Dikkat  Eksikliği  Hiperaktivite  Bozukluğu  Bilgi Anketi

Bu araştırmada, öğretmenlerin DEHB konusundaki bilgi düzeylerini değerlendirmek amacıyla, DSM-5 tanı ölçütleri esas alınarak ve literatür taraması doğrultusunda araştırmacı tarafından oluşturulan 17 maddelik bir bilgi formu kullanıldı. Maddeler DEHB’nin tanı ölçütleri, klinik özellikleri, etiyolojisi, seyri ve tedavi yaklaşımlarını kapsayacak şekilde düzenlendi. Veri toplama sürecinde katılımcılardan, formdaki her bir madde için “doğru”, “yanlış” veya “fikrim yok”

okumak için tıklayınız

Ergenlerde  Karar Verme

Sağlıklı Gençlik Haftası Kutlu Olsun. İhtiyatlı ve seçici olmaya gayret edelim. Karar verme, bireylerin yaşamlarının her alanında karşı karşıya kaldıkları çok boyutlu ve dinamik bir bilişsel süreç olarak tanımlanmaktadır. (Maria vd., 2007). Gündelik yaşamda alınan küçük ya da büyük, önemsiz ya da kritik her kararın, zihinsel bir çaba ve bilişsel enerji gerektirdiği belirtilmektedir. (Amaducci vd.,

okumak için tıklayınız

Budala romanında verem (tüberküloz) hastası olan karakter İppolit Terentyev aracılığıyla Dostoyevski hangi felsefi sorunları tartışır?

Budala romanında İppolit Terentyev karakteri, yalnızca ölümcül verem hastası genç bir birey değil; aynı zamanda insan varoluşu, ölüm, özgürlük, inanç ve nihilizm gibi temel felsefi sorunların taşıyıcısıdır. Dostoyevski, İppolit aracılığıyla özellikle modern bireyin metafizik yalnızlığını ve Tanrı’nın sessizliği karşısında yaşadığı krizi görünür hale getirir. Romanın önemli bölümlerinden biri olan İppolit’in “Açıklama” metni, karakterin felsefi düşüncelerinin

okumak için tıklayınız

BEN KİRKE: Dünyanın Gürültüsünden Çekilen Gücün Hikâyesi – Luna Madanoğlu

“İnsan ancak gölgesini tanıdığında bütün olur.”(C. G. Jung’a atfedilen düşünce – gölge arketipi üzerine) Antik Yunan mitolojisi, yüzyıllar boyunca kahramanlık hikâyeleri, tanrıların öfkesi ve insanın trajedisiyle dolu dev bir anlatı okyanusu sundu bize. Bu okyanusun dalgaları arasında çoğu zaman sesi duyulmayan, gölgede bırakılmış bir figür vardı: Kirke. Ta ki Madeline Miller, onu kendi destanının baş

okumak için tıklayınız

Emeklilik ve Atchley’de Emeklilik Evreleri – Psk. Banu Beyaz

İş hayatında yer alan her bireyin, belli bir çalışma süresi sonunda karşı karşıya kalacağını bildiği bir olay olarak kabul edilebilecek emeklilik kavramı, aynı zamanda çalışan bireyler için bir statü değişimini ya da bireyin hayatında baş başa kalması muhtemel olan bir yeniden sosyalleşme sürecini de ifade etmektedir. Bu bağlamda emekliliğin, bireylerin hayatında karşılamaları çok doğal bir

okumak için tıklayınız

Asklepios Tapınaklarında Kuluçka Rüyaları: Şifa İçin Uyunan Geceler

Antik dünyanın en gizemli tedavi yöntemlerinden biri, bir ilaçtan ya da cerrahiden değil; rüyadan geçiyordu. Antik Yunan’da insanlar, bedenlerini ve ruhlarını iyileştirmek için Asklepios tapınaklarına gider, orada uyur ve gördükleri rüyaları kutsal mesajlar olarak yorumlardı. Bu pratiğe “kuluçka rüyası” denirdi. Yunanca adıyla enkoimesis: yani “tapınakta uyuyarak vahiy beklemek.” Bugün psikoterapi, bilinçdışı, semboller ve travma çalışmaları

okumak için tıklayınız

Kablo Makarası

Kablo makarası üretimi, küresel enerji ağlarının, telekomünikasyon altyapılarının, fiber optik sistemlerin ve endüstriyel üretim tesislerinin lojistik omurgasını oluşturan, yüksek mühendislik ve dayanıklılık gerektiren stratejik bir imalat dalıdır. Kablo endüstrisinde üretilen her türlü iletken, tel, halat veya hortumun fabrikadan çıkıp uygulama alanına kadar güvenle taşınmasını sağlayan kablo makarası üretimi, ambalajlama ve sevkiyat süreçlerinin sıfır hata ile tamamlanması için

