Mekanı Kendileme Nedir ?

Moles ve Rohmer’e (1978) göre mekânı kendileme, en yalın hâliyle, iki tür ilişki biçiminde görünür olabilmektedir: Köklülük (rootedness) ve gezginlik (wande-ring) (akt., Vidal, Valera ve Peró, 2010). Köklülükte, insanlar, içinde bulundukları mekânlara adeta bir ağacın kökleri gibi kök salarak, yayılarak bu mekânlarla bir ilişki kurmaktadır .Evimiz, konutumuz en özel mekanımızdır ve T.C. yasalarına göre konut

okumak için tıklayınız

Kişisel Gelişim Kitaplarının Avantajları ve Dezavantajları

Kişisel gelişim, bir bireyin kendisini tanıması, potansiyelini keşfetmesi ve bu potansiyelinin farkında olması için yapılan çalışmaların tümüdür. Bireyler, kişisel gelişimlerini arttırmak ve kendilerini geliştirmek için farklı yönelimler izleyebilirler. Bu yönelimler arasında, psikolojik, sosyolojik, ekonomik ve pedagojik yönelimler bulunmaktadır. Psikolojik yönelimde, bireyin zihinsel sağlığına ve davranışsal özelliklerine odaklanılır. Sosyolojik yönelimde, bireyin toplumsal ilişkileri ve çevresi ile

okumak için tıklayınız

Yetişkin Diyabet Bilgi Ölçeği

 (YDBÖ Ölçek, yetişkin diyabetli bireylerin bilgi düzeylerini ölçmek için Erener Yavuz ve Erol (2019) tarafından geliştirilmiştir .(Erener Yavuz ve Erol 2019). Ölçek, Diyabetle İlgili Genel Bilgiler (6 madde), Kan Şekeri Ölçüm ve Değerleri (5 madde), Diyabet Risk Faktörleri (4 madde), Diyabet Belirtileri (8 madde), Diyabet Komplikasyonları (5 madde) olmak üzere toplam 5 alt boyut ve

okumak için tıklayınız

İletişim Sürecinde Gürültü

İletilen işaretlerdeki değişiklik ya da sapmalara gürültü adı verilir. Gürültü kalabalık nedeniyle ortaya çıkan mekanik gürültü olabileceği gibi, dinleyicinin kafasının başka şeylerle meşgul olması gibi psikolojik de olabilir.(Can, Tuncer ve Ayhan,1991:179).Gürültü haberin doğruluğunu ve güvenirliğini azaltır. Eğer mesaj yeterli sembollerle ifade edilmemişse, kodlama sürecinde gürültü oluşur. Kanallarda, mesajın doğru olarak iletilmesini engelleyen gürültüler bulunabilir. Alıcı

okumak için tıklayınız

1990’LARDAN ÖNCE YETİŞKİNLİK ÖLÇÜTLERİ VE 1990’LARDAN SONRA YETİŞKİNLİK ÖLÇÜTLERİ

90 LARA KADAR Okulu bitirme, evden ayrılma, tam zamanlı sürekli bir işe başlama, evlenme, anas baba olma gibi beş ölçüt var idi.. birey 18, 19 yaşlarında  bu geçişlerin neredeyse tamamını yaşıyor, yetişkin kabul ediliyordu. 90 lardan sonra  yetişkinliğin başlangıcı aynı toplumda hatta bir toplumun farklı kesimlerinde bile değişiklik göstermektedir.Geçişlerin zamanlamasında toplumsal etkinin varlığı ile olur.

okumak için tıklayınız

Siber Zorbalık

Bilgi ve iletişim teknolojilerinin ürünleri olan cep telefonu, bilgisayar ve internet bireylere bilgiye kolayca ulaşabilme, duygularını ve düşüncelerini rahatlıkla ifade edebilme ve çevrimiçi ortamlar aracılığıyla arkadaşlıklar kurabilme olanağı sağlamıştır. (Yaman, Eroğlu ve Peker, 2011, s. 162) Merriam-Webster sözlüğü siber kavramını; internet gibi bilgisayar ağlarıyla ilgili olan veya bunların kapsadıkları alan şeklinde tanımlamaktadır. Siber alan olarak

okumak için tıklayınız

Akraba Evliliğinin Nedenleri, Etkileyen Faktörler, Sonuçları ve Bölgelere Göre Dağılımı

Akraba Evliliği Nedenleri  Akraba evliliğinin sosyal, ekonomik, kültürel nedenlerle yapıldığı düşünülmektedir. Evlenen bireylerin eş seçiminde çoğunlukla kendi kararlarını vermedikleri ailelerinin kararda büyük rol oynadığı gözden kaçırılmamalıdır.(Timur;1972). Kişinin kendi kararlarını verdiği modern toplumlarda akraba evliliği oranlarının %1’in altında olduğu dikkat çekmektedir. Aile yapısı ve zenginliğinin korunması, evlilik sürecinde belirsizliklerin azaltılması, geleneklere uygun olması akraba evliliği yapılmasının

okumak için tıklayınız

Kritisizm nedir?

