Vedat Türkali: ‘İstanbul’ şiirini eşimin ve kızımın hasretiyle yazdım

vedat türkali‘İstanbul’ şiirinizde “sen ne güzelsin kavgamızın şehri” diyorsunuz, kavga devam ediyor. Sis şairine ithaf ettiğiniz bu şiirin hikâyesi ve sizin için önemi nedir?
Halil Türkden (www.agos.com.tr)

devamını okumak için tıklayınız

Vedat Türkali şiirleri “Düşlerimiz ellerimiz sizinledir”

vedat_türkali950’den Notlar 
Yüce dağ başları dumanlı dumanlı
Irmaklar yorgun ağır
İnsanlar yapayalnız
Nedir üstümüzdeki bu karanlık bulut
Irgatın akşamlara kadar düşündüğü nedir

devamını okumak için tıklayınız

Vedat Türkali’nin evinde geçirdiğim 3 gün ve “sevdalınız komünistti” – Adil Okay

vedat_türkaliSürgün yıllarımda tanışmıştım Vedat Türkali’yle. Paris’ten kalkmış, onun da sürgününü yaşadığı Londra’ya, 80. doğum gününe denk düşürdüğü “Güven” romanının galası için davetli olarak gitmiştim. Vedat Türkali 80 yaşına ve yılların sürgün hayatına rağmen dimdik ayaktaydı. Beni ve iki arkadaşımı üç gün evinde ağırladı.

devamını okumak için tıklayınız

Vedat Türkali: Bir Gün Tek Başına’daki Kenan tipini sevmem, karşıyımdır ona

Bir Gün Tek Başına“Kenan tipinin anlaşılması da gene bizim toplum yapımıza, bu yapının dününü, bugününü anlayış biçimimize bağlı. Romanda açık seçik koymaktan kesinlikle kaçındım ya, ben Kenan tipini sevmem, karşıyımdır ona. Oysa birçokları özdeşleşiverdiler Kenan’la.

devamını okumak için tıklayınız

Vedat Türkali Romanlarından 5 Kahraman

vedat_türkaliDüşlenenin gücüyle gerçekliği sanki son derece doğalmış ve bir bütünmüş gibi birleştiren, düş kurma cesareti veren büyük yazar Vedat Türkali’nin roman karakterlerinin her biri hayatımızda tanımak isteyeceğimiz kadar gerçek, tuhaf, ilgi çekici, karanlık ve aydınlıktır.

devamını okumak için tıklayınız

Trajedinin Başyapıtı: Marcel Proust – Bedriye Korkankorkmaz

Marcel ProustMarcel Proust’un hayatını sanat yapıtına dönüştürme azim ve kararlılığı yazara kendimi yakın hissetmemi sağlıyor. Yoksa ilgilendiği ve kabul görmek için girmediği kılık kalmayan sosyete dünyası ile yakından uzaktan bir ilişkim olmadığı gibi merakım da yok o dünyanın yaşam biçimine dair. Yazına olan sevgimizle kucaklaştık onunla. Onun kendisini yaşadıklarından ikinci kez doğurduğuna tanık oldum. Mücadele gücüne hayran kaldım.

devamını okumak için tıklayınız

İnsanlık değeri ve erdem kavramı üzerine

Vedat GünyolEinstein’e göre, şu bu insanın değerini anlamak için kendi benliğinden ne ölçüde ve ne bakımdan sıyrılabileceğini aramak gerek. İnsanın kendi benliğinden ne denli sıyrılıp kopabileceğini anlamak için de, yanında yöresinde çevresinde yaşayan insanlarla olan ilişkilerinde ne ölçüde ödün verdiğine, verebildiğine bakmalı derim.

devamını okumak için tıklayınız

Ernesto Che Guevara Belgeseli

che belgeseliHistory Channel tarafından hazırlanan Ernesto Che Guevara hayatını anlatan belgeseli.