okumak için tıklayınız

Akılcı İlaç Kullanımı – Psk. Banu Beyaz

Akılcı İlaç Kullanımı Akılcı İlaç Kullanımı tanımı ilk defa 1985 yılında Dünya Sağlık Örgütü tarafından yapılmıştır. • Kişilerin klinik bulgularına ve bireysel özelliklerine göre; uygun ilacı, uygun süre ve dozda, en düşük fiyata ve kolayca sağlayabilmeleri olarak tanımlanmaktadır. Uygun Olmayan İlaç Kullanım Şekilleri  • Gereksiz yere antibiyotik tüketimi • Gereksiz yere enjeksiyon önerilmesi  • Gereksiz

okumak için tıklayınız

Eczacı ve Eczanenin Fiziksel Özellikleri – Psk. Banu Beyaz

14 Mayıs Eczacılar Günü Kutlu Olsun! Eczacılığın en genel tanımı ilaç konusunda uzmanlık biçiminde yapılmaktadır ve bu tanım yüzyıllardır değişmeden aynı kalmaktadır. (1) Eczacılık: Hastaların teşhis ve tedavisinde ve hastalıklardan korunmada kullanılan tabii ve sentetik kaynaklı ilaç hammaddelerinden hareketle değişik farmasötik tipte ilaçların hazırlanmasını; ilacın analizi yöntemlerini, farmakolojik etkisinin devamlılığını, ilacın hastaya sunulmasını, emniyet, etkililik,

okumak için tıklayınız

Ergenlerde Akran Baskısı – Psk. Banu Beyaz

Akranlar, bireyin; yaşama dair beklentilerini, planlarını, değer ve inançlarını, kişisel ve akademik meselelerini vs. paylaştığı kişilerden oluşur. Bu sebeple akranlar birey için duygusal ve sosyal destek unsuru oluşturarak yalnızlık duygusunu hafifletir Akran baskısının akran kabulü ile ilişkili olduğu ve kabul edilmeyen ergenlerin akran baskısına maruz kaldıkları belirtilmektedir. Ergenlerde akran baskısı sosyal kabul, olumlu sosyal davranışlar

okumak için tıklayınız

Hemşirelikte Hümanist Yaklaşım – Psk. Banu Beyaz

İlk defa “hümanizmi” terim olarak kullanan bilim insanı Alman pedagog Friedrich Immanuel Niethammer’dir. Niethammer, insanı sadece ruhla sınırlı gören orta çağ kalıplarını reddederek, ruh ve bedenin bütünlüğünü savunmuştur. (Zekiyan, 1982) Hümanizm sadece dinle değil, aynı zamanda felsefe ve edebiyatla da ilgili bir düşünce akımıdır. Türk edebiyatında da hümanizmin etkilerini gösteren eserler bulunmaktadır. Hümanizmin temel prensipleri

okumak için tıklayınız

Budala Romanında Rogojin karakteri Dostoyevski’nin diğer “karanlık” karakterleriyle hangi açılardan benzerlik gösterir?

Fyodor Dostoyevski, dünya edebiyatında insan ruhunun çatışmalı, karanlık ve parçalanmış yönlerini en derin biçimde işleyen yazarlardan biri olarak kabul edilmektedir. Onun romanlarında suç, vicdan, tutku, inanç, yabancılaşma ve psikolojik bölünme gibi temalar sürekli tekrar eder. Dostoyevski’nin karakterleri çoğu zaman yalnızca bireysel kişiler değil; aynı zamanda felsefi, psikolojik ve ahlaki krizlerin taşıyıcılarıdır. Parfyon Rogojin karakteri de

okumak için tıklayınız

Budala Romanında Rogojin’in Mişkin’i Öldürmeye Çalıştığı Sahne Neyi Simgeler?

Fyodor Dostoyevski’nin Budala adlı romanı, yalnızca bireysel psikolojiyi değil, insan doğasının ahlaki ve metafizik çatışmalarını da ele alan çok katmanlı bir eserdir. Romanın merkezindeki iki önemli karakter olan Prens Lev Nikolayeviç Mişkin ile Parfyon Rogojin arasındaki ilişki, Dostoyevski’nin insan ruhuna dair geliştirdiği karşıtlıkların temel taşıdır. Özellikle Rogojin’in Mişkin’i öldürmeye çalıştığı sahne, romanın psikolojik, dini ve

okumak için tıklayınız

Hemşirelik Öğrencilerinin Acil Tıp Hemşirelerine İlişkin Algılarının Metafor  Örnekleri – Psk. Banu Beyaz

