Para… Para… Para… – Uğur Mumcu

PARA… PARA… PARA…
İnsanların, üzerinde en çok konuştukları konulardan biri, paradır. Para için alınteri dökülür, para için cinayet işlenir, para için hırsızlık yapılır, banka soyulur, arsa alınır, arsa satılır, sahte belge düzenlenir, mobilya alınır, mobilya satılır, bunlar hep para içindir.
Evlenirsiniz para gereklidir. Boşanacaksınız, yine paraya ihtiyacınız vardır. Çünkü parayla avukat tutacaksınızdır. Çalıştığınız yerden az para alıyorsunuzdur. Ev sahibi çok para istiyordur. Ne iş yaparsanız yapın, parayla başlamakta, parayla bitmektedir. Kefaletle tahliye için de para gereklidir.
– Paranın açmadığı delik yoktur…
Türkçemize yerleşmiş böyle atasözleri vardır. Bir işiniz çıkmaza mı girdi? Açarsınız kesenin ağzını, dökersiniz parayı, i-şiniz kolaylaşır. Bazı devlet memurlarına parayla iş yaptırıyor-sanız, buna “rüşvet” denir. Osmanlı imparatorluğunda rüşvet çok yaygınmış… Koskoca sadrazamlar ve padişahlar da rüşvet yermiş.
Neyse, çok partili düzene geçtik de, rüşvet alan da veren
de ortadan kalktı…
Devletten sahte belgelerle para çeken bir çeteyi düşünün: Bu iş patlak verirse , ne yapar bu çete? Yüz milyon, iki yüz milyon para almışsa, bunun yarısını, bu işleri örtbas etmek için kullanır. Kaz gelecek yerden tavuk esirgenir mi hiç?
Su sesi, kadın sesi, para sesi…
Müziğe, kadına ve paraya düşkün olan atalarımız, kadın, su ve para sesinden çok hoşlanırlarmış.
Su ve para arasında böyle benzetmeler de yapılır. Havadan para kazanan su gibi harcar, ne var bunda? Eloğlu gider kumar masalarında, milyonları verir de, bana mısın demez…

Başbakan Demirel’in pek sevgili yeğenleri değerli işadamlarımızdan Hacı Ali Demirel’in “mahdumu” Yahya Demirel hem paraya, hem de edebiyata çok düşkündür. Geçenlerde, Yahya Kemal Demirel’in “para” üzerine yazdığı bir şiirini okuduk… Şiir, Ankara Yükseliş Mühendislik ve Mimarlık Özel Yüksek Okulu Öğrenci Birliği yayın organının, 1969 yıllığının 41’inci sayfasında çıkmış… Geliniz hep birlikte Yahya Demirel’in paraya edebi değer katan şiirini birlikte okuyalım:

PARA
Hayatımda sen varsın hâlâ
0 mesut günlerimizi
Unutma hatırla
İsmin nağme olacak
Dudaklanmda her an
Bazı günler acısı unutulmayacak
Tek teselli yerimiz
Kaybolan o aşkımız
Kalbim hâlâ kanıyor
Her an kapım çalınıp
Seni dönecek sanıyor
Sönükleşen gözlerim
Hâlâ seni anyor
Donuklaşan dudaklanm
Şimdi o nerede diyor
Bilmem şimdi nerdesin
Hangi çelik kasadasın
Belki dönülmeyecek bir yerdesin
Hıçkırıklar durmaz ki
Sen gelmeyince bana
Herkes seni arıyor yana yana Napolyon ne kadar haklıymış 1969’da yine para, para, para.
Yahya Demirel, edebi konulardaki yeteneğini, hiç şüphesiz, amcasından almıştır. Amcasının edebi değeri, bir devlet kuruluşu olan, Basın Yayın Genel Müdürlüğünce kabul edilmiş ki, Başbakanın demeçleri, 265 sayılı yasanın 29. maddesine göre, “turist celbi” gerekçesiyle yayımlanmaktadır.
– Dervişin fikri neyse, zikri de odur,..
Böyle bir atasözümüz de var. Görüyorsunuz, Yahya Demirel, şiiri bile, “para” konusunda yazıyor. Şu dizelerdeki e-debi güce bakın:
– Bilmem şimdi nerdesin. Hangi çelik kasadasın…
Yahya Demirel, parayı sevgili yerine koyup simgesel bir şiir yazmış, dizeler, şairin iç dünyasını yansıtıyor:
– ismin nağme olacak Dudaklarımda her an…
Yahya Demirel. burada paraya “Freudyen” bir yaklaşım
getirmiş:
– Donuklaşan dudaklarım Şimdi o nerede diyor…
Yahya Demirel’i edebiyata yaptığı bu unutulmaz katkı dolayısıyla kutlar, bu şiirin yabancı dillere çevrilerek, “vergi iadesi” konusu yapılmasını içtenlikle öneririm…

Uğur Mumcu
(Cumhuriyet, 27 Haziran 1976)

Yorum yapın

insanokur.org’u

bilgiyle tutsaklıktan özgürlüğe…
“yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek…”