Ernesto “Che” Guevara, kısaca Che Guevara ya da el Che, (14 Mayıs 1928 – 9 Ekim 1967), Arjantinli doktor, marksist politikacı ve dönemin Küba gerillaları ile Enternasyonalist gerillalarının lideri.

devamını okumak için tıklayınız

Che öldürüldüğünde çantasından hangi kitaplar çıktı?

che GuevaraErnesto Guevara’nın Bolivya’daki yıllarını en ayrıntılı biçimde araştırmış olan kişi, Bolivyalı gazeteci-tarihçi Carlos Soria Galvarro’dur. 

Che’nin Bolivya’daki yılları üzerine 7 cilt yazmış olan Soria’nın verdiği bilgiye göre, öldürüldüğü sırada Che’nin sırt çantasından şu beş kitap çıkmıştır:

devamını okumak için tıklayınız

Savaş ve Edebiyat – Murat Belge

Murat Belgeİnsanlık tarihine bakanlar, bakmayı seçtikleri açıya göre, bu tarihi kesintisiz bir değişim ya da sürekli tekrarlanan bir döngü olarak görmüşlerdir. Savaş da bu ikileme uygun bir olay. Belli bir uzaklıktan bakıldığında, insanlar hep savaşmışlar; ama daha yakından bakılınca, her savaş öncekilerden farklı. Aynı şekilde, insanların savaşı değerlendirmeleri de değişiyor zaman içinde.

devamını okumak için tıklayınız

Zalimin düşmanı halkın dostu “Eşkiyalar” – Eric J. Hobsbawm

EşkıyalarRobin Hood, Panço Villa, Salvatore Giuliano, Jesse James, Billy the Kid, İnce Memed, Giuseppe Musolino, Brezilyalı Lampiao, Wu Sung, Panayot Hitov, Salvator Rosa Sandor Rosza, Francisco Sabaté, Bolşevik ‘Kamo’… Bunlar, tarih boyunca bilinen ve baladlarla, şarkılarla, şiirlerle halkın nesilden nesle hikâye ederek naklettiği gerçek ve kurgusal eşkıyaların isimleri.

devamını okumak için tıklayınız

Edebiyatın dünyaca ünlü intikam sahnesi: Dostoyevski’nin Yeraltından Notlar’ı

dostoyevskiEdebiyatın dünyaca ünlü bir başka hayali intikam sahnesi Dostoyevski’nin Yeraltından Notlar’ında karşımıza çıkar. Askeri başarılar kazanmış, çapkınlık hikâyeleri dillerde dolaşan Zverkov onuruna verilen veda yemeğinde bir yandan korkaklık nöbetleri geçiriyor, bir yandan da herkesi kendine hayran etmek istiyordur yeraltı adamı. Ama davette kimse onu fark etmez.

devamını okumak için tıklayınız

Oyuncak asker var da, oyuncak canlı kalkan neden yok? – Sunay Akın

sunay akınOyuncak Asker Olmasa
Amerika Birleşik Devletleri, her ne kadar dünyanın işediği köşesine askerlerini gönderse de, kendi toprakları da yabancı askerler tarafından işgal edilmiştir. Hem de Birinci Dünya Savaşı’ndan az önce!

devamını okumak için tıklayınız

Okumak – Vedat Günyol

Vedat Günyol“Hiçbir sıkıntım yoktur ki, bir saatlik bir kitap okumakla geçmesin” diyor Montaigne. Bir başka Fransız yazar da “Okuyorum. Peki, ne arıyorum okumaktan?” diye soruyor kendine, arkasından da şu yanıtı patlatıyor: “tedirgin olmayı” diyerek. Tedirginlik, insan kafasında soru işaretlerinin belirmesiyle başlar.

devamını okumak için tıklayınız

Bir Zamanlar Anadolu’da – Nuri Bilge Ceylan filmini izle “Bir ülkenin otopsisi ve öldürülmeden diri diri gömülmesinin filmi”

bir-zamanlar-anadoludaBBC Culture tarafından yapılan oylama ile 36 farklı ülkeden toplamda 177 film eleştirmen “21. Yüzyılın En İyi 100 Filmi”ni oylamayla belirledi. Listenin 54. sırasında ise Bir Zamanlar Anadolu’da yerini aldı!

