Kategori: Otizm

Kelimeler, Bağlam ve Güç İlişkileri: “Otistik”ten Erillik–Dişilliğe

Birini aşağılamak için “otistiksin” demek; ➡ Ayrımcıdır, cehalet içerir, dışlayıcıdır. ➡ Burada otizm, bir kusur veya eksiklik gibi konumlandırılır. ➡ Kimliği, hakaret aracına dönüştürür. “Otistik olmak benim kimliğim” demek ise; ➡ Güçlendirici, kapsayıcıdır. ➡ Deneyimi sahiplenir, görünür kılar. ➡ Hakaret gibi kullanılan kelimeyi geri alır, onu özsaygının bir parçası hâline

OKUMAK İÇİN TIKLA

Stem Hücre Tedavileri ve Otizm: Bilimsel Gerçekler ile Umut Arasındaki İnce Çizgi

Stem hücre tedavilerinin otizm spektrum bozukluğu (OSB) tedavisindeki potansiyeli, hem bilimsel hem de toplumsal düzeyde yoğun tartışmalara yol açmaktadır. Bu tedavi yöntemi, yenilikçi bir umut olarak görülürken, aynı zamanda etik, bilimsel ve sosyal boyutlarıyla sorgulanmaktadır. Bilimsel Temeller ve Mevcut Araştırmalar Stem hücre tedavileri, hücrelerin yenilenme ve farklılaşma yeteneklerinden faydalanarak çeşitli

OKUMAK İÇİN TIKLA

Otizmde Cinsiyet Farklılıklarının Geleneksel Tanı Kriterlerine Yansımaları

Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB), nörogelişimsel bir durum olarak bireylerin sosyal etkileşim, iletişim ve davranışsal esneklik alanlarında farklılıklar göstermesine yol açar. Sarah Bargiela gibi araştırmacılar, otizmin cinsiyet temelli farklılıklarını inceleyerek, geleneksel tanı kriterlerinin bu farklılıkları ne ölçüde yansıtabildiğini sorgulamıştır. Bu metin, otizmdeki cinsiyet farklılıklarının geleneksel tanı sistemlerine etkisini, bilimsel bir perspektiften,

OKUMAK İÇİN TIKLA

ABA Terapisinin Özerklik Eleştirisi ve Foucault’nun Biyopolitika Çerçevesi

Uygulamalı Davranış Analizi (ABA) terapisi, otistik bireylerin davranışlarını düzenlemeyi amaçlayan bir yöntem olarak uzun süredir tartışma konusu olmuştur. Özellikle özerklik ihlali eleştirileri, bu yöntemin etik boyutlarını sorgulamaya yöneltmiştir. Michel Foucault’nun biyopolitika kavramı, bu eleştirileri anlamak için güçlü bir kuramsal çerçeve sunar; bireylerin bedenleri ve davranışları üzerindeki denetim mekanizmalarını tarihsel ve

OKUMAK İÇİN TIKLA

Çocukluk Çağı Dezintegratif Bozukluğun Otizm Spektrumuna Dahil Edilişi ve Nörobiyolojik Temelleri

Çocukluk çağı dezintegratif bozukluk (Heller sendromu), nörogelişimsel bozukluklar arasında nadir görülen, ancak derin etkileri olan bir durumdur. İlk olarak 1908 yılında Theodor Heller tarafından tanımlanan bu bozukluk, otizm spektrum bozuklukları (OSB) ile benzer özellikler göstermesi nedeniyle DSM-5’te OSB kategorisi altına alınmıştır. Bu metin, Heller sendromunun otizm spektrumuna dahil edilme nedenlerini

OKUMAK İÇİN TIKLA

Otizm ve Kişilik Bozukluğu: Bir Yanlış Teşhis mi, Eşlik Eden Bir Durum mu, Yoksa İçsel Bir Özellik mi?

Otizm Spektrum (OSB) ve kişilik bozuklukları, özellikle Borderline Kişilik Bozukluğu (BKB) arasındaki ilişki, psikiyatri dünyasında uzun süredir tartışılan ve karmaşık bir konudur. Bu iki durumun, ilişkisel istikrarsızlıklar, benlik algısında dalgalanmalar, saplantılı katılık ve duygu durum değişkenliği gibi birçok alanda örtüştüğü bilinmektedir. Peki, bu örtüşmeler nasıl yorumlanmalı? Bir yanlış teşhis mi,

OKUMAK İÇİN TIKLA

Cinsiyet Disforisi: Neden Bu Kadar Önemli ve Otizm Spektrumundaki Bireyler İçin Anlamı Ne?

