Faust, Don Quijote ve Don Juan açıkçası çok ayrı kişiliklerdir; fakat hepsinde de Oxford İngilizce Sözlük’teki bireyciliğe ilişkin ilk anlamı adeta somutlaşmıştır: “İlke olarak, benmerkezci hissiyat ya da tutum… Özgür ve bağımsız, bireysel edim ya da düşünce; bencillik.” Üçünün de egosu aşırı şişmiş haldedir; üçünün de kalkıştıkları işler, daha önce hiç kimsenin yapmadığı işlerdir; bunu tamamen kendi özgür iradeleriyle seçerler; ve bedeli her ne olursa olsun, seçimlerinin arkasında dururlar. Faust ve Don Juan vakalarında bu bedel sadece yaşamlarını kaybetmek değil, aynı zamanda sonsuz lanetlenmedir.
Don Quijote, Hayal ve Gerçekliğin Çarpışması
Ergün DOĞAN Don Kişot’un Hayalci Evreni Don Kişot, Cervantes’in eserinde, şövalyelik romanlarının etkisiyle gerçeklikten kopmuş bir karakter olarak tanıtılır. Onun zihni, okuduğu romantik ve epik öykülerle şekillenmiştir; bu öyküler, onun çevresindeki dünyayı algılama biçimini tamamen dönüştürür. Yel değirmenlerini dev sanması, sıradan bir köylü kızı olan Aldonza Lorenzo’yu soylu Dulcinea del Toboso olarak görmesi, onun gerçekliği … Devamını oku