsüz bir hatta ilerlemekte olduğuna değgin kesin bir güven? XVIII. yüzyıl Aydınlanma düşüncesinin doğrudan kalıtçısı?

Yirminci yüzyıl başlarından itibaren, ?evrensel bir evrim? kaziyesi yerini ulusların/toplumların özgül/tikel tarihlerinin araştırılması gerektiği görüşüne bıraktığı ölçüde akademik çevrelerde gözden düşecek bir paradigmadır bu. Evrimci düşünce günümüzdeyse, Kilise dogmalarına ve insanlığın ?psişik birliği? fikrine dayandığı ölçüde ırkçılığa karşı önemli argümanların formülasyonundaki vazgeçilmez katkıları göz önünde bulundurulmakla birlikte, tek hatlı, evrensel ve kaçınılmaz bir evrim sürecinin işlerliğini imlemekle ve tüm insanlığı, nihaî durağını Avrupa kapitalizminin oluşturduğu bir sürecin farklı basamaklarına yerleştirmekle, kapitalizmi meşrulaştırıcı, Batı/Avrupa-merkezci bir rol üstlendiği savıyla eleştirilmektedir?

Marx?ın ?son? yapıtı
Otuzuncu kuruluş yıldönümü vesilesiyle Hil Yayınları tarafından Türkçede ilk kez yayımlanan Karl Marx?ın Etnoloji Defterleri?nin ana gövdesini, Karl Marx?ın, Lewis Henry Morgan?ın Ancient Society?sinden çıkardığı geniş kapsamlı özet ile notlar oluşturuyor. Morgan?ı, Marx?ın XIX. yüzyılın üç evrimci yazarının yapıtlarından; Hindistan?da yargıçlık yapan Britanyalı Sir John Budd Phear?in The Aryan Village in India and Ceylon?undan (1880); Britanyalı hukukçu Henry Sumner Maine?in The Early History of Institutions?undan (1875) ve John Lubbock?un The Origin of Civilisation and the Primitive Condition of Man?inden (1870) çıkardığı notlar izliyor.

Marx, bu notları 1880-1882 yılları arasında düşmüş; yani ilginç bir şekilde, yaşamının son yıllarında? Can dostu, yoldaşı Friedrich Engels, Marx?ın ölümünden sonra kaleme aldığı ve yine büyük ölçüde Morgan?ın Ancient Society?sine dayanan Ailenin, Devletin, Özel Mülkiyetin Kökeni?nin ilk baskısına (1884) yazdığı önsözde, bu notlardan yararlandığını ve kitabının bir bakıma, Marx?ın kaleme alamadığı yapıtının (güçsüz bir) ikamesi olduğunu vurgular.

Etnoloji Defterleri, Marx?ın yapıtları arasında Türkçeye en geç çevrileni. Ama yalnızca Türkçeye değil. Çalışma, Marx?ın İngilizce olarak da yayımlanan son yapıtı.

Bunun nedeni, belirttiğim gibi, Etnoloji Defterleri?nin özgün bir çalışma değil, Marx?ın, yazmayı tasarladığı bir kitap için çıkardığı notlardan ibaret olması. Bu notlar, Lawrence Krader tarafından derlenerek kitaplaştırılacak ve ilk kez 1972?de yayımlanacaktı. Ama özgün bir çalışma olmayışı durumu, Defterler?in önemini azaltmıyor. Aksine, kanımca Etnoloji Defterleri Marx?ın düşüncesinde (ömrü vefa etmediği için tamamlayamadığı) bir dönemece denk düşmekte.

Açımlamaya çalışayım. Thomas C. Patterson, Karl Marx, Anthropologist (2009) başlıklı yapıtında 1870?li yıllarda Marx?ın ilgi odağında dönemin antropoloji literatürü ile tarihe doğru bir kaymadan söz eder. 1879 ile ölüm tarihi olan 1882 arasında ?tarihöncesi Avrupa?dan Hindistan tarihine, Hollanda sömürgeciliğinden Roma toplumunda aile ve toplumsal cinsiyete, Amerikan yerli toplumlarına kadar çeşitli konularda? 450 sayfa dolusu not tutmuştur. [Krader?in derlemesi, bu notların üçte birini oluşturmaktadır?] Bu, Marx?ın yaşamında, dikkatini Avrupa dışına çevirdiği ikinci dönemdir. (İlki, The New York Tribune?a Hindistan, Çin, Osmanlı üzerine makaleler yazdığı 1850?li yıllarda.)

