
Şiirin diğer türler gibi ele alınıp bir iki saat okunmaması bile onun etkisinin ispatı gibi. Azların özü, sözün gücü şiire kalan.
Bazen kuyudan imdat çığlığıyla seslenene kulak kabartıyor, sesi kısılmışsa güçlü ve haklı sesi olmaya çalışıyorum. Bazen düştüğüm o kuyudan ben anlaşılmak için bağırıyorum.
Kuyu yalnızca ” ben” i de karşılıyor koca bir ülkeyi de, dünyayı da.. İşte bu dizeler ordan çıkmanın bir aracı olarak, sahibine ulaşması düşünülen dizeler.. Her biriyle bir ilmek hesabı çıkışı sağlayacak urganı kuruyoruz. Kimimiz uzatılan el olacak kimimiz sarkıtılan ip.
Şiir dolu anlarınız olsun .
***
İştar doğurdu beni
Aktım ana rahminden Dicle ve Fırat’la
Belki makus bir talihin
Yenemediği bir savaşçının
ayak izini
Bıraktım toprağa ölümle birlikte
Pişman değil gök
Pişman değil Sin’ in çatal dilli şeytanı
her savaş doğumdur bir yanıyla
Mezopotamya’ da yeni bir kıyıma.
Karıştı renkler dillere
Diller dinlere
Taşıyor daha büyük bir öfke
Yeni sûreler, bâblar ve kelamlar
İnsan!
busun işte
Günahına en büyük günahkarı ortak yaparak
Yıkarak…
Yakarak…
***
Bekir Hakanın şiirleri sıradan şiirler…
Ama sadece duymasını ve görmesini bilenlerin bildiği sessiz ve gizli tözler vardır sıradan olanın kalbinde.
Bunlar parıldamaz kapalı gözlere, seslenmez duymayan kulaklara…
Bu şiirler kül altında köz gibi, şöyle eşeleyin hafiften…
Isınacaksınız…
Kenan Sarıalioğlu
Hakan Bekir’in şiiri sessiz bir patikada yalnız yürüyen yolcunun türküsüdür
Sibel K. Türker
Kitabın Künyesi
Kuyuda
Bekir Hakan Aközel
40 Kitap
Basım Tarihi: Nisan 2026
Sayfa Sayısı 104