Dostoyevski’nin Budala romanında para, sosyal ilişkilerde nasıl bir rol oynamaktadır?

Budala adlı romanda para, yalnızca ekonomik bir araç değil; aynı zamanda toplumsal statüyü, güç ilişkilerini ve ahlaki çözülmeyi belirleyen merkezi bir yapısal unsurdur. Fyodor Dostoyevski, parayı bireyler arası ilişkilerde bir tür “sembolik sermaye” olarak kurgular; bu yönüyle metin, modern sosyolojik teorilerle (özellikle Pierre Bourdieu’nün sermaye kavramı) uyumlu bir çözümlemeye imkân tanır. 1. Para ve Toplumsal

okumak için tıklayınız

Prens Mişkin: Başarısızlık mı, Ahlaki Zafer mi?

Bu yazı, Fyodor Dostoyevski’nin Budala romanındaki Prens Mişkin karakterini, etik felsefe ve psikanalitik kuram bağlamında yeniden değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Metin, Mişkin’in toplumsal işlevsizlik ile ahlaki tutarlılık arasındaki gerilimi temsil ettiğini; bu nedenle karakterin hem “başarısız özne” hem de “radikal etik figür” olarak okunabileceğini ileri sürmektedir. 1. Problematiğin Kurulumu Mişkin karakteri, edebiyat eleştirisinde genellikle iki uç arasında

okumak için tıklayınız

Yoksunluk – Psk. Banu Beyaz

Yoksunluk kelimesi TDK’ye göre mahrumiyet veya mahrumluk anlamlarını taşımaktadır (TDK, 2025). Kubbealtı Lugati’ne bakıldığında ise yoksun olma durumu: “Belli bir şeye sâhip olmayan, o şeyin yokluğunu çeken, o şeyden nasîbi olmayan” anlamına gelmektedir .(Kubbealtı Lugatı, 2025). İngiliz dilinde privation veya deprivation kelimelerinin Türkçe çeviri karşılığı olarak sözlüğe geçen yoksunluk duygusuna en temel anlamıyla bakmak gerekirse

okumak için tıklayınız

Halterci Ahmet – Psk. Banu Beyaz

Bu  ölçek ,    insanların   sosyal problemler  hakkında  ne  düşündüklerini  anlayabilmek  için  hazırlanmıştır.Bu  ölçekteki   problemlere  herhangi  bir  matematik  probleminde  olduğu  gibi  doğru cevap  bulmak  söz  konusu  değildir.Bu  ölçekle  olay  ile ilgili  düşünceleriniz  sosyal  problemle  ilgili neler  düşündüğünüz  sorulacaktır.Bu çalışma Yrd. Doç. Dr. Mevhibe Akandere tarafından yapılmıştır. Şimdi  okuyunuz ve yanıtlayınız. Ahmet,  yurt  içinde  ve  yurt  dışında 

okumak için tıklayınız

Prens Mişkin ve Nastasya Filippovna İlişkisinin Psikanalitik Analizi

Bu çalışmada, Fyodor Dostoyevski’nin Budala adlı romanındaki Prens Mişkin ve Nastasya Filippovna karakterleri arasındaki ilişki, psikanalitik kuram çerçevesinde incelenmiştir. 1. Giriş: Psikanalitik Çerçeve Bu analizde başlıca üç kuramsal eksen kullanılmaktadır: 2. Nastasya Filippovna: Travma ve Kendini Cezalandırma Nastasya Filippovna’nın karakteri, erken dönem cinsel ve duygusal istismar (Totski ile ilişkisi) sonucu gelişen travmatik özne yapısı ile

okumak için tıklayınız

Kendini Ayarlama – Psk. Banu Beyaz

 İnsanların birbirleriyle iletişim kurarken kullandıkları kanalların çeşitlilik gösterdiğini söylemek mümkündür. Snyder (1974) kendini ayarlama kavramını ele alırken insanların ses vurgulamalarına, vücut dillerine ve kişisel alanlarına dair sözsüz iletişim şekillerine vurgu yapmıştır. Sözsüz iletişimin bu kadar ilgi çekmesinin nedeni kişilerin “gerçek içyüzünü” (Freud, 1905) ortaya koymasına dair olan inançtan kaynaklanabilmektedir. (Snyder, 1974).  Kendini ayarlama (self-monitoring) olarak

okumak için tıklayınız

Akademik Kendini Engelleme – Psk. Banu Beyaz

Kendini engelleme kavramının ortaya çıkmasında faydalanılan teori Kelley (1973) tarafından geliştirilen “yükleme teorisi”dir. Kelley, kişinin kendi başarısızlığını gizlemek veya kendisini daha başarılı göstermek amacıyla başarısızlık durumunda sebebi dış etkenlere yüklediğini, başarı durumunda ise iç etkenlere etmenlere yüklediğini belirtmiştir. Yükleme teorisi, kişilerin yetersiz görünmekten kaçınarak kendilerini yetenekli olarak görme ve sunma çabası içerisinde olduğunu ifade etmektedir.