devamını okumak için tıklayınız

Vedat Günyol İçin Çağrışımlar – Cemal Süreya

Vedat Günyol1) Orda bir adam var. Vapurdan iniyor; Karaköy’deki posta kutusunu açıyor; sonra merdivenleri ikişer ikişer çıkarak kalabalığa karışıyor. Yaşına karşın dimdik bir adam. Yüzü sanki bir yazarın değil de bir gökbilim profesörünün yüzü. Bertrand Russell’i de anımsatıyor biraz. İdealist filozof Russell’i değil, hani şu mahkemesi olan Russell’i. Var öyle bir adam. Var ve hepimize ilişkin bir şeyi kurtarıyor orda.

devamını okumak için tıklayınız

Sivil Yönetime Karşıkoyma: “İnsan, toplumsal bir kurumun haksızlık ettiğini görür ve buna içten inanırsa, karşı koymalıdır.”

Henry David Thoreau

Henry David Thoreau (1817-1862), Massachussettes devletine bağlı Concorde adlı küçük bir kasabada doğup büyümüş, dört yıllık Harvard Üniversitesi’ndeki eğitim ve birkaç kısa gezi dışında bütün hayatı orada geçmiş. Harvard’ı bitirince (1837) Concorde’da bir ortaokula öğretmen oluyorsa da, öğrencilere dayak atmaya yanaşmadığı için büyük bir tartışma sonunda oradan ayrılıyor.

devamını okumak için tıklayınız

Işığa Adanmış Bir Yaşam “Sabahattin Ali” – Hülya Soyşekerci

sabahattin_aliSabahattin Ali deyince her şeyden önce aydınlığa, ışığa, insanın ve toplumun mutluluğuna adanmış bir yaşam ve eğilmeyen, boyun eğmeyen güçlü, direngen bir karakter geliyor aklıma. “Başın öne eğilmesin/ Aldırma gönül aldırma/ Ağladığın duyulmasın/Aldırma gönül aldırma.” dizelerindeki onurlu ve erdemli direniş; hapishane duvarlarından yankılanan “Dışarıda deli dalgalar/Gelip duvarları yalar/ Seni bu sesler oyalar/Aldırma gönül aldırma” sesleriyle güçleniyor. Sabahattin Ali bütün ömrünü ideallerine, toplumcu düşüncelere adaması dolayısıyla çektiği çileler anlamında Nâzım’a çok yakın duran değerli bir aydın, güçlü, gerçekçi yapıtlara imza atmış önemli bir şair ve yazardır.

devamını okumak için tıklayınız

Agora Filmini İzle (Filozof ve matematikçi Hypatia isimli kadının mücadelesi)

Agora-2009İskenderiyeli düşünür, filozof ve matematikçi Hypatia isimli kadın, tüm bunların yanında oldukça etkileyici bir güzelliğe sahiptir.. Ancak, ortaçağ Avrupa’sının değer yargıları onun yaşama arzusunu elinden alacaktır. Hypatia, dinciler tarafından hak etmediği suçlamalara maruz kalacak ve erkek egemen toplumun vahşiyatında ortada kalacaktır.. Tüm bunlara rağmen adını tarihe bir düşünce ve aydınlanma savaşçısı olarak yazdıracaktır..

devamını okumak için tıklayınız

Milan Kundera: ”yavaşlık hep aldatır, hızlılık ise unutturur”

YavaşlıkMeksika’da İnka tapınaklarına çıkmak isteyen Avrupalı bir grup arkeolog, birkaç yerli rehberle yola koyuluyor. Dağın tepesindeki tapınaklara giden uzun yolu, kısa bir sürede yarılıyorlar. Aynı hızla tempoyla biraz daha yol aldıktan sonra, yerliler kendi aralarında konuşup birden yere oturuyor ve böylece beklemeye başlıyorlar. Tabii Avrupalı arkeologlar buna bir anlam veremiyorlar.

devamını okumak için tıklayınız