Dünyanın Haritası Yeniden Çizilirken – Müslüm Üzülmez

dunyanin-haritasi-yeniden-cizilirkenUzun bir süredir Ortadoğu yanıyor. Emperyal güçler, bölge devletleri, Müslüman Sünnî ve Şiî mezhep şeyhleri, İslamî şeriatçı örgütler ve daha birçok oluşum bu yangını sürekli harlıyor. Savaş uçakları bombalarıyla, tank ve toplar mermileriyle, canlı intihar bombacıları patlayıcılarıyla güzelim kentleri, kasabaları, köyleri, bağları, bahçeleri yakıp yıkıyor. Tarihî mekânlar onarılmaz biçimde harabeye dönüyor. Acı, gözyaşı, açlık, hastalık, ölüm, göç dalga dalga yayılıyor.

Gökten üç elma düştü, üçü de tüccarların başına.

victoriaEmperyal güç
İngiltere kraliçesi Victoria adını, zaferlerle dolu Viktorya çağına, dünya topraklarının büyük bölümünün ve denizlerinin tamamının sahibi bir imparatorluğun şaşaalı dönemine verdi. Britannica Ansiklopedisinin V harfinde verdiği bilgilere göre, kraliçe her zaman ahlaka ve geleneklerine sıkıca bağlı sade yaşamıyla yurttaşlarına rehberlik etti ve

Otomatik Portakal ve Anthony Burgess hakkında 7 önemli ayrıntı

otomatik-portakalOtomatik Portakal, Anthony Burgess’in en iyi eserlerinden biri olan roman. Eser o yılların (1960’lı yıllar) modernleşme ve değişim sancılarını yansıtırken, bireylerin ne kadar özgür veya baskı altında olması gerektiğini ve sonuçlarını sorgular. Ve bunu eserin kahramanının hayatında okuyucuya anlatır.

Edebiyatın, Sözcüklerin, Tutkunun, Gece Doğan Güneşin İmparatoru: Balzac – Bedriye Korkankorkmaz

balzacSevginin temsilcisidir çocuk ruhu. Çocukluğumuzda iz bırakan kişiler/ olaylar… hayatımız boyunca peşimizi bırakmıyor bizim. Sevgi odaklı bir ailede büyüyen çocuğun kişiliğini sevgi; sevgisiz bir ailede büyüyen çocuğun kişiliğini ise sevgisizlik kuşatıyor. Sistem saflığı riyakârlığa, doğruluğu yalana, iyiliği kötülüğe dönüştürmeye çocukken başlıyor. Doğan her çocuk insanlığın değil, sistemin çocuğudur.

Almodovar Teoremi, Enigma ve Son Devrimin Güncesi kitaplarıyla tanıdığımız Antoni Casas Ros ile söyleşi

almodovar-teoremiSel yayınlarınca basılan Almodovar Teoremi, Enigma ve Son Devrimin Güncesi kitaplarıyla tanıdığımız Antoni Casas Ros; yarattığı sıradışı karakterler ve gerçeküstü anlatımıyla (bana göre) edebiyatın cüretkar yüzü, belgeli zamiri. Her ne kadar kendisi “Yüzü olmayan bir adam belgesiz bir zamirdir” dese de. Geçirdiği bir kaza nedeniyle fotoğraf vermeyen Katalan yazar Antoni Casas Ros, kısa bir süre önce, henüz Türkçe’ye çevrilmemiş olan Medusa kitabını çıkardı. Fırsat bu fırsat deyip, kendisine ulaştık. Biz sorduk, o cevapladı…

Irkçılığın ve cinsiyetçiliğin temel ilkeleri “suç karadır ya da kahverengi ya da en azından sarıdır.”

eduardo-galeano-3Tabi olanlar üstlerine sonsuza kadar itaat etmek zorundadır, kadınların erkeklere itaat etmek zorunda olmaları gibi. Bazıları yönetmek için doğuyor, bazıları yönetilmek için.
Irkçılık da tıpkı cinsiyetçilik gibi genetik miras olarak haklı gösteriliyor: Yoksullar tarih tarafından değil, biyoloji tarafından lanetleniyor. Kaderleri kanlarına yazılmış ve daha da kötüsü aşağılıklığın kromozomları suçun kötü tohumlarını taşıyor. Kara derili bir yoksul yaklaştığında tehlikemetre kırmızı ışık yakıyor ve alarm zilleri çalıyor.