okumak için tıklayınız

Yaşlılar ve Tüketim – Psk. Banu Beyaz

Modern tıp, güç ve sağlığın devam etmesi beklentisiyle pek çok kişiye daha uzun bir yaşam sağlamıştır. (Özgen ve Kostak, 1996: 42) Bireyler yaşamları boyunca farklı yaşam dönemlerinde farklı tüketici gruplar içinde yer alırlar. Tüketicilerin her yaşam döneminde ilgileri, beklentileri ve kararları birbirinden farklıdır. (Gönen ve Hablemitoğlu, 1990: 40). Tüketim öyle bir süreçtir ki, insanoğlunun yaşamı

okumak için tıklayınız

Antisosyal Flört Davranışı “Breadcrumbing’’ – Psk. Banu Beyaz

Antisosyal Flört Davranışı “Breadcrumbing’’ Son yıllarda romantik ilişkiler bağlamında giderek daha fazla dikkat çeken bu davranış, düzensiz fakat tekrarlayan iletişim örüntüleriyle tanımlanmakta; bireyin herhangi bir romantik taahhütte bulunmaksızın karşı tarafı ilişkide tutmasıyla ilişkilendirilmektedir. (Rosen, 2017). Araştırmalar, oyalama davranışlarının narsisistik ve benmerkezci eğilimler, düşük öz saygı ve duygusal düzenleme problemleri ile ilişkilendirilebilir (Campbell ve Foster, 2011).

okumak için tıklayınız

Ortoreksik kişiler, Ortoreksiya nervoza – Psk. Banu Beyaz

Ortoreksiya, sağlıklı beslenme ve yaşam tarzına aşırı düşkünlük veya saplantılı bir şekilde sağlıklı yiyecekler seçme durumunu tanımlayan bir kavramdır. Bu terim, ilk kez Amerikalı bir doktor olan Steven Bratman tarafından 1997 yılında ortaya atılmıştır. “Orthos” (doğru) ve “orexis” (iştah) kelimelerinin birleşiminden türetilmiştir. (Bratman,2024). Bratman(2017), ON ile ilgili gözlemler ve araştırmalar yapmıştır bu gözlemlerinin sonucunda ise

okumak için tıklayınız

Vautrin’in Felsefesi: Balzac’ın Goriot Baba Romanında Ahlak, Güç ve Toplumsal Determinizm

Honoré de Balzac’ın Goriot Baba (Le Père Goriot, 1835) romanında Vautrin, yalnızca suç dünyasına ait karizmatik bir figür değil; aynı zamanda modern toplumun işleyişini çıplak bir biçimde kavrayan bir toplumsal filozof olarak kurgulanmıştır. Balzac, Vautrin aracılığıyla 19. yüzyıl Paris’inin sınıfsal yapısını, güç ilişkilerini ve ahlaki çöküşünü görünür kılar. Vautrin’in felsefesi, bireysel deneyim ile toplumsal yasaların

okumak için tıklayınız

Balzac’ın Goriot Baba Romanında Mezarlık Sahnesi: Ölümün Tanıklığında Doğan Modern “Ben”

Rastignac’ın Mezarlık Sahnesi: Modern Bireyin Yükseliş Manifestosu Olarak “À nous deux maintenant!” Honoré de Balzac’ın Le Père Goriot (1835) romanının final sahnesi, yalnızca eserin dramatik düğümünü çözmekle kalmaz; aynı zamanda 19. yüzyıl Fransız edebiyatında modern bireyin yükselme idealinin en çarpıcı anlarından birini temsil eder. Romanın sonunda Rastignac, Père-Lachaise mezarlığında Goriot’nun mezarının başında durarak Paris’e “Şimdi

okumak için tıklayınız

Politik İlgi – Psk. Banu Beyaz

Genel ilgi kavramına dayanarak, politik  ilgi, siyasi konulara özel bir merak, bağlılık, dikkat ve uyanıklık şeklinde tasvir edilebilir. Politik ilgi, siyasal alanın yapısını, işleyişini ve siyasal kararların alınma biçimlerini sürekli ve düzenli olarak izlemeyi anlatan bir kavramdır. Bu açıdan politik ilgi bireyin   siyasi olayları anlamasını kolaylaştırır .(Çukurçayır, 2000). Buna göre politik ilgi düzeyi arttıkça birey

okumak için tıklayınız

Kariyer Engelleri, Kariyer Kararsızlığı ve Kariyer Stresi – Psk. Banu Beyaz

Kariyer tanım olarak kişinin mesleki yaşamında kendini geliştirmesi, meslek hayatında yükselmesi, meslekteki konumunu belirlemesi ve bunu geliştirmesi ile ilgili gayreti olarak ifade edilir (Akoğlan-Kozak ve Dalkıranoğlu, 2013). Kişilerin mesleki yaşamında bu ilerleme isteği hep vardır ve bu istek var olmaya da devam edecektir. (Gündüz, 2010). Kariyer bireyin sadece mesleki anlamda kendini geliştirmesini değil de, yaşamı

okumak için tıklayınız

Çernişevski’nin Nasıl Yapmalı? Romanında İnsan Doğasına İlişkin İyimser Yaklaşımın Gerçekçiliği: Dostoyevski ile Karşılaştırmalı Bir İnceleme

