
Alarm Yorgunluğu Kavramı
Alarm yorgunluğu, sağlık çalışanlarının özellikle yoğun bakım ünitelerinde sık ve tekrarlayıcı alarm seslerine sürekli maruz kalmaları sonucu, bu uyarılara karşı duyarsızlaşmaları ve tepki hızlarında azalma yaşamaları durumudur. (Cvach, 2012; Sendelbach & Funk, 2013; Ruppel vd., 2023). Bu durum, hemşirelerin dikkat düzeyini ve hasta güvenliğini doğrudan etkileyen önemli bir sorundur.
Yoğun bakım ortamında kullanılan monitör, ventilatör, infüzyon pompası ve benzeri cihazlar hasta güvenliğini sağlamak amacıyla alarm sistemleriyle donatılmıştır. Ancak bu sistemler, klinik açıdan önemsiz değişikliklerde bile alarm üretebilmektedir. Bu durum yanlış veya gereksiz alarmların sayısını artırmaktadır. (The Joint Commission, 2023; Winters vd., 2018). Literatürde, yoğun bakım ünitelerinde çalan alarmların %80–90’ının klinik olarak gereksiz olduğu bildirilmiştir. (Cho vd., 2016; Paine vd., 2016).,
Gereksiz alarmların fazlalığı, hemşirelerin maruz kaldığı ses düzeyini artırmakta ve dikkat dağınıklığına neden olmaktadır. Bu durum, stres düzeyinde artışa, tepki süresinde gecikmeye ve alarm uyarılarını ayırt etme becerisinde azalmaya yol açmaktadır. (Sendelbach & Funk, 2013; Ruppel vd., 2023). Uzun süreli maruziyet, bilişsel tükenmişliğe neden olarak kritik alarmlara verilen yanıtın gecikmesine ve klinik hatalara yol açabilmektedir. (Mosch vd., 2024; Nyarko vd., 2024, Akt. Pala;2026)
Alarm yorgunluğu yalnızca bireysel değil, aynı zamanda kurumsal düzeyde bir sorundur. Gereksiz alarmlar, hemşirelerin iş yükünü artırmakta, çalışan memnuniyetini azaltmakta ve ekip iletişimini olumsuz etkilemektedir. (Cvach, 2012; Sendelbach & Funk, 2013). Sürekli alarm sesine maruz kalan hemşirelerin dikkat süreleri kısalmakta, sabır düzeyleri azalmakta ve stres toleransları düşmektedir. (Çelik vd., 2025; Gülşen & Arslan, 2025).
Amerikan Yoğun Bakım Hemşireleri Derneği (AACN), alarm yönetimini hasta güvenliği açısından öncelikli konular arasında değerlendirmektedir. Kurumlara gereksiz alarm uyarılarını azaltmak, alarm duyarlılığını artırmak ve personel eğitimlerini düzenli hale getirmek konusunda önerilerde bulunmuştur. (AACN, 2021; The Joint Commission, 2024 ,Akt. Pala;2026).).
Literatürde alarm yorgunluğu ile hemşirelerin stresle baş etme becerileri, sabır düzeyleri ve klinik karar verme süreçleri arasında anlamlı ilişkiler olduğu belirtilmiştir. Sendelbach & Funk (2013) ile Cvach (2012), alarm yorgunluğunun güvenli bakım verme sürecini olumsuz etkilediğini göstermiştir. Nyarko vd. (2024), hizmet içi eğitim alan hemşirelerin alarm yönetiminde daha başarılı olduklarını ve alarm yorgunluğu puanlarının daha düşük olduğunu bildirmiştir. Alarm yorgunluğu, hemşirelerin iş doyumunu azaltan, sabır düzeyini etkileyen ve tükenmişlik riskini artıran çok boyutlu bir olgudur.(Friganović & Selič, 2021; Gök & Yurtseven, 2022,Akt. Pala;2026). Bu nedenle alarm yorgunluğunun nedenleri, sonuçları ve önlenmesine yönelik stratejiler hem bireysel hem de kurumsal düzeyde ele alınmalıdır.