Bireyin atanmış cinsiyetiyle, yani doğduğunda biyolojik özelliklerine göre belirlenen cinsiyetiyle, hissettiği ve deneyimlediği cinsiyet kimliği arasında derin bir uyumsuzluk yaşaması durumu olan cinsiyet disforisi, son yıllarda daha fazla konuşulmaya başlandı. Peki, bu kavram neden bu kadar büyük bir önem taşıyor ve özellikle otizm spektrumundaki bireyler için neden kritik bir konu haline

OKUMAK İÇİN TIKLA

Otizm Spektrumunda Cinsellik ve Cinsel Kimlik : Neden Göz Ardı Edilir ?

Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB), sosyal iletişim ve etkileşimdeki farklılıklar, kısıtlı ilgi alanları ve tekrarlayıcı davranışlarla karakterize edilen bir nörogelişimsel durumdur. Otizmli bireylerin genellikle göz teması kurma, ifadeleri okuma ve sosyal ipuçlarını anlama konusunda zorluklar yaşadığı bilinir. Ancak, bu bireylerin yaşamlarının önemli bir parçası olan cinsellik ve cinsel sağlık konuları ne

OKUMAK İÇİN TIKLA

Otizm Spektrumunda Duygusal Zorluklar: Aleksitimi Sandığımızdan Daha Yaygın mı?

Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB), sosyal iletişim ve etkileşimde güçlükler ile kısıtlı veya tekrarlayıcı davranış ve ilgi alanlarıyla karakterize edilen nörogelişimsel bir durumdur. Ancak, otizmli bireylerde sıklıkla görülen duygusal işlemleme zorluklarının, sanıldığı gibi otizmin temel bir özelliği mi, yoksa aleksitimi adı verilen başka bir durumla mı ilgili olduğu son dönemde bilim dünyasında büyük

OKUMAK İÇİN TIKLA

Otizm Spektrumunda Bireylerin Güçlü Yönleri

Sonunda kim olduğumu biliyorum. Kusurlu değilim. Başarısız değilim. Ucube değilim. Otistiğim. Ve bu yüzden muhteşemim. Geç teşhis konulan otistik bir kadın olan Ysabel Otizmli kişilerin güçlü yönlerini kutlamak ve yalnızca otizmli kişilerin karşılaşabileceği zorluklara odaklanmamak önemlidir. Yüksek düzeyde engellilik yaşayan bazı otizmli kişiler güçlü yönlerini görmekte zorluk çekebilir, ancak nöroçeşitlilik,

OKUMAK İÇİN TIKLA

Otistik Bireylerin Karşılaştığı Zorluklar

“Geç teşhis konulmuş biri olarak benim için en üzücü şey, 35 yılımı her şeyin benim hatam olduğunu hissederek geçirmem oldu. Farklı olduğum için asla böyle hissetmemem gerektiği için olduğum kişi için üzgünüm.” Kris, otistik bir yetişkin Otizmli olmanın beraberinde getirdiği birçok güçlü yön olsa da , otizmli kişiler hayatları boyunca zorluklarla karşılaşma

OKUMAK İÇİN TIKLA

“Belki de Kimse Yardıma İhtiyacımız Olduğunu Bilmiyor”: Çifte Yükün Gölgesinde Çalışan Anneler

Otizmli çocuklara sahip çalışan annelerin omuzlarındaki görünmez yükü ve sessiz feryatlarını dile getiren bu cümleyi: “Belki de Kimse Yardıma İhtiyacımız Olduğunu Bilmiyor”: Avustralya’daki Otizmli Çocuğu Olan Çalışan Annelerin Deneyiminden Bir Not başlığı altında incelemek istiyorum. Bu cümle, sadece Avustralya’ya özgü bir deneyimi değil, tüm dünyadaki benzer durumdaki annelerin yaşadığı derin

OKUMAK İÇİN TIKLA

“Neler Hissettiğini Bilmek İsterdim”: Otistik Bireylerin ve Bakım Verenlerin Duygu Dünyasına Bir Bakış