Unutulmamalı, 1870?lerde Marx, aynı zamanda Kapital?in ?sermayenin genişletilmiş ölçekte birikim ve yeniden üretimini? tartışacağı ikinci ve üçüncü ciltleri üzerinde çalışmaktadır. Bir başka deyişle, Batı Avrupa/ABD sermayesinin kapitalist-olmayan dünya ile karşılaşmasının sonuçlarını. Sanırım, bir kısmına Etnoloji Defterleri?nde tanık olduğumuz, antropoloji ilgisinin bir nedeni budur.

Marksistler ve Marksizm meraklıları…
Ancak Etnoloji Defterleri?nin bir başka önemli yönü daha var. Bu notlar, Marx?ın, İskoç Aydınlanması?nın klasik evrim şemasından (ilkel komünizmden feodalizme, oradan da kapitalizme) kopuşuna ve bu Avrupa-merkezci ilerleme fikri karşısında, prekapitalist ve kapitalist olmayan toplumların sergilediği çeşitlilik ile tüm toplumların aynı evrimsel hattı izlemediğine ilişkin düşünsel çabalarına tanıklık ediyor. Bir başka deyişle, Marx?ın ömrünün son yıllarında da, 1850?li yıllarda Asya Tipi Üretim Tarzı (ATÜT) fikriyle ifadelendirdiği, üretim tarzları ve bir tarzdan diğerine geçiş modalitelerinin sergileyebileceği çeşitlilik konusundaki düşünce hattını sürdürdüğünü ve geliştirmeye niyetli olduğunu gösteriyor bizlere. Böylelikle Marx, ilginç bir tarzda, evrimci literatürün önemli örneklerini, tek-hatlı evrensel bir evrim fikrine itiraz eden diyalektik-tarihsel maddeciliğe dayalı bir metodolojiyi desteklemek üzere kullanıyor.

Kıvanç Tanrıyar?ın titiz bir çalışmayla Türkçeleştirdiği Etnoloji Defterleri, araştırmacı ruhlu okurlar açısından önem taşıyan bir çalışma. Kanımca iki okur tipi için özel bir önem içeriyor. İlki etnoloji/antropoloji meraklıları. Eski Toplum, Etnoloji Defterleri ve Ailenin, Devletin, Özel Mülkiyetin Kökeni kitaplarını (bu üç yapıt da Türkçeye çevrildiği için adlarını özellikle zikrediyorum) birlikte okumak XIX. yüzyıl antropolojisi konusunda kapsamlı bir fikir edinmeyi sağlayacak verimli bir çalışma olacaktır. Bu üç yapıtın karşılaştırması, Marx?ın Morgan?ı, Engels?in de her ikisini nasıl okuduğuna dair ilginç bir çalışma olur, örneğin.

Kitabın ikinci hedef kitlesi ise, Marksistler ve Marksizm meraklıları. Marx?ın kapitalizm üzerine olmayan ender çalışmalarından biri olan Etnoloji Defterleri, Marx?ın Rus devriminin mayalandığı bir çağda, Avrupa-dışı üretim tarzları ve alternatif geçiş formları üzerinde kafa yorduğuna delalet ediyor. Bir yandan bize ?Usta?nın özelini, çalışma tarzını gözetleme olanağını sunarken, bir yandan da kapitalizm tahlili ve eleştirisi günümüzde dahi aşılamamış bir dehanın bilgi münderecatı konusunda önemli ipuçları veriyor. ?Marx?ın dünya görüşü gibi onun temel yapıtı da her zaman geçerli ve nihai gerçeklerin ifadesi olan bir İncil değildir; aksine gerçeği bulma savaşında ve araştırmalarında ileriye dönük zihinsel çalışmaları esinlendiren tükenmez bir kaynaktır,? demez mi Rosa Luxemburg? Etnoloji Defterleri, onu doğruluyor?

Özetle, Hil Yayınları, otuzuncu yılı için son derece isabetli bir kitap seçmiş. Ancak bir kayıt düşmeden geçemeyeceğim: Notları derleyen Lawrence Krader?in açıklayıcı yazısı Türkçe çeviriye de konulsaydı, konuya yatkın olmayan okura önemli bir kolaylık sağlanmış, Marx?ın okunması bir hayli güç olan bu çalışmasına aydınlatıcı bir çerçeve kazandırılmış olurdu?

SİBEL ÖZBUDUN
(23.04.2014, http://kitap.radikal.com.tr/)

Kitabın Künyesi
Etnoloji Defterleri
Karl Marx,
Çeviren: Kıvanç Tanrıyar
Hil Yayınları
2014, 336 sayfa

Yorum yapın

Daha fazla Arkeoloji, Makaleler
?İstasyonda Vals? – Mehmet Özçataloğlu

?İstasyonda Vals? son dönemde okuduğum en saf, en duru kitaptır. Neden saf ve duru diyorum? Çünkü kitap dümdüz bir semt...

Kapat