Özet: Bu yazıda metafor nedir, metafor kullanımının yararları ,acil tıp hemşireliği  algısına dair katılımcıların   verdikleri metafor örnekleri tanıtılmıştır İÇERİK Metaforlar, karşılaştırmalara izin vermesi ve sonrasında problemi doğrudan ifade etmeden bir anlayışa ulaşması nedeniyle psikoloji alanında zemin kazanan edebi araçlardır. Köklerini Yunanca bir kelime olan metapherein’den (meta: öte, üst; pherein: taşımak) alan metafor, en genel tanımıy­la

okumak için tıklayınız

Dostoyevski’nin Budala Romanında Rogojin’in davranışları obsesif kişilik özellikleriyle ilişkilendirilebilir mi?

Fyodor Dostoyevski, insan ruhunun karanlık yönlerini ve bilinçdışı çatışmalarını derinlemesine ele alan romanlarıyla modern psikolojik edebiyatın öncülerinden biri kabul edilmektedir. Özellikle Budala adlı eserinde yer alan Rogojin karakteri, yoğun tutku, kıskançlık, sahip olma arzusu ve yıkıcı aşk ekseninde şekillenen psikolojik yapısıyla dikkat çeker. Rogojin’in davranışları modern psikoloji bağlamında değerlendirildiğinde obsesif eğilimler, patolojik kıskançlık ve dürtü

okumak için tıklayınız

Rüyalardaki Semboller

Rüyalardaki semboller, bilinen bir nesneyi temsil eden basit işaretler (semiyotik) veya alegoriler değildir; aksine, henüz bilinçli olarak tanınmamış, tam olarak formüle edilemeyen bilinçdışı ve arketipik içeriklerin en iyi ifade biçimleridir. İnsan ruhu (psike), mantıklı ve soyut bir dille değil, binlerce yıl öncesine dayanan mitolojik motifleri ve arkaik (ilkel) bir dili barındıran sembollerle konuşur. Sembollerin Doğası:

okumak için tıklayınız

Carlos Castaneda’nın Şamanik Rüya Görme Sanatı

Carlos Castaneda’nın aktardığı Toltek şamanizminde (Don Juan Matus’un öğretilerinde) “rüya görme sanatı”, rüyaları psikolojik birer sembol veya zihinsel bir yansıma olarak değil, farklı evrenlere ve gerçekliklere açılan nesnel birer kapı olarak ele alan mistik ve son derece pratik bir disiplindir. Psikanalizin aksine amaç rüyayı yorumlamak değil, rüya aracılığıyla bilinçli eylemlerde bulunmak ve başka boyutlara seyahat

okumak için tıklayınız

Rüyalarla İlgili Çeşitli Görüşler

Rüya analizi denildiğinde birkaç kişinin ismi bilinir. Biz de Jung, Carlos Castaneda, Hall, Meier ve Freud ‘un bazı rüyalara yaklaşımlarını anlamak istedik. Onlar rüyanın doğası, işlevi ve analizi bakımından hem ortak noktalara hem de çok keskin felsefi ve pratik farklılıklara sahiptir. İşte bu yazarlara göre rüyalarla ilgili benzerlikler ve farklılıklar: Genel Benzerlikler Yazarlara Göre Temel

okumak için tıklayınız

Nebukadnezar Tipi Rüyalar Nedir ?

Nebukadnezar (metinlerde Nabukodnozor veya Nebukadnessar olarak da geçer), Kutsal Kitap’taki Daniel kitabında adı geçen Babil kralıdır. Kaynaklarda Nebukadnezar, kendi döneminde yaşadığı olaylar ve gördüğü, daha sonra derin psikolojik analizlere konu olan meşhur rüyalarıyla anlatılır: Rüyayı yorumlayan Daniel peygambere ve modern psikolojiye göre, rüyadaki o büyük ağaç bizzat kralın kendisidir. Carl Gustav Jung bu vakayı, rüyaların

okumak için tıklayınız

Bireyleşme süreci rüya analiziyle nasıl hızlanır?

Bireyleşme (ferdileşme) süreci, bilincin sorumlu merkezi olan ego ile tüm psişenin düzenleyici merkezi olan Benlik arasında devam eden organik bir diyalog ve kişinin kendi doğuştan gelen potansiyellerini geliştirme çabasıdır. Rüya analizi, bilinçdışında kendiliğinden işlemekte olan bu gelişimi görünür kılarak sürecin doğal hızını artırır ve bireyi ruhsal bütünlüğe daha çabuk ulaştıran bir katalizör işlevi görür. Rüya

okumak için tıklayınız