Nasıl Yapmalı? (1863), Nikolay Çernişevski’nin insan doğasına ilişkin radikal ölçüde iyimser bir anlayışını temellendirdiği ideolojik bir romandır. Bu anlayış, “akılcı egoizm” (rational egoism) kavramına dayanır: İnsan, doğru koşullar altında her zaman kendi çıkarını akıl yoluyla belirler ve bu çıkar, zorunlu olarak toplumsal faydayla uyumlu hâle gelir. Ancak bu yaklaşım, hem modern bilimsel bulgular hem de

okumak için tıklayınız

Çernişevski’nin ideolojik insanı Rahmetov ile Dostoyevski’nin trajik insanı Raskolnikov arasındaki fark modern özneyi nasıl tanımlar?

1. Giriş: Modern Öznenin Edebi İnşası Modern özne, Aydınlanma ile birlikte rasyonel, özerk ve kendini kurabilen bir varlık olarak tasarlanmıştır. Ancak 19. yüzyıl Rus romanı bu tasarımı sorgulayan bir laboratuvar işlevi görür. Çernişevski’nin Rahmetov’u, bu rasyonel öznenin ideolojik biçimini temsil ederken; Dostoyevski’nin Raskolnikov’u, onun psikolojik ve etik sınırlarını açığa çıkarır. Isaiah Berlin’e göre Rus düşüncesi,

okumak için tıklayınız

Çernişevski’de suç teknik bir hata iken Dostoyevski’de neden ontolojik bir krize dönüşür?

1. Giriş: Suçun Kavramsal Dönüşümü Suç, modern düşüncede çoğunlukla hukuki bir kategori olarak tanımlanır. Ancak Rus roman geleneği, suçun yalnızca yasayı ihlal değil, insanın kendini ihlal etmesi olduğunu gösterir. Çernişevski ve Dostoyevski bu noktada iki karşıt uçta durur. Isaiah Berlin, Rus düşüncesinin temel sorusunu “insan ne yapmalıdır?” değil, “insan ne olmaktadır?” şeklinde kurar (Berlin, 1994).

okumak için tıklayınız

Meme Kanser Hastalarında Damgalama ve Ayrımcılık Hakkında Kısa Bir Yazı

Kanser kronik ve önemli bir hastalık olmasının yanı sıra, acı ve ağrı ile ölümü çağrıştıran, belirsizlik içeren, kaygı ve paniğe neden olan bir hastalık olarak algılanmaktadır. (Paltun ve Bölükbaş, 2021).Kanser hastalığı hem tanıyı alan birey hem de yakın çevresi için zor bir süreçtir. Kanser tanısı bireyi fiziksel, sosyal ve psikolojik olarak etkilediği gibi yakın çevresini,

okumak için tıklayınız

Mekanı Kendileme Nedir ? – Psk. Banu Beyaz

Moles ve Rohmer’e (1978) göre mekânı kendileme, en yalın hâliyle, iki tür ilişki biçiminde görünür olabilmektedir: Köklülük (rootedness) ve gezginlik (wande-ring) (akt., Vidal, Valera ve Peró, 2010). Köklülükte, insanlar, içinde bulundukları mekânlara adeta bir ağacın kökleri gibi kök salarak, yayılarak bu mekânlarla bir ilişki kurmaktadır .Evimiz, konutumuz en özel mekanımızdır ve T.C. yasalarına göre konut

okumak için tıklayınız

Mahzen Ataşehir Karaoke: Anadolu Yakası’nda Vip Eğlence ve Doğum Günü Organizasyonlarının Yeni Adresi

İstanbul’da eğlence anlayışı son yıllarda büyük bir değişim geçiriyor. Klasik mekanların yerini artık daha özel, daha konforlu ve deneyim odaklı konseptler alıyor. Özellikle Anadolu Yakası’nda yükselen Vip karaoke konsepti, arkadaş grupları, özel kutlamalar ve kurumsal etkinlikler için yeni nesil eğlence anlayışının merkezine yerleşmiş durumda. Bu noktada öne çıkan mekanlardan biri olan Mahzen Ataşehir, sunduğu Vip

okumak için tıklayınız