Otistik bireylerle çalışan uzmanlar ve çoğunlukla ebeveynleri insan ilişkilerinin en derin ve çoğu zaman en zorlu arayışlarından birine işaret eden bu cümleyi sıklıkla dile getirirler : “Çocuğumun neler hissettiğini bilmek isterdim.” Bu ifade, özellikle otizm spektrumundaki bireylerle olan etkileşimlerimizde sıkça karşımıza çıkan, anlaşılma ve bağlantı kurma özleminin ta kendisidir. Bu

OKUMAK İÇİN TIKLA

Çocukluktan Yetişkinliğe Otistik İfade Biçimleri Değişiyor Mu ?: Yoğun Hareketten Mahremiyetin Şeffaflığına

Otizm spektrumundaki bireylerin çocukluktan yetişkinliğe uzanan yaşam yolculuklarında karşılaştığımız, dışarıdan bakıldığında birbirinden çok farklı görünen ancak kökeninde benzer nörolojik farklılıklar yatan davranış biçimlerini ele almak istiyorum: Çocukluk çağında görülen ileri hareketlilik ve çığlıklar ile yetişkinlik döneminde kişisel mahremiyet konularını pat diye toplum içinde dile getirme eğilimi. Bu davranışlar, otistik bireylerin

OKUMAK İÇİN TIKLA

Uygulamalı Davranış Analizi (ABA) ile DIR/Floortime: Otizmde Karşılaştırmalı Bir Analiz

Otizm spektrum bozukluğu (OSB) olan bireylerin temel belirtilerini ele almada kullanılan iki önemli yaklaşım, Ivar Lovaas tarafından geliştirilen Uygulamalı Davranış Analizi (ABA) ve DIR/Floortime modelidir. Her iki yöntem, sosyal iletişim zorlukları, tekrarlayıcı davranışlar ve sınırlı ilgi alanları gibi otizm belirtilerine farklı yaklaşımlar sunar. Bu yazıda, iki yöntemin felsefeleri, uygulamaları ve

OKUMAK İÇİN TIKLA

Türkiye’de Neden Otizm Yasası Yok?

Otizm, bireylerin sosyal etkileşim, iletişim ve davranışsal örüntülerinde belirgin farklılıklar gösteren nörogelişimsel bir durumdur. Türkiye’de otizmli bireylerin haklarını koruma ve destekleme amacıyla özel bir “otizm yasası” bulunmamaktadır. Bu eksiklik, toplumsal, idari ve kültürel dinamiklerin karmaşık bir etkileşimiyle açıklanabilir. Öte yandan, İtalya’da 2015’te yürürlüğe giren “Legge 134/2015” otizm yasası, otizmli bireylerin

OKUMAK İÇİN TIKLA

Otistik Spektrumdaki Çocuklarda Gelişimsel Eksiklikler: İletişim ve Hayal Gücü Sanat Terapisiyle Nasıl Keşfedilir?

Otizm, günümüzde giderek artan farkındalıkla birlikte ele alınan karmaşık bir gelişimsel durumdur. Bu durumla yaşayan bireylerin benzersiz özellikleri, özellikle iletişim ve hayal gücü alanlarındaki farklılıkları, onları anlamak ve desteklemek için özel yaklaşımlar gerektirir. “Otistik Spektrumdaki Çocuklarla Sanat Terapisi: Kelimelerin Ötesinde” adlı kitabın ilk bölümü, tam da bu konuya odaklanarak, otizmin

OKUMAK İÇİN TIKLA

Otistik Çocukların Ebeveyn Deneyimlerinde Tek ve Çift Ebeveynli Hanelerin Karşılaştırmalı İncelemesi

Otistik çocukların ebeveynlik deneyimleri, aile yapısının dinamiklerine bağlı olarak önemli farklılıklar gösterir. Esther Dermott gibi araştırmacıların çalışmaları, tek ebeveynli ve çift ebeveynli hanelerdeki ebeveynlerin karşılaştığı zorlukları ve adaptasyon süreçlerini derinlemesine ele almıştır. Bu metin, otistik çocukların ebeveynlerinin deneyimlerini, tek ve çift ebeveynli aile yapıları bağlamında karşılaştırarak, bu süreçlerin bireysel, toplumsal

OKUMAK İÇİN TIKLA