Alarm Yorgunluğunu Etkileyen Faktörler
Alarm yorgunluğu, bireysel, çevresel ve kurumsal etkenlerin bir araya gelmesiyle ortaya çıkan çok boyutlu bir olgudur. (Cvach, 2012; Sendelbach ve Funk, 2013). Bu etkenler, hemşirelerin dikkat düzeyini, sabır kapasitesini, stres yönetimini ve klinik karar verme süreçlerini doğrudan etkileyerek alarm yönetiminin niteliğini belirler. Yoğun bakım ortamının fiziksel koşulları alarm yorgunluğunun gelişiminde önemli bir yere sahiptir. Gürültü düzeyi, cihaz yoğunluğu, hasta başına düşen monitör sayısı ve çalışma alanının ergonomisi hemşirelerin dikkat sürekliliğini etkilerken, yüksek ses maruziyeti stres düzeyini artırarak alarm uyarılarına verilen tepki hızını azaltabilmektedir. (Cho vd., 2016; Paine vd., 2016; Nyarko vd., 2024; Winters vd., 2018). Alarm sistemlerinin uygunsuz yerleşimi, farklı cihazların aynı frekansta uyarı vermesi ya da eşzamanlı alarmların oluşması, hemşirelerin alarm kaynağını ayırt etmesini zorlaştırmakta ve bu durum klinik önceliklendirmeyi güçleştirerek yanlış alarm ayarlarının yapılmasına yol açabilmektedir. (Cvach, 2012; Ruppel vd., 2023, Akt. Pala;2026).).
Kurumsal yapı ve işleyiş de alarm yorgunluğunda belirleyici role sahiptir. Personel yetersizliği, ardışık nöbetler, uzun çalışma saatleri ve yönetim desteğinin sınırlı olması hemşirelerde fiziksel ve zihinsel tükenmişliği artırarak alarm uyarılarına verilen tepkilerde gecikmeye neden olmakta, bu da hasta güvenliğini olumsuz etkileyebilmektedir. (Esin ve Sezgin, 2012; Gök ve Yurtseven, 2022; Uçar vd., 2016; Yılmaztürk, 2019). Kurumsal eğitim politikaları ise alarm yönetimi açısından kritik bir unsurdur. Düzenli eğitim alan hemşirelerin alarm türlerini daha doğru tanımladığı, önceliklendirme ve klinik açıdan önemsiz alarmları ayırt etmede daha başarılı oldukları belirtilirken (Nyarko vd., 2024; The Joint Commission, 2024), eğitim eksikliğinin alarm duyarlılığını azalttığı vurgulanmaktadır. (Cvach, 2012; Sendelbach ve Funk, 2013, Akt. Pala;2026).
Bireysel özellikler de alarm yorgunluğunun önemli belirleyicileri arasındadır. Hemşirelerin yaş, deneyim, sabır düzeyi, stres toleransı ve dikkat kontrolü gibi özelliklerinin alarm yönetimi performansını etkilediği belirtilmektedir (Schnitker ve Emmons, 2007; Gülşen & Arslan, 2025). Deneyimli hemşirelerin klinik önceliklere göre alarm ayarlama konusunda daha başarılı oldukları bildirilmekle birlikte, uzun süreli alarm maruziyetinin zamanla duyarsızlaşmaya yol açabildiği ifade edilmektedir (Ruppel vd., 2023). Buna ek olarak sabır düzeyi düşük hemşirelerin alarm seslerine daha hızlı fakat yüzeysel tepkiler verdiği; sabırlı hemşirelerin ise alarm kaynağını analiz ederek daha uygun müdahalelerde bulunduğu bildirilmektedir. (Çelik vd., 2025; Gülşen & Arslan, 2025). Bu çerçevede sabır düzeyinin alarm yorgunluğunu azaltıcı bir koruyucu faktör olabileceği düşünülmektedir.
Alarm yorgunluğunun psikososyal belirleyicileri arasında tükenmişlik, anksiyete, depresyon ve motivasyon eksikliği yer almaktadır. Bu faktörlerin hemşirelerin duygusal durumunu etkileyerek alarm seslerine verilen tepkilerde tutarsızlığa yol açabileceği; tükenmişlik yaşayan hemşirelerin ise alarm uyarılarını görmezden gelme eğiliminin daha yüksek olduğu öne sürülmektedir. (Özcanarslan & Önen, 2020; Friganović & Selič, 2021). Ekip içi iletişimin zayıf olması ve yönetsel desteğin yetersiz kalması, hemşirelerin iş doyumunu azaltarak dikkat dağınıklığı, sabırsızlık ve alarm yorgunluğu riskini artırmaktadır. (Karagözoğlu & Çabuk, 2011; Sayar & Arkan, 2024).