Kritisizm, düşünsel bir tutum ve yaklaşım olarak bilinen bir kavramdır. Felsefi açıdan, kritisizm, görüşlerin, düşüncelerin ve bilginin eleştirel bir şekilde sorgulanmasını ve değerlendirilmesini vurgular. Kritik düşünce, herhangi bir konuya veya duruma karşı alınan pozisyonların rasyonel bir temele dayandığından emin olmayı amaçlar. Kritisizm, insanların her türlü iddiayı, önermeyi veya tezi sorgulamasını ve mantıklı bir şekilde değerlendirmesini

okumak için tıklayınız

Turist Tipolojileri

Turist tipolojilerinin belirlenmesinde etkili olan çeşitli özellikler bulunmaktadır. Bunlar arasında tanımlayıcı bilgiler (yaş, cinsiyet, medeni durum, eğitim durumu), aile hayatı, yaşam koşulları ve ait olunan sosyal sınıflar, seyahat motivasyonları ile bilgi, iletişim ve teknoloji unsurları yer almaktadır. Bu faktörler, turistin bir turizm ürünü ya da hizmetini satın alma davranışını ve tipolojik özelliklerinin oluşumunu etkileyen önemli

okumak için tıklayınız

Asiler Otobüsü – John Steinbeck

John Steinbeck tarafından 1947’de yayımlanan Asiler Otobüsü, II. Dünya Savaşı sonrası Amerikan toplumunun dönüşümünü yansıtan önemli bir romandır. Steinbeck’in erken dönem eserlerindeki (örneğin Gazap Üzümleri) toplumsal gerçekçilik bu romanda daha mikro ölçekte, bireylerin iç dünyaları üzerinden işlenir. Roman, Kaliforniya’da bir otobüs yolculuğu etrafında şekillenen kapalı mekân anlatısıdır. Bu yönüyle klasik “yol romanı” formunu kullanırken aynı

okumak için tıklayınız

Sıradan Bir Hikâye – İvan Gonçarov

İvan Gonçarov’un 1847 yılında yayımlanan ilk romanı Sıradan Bir Hikâye, 19. yüzyıl Rus edebiyatında romantizmden realizme geçişin erken ve önemli örneklerinden biridir. Eser, bireyin hayalleri ile toplumsal gerçeklik arasındaki gerilim üzerinden hem psikolojik hem de sosyolojik bir çözümleme sunar. Bu yönüyle roman, yalnızca bir bireyin “olgunlaşma hikâyesi” değil, aynı zamanda dönemin Rus toplumunun dönüşümüne dair

okumak için tıklayınız

Tolstoy, Savaş ve Barış romanında Napolyon Bonapart karakteri üzerinden iktidarın sınırlarını nasıl gösterir?

Savaş ve Barış’ta Lev Tolstoy, Napolyon Bonapart karakteri üzerinden iktidarın sınırlarını sorgulayan özgün bir tarih ve güç kuramı geliştirir. Bu kuram, “büyük adamlar tarihi” anlayışına karşı çıkarak, tarihsel süreçlerin tekil liderlerin iradesiyle değil, çok sayıda bireyin kolektif eylemleri ve zorunluluklar ağıyla belirlendiğini ileri sürer. Tolstoy’un anlatısında Napolyon, mutlak iktidarın temsilcisi olmaktan ziyade, iktidarın yanılsamasını somutlaştıran

okumak için tıklayınız

Tolstoy’un Savaş ve Barış romanında iktidar, bireysel irade ile tarihsel determinizm arasında nasıl konumlandırılır?

Savaş ve Barış bağlamında iktidar kavramı, klasik tarih yazımının “büyük adamlar” merkezli açıklamalarına karşı geliştirilen özgün bir tarih felsefesi içinde ele alınır. Lev Tolstoy, bireysel irade ile tarihsel determinizm arasındaki gerilimi çözmeye çalışırken iktidarı, görünürde bireylerin elinde bulunan ancak gerçekte sayısız nedensel etkenin kesişiminde ortaya çıkan bir olgu olarak konumlandırır. 1. Kuramsal Çerçeve: İrade ve