ALARM YORGUNLUĞU DEĞERLENDİRME ÖLÇEĞİ
Atıf için kaynak: Erbay-Dallı Ö, Bağcı-Derinpınar K. Adaptation and validation of the Turkish version of the alarm fatigue assessment questionnaire. Enferm Intensiva (Engl Ed). 2024;35(2):114-123. doi:10.1016/j.enfie.2023.09.001
Ölçek hakkında bilgiler: Ashrafi ve arkadaşları (2017) tarafından geliştirilen “Alarm Yorgunluğu Değerlendirme Ölçeği”, toplam 23 maddeden oluşan ve beşli likert tipinde değerlendirilen bir ölçektir. Ölçekte yer alan maddeler; “Her zaman (4 puan)”, “Genellikle (3 puan)”, “Bazen (2 puan)”, “Nadiren (1 puan)” ve “Hiçbir zaman (0 puan)” olarak derecelendirilmektedir. Ölçeğin orijinal çalışmasında kapsam geçerliliği indeksi (KGI) 0.70, Cronbach’s alfa (α) iç tutarlılığı 0.80 olarak yüksek bildirilmiş ancak faktör analizi yapılmamıştır. Ölçeğin Türkçeye uyarlama çalışmasındaiki maddenin faktör yüklerinin düşük olması nedeniyle çıkarılmasına karar verilmiştir. Bu nedenle madde sayısı Türkçe versiyonu için 21 maddeden oluşmuş olup, ölçek puan aralığı 0-84 arasında değişmekte ve düşük puan hemşirelerinin artan alarm yorgunluğunu göstermektedir.Ölçeğin 4, 5, 8, 10, 15, 16, 17, 18, 19, 20 ve 21. maddeleri ters olarak puanlanmaktadır. Ölçeğin Türkçe geçerlilik ve güvenilirlik sonuçlarına göre, madde ve ölçek düzeyinde kapsam geçerlilik indeksi yüksek bulunmuştur (>0.80). Kaiser-Meyer-Olkin örneklem yeterliliği ölçütü yeterli bir örnekleme işaret etmekte olup (0.85); Bartlett küresellik testi χ2 = 1935.074, p<0.001 olarak saptanmıştır. Açımlayıcı faktör analizi (AFA) 21 maddelik ölçeğin beş faktörlü bir yapıya sahip olduğunu (Faktör 1: Dikkat, Faktör 2: Engeller, Faktör 3: Kayıtsızlık, Faktör 4: Özel Cihazlar, Faktör 5: Uygun Tepki), toplam varyansın %51.606’sını açıkladığını ve maddelerin faktör yüklerinin >0.30 (0.422-0.803) olduğunu göstermiştir. Doğrulayıcı faktör analizi (DFA), beş faktörlü modelin iyi bir uyum indeksine (χ2/df=1.855, SRMR=0.039, RMSEA=0.048, CFI=0.915 ve TLI=0.908) ve uygun faktör yüklerine (>0.30) sahip olduğunu göstermiştir. Ölçeğin iç tutarlılığı (Cronbach alfa katsayısı) 0.85 ve düzeltilmiş madde-toplam korelasyonları 0.32-0.55 arasında saptanmıştır.
.
ALARM YORGUNLUĞU DEĞERLENDİRME ÖLÇEĞİ
| Maddeler | Her zaman | Genellikle | Bazen | Nadiren | Hiçbir zaman |
| 1. Bir alarm duyduğumda, hemen alarm kaynağındaki değişikliklere dikkat ederim. | 4 | 3 | 2 | 1 | 0 |
| 2. Alarmların doğru olduğundan eminimdir. | 4 | 3 | 2 | 1 | 0 |
| 3. Alarmları duyar duymaz hemen hasta başına giderim. | 4 | 3 | 2 | 1 | 0 |
| 4. Alarmlar, görevlerime odaklanmamı engeller. | 0 | 1 | 2 | 3 | 4 |
| 5. Bir alarm duyduğumda gerginleşirim/sinirlenirim. | 0 | 1 | 2 | 3 | 4 |
| 6. Alarmlara, uygun bir profesyonel tepki veririm. | 4 | 3 | 2 | 1 | 0 |
| 7. Bilgilendirici alarmları (sarı) ve uyarı alarmlarını (kırmızı) ayırt etmeye çalışırım. | 4 | 3 | 2 | 1 | 0 |
| 8. Alarm duyunca duruyorum, belki kendiliğinden düzelir. | 0 | 1 | 2 | 3 | 4 |
| 9. Gece vardiyalarında alarmlara daha çok dikkat ederim. | 4 | 3 | 2 | 1 | 0 |
| 10. Gündüz vardiyasındaki kalabalık, alarmlara anında tepki vermemi engeller. | 0 | 1 | 2 | 3 | 4 |
| 11. Her vardiyanın başlangıcında alarmlara daha çok dikkat ederim. | 4 | 3 | 2 | 1 | 0 |
| 12. Ventilatör ile ilgili alarmlara hemen tepki veririm. | 4 | 3 | 2 | 1 | 0 |
| 13. İnfüzyon pompası ile ilgili alarmlara hemen tepki veririm. | 4 | 3 | 2 | 1 | 0 |
| 14. Kardiyak monitör ile ilgili alarmlara hemen tepki veririm. | 4 | 3 | 2 | 1 | 0 |
| 15. Zamanla alarmlara karşı duyarlılığım azalır. | 0 | 1 | 2 | 3 | 4 |
| 16. Alarmlara karşı kayıtsızımdır. | 0 | 1 | 2 | 3 | 4 |
| 17. Bir hastaya uygulanan kardiyopulmoner resüsitasyon sırasında, diğer hastaların alarmlarına kayıtsız kalırım. | 0 | 1 | 2 | 3 | 4 |
| 18. Tekrarlayan alarmlara karşı kayıtsız kalırım. | 0 | 1 | 2 | 3 | 4 |
| 19. Alarmların çokluğu ve eşzamanlılığı, karar vermemi zorlaştırır. | 0 | 1 | 2 | 3 | 4 |
| 20. Kendimi iyi hissetmediğimde alarmlara dikkat etmem. | 0 | 1 | 2 | 3 | 4 |
| 21. Art arda gelen alarm sesleri zihnimi karıştırır. | 0 | 1 | 2 | 3 | 4 |
- Engeller alt boyutu: 4, 5, 10, 19, 21
- Kayıtsızlık alt boyutu: 8, 15, 16, 17, 18, 20
- Dikkat alt boyutu: 1, 3, 9
- Uygun tepki alt boyutu: 2, 6, 7, 11
Kaynakça
Çelik, S., Soydan, M., Altıntaş, S., & Karahan, E. (2025). The relationship between alarm fatigue and patience levels among intensive care nurses. International Journal of Caring Sciences, 18(1), 362–374.
Esin, M. N., & Sezgin, D. (2012). Yoğun bakım ortamında çalışan güvenliği: Yoğun bakım hemşirelerinin çalışma ortamı ve mesleki riskleri. Yoğun Bakım Hemşireliği Dergisi, 16(1), 14-20
Gök, F., & Yurtseven, F. (2022). Yoğun bakım ünitesinde mekanik ventilatör desteği alan hastanın hemşirelik bakımı. MAS Journal of Applied Sciences, 7(2), 528– 536. https://doi.org/10.52520/masjaps.v7i2id205
Gülşen, M., & Arslan, S. (2025). Cerrahi yoğun bakım hemşirelerinde alarm yorgunluğunun tıbbi hata yapma eğilimi üzerine etkisi: Moderatör faktörlerin rolünü inceleyen korelasyonel bir çalışma. Healthcare, 13(6), 631. https://doi.org/10.3390/healthcare13060631
Karagözoğlu, Ş., & Çabuk, S. (2011). Yoğun bakım hemşirelerinin çalışma ortamındaki stresörleri ve stresle başetme yöntemleri. Cumhuriyet Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu Dergisi, 15(1), 30–40.
Emine Pala ( 2026) Yoğun Bakım Hemşirelerinde Alarm Yorgunluğu ve Sabır Düzeyi Arasındaki İlişki. Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi .Hemşirelik Anabilim Dalı .Yüksek Lisans Tezi. Bandırma,
Sayar, G., & Arkan, B. (2024). COVID-19 pandemi sürecinde hemşirelerin belirsizliğe tahammülsüzlük ve sabır düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi. Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi, 50(1), 13–21. https://doi.org/10.32708/uutfd.1407256
Uçar, N., Aygin, D., & Uzun, E. (2016). Yoğun bakım ünitelerinde çalışan hemşirelerin tükenmişlik ve iş doyumunun değerlendirilmesi. Online Türk Sağlık Bilimleri Dergisi, 1(4), 18–37.
Yılmaztürk, N. (2019). Yoğun bakım ünitelerinde tıbbi kayıtların dijitalleşmesinin iş süreçlerine etkisi [Yüksek Lisans Tezi]. İstanbul Medipol Üniversitesi, İstanbul