okumak için tıklayınız

YAŞLI… EVDE BAKIM…BAKIM VEREN… BAKIM YÜKÜ VE HASTA …

ÖZET Bu yazıda yaşlı, evde bakım , bakım yükü , bakım veren ve hasta ile ilgili olarak, emek veren çalışmacıların tezleri incelenerek derleme yapılmıştır İÇERİK Yaşlılık, insan yaşamının en duyarlı ve kaçınılmaz dönemidir . Dünya Sağlık Örgütü Psikogeriatri Bilim Grubunun ‘ geçmiş dönemlere göre fiziksel ve zihinsel yetersizliklerin belirginleştiği’ ve “çevresel faktörlere uyum sağlayabilme yeteneğinin

okumak için tıklayınız

Gökyüzünde Direnenler, Yeryüzünde Bombalar: Savaşa Hayır! – Luna Madanoğlu

1970’ler… Dawson’s Field. Leila Khaled bir uçağın içinde, ellerinde cesaret ve öfke ile tarih yazıyordu. Bu sadece bir uçak kaçırma eylemi değildi; işgal altındaki Filistin halkının haklı direnişinin sembolü gökyüzüne fırlatılıyordu. PFLP, Marksist-Leninist ideolojisiyle hem İsrail işgaline hem de ABD ve Batı’nın politikalarına meydan okuyordu. George Habash gibi liderler, askeri direnişi stratejik bir etik çerçeveye

okumak için tıklayınız

İrrasyonel Besin İnançları Ölçeğinin Tanıtılması

Beslenme alışkanlıklarınız akılcı mı (rasyonel) yoksa akılcı değil (İrrasyonel) mi? İrrasyonel Besin İnançları Ölçeği bireylerin yeme davranışlarını belirlemek amacıyla kullanılmıştır. Osberg ve arkadaşları 2006 yılında bulimia nervoza gibi yeme bozukluklarının oluşmasında ve korunmasında mühim bir rol oynadığını düşündükleri irrasyonel besin inançları olarak isimlendirdikleri bir ölçek geliştirmiştir. Ölçek yapısını besinler ile ilgili olarak sağlıksız tutum ve

okumak için tıklayınız

Turist Rehberlerininde Olması Gereken Nitelikler

Yapılan çalışmalarda genel olarak turist rehberlerinin; bilgi aktarıcı, bilgi çeşmesi; öğretmen ya da eğitici, turist deneyimlerini yönlendiren ya da turistleri motive eden, arabulucu, ülkesi için bir misyoner ya da büyükelçi, diplomat, grubun animatörü ya da analizcisi, dert ortağı, çoban, grubun lideri ya da disipline eden kişi, danışman ya da akıl hocası, anlatıcı, dinleyici, sosyolog, psikolog,

okumak için tıklayınız

Sahra’nın Derinliklerindeki Ölümcül Cazibe: Benoit’nın “L’Atlantide” Romanı ve Jung’un Anima Arketipi

Bir önceki yazımızda Rider Haggard’ın She (Ayişe) romanından yola çıkarak balta girmemiş ormanların derinliklerine inmiş ve erkek psikolojisinin en gizemli karanlıklarından biri olan “Anima” arketipini konuşmuştuk. Gelin şimdi rotamızı o yeşil ormanlardan kızgın Sahra çöllerine çevirelim. İngiliz edebiyatı için She ne ifade ediyorsa, Fransız edebiyatı için de aynı büyüleyici ve ölümcül temayı işleyen Pierre Benoit’nın

okumak için tıklayınız

Afrika’nın Derinliklerinden Bilinçdışına: Rider Haggard’ın “She” Romanı ve Jung’un “Anima” Sırrı!

Tarzan, Indiana Jones ve daha nice “kayıp dünya” hikâyesine ilham veren, 100 milyondan fazla satarak edebiyat tarihine damga vuran bir macera romanı düşünün. H. Rider Haggard’ın 1887 tarihli klasiği She: A History of Adventure (Türkçe çevirileriyle “Ayişe” veya “Kadın”), Viktoryen dönemin en ünlü macera eserlerinden biri olarak ilk kez gazete tefrikası şeklinde yayımlandığında yer yerinden

okumak için tıklayınız

Görünmez İplerle Kukla Gibi Oynatıldığımız O An: Kral Albrecht’in Katli ve Arketiplerin Gücü!

Tarih yaprakları 1308 yılını gösterirken, İsviçre’nin Zürih kenti yakınlarındaki Reuss nehrinin geçidinde kanlı bir cinayet işlendi. Kral Albrecht, “baba katili” (parricida) olarak da bilinen kendi yeğeni Johannes Parricida ve beraberindeki suikastçılar tarafından acımasızca öldürüldü. Bu tarihi vaka, insan ruhunun derinliklerine ve C.G. Jung’un analitik psikolojisine nasıl bir örnek oluşturabilir? Gelin, kaynaklarda yer alan bu şaşırtıcı

okumak